Ana içeriğe geç
Sözlük

japon ile cümle

japon kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tanıdıklarım arasında birçok Japonca konuşan Amerikalı vardır.Among my acquaintances are many Japanese-speaking Americans.
Japon ekonomisi üzerine bir makale yazmam gerekir.I need to write an article on Japan's economy.
Bu müzisyen hem Japonya'da hem de Amerika 'da çok övüldü.This musician was highly praised in both Japan and America.
Gece yarısından sonra bir dans kulübü çalıştırmak Japon hukukuna göre yasal değildir.Operating a dance club after midnight is illegal according to Japanese law.
iPhone olmasa, Japonca öğrenemem.If it weren't for the iPhone, I wouldn't be able to learn Japanese.
Japonların dört rakamının uğursuz olduğunu düşündüğü doğru mu?Is it true that Japanese think the number four is unlucky?
Neden bir Japon arabası satın aldın?Why did you buy a Japanese car?
Japonya'nın birçok farklı özellikleri var.Japan has many different characteristics.
Tom'un babası Kanadalı ve annesi Japon.Tom's father is Canadian and his mother is Japanese.
Golf, Japonya'da çok popülerdir.Golf is very popular in Japan.
Yarın sabah Japonya'dan ayrılıyoruz.Tomorrow morning we're leaving Japan.
Japonca konuşabilirim ama onu çok iyi okuyamam.I can speak Japanese, but I can't read it very well.
Japonca okumaya başlayalı kırk yıl oldu.It's been forty years since I began to study Japanese.
Japonya'ya geleli on yıl oldu.It's been ten years since he came to Japan.
O Japonya'ya geleli on yıl oldu.It's been ten years since he came to Japan.
Ben Japonya'ya geleli on yıl oldu.It's been ten years since I came to Japan.
Ben Japonya'ya geldiğimden beri on yıl oldu.It's been ten years since I came to Japan.
Söylendiğine göre Japonya'da evcil hayvan olarak bir penguen besleyen insanlar var.Supposedly there are people in Japan who keep a penguin as a pet.
Japonya'da evcil hayvan olarak penguen bakan insanlar var gibi görünüyor.It seems that there are people in Japan who keep penguins as pets.
Japonya'da orta okula gittim.I went to middle school in Japan.
Japonya'daki en yüksek ikinci dağın hangisi olduğunu düşünüyorsunuz?What do you think is the second tallest mountain in Japan?
Ben Brezilyalıyım ve Japonca öğreniyorum.I'm Brazilian and I'm learning Japanese.
Japon kültürü ve insanlar gerçekten benzersizdir.Japanese culture and people are really unique.
Japonya'da istasyon şefi kedi olan bir tren istasyonu var.There's a train station in Japan where the station master is a cat.
Japonya'da penguenleri evcil hayvanlar olarak tutan insanlar olduğunu duyuyorum.I hear that there are people in Japan who keep penguins as pets.
Bir Japon evinin girişinde ziyaretçilerden genellikle ayakkabılarını çıkartmaları istenir.At the entrance of a Japanese house, visitors are generally asked to take off their shoes.
Kendo bir Japon dövüş sanatıdır.Kendo is a Japanese martial art.
Tatoeba sitesi Japon bir adam tarafından mı oluşturuldu?Was the Tatoeba site created by a Japanese guy?
Tatoeba sitesi Japon bir kişi tarafından mı başlatıldı?Was the Tatoeba site started by a Japanese person?
Onlar golfün Japonya'da çok popüler olduğunu söylüyor.They say golf is very popular in Japan.
Bilgisayar parçaları Japonya'da çok pahalı.Computer parts are very expensive in Japan.
Fuji Dağı, Japonya'daki en yüksek dağdır.Mount Fuji is the highest mountain in Japan.
O bir Japon köpeği.It's a Japanese dog.
Japonya dünyadaki en iyi ülkedir.Japan is the best country in the world.
Uluslararası kurtarma ekipleri Japonya'ya uçmaya hazırdılar.International rescue teams are at the ready to fly to Japan.
Bill'in bu kadar akıcı Japonca konuşmasına şaşırıyorum.It's astonishing how fluently Bill spoke Japanese.
Tom üniversitede Japon edebiyatında ihtisas yaptı.Tom majored in Japanese literature in college.
İngilizce öğrenmeme yardım edersen, Japonca öğrenmene yardım ederim.If you help me learn English, I'll help you learn Japanese.
Tom'un ne zaman Japonya'ya vardığını bilmiyorum.I don't know when Bob got to Japan.
Japon restoranına gidelim.Let's go to a Japanese restaurant!
Bir Japon restoranına gidelim!Let's go to a Japanese restaurant!
Suşi bir Japon yemeğidir.Sushi is a Japanese food.
Japonlar çok sevimli ve nazik insanlar.The Japanese are very cute and kind people.
Japonya'da şimdi saat sabahın 3.00'ü.In Japan, it's now 3:00 a.m.
Japon kızlarını severim.I like Japanese girls.
O sadece Japonya'da değil, tüm dünyada ünlü bir fizikçi.He is a physicist famous not only in Japan but all over the world.
O yalnızca Japonya'da değil, tüm dünyada meşhur bir fizikçi.He is a physicist famous not only in Japan but all over the world.
Japonya'da asgari ücret nedir?What's the minimum salary in Japan?
İngilizce kelime "amoeba" ve Japonca kelime "Tatoeba" kafiyeli değildir.The English word "amoeba" and the Japanese word "tatoeba" don't rhyme.
Dr. Georges'un sekreteri Japon.Dr. Georges's secretary is Japanese.
Onun ebeveynleri Japon olduğu için Mary evde genellikle Japonca konuşur.Since her parents are Japanese, Mary usually speaks Japanese at home.
Monica Sone, Japon asıllı Amerikalı bir yazardı.Monica Sone was a Japanese-American writer.
"Bu çok güzel." "Onu Japonya'da aldım.""It's very pretty." "I bought it in Japan."
Ben bir Japon kadınıyım.I am a Japanese woman.
Nerede bir Japon restoranı var?Where is a Japanese restaurant?
Japon satranç oyunu oynamak ister misiniz?Would you like to play a game of Japanese chess?
O çok gülümsedi ama Japonca konuşamıyordu.She smiled a lot but she could not speak Japanese.
Bu kitap Japonya'da iyi satıyor.This book sells well in Japan.
Japon sanatı ile ilgilendiğine dair hiç bir fikrim yoktu.I had no idea you were interested in Japanese art.
Sık sık iş için Japonya'ya gider.He often goes to Japan on business.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod