Kongre tarafından yapılmış planları izliyorum.I'm following the plans made by Congress.
Bir Western filmi izliyorum.I'm watching a Western movie.
Golün görüntüsünü sürekli izliyorum.”"Consecutive Goalscoring appearances".
Aslında Bir Konu Var ^ Saatlerce Sıkılmadan Hayvanları İzliyorum.Some animals do not survive the hours long transports.
Seni izliyorum olduğunu varsayalım alışkanlıkları, ve Miss belki de evi,I suppose that you have been watching the habits, and perhaps the house, of Miss
"Onlar bayan çanta ve olurdu onun için olmasaydı izliyorum."They would have had the lady's purse and watch if it hadn't been for him.
Her gün, içlerinde neler olup bittiğini göremediğimizden pekçok hastanın ölümünü izliyorum.I mean, I see patients dying every day because we don't know what's going on inside of them.
O zaman izliyorum. Ama ender.But rarely.
Son otuz yildir dunyayi ve uzerinde yasiyan sakinlerini gokyuzunden dikkatle izliyorum.For the past 30 years I've been closely watching the earth and its dwellers from high up in the sky.
"Lie To Me" dizisini izliyorum.Gotcha! Your eyebrow twitched.
Her zaman bir yerden izliyorum unutmayın.Remember that I'm always watching from somewhere.
Game Of Thrones izliyorum, daha evden çıkmadım.Watching Game of Thrones, I haven't left home. Told everyone that I have the flu.
Game Of Thrones izliyorum, bir kara delik gibi.Watching Game of Thrones, it's like a black hole.
Game Of Thrones izliyorum.Watching Game of Thrones
Sosyal medya üzerine çalışıyorum. Yani kabaca insanların tartışıp durmasını izliyorum.So I study social media, which means, to a first approximation, I watch people argue.
Çünkü bütün gece seni izliyorum.Because I watch you all night long.
Ben her zaman işlemi kendim denemeden önce yapılışını izliyorum.I always watch the process done the first time before I try it.
Yıllardır insanların öğretmenliklerini izliyorum.For years, I have watched people teach.
Yüzlerinizi çok dikkatli izliyorum.I'm watching your faces very carefully.
Ve sizin yüzlerinizi izliyorum, çünkü yüzleriniz bana bir şey söylüyor.And I'm watching your faces, because your faces are telling me something.
Yüzleri izliyorum.I watch faces.
Tepkileri izliyorum.I watch reactions.
Sizi izliyorum, Müdür Oh.I am observing you, Executive Director.
Sadece bana vahyedileni izliyorum."And say: "How can a blind man and a man who can see, be alike?
Size, bir melek olduğumu da söylemiyorum. Sadece bana vahyedileni izliyorum."So do you not think?”
Sadece bana vahyedileni izliyorum." Şunu da söyle: "Kör ile gören bir mi?"Say: "Are the blind and the one who sees equal? will you not then take thought?"
Tamara, "Bu Madonna'yı beşinci görüşüm; turneye çıktığında onu mümkün olduğu kadar izliyorum."This is the fifth time I've seen Madonna; I follow her on tour wherever I can.
Sabah 5’te kalkıp Gacko’da güneşin doğuşunu izliyorum.You know, I get up at 5 in the morning, and I enjoy watching the sunrise in Gacko.
Kızım dışarı çıktığında mutlaka pencereden izliyorum ve eve gelene kadar da bekliyorum”, diyor.I don't dare let my daughter outside without seeing her out and waiting for her later," she says.
"Ne yapıyorsun?" "Bitkilerimin büyümesini izliyorum."„Was tust du?“ – „Ich sehe meinen Pflanzen beim Wachsen zu.“
Bir sürü gangster filmi izliyorum.Ich sehe viele Ganovenfilme.
Aslında Bir Konu Var ^ Saatlerce Sıkılmadan Hayvanları İzliyorum.In den Nachmittagsstunden sind die Tiere eher selten zu beobachten.
Seni izliyorum.Je t'observe.
Sadece televizyon izliyorum.Je suis juste en train de regarder la télé.
Kuşları izliyorum.Je regarde les oiseaux.
Televizyon izliyorum.Estoy viendo la televisión.
Ben sadece TV izliyorum.Sólo estoy viendo tele.
Seni izliyorum.Te estoy observando.
Eski bir film izliyorum.Estoy viendo una película antigua.
Bir Western filmi izliyorum.Estoy viendo una peli del oeste.
Golün görüntüsünü sürekli izliyorum.”«Visión panorámica de Sonsón».
Aslında Bir Konu Var ^ Saatlerce Sıkılmadan Hayvanları İzliyorum.Dopo un po' di tempo, un giorno, gli animali non trovano la loro razione quotidiana.
"Ne yapıyorsun?" "Bitkilerimin büyümesini izliyorum.""Что ты делаешь?" - "Наблюдаю за тем, как растут мои растения".
Kuşları izliyorum.Я смотрю на птиц.
Onu izliyorum.Я смотрю на неё.
Aslında Bir Konu Var ^ Saatlerce Sıkılmadan Hayvanları İzliyorum.Через несколько лет фактически не осталось животных, помнящих времена до восстания.
Aslında Bir Konu Var ^ Saatlerce Sıkılmadan Hayvanları İzliyorum.بعض الحيوانات لا تنجو بعد ساعات طويلة من النقل.
Aslında Bir Konu Var ^ Saatlerce Sıkılmadan Hayvanları İzliyorum.Gedurende andere jaargetijden laat dit dier zich nauwelijks zien.
Seni izliyorum.Obserwuję cię.
Aslında Bir Konu Var ^ Saatlerce Sıkılmadan Hayvanları İzliyorum.Se crede că în aceste zile animalele vorbesc, capătând puteri neobișnuite.
Bölümleri ilk önce ben izliyorum.Az első darabokat magam festem meg.
Şimdi video izliyorum.Τώρα βλέπω βίντεο.
Şimdi video izliyorum.Τώρα βλέπω βίντεο.
Aslında Bir Konu Var ^ Saatlerce Sıkılmadan Hayvanları İzliyorum.I denne stilling forbliver begge dyr normalt ubevægelige i fem minutter, før de skilles.
Aslında Bir Konu Var ^ Saatlerce Sıkılmadan Hayvanları İzliyorum.Thực tế đã ghi nhận có những con chó sủa hàng giờ mới ngừng lại.
Aslında Bir Konu Var ^ Saatlerce Sıkılmadan Hayvanları İzliyorum.虫が嫌いで多足動物を長時間見ていると気絶する。
Aslında Bir Konu Var ^ Saatlerce Sıkılmadan Hayvanları İzliyorum.同時,經常輕視自己以外的動物。
Aslında Bir Konu Var ^ Saatlerce Sıkılmadan Hayvanları İzliyorum.별 - 일정시간동안 드릴의 내구도가 감소하지 않게 된다.
"Jem Paul Karacan: "Milli maçı milli formayla izliyorum"".“김리회·박슬기·이은원… 국립발레단 간판 무용수 ‘호각지세 경쟁’”.
Golün görüntüsünü sürekli izliyorum.”לראות תמיד את חצי הכוס המלאה".