Demek istediğim, annemi ziyaret ettiğim Spokane'de evimdeyken çoğunlukla Oprah izlerim. Ve anneme,Ik bedoel, ik kijk meestal naar Oprah wanneer ik thuis in Spokane ben om mijn moeder te bezoeken.
Demek istediğim, annemi ziyaret ettiğim Spokane'de evimdeyken çoğunlukla Oprah izlerim. Ve anneme,Ý tôi là, tôi hầu như chỉ xem Oprah khi tôi về nhà ở Spokane thăm mẹ.
Demek istediğim, annemi ziyaret ettiğim Spokane'de evimdeyken çoğunlukla Oprah izlerim. Ve anneme,Θέλω να πω, βλέπω Όπρα όταν είμαι στο πατρικό μου επισκεπτόμενη την μητέρα μου.
Demek istediğim, annemi ziyaret ettiğim Spokane'de evimdeyken çoğunlukla Oprah izlerim.Voglio dire, io guardo Oprah soprattutto quando vado a Spokane a trovare mia madre. E per mia madre,
Demek istediğim, annemi ziyaret ettiğim Spokane'de evimdeyken çoğunlukla Oprah izlerim.В смысле, обычно я смотрю Опру когда я дома, навещаю маму. И для моей мамы
Demek istediğim, annemi ziyaret ettiğim Spokane'de evimdeyken çoğunlukla Oprah izlerim.Искам да кажа - гледам Опра главно когато съм си у дома в Спокейн и посещавам майка си. А за майка ми
Demek istediğim, annemi ziyaret ettiğim Spokane'de evimdeyken çoğunlukla Oprah izlerim.אני מתכוונת, אני צופה באופרה בעיקר כשאני בבית בספוקיין מבקרת את אימי. ולאימי,
Demek istediğim, annemi ziyaret ettiğim Spokane'de evimdeyken çoğunlukla Oprah izlerim.أعني أني كنت اتابع أوبرا عندما كنت في المنزل في سبوكان أزور والدتي .. ولوالدتي
Demek istediğim, annemi ziyaret ettiğim Spokane'de evimdeyken çoğunlukla Oprah izlerim.母を尋ねていた時がほとんどだったし 母にとっては オプラがローマ法王よりも道徳的威厳をもっていて
Dijital Otoyol'daki bu izleri ilk parlatan kişi Alexander Graham Bell olacaktı.Autostrada Cyfrowa pojechała po koleinach rozjeżdżonych przez Aleksandra Grahama Bell.
Dijital Otoyol'daki bu izleri ilk parlatan kişi Alexander Graham Bell olacaktı.Der digitale Highway sollte die ausgefahrene Gleise, die Alexander Graham Bell gelegt hatte, befahren.
Dijital Otoyol'daki bu izleri ilk parlatan kişi Alexander Graham Bell olacaktı.La Autopista Digital seguiría las senda primero marcada por Alexander Graham Bell.
Dijital Otoyol'daki bu izleri ilk parlatan kişi Alexander Graham Bell olacaktı.La Digital Highway allait suivre le chemin de terre illuminé pour la première fois par Alexander Graham Bell.
Dijital Otoyol'daki bu izleri ilk parlatan kişi Alexander Graham Bell olacaktı.L'Autostrada Digitale avrebbe seguito un percorso impervio tracciato inizialmente da Alexander Graham Bell.
Dijital Otoyol'daki bu izleri ilk parlatan kişi Alexander Graham Bell olacaktı.Xa Lộ Số đi theo con đường mòn do Alexander Graham Bell mở ra.
Dijital Otoyol'daki bu izleri ilk parlatan kişi Alexander Graham Bell olacaktı.Дигиталната магистрала щяла да следва издълбания коловоз, пробит за пръв път от Александър Греъм Бел.
Dijital Otoyol'daki bu izleri ilk parlatan kişiAutostrada va urma traseul
Dijital Otoyol'daki bu izleri ilk parlatan kişi디지탈 하이웨이는 알렉산더 그레함 벨이
Dijital Otoyol'daki bu izleri ilk parlatan kişiЦифровая магистраль следовала по проторённому пути.
Dijital Otoyol'daki bu izleri ilk parlatan kişiהכביש המהיר הדיגיטלי ילך לאורך נתיב מחורץ
Dijital Otoyol'daki bu izleri ilk parlatan kişi"الطريق الرقمي" سيكمل بناء تلك المعجزة.
Dikkatle izlerseniz, buradaki nihai çekilmeyi göreceksiniz.A zde vidíte, jak mezník ustupuje.
Dikkatle izlerseniz, buradaki nihai çekilmeyi göreceksiniz.여길 보시면 끝 선이 후퇴하고
Dikkatle izlerseniz, buradaki nihai çekilmeyi göreceksiniz.Tu, jeśli się przyjrzycie, zobaczycie cofające się czoło lodowca.
Dikkatle izlerseniz, buradaki nihai çekilmeyi göreceksiniz.וכאן, אם תביטו, תוכלו לראות את הגבול נוסג.
Dikkatle izlerseniz, buradaki nihai çekilmeyi göreceksiniz.وهنا , إذا شاهدتم , تقدروا أن تروا نهاية الانسحاب ,
Dirsekli bir kiriş oluşturmak için mühendisler şu adımları izler.Maintenant, pour former le barreau en porte à faux, les ingénieurs suivent ces étapes :
Dirsekli bir kiriş oluşturmak için mühendisler şu adımları izler.Så, för att göra en fribärande balk följer ingenjörer dessa steg.
Dirsekli bir kiriş oluşturmak için mühendisler şu adımları izler.Um einen freischwebenden Ausleger herzustellen, gehen Ingeneure wie folgt vor.
Dirsekli bir kiriş oluşturmak için mühendisler şu adımları izler.כעת, כדי ליצור קורה מוגבהת, המהנדסים מצבעים את הצעדים הבאים
Dirsekli bir kiriş oluşturmak için mühendisler şu adımları izler.لصناعة الدعامة الكابولية يقوم المهندسون بهذه الخطوات.
Doğa Ananın parmak izleri sayesinde binalarımız inşa edilmiş ortamda bizi doğaya bağlıyor.Amprentele Mamei Naturi fac clădirile noastre să se conecteze la natură în spaţiul construit.
Doğa Ananın parmak izleri sayesinde binalarımız inşa edilmiş ortamda bizi doğaya bağlıyor.Chính dấu ấn đó đã giúp chúng tôi liên kết với tự nhiên trong môi trường xây dựng của công trình.
Doğa Ananın parmak izleri sayesinde binalarımız inşa edilmiş ortamda bizi doğaya bağlıyor.Det är Moder jords fingeravtryck som gör att byggnaderna knyter oss till naturen i den byggda omgivningen.
Doğa Ananın parmak izleri sayesinde binalarımız inşa edilmiş ortamda bizi doğaya bağlıyor.Dieser Fingerabdruck der Natur bewirkt, dass uns unsere Gebäude mit der Natur in der Umgebung verbinden.
Doğa Ananın parmak izleri sayesinde binalarımız inşa edilmiş ortamda bizi doğaya bağlıyor.Het is die vingerafdruk die ervoor zorgt, dat we ons in de stad met de natuur kunnen verbinden.
Doğa Ananın parmak izleri sayesinde binalarımız inşa edilmiş ortamda bizi doğaya bağlıyor.Jejak alam inilah yang membuat gedung-gedung kita menghubungkan kita dengan alam di dalam gedung.
Doğa Ananın parmak izleri sayesinde binalarımız inşa edilmiş ortamda bizi doğaya bağlıyor.Jsou to právě otisky Matky přírody, které naše budovy spojují s přírodou v zastavěném prostředí.
Doğa Ananın parmak izleri sayesinde binalarımız inşa edilmiş ortamda bizi doğaya bağlıyor.나무는 건물들을 주변환경에 연결해주는 자연의 지문과도 같은 것이죠.
Doğa Ananın parmak izleri sayesinde binalarımız inşa edilmiş ortamda bizi doğaya bağlıyor.Las huellas de la madre naturaleza conectan nuestros edificios con la naturaleza en el entorno construido.
Doğa Ananın parmak izleri sayesinde binalarımız inşa edilmiş ortamda bizi doğaya bağlıyor.Te odciski palców sprawiają, że budynki łączą nas z naturą w środowisku architektonicznym.
Doğa Ananın parmak izleri sayesinde binalarımız inşa edilmiş ortamda bizi doğaya bağlıyor.Именно она связывает наши здания и окружающую природу.
Doğa Ananın parmak izleri sayesinde binalarımız inşa edilmiş ortamda bizi doğaya bağlıyor.І саме завдяки цим відбиткам, наші будинки повертають нас до природи у забудованому середовищі.
Doğa Ananın parmak izleri sayesinde binalarımız inşa edilmiş ortamda bizi doğaya bağlıyor.Отпечатъците на майката природа помагат нашите сградите да ни свържат с природата в застроената среда.
Doğa Ananın parmak izleri sayesinde binalarımız inşa edilmiş ortamda bizi doğaya bağlıyor.טביעות אצבע אלה של אמא אדמה הן שגורמות לבנינים שלנו לחבר אותנו לטבע בסביבה הבנויה.
Doğa Ananın parmak izleri sayesinde binalarımız inşa edilmiş ortamda bizi doğaya bağlıyor.إنها بصمات الطبيعة الأم التي تجعل مبانينا تربطنا بالطبيعة في بيئة البناء.
Doğa Ananın parmak izleri sayesinde binalarımız inşa edilmiş ortamda bizi doğaya bağlıyor.係大自然嘅足印令建築物 能夠將我哋同大自然連繫起嚟
Doğa Ananın parmak izleri sayesinde binalarımız inşa edilmiş ortamda bizi doğaya bağlıyor.私の建物は 作られた環境でありながら 自然を感じさせてくれるのです 私はバンクーバーで 森の近くに住んでいますが
Doğal olarak pek çok insanın üzerinde çalıştığı çözümler bu oyunda basit bir amacı izler.Donc naturellement, les solutions sur lesquelles la plupart des gens travaillent visent cet objectif.
Doğal olarak pek çok insanın üzerinde çalıştığı çözümler bu oyunda basit bir amacı izler.Naturalne jest więc, że większość ludzi szuka rozwiązań, które pozwolą osiągnąć ten prosty cel.
Doğal olarak pek çok insanın üzerinde çalıştığı çözümler bu oyunda basit bir amacı izler.بطبيعة الحال حلول معظم الناس تصب في ملاحقة الهدف البسيط لتلك اللعبة
Doğrusu seni izlerken çok şey öğrendim.Ärligt, att titta på dig så har jag lärt mig mycket.
Doğrusu seni izlerken çok şey öğrendim.Ca am invatat multe de la tine.
Doğrusu seni izlerken çok şey öğrendim.Eerlijk gezegd, heb ik veel geleerd van jou door naar je te kijken.
Doğrusu seni izlerken çok şey öğrendim.Ehrlich gesagt,habe ich von dir viel gelernt.
Doğrusu seni izlerken çok şey öğrendim.Honnêtement, j'ai beaucoup appris en te regardant.
Doğrusu seni izlerken çok şey öğrendim.Jujur, mengawasimu aku telah belajar banyak.
Doğrusu seni izlerken çok şey öğrendim.사실, 그동안 너 보면서 많이 배웠다
Doğrusu seni izlerken çok şey öğrendim.Onestamente, osservandoti ho imparato molto.
Doğrusu seni izlerken çok şey öğrendim.Szczerze, oglądając ciebie, wiele się nauczyłem.