Tom tavşanın izlerini takip etti.Tom followed the rabbit's tracks.
Tom günde yaklaşık üç saat televizyon izler.Tom watches TV about three hours a day.
Sami parmak izlerini Leyla'nın kapısında bıraktı.Sami left his fingerprints on Layla's door.
Her gün en az üç saat TV izlerdim.I used to watch TV at least three hours every day.
Tom genellikle akşam yemeğini yerken haberleri izler.Tom usually watches the news while he's eating dinner.
Sami izlerini silmeye çalışıyordu.Sami was trying to erase his tracks.
Sami, babasının ayak izlerini takip etmeye karar verdi.Sami decided to follow in the footsteps of his father.
Sami'nin parmak izleri o bardağın üzerindeydi.Sami's fingerprints were on that glass.
Sami, Leyla'nın lastik izlerini tanıdı.Sami recognized Layla's tire tracks.
Sami'nin parmak izleri bir bardağın üzerinde bulundu.Sami's fingerprints were found on a glass.
Parmak izleri Sami'ninkilerle eşleşti.The fingerprints matched Sami's.
Sami'nin parmak izleri bu evdeki hiçbir yerde görülmüyor.Sami's fingerprints are nowhere to be seen in this house.
Tom nadiren televizyon izler.Tom seldom watches TV.
Çok televizyon izler misin?Do you watch TV a lot?
Sami izlerini kapatmak istedi.Sami wanted to cover his tracks.
Sami izlerini örtmek istedi.Sami wanted to cover his tracks.
Akşam yemeğinden sonra genellikle televizyon izlerim.After supper I usually watch TV.
Hemen hemen her akşam televizyon izlerim.I watch TV almost every evening.
Hemen her gece televizyon izlerim.I watch TV almost every night.
Ölü insanlar bizi izler mi?Do dead people watch us?
Kollarının ön kısmında ısırık izleri vardı.He had bite marks on his forearms.
Nerede televizyon izlersin?Where do you watch TV?
Sürekli TV izler.He is always watching television.
Hep TV izler.She watches TV all the time.
Parmak izleri orada olduğuna kanıttı.His fingerprint was evidence that he was there.
Parmak izleri orada olduğunun ispatıydı.His fingerprint was evidence that he was there.
Televizyon izlerken ne yer?What does he eat when he's watching TV?
Akşam yemeği yerken genelde televizyon izler.He often watches TV while eating dinner.
Çoğu zaman televizyon izlerken bir şeyler atıştırır.He often munches on snacks while watching TV.
Korku filmlerini sever ve her fırsatta izler.He loves horror movies and watches them whenever he can.
Tom TV izler.Tom watches TV.
Eve gelir gelmez kanepeye kurulup TV'de futbol izler.As soon as he gets home he collapses on the settee and watches football on TV.
Türkler Cezayir kültüründe izlerini bırakmıştır.The Turks have left their mark on the Algerian culture.
Cerrahın dikiş atma tekniği yara izlerini en aza indiriyor.The surgeon's suture technique minimizes scarring.
TV izler mi?Does she watch TV?
Sonunda bazı izler bulduk.Eventually, we did find some tracks.
Tom'un parmak izleri bıçakta bulunanlarla eşleşiyordu.Tom's fingerprints matched those found on the knife.
Pencereden içeri girmeye çalışan birinin açık izleri vardı.There were clear marks of someone trying to break into the window.
"Pota altında asırlık izler"."Pota altında asırlık izler".
Rowell bunu şöyle açıklar: "Bir sahneyi izlerken, bir diğerini de dinleriz. ...As Rowell says: "hough we listen to one scene, we watch another. ...
Parmak izleri uzaktan okunabilir.Fingerprints can be read from a distance.
Khan Khan izlerini kaybetmiş, ancak çok sonraları soylarından gelenleri tespit edebilmiştir.Khan Khan lost their tracks, but would much later locate their distant descendants.
Bu arada da polisler kasabanın her tarafından ceset izleri bulur.Meanwhile, the police discover a trail of corpses across the city.
O yüzden, roman büyük bir siyasal gerginliğin izlerini taşır.Therefore, the novel carries the influence of the great political tension.
Erişim tarihi: 22 Aralık 2011. ; "Afrika dışında ilk ayak izleri Norfolk'da keşfedildi".Retrieved 22 December 2011; "Earliest footprints outside Africa discovered in Norfolk".
STS ayrıca, bir sistemin orijinalinden gelen saldırıları da izler.An IDS also watches for attacks that originate from within a system.
Gilbert Ay üzerindeki yüzey izlerini saptamaya yönelik ilk teşebbüsünü 1590larda gerçekleştirmiştir.Gilbert made the first attempt to map the surface markings on the Moon in the 1590s.
Sadece Kakao gibi, Cocoa Touch, bir Model-View-Controller (MVC) yazılım mimarisini izler.Just like Cocoa, Cocoa Touch follows a Model-View-Controller (MVC) software architecture.
Firavunun ruhu, modern kadın ve adamın tuhaf bir şekilde birbirlerine yaklaşmasını izler.She watches as the modern man and woman are strangely drawn to each other.
"Miles Away" pek çok çalışan insanın kendisinden izler bulabileceği bir şarkı."Miles Away" is a song most people who work can relate to.
Hükümet yetkilileri, bu eski Nazi yeraltı merkezinin işaretlerinin son izlerini yok etmek istediler.Government authorities wanted to destroy the last vestiges of these Nazi landmarks.
Şarkıda Timbaland-Timberlake yapımcılığının karakteristik izleri görülmektedir.The track carries the characteristic sound of Timbaland-Timberlake production.
Bugün, en büyük kısım Bangladeş'i ikinci büyük kısım Pakistan izler.Today, the largest Chapter is Bangladesh followed by the second largest in Pakistan.
Antipas'ın çözümünün bir parçası, kurucu olarak babasının bir ayak izlerini takip etmekti.Part of Antipas' solution was to follow in his father's footsteps as a builder.
Tüm izler okunana veya yazılana kadar bu işlem devam eder.This procedure is repeated until all tracks have been read or written.
Bütün arcade oyunlar, erken vektör ve siyah-beyaz oyunlar, kullanımı hariç RGB izler.All arcade games, other than early vector and black-and-white games, use RGB monitors.
Ama kadınlar erkeklerinkini izler.Then the women follow.
Buralarda sadece izleri kalmıştır.At other locations only spur tracks exist.
Aynı zamanda bir bulut odasında parçacık izlerinin oluşturulmasında çok önemli bir işlemdir.It is also a crucial process in forming particle tracks in a cloud chamber.
Fakat bu boyamaların sadece izleri günümüze kalmıştır.However, only traces of these paintings are visible now.