Bir Japon böyle bir şey yapmaz.A Japanese wouldn't do such a thing.
Bir Japon böyle bir şey söylemezdi.A Japanese would not have said such a thing.
Japonlara göre, tek başına uyuyan bir Amerikan bebeği yalnız görünüyor.To Japanese, an American baby sleeping by himself seems lonely.
Kimono giymek bir Japon için bile çok zordur.It's very difficult even for a Japanese to put on a kimono.
Japonya'da bir sürü insan siyasete kayıtsız.Lots of people in Japan are indifferent to politics.
Bazı Japonlar ülkelerinin yabancıların gözünde nasıl göründüğü hakkında endişeli.Some Japanese are concerned about how their country looks in the eyes of foreigners.
Japonlar kendilerini ait oldukları grupla tanımlamak eğilimindedir.The Japanese tend to identify themselves with the group they belong to.
Japonlar 7 Aralık 1941 tarihinde Pearl Harbor'a saldırdı.The Japanese attacked Pearl Harbor on December 7, 1941.
Japonlar din konusunda o kadar özel değiller.Japanese are not so particular about religion.
Japonlar Amerikanın çok ırklı bir ulus olduğunu unutmamalı.Japanese should not forget that America is a multiracial nation.
Japon halkının Noel'i Amerikalılar'ın yaptığı şekilde kutlamadıkları söylenilmektedir.It is said that Japanese people don't celebrate Christmas the way Americans do.
Japonlar Britanyalılardan daha fazla sığır eti yer.The Japanese eat more beef than the British do.
Japonlar pirinç ağırlıklı yaşardı.The Japanese used to live mainly on rice.
Japonlar günde en az bir kez pilav yer.The Japanese eat rice at least once a day.
Japonlar çok balık yerler mi?Do Japanese eat a lot of fish?
Japonlar grup ya da organizasyona bireyden daha fazla dikkat etmektedir.The Japanese pay more attention to the group or the organization than to the individual.
Japonlar doğayla uyum içinde yaşarlar.The Japanese live in harmony with nature.
Japonlar ağırlıklı olarak pirince dayalı yaşarlar.The Japanese live mainly on rice.
Japonlar esas olarak pirinçle beslenirler.The Japanese live mainly on rice.
Japonlar grup halinde seyahat etmeyi sever.The Japanese like to travel in groups.
Japonlar dünyadaki herhangi bir millet kadar çalışkandır.The Japanese are as hardworking as any people in the world.
Japonlar çok temiz insanlardır.The Japanese are a very clean people.
Japonlar Amerikalılardan birçok yönden farklıdır.Japanese differ from American in many respects.
Japonların Çinlilerle bir sürü ortak yönü var.The Japanese have a lot in common with the Chinese.
Japonlar saygı belirtisi olarak her zaman eğilmezler.The Japanese do not always make a bow as a mark of respect.
Japonlar eve girerken ayakkabılarını çıkarırlar.The Japanese take off their shoes when they enter a house.
Japonların koyu gözleri vardır.The Japanese have dark eyes.
Japonlar cesur insanlardır.The Japanese are a brave people.
Japon halkının nazik olduğu düşünülür.Japanese people are considered to be polite.
Bir Japon iş adamı 200 milyon yene bir sanat eseri satın aldı.A Japanese businessman bought the artwork for 200 million yen.
Yetişkin Japon erkeklerinin yüzde altmışı düzenli olarak alkollü içecekler içerler.Sixty percent of Japanese adult males drink alcoholic beverages on a regular basis.
Japon hükümeti sorunla başa çıkamaz.The Japanese government can't cope with the problem.
Japon hükümeti önemli bir karar verdi.The Japanese government made an important decision.
Japon marka bir saatim var. Çok dakiktir.I have a watch of Japanese make, which keeps very good time.
Japonya'da yapılmış arabaya bakın.Look at the car made in Japan.
Bir demiryolu ağı tüm Japonya'yı sarar.A network of railroads spreads all over Japan.
Japon Büyükelçiliği nerede?Where is the Japanese Embassy?
Japon kültürünü tam olarak anlamak için dil öğrenmelisin.To understand Japanese culture to the full, you should learn the language.
Japonya gezimizi iptal etmeliyiz.We must cancel our trip to Japan.
İlk kez mi bir Japon yemeği yiyorsun?Is this the first time for you to have Japanese food?
Japon yiyeceği hakkında ne düşünüyorsun?What do you think of Japanese food?
Japon yemeklerini pişirmeyi sever misin?Do you like to cook Japanese foods?
Sizi bir Japon restoranına götüreyim.Let me take you to a Japanese restaurant.
Noh geleneksel bir Japon sanatıdır.Noh is a traditional Japanese art.
O on yıl önce ilk kez Japonya'ya geldi.It was ten years ago that he first came to Japan.
O, Japonya'ya çocukken geldi.He came to Japan as a child.
O üç yıldır Japonya'da.He has been in Japan for three years.
O, Japonya'ya geldiğinden beri iki yıl oldu.It has been two years since he came to Japan.
Japonya'dan ayrıldığından beri üç ay oldu.It has been three months since he left Japan.
Japonca konuşabilip konuşamadığını ona sor.Ask him if he can speak Japanese.
Japon edebiyatını ona tanıtmaya çalışmanın bir faydası yok.There is no point in trying to introduce Japanese literature to him.
Onun şirketi, Japonya'daki en iyi yönetilen şirketlerden biridir.His company is one of the best managed companies in Japan.
Onun şiiri Japoncaya çevrilmiyor.His poetry does not translate into Japanese.
Onun romanı Japoncaya çevrildi.His novel was translated into Japanese.
Onun eleştirileri Japon hükümetine yönelikti.His criticisms were aimed at the Japanese government.
Onun kitabı sadece İngiltere'de ünlü değil, Japonya'da da ünlü.His book is famous not only in England but also in Japan.
Bizim geldiğimiz aynı günde Japonya'dan ayrıldı.He left Japan on the same day that we arrived.
İş için sık sık Japonya'yı ziyaret eder.He makes frequent visits to Japan on business.
O Japoncayı iyi konuşur.He speaks Japanese well.
Japonya'ya on yaşında bir çocukken geldi.He came to Japan when he was a boy of ten.