Bundan böyle kimse bana sorun çıkarmasın. Çünkü ben İsanın yara izlerini bedenimde taşıyorum.На останок, нехай нїхто не завдає менї журби; бо я рани Господа Ісуса на тїлї моїм ношу.
Bundan böyle kimse bana sorun çıkarmasın. Çünkü ben İsanın yara izlerini bedenimde taşıyorum.מעתה איש אל ילאני עוד כי את חבורות האדון ישוע אני נשא בגויתי׃
Bundan böyle kimse bana sorun çıkarmasın. Çünkü ben İsanın yara izlerini bedenimde taşıyorum.في ما بعد لا يجلب احد عليّ اتعابا لاني حامل في جسدي سمات الرب يسوع
Bundan böyle kimse bana sorun çıkarmasın. Çünkü ben İsanın yara izlerini bedenimde taşıyorum.從 今 以 後 、 人 都 不 要 攪 擾 我 . 因 為 我 身 上 帶 著 耶 穌 的 印 記
Bundan böyle kimse bana sorun çıkarmasın. Çünkü ben İsanın yara izlerini bedenimde taşıyorum.從 今以 後 、 人都 不要 攪擾 我 . 因為 我 身上 帶 著 耶穌 的 印記
Bunlar mayınsa, ayak izlerinize basarak geri giderim. Böylece patlamazlar!-astun jalanjälkiinne, eivätkä miinat räjähdä.
Bunlar mayınsa, ayak izlerinize basarak geri giderim. Böylece patlamazlar!-kan jag undvika dem genom att gå i dina spår.
Bunlar mayınsa, ayak izlerinize basarak geri giderim. Böylece patlamazlar!- kan jeg undgå dem ved at gå i dine spor.
Bunlar mayınsa, ayak izlerinize basarak geri giderim. Böylece patlamazlar!Se queste sono mine, vuol dire che camminerò sulle vostre impronte per evitarle!
Bunlar mayınsa, ayak izlerinize basarak geri giderim. Böylece patlamazlar!Se são minas terrestres, se eu seguir as vossas pegadas, elas não vão detonar!
Bunlar mayınsa, ayak izlerinize basarak geri giderim. Böylece patlamazlar!Αν είναι νάρκες, αν ακολουθήσω τα βήματά σου δεν θα τις ενεργοποιήσω!
Bunlar mayınsa, ayak izlerinize basarak geri giderim. Böylece patlamazlar!Если это - пехотные мины, то если я пойду по вашим следам, они не сработают!
- Bunu daha da iyi hale getirelim, kafamı koyuyorum buraya.. - Aynen, daha fazla kişi izler!Penso sia meglio se metto la mia testa qui , avrà un sacco di visualizzazioni
Bunun tümümü yaptım. Seninle kişisel bir ilişki istediğim için. Beni izler misin?A udělal jsem to všechno abych s tebou mohl mít Vztah.
Bunun tümümü yaptım. Seninle kişisel bir ilişki istediğim için. Beni izler misin?En ik deed dit alles om een relatie met jou te kunnen hebben.
Bu örnekte, her elektriksel impuls, izlerdeki her sapma, kısa süreli bir ışık çarpması sonucu oluşuyor.En este ejemplo cada impuso eléctrico, cada desviación de la traza, es causado por un breve pulso de luz.
Bu örnekte, her elektriksel impuls, izlerdeki her sapma, kısa süreli bir ışık çarpması sonucu oluşuyor.I detta exempel är varje elektrisk impuls, varje avvikelse i utskriften orsakad av en kort ljuspuls.
Bu örnekte, her elektriksel impuls, izlerdeki her sapma, kısa süreli bir ışık çarpması sonucu oluşuyor.În acest exemplu, fiecare impuls electric, fiecare abatere de la traseu, e produs de un scurt puls de lumină.
Bu örnekte, her elektriksel impuls, izlerdeki her sapma, kısa süreli bir ışık çarpması sonucu oluşuyor.이 그래프에서 각각의 전기 자극과 궤적을 벗어난 이탈은 순간적인 빛의 진동 때문에 발생한 겁니다.
Bu örnekte, her elektriksel impuls, izlerdeki her sapma, kısa süreli bir ışık çarpması sonucu oluşuyor.Neste exemplo, cada impulso elétrico, cada deflexão no traço, é causada por um curto impulso de luz.
Bu örnekte, her elektriksel impuls, izlerdeki her sapma, kısa süreli bir ışık çarpması sonucu oluşuyor.Trong ví dụ này, mỗi luồng xung điện, mỗi sự chệch hướng trên đường đi được gây ra bởi một luồng sáng ngắn.
Bu örnekte, her elektriksel impuls, izlerdeki her sapma, kısa süreli bir ışık çarpması sonucu oluşuyor.V tomto príklade, každý elektrický impulz, každý výkyv tohto grafu, je spôsobený krátkym impulzom svetla.
Bu örnekte, her elektriksel impuls, izlerdeki her sapma, kısa süreli bir ışık çarpması sonucu oluşuyor.V tomto případě, každý elektrický impulz, každá odchylka od trasy, ja způsobena krátkým bliknutím.
Bu örnekte, her elektriksel impuls, izlerdeki her sapma, kısa süreli bir ışık çarpması sonucu oluşuyor.בדוגמא זו, כל אות חשמלי, כל סטיה מהמסלול, נגרמים על-ידי פולס קטן של אור.
Bu örnekte, her elektriksel impuls, izlerdeki her sapma, kısa süreli bir ışık çarpması sonucu oluşuyor.في هذا المثال , كل ومضة كهربية , كل تغير أو إنحراف على الرسم , حادث بواسطة توجيهات ذبذبة من الضوء .
Bu örnekte, her elektriksel impuls, izlerdeki her sapma, kısa süreli bir ışık çarpması sonucu oluşuyor.その跡の偏差は ちょっとした光が引き起こしています。 この方法は、動いたり
Bu programları izlerken ne hissettiniz?Apa yang Anda rasakan saat menonton setiap acara itu?
Bu programları izlerken ne hissettiniz?Bạn cảm thấy thế nào khi xem từng show đó?
Bu programları izlerken ne hissettiniz?Come ti sei sentito guardando questi programmi?
Bu programları izlerken ne hissettiniz?"Como é que você se sentia "ao ver todos estes programas?
Bu programları izlerken ne hissettiniz?¿Cómo se sintieron viendo cada uno de esos programas?
Bu programları izlerken ne hissettiniz?Cum te-ai simţit urmărind fiecare dintre aceste emisiuni?
Bu programları izlerken ne hissettiniz?Hoe voelde jij je toen je al deze shows bekeek?
Bu programları izlerken ne hissettiniz?"Jak czułeś się, oglądając te programy?"
Bu programları izlerken ne hissettiniz?이 쇼들 중의 한 편을 볼 때 무엇을 느끼셨나요?
Bu programları izlerken ne hissettiniz?Que ressentiez-vous en regardant chacune de ces émissions?
Bu programları izlerken ne hissettiniz?Wie fühlten Sie sich, als Sie jede einzelne dieser Sendungen sahen?
Bu programları izlerken ne hissettiniz?Πώς αισθάνονται να βλέπουν αυτές τις εκπομπές.
Bu programları izlerken ne hissettiniz?Как си се почувствал гледайки всяко едно от тези предавания?
Bu programları izlerken ne hissettiniz?Что вы чувствовали, когда смотрели каждую из этих передач?
Bu programları izlerken ne hissettiniz?Яке у вас відчуття коли ви дивитеся кожне з цих шоу?
Bu programları izlerken ne hissettiniz?כיצד הם חשו כאשר הם צפו בכל אחת מהתוכניות הללו?
Bu programları izlerken ne hissettiniz?كيف كان شعوركم عند مشاهدة كل واحد من هذه العروض؟
Bu programları izlerken ne hissettiniz?一つ一つの番組について尋ねました 道徳的なあいまいさを感じましたか?
Burada gelecekte olacakların izlerini görüyoruz.Jedná se o jakýsi nástin toho, co bude následovat.
Burada gelecekte olacakların izlerini görüyoruz.Staje się to prawie zapowiedzią tego, co ma nastąpić.
Burada gelecekte olacakların izlerini görüyoruz.І це стало майже передвістям того, що станеться.
Burada ise, iki durumda da izler farklı ama d s'ler pozitif. -E é por isso que você começ um negativo integral.
Burada ise, iki durumda da izler farklı ama d s'ler pozitif. -W obu przypadkach tutaj są nasza ścieżka się zmienia, ale nasze ds będzie dodatnie.
Buradan başlarsak ve grafiği izlersek, şuraya gidene kadar 1 döngü tamamlanmaz, öyle değil mi? - -Beh, se partiamo da qui e seguiamo il grafico, ci mette fino a qui per completare un ciclo, giusto?
Buradan başlarsak ve grafiği izlersek, şuraya gidene kadar 1 döngü tamamlanmaz, öyle değil mi? -Bueno, si empezamos aquí, y tuviéramos que seguir el gráfico, no tomar hasta aquí hasta que completamos
Buradan başlarsak ve grafiği izlersek, şuraya gidene kadar 1 döngü tamamlanmaz, öyle değil mi? -만일 여기서 시작에서 따라갔을때
Buradan başlarsak ve grafiği izlersek, şuraya gidene kadar 1 döngü tamamlanmaz, öyle değil mi? - -Ако започнем от тук и следвахме графиката, не стигаме до тук, докато не приключим 1 цикъл, нали?
Buradan başlarsak ve grafiği izlersek, şuraya gidene kadar 1 döngü tamamlanmaz, öyle değil mi? - -Если начнем отсюда и пойдем по графику, то пока не дойдем до этой точки, не завершим один цикл.
Burada Patrick hakkında onun önünde oturmuş konuşuyoruz ve o bizi izlerken ne konuştuğumuzu anlamıyor.Hemos estado sentados aquí frente a Patrick hablando... ...pero él no entiende lo que nosotros decimos.
Burada Patrick hakkında onun önünde oturmuş konuşuyoruz ve o bizi izlerken ne konuştuğumuzu anlamıyor.Nous parlons de Patrick devant lui, mais bien qu'il nous regarde, il ne comprend pas ce que nous disons.
Burada Patrick hakkında onun önünde oturmuş konuşuyoruz ve o bizi izlerken ne konuştuğumuzu anlamıyor.Patrick előtt ülünk és róla beszélünk De semmit sem ért abból, amit mondunk
Burada Patrick hakkında onun önünde oturmuş konuşuyoruz ve o bizi izlerken ne konuştuğumuzu anlamıyor.Rozmawiamy o Patricku, siedząc obok niego. Patrzy na nas i nie rozumie ani słowa.
Burada Patrick hakkında onun önünde oturmuş konuşuyoruz ve o bizi izlerken ne konuştuğumuzu anlamıyor.Siamo seduti di fronte a Patrick e parliamo di lui, ci guarda ma non capisce quello che stiamo dicendo.
Burada Patrick hakkında onun önünde oturmuş konuşuyoruz ve o bizi izlerken ne konuştuğumuzu anlamıyor.Мы говорим о Патрике пока он смотрит на нас, И когда он смотрит на нас, он не понимает о чем и что мы говорим.