OpenGL kullanarak resimleri ön izlemek için bir araçNameІнструмент для перегляду зображень за допомогою OpenGLName
OpenGL kullanarak resimleri ön izlemek için bir araçNameכלי לתצוגה מוקדמת של תמונות המשתמש ב- OpenGLName
Oradakil adamlar televizyon ya da güreş izlemek yerine bizim bilim derslerimize gelmeyi tercih ediyorlardı.A títo muži si slobodne volia prísť na našu vedeckú prednášku namiesto sledovania televízie či vzpierania.
Oradakil adamlar televizyon ya da güreş izlemek yerine bizim bilim derslerimize gelmeyi tercih ediyorlardı.En de mannen hier kozen ervoor om naar onze lessen te komen in plaats van televisie te kijken of te sporten.
Oradakil adamlar televizyon ya da güreş izlemek yerine bizim bilim derslerimize gelmeyi tercih ediyorlardı.És az itteni férfiak tévézés és súlyemelés helyett saját maguk döntöttek úgy, hogy az előadásainkra jönnek.
Oradakil adamlar televizyon ya da güreş izlemek yerine bizim bilim derslerimize gelmeyi tercih ediyorlardı.여기있는 남성들은 티비 시청 혹은 운동대신에 과학 강연을 선택한 이들입니다.
Oradakil adamlar televizyon ya da güreş izlemek yerine bizim bilim derslerimize gelmeyi tercih ediyorlardı.TVや重量挙げの代わりです それは動きだと思います
Oradakil adamlar televizyon ya da güreş izlemek yerine bizim bilim derslerimize gelmeyi tercih ediyorlardı.Więźniowie wybierają wykłady zamiast telewizji czy siłowni.
Oradakil adamlar televizyon ya da güreş izlemek yerine bizim bilim derslerimize gelmeyi tercih ediyorlardı.Y los presos prefieren venir a nuestras charlas de ciencia a mirar TV o hacer pesas.
Oradakil adamlar televizyon ya da güreş izlemek yerine bizim bilim derslerimize gelmeyi tercih ediyorlardı.Και αυτοί οι άνδρες επιλέγουν να παραβρεθούν στις ομιλίες μας αντί να βλέπουν τηλεόραση ή να σηκώνουν βάρη.
Oradakil adamlar televizyon ya da güreş izlemek yerine bizim bilim derslerimize gelmeyi tercih ediyorlardı.И люди предпочитали наши научные лекции просмотру телевизора и занятиям тяжелой атлетикой.
Oradakil adamlar televizyon ya da güreş izlemek yerine bizim bilim derslerimize gelmeyi tercih ediyorlardı.И хората тук са избрали да дойдат на нашите научни лекции, вместо да гледат телевизия или да вдигат тежести.
Oradakil adamlar televizyon ya da güreş izlemek yerine bizim bilim derslerimize gelmeyi tercih ediyorlardı.І люди надавали перевагу нашим науковим лекціям перед переглядом телевізора чи заняттями важкою атлетикою.
Oradakil adamlar televizyon ya da güreş izlemek yerine bizim bilim derslerimize gelmeyi tercih ediyorlardı.והאנשים כאן בוחרים להגיע להרצאות המדעיות שלנו במקום לצפות בטלויזיה או להרים משקולות.
Oradakil adamlar televizyon ya da güreş izlemek yerine bizim bilim derslerimize gelmeyi tercih ediyorlardı.و يختار الشخص هنا أن يأتي الى محاضرتنا العلمية عوضا عن مشاهدة التلفاز أو ممارسة رفع الأثقال.
Ormandaki hayvanlar yangından kaçıyorlar. Orman yanarken izlemekten başka bir şey yapmıyorlar.Tutti gli animali fuggono dalla foresta, e rimangono impietriti mentre osservano l'incendio.
Oyunu izlemek için tiyatroya gittim.Ich kam ins Theater, um das Stück zu sehen.
Oyunu izlemek için tiyatroya gittim.Tôi đến rạp hát để xem kịch cơ mà.
Oyunu izlemek için tiyatroya gittim.Πήγα στο θέατρο για να δω το έργο!
Oyunu izlemek için tiyatroya gittim.Отидох на театър, за да видя пиеса.
O zaman izlemek için farklı bir şey aradım.Allora mi sono messo a cercare un'altra trasmissione.
O zaman izlemek için farklı bir şey aradım.Also suchte ich mir eine andere Sendung.
O zaman izlemek için farklı bir şey aradım.Am căutat să vizionez altă emisiune.
O zaman izlemek için farklı bir şey aradım.Dus ik zocht naar een ander programma.
O zaman izlemek için farklı bir şey aradım.Entonces, busque un programa diferente para ver.
O zaman izlemek için farklı bir şey aradım.Így kerestem egy másik műsort.
O zaman izlemek için farklı bir şey aradım.J'ai cherché autre chose à voir.
O zaman izlemek için farklı bir şey aradım.그래서 전 볼 만한 다른 쇼를 찾아 보았습니다.
O zaman izlemek için farklı bir şey aradım.Poszukałem innego programu.
O zaman izlemek için farklı bir şey aradım.Så, jeg kiggede efter et andet program jeg kunne se.
O zaman izlemek için farklı bir şey aradım.Takže jsem se snažil najít jiný pořad.
O zaman izlemek için farklı bir şey aradım.Затова потърсих друго предаване за гледане.
O zaman izlemek için farklı bir şey aradım.И я решил поискать, что ещё можно посмотреть.
O zaman izlemek için farklı bir şey aradım.אז חיפשתי תוכנית אחרת לצפות.
O zaman izlemek için farklı bir şey aradım.مما جعلني أبحث عن برامج أخرى لأشاهدها
O zaman izlemek için farklı bir şey aradım.テレビガイドなどを開いてみたところ、
Özet sert içkiler ve % 13 ile şarap izlemektedir.Estes países incluem, por exemplo, Malta, Portugal, Estónia e Letónia.
Özet sert içkiler ve % 13 ile şarap izlemektedir.Exemple de astfel de ţări sunt Malta, Portugalia, Estonia și Letonia.
Özet sert içkiler ve % 13 ile şarap izlemektedir.Résumé les garçons.
Özet sert içkiler ve % 13 ile şarap izlemektedir.Samenvatting vergelijkbaarheid), het eiland Man en het Verenigd Koninkrijk.
Özet sert içkiler ve % 13 ile şarap izlemektedir.Sammanfattning procent) och vin (13 procent).
Özet sert içkiler ve % 13 ile şarap izlemektedir.Souhrn
Özet sert içkiler ve % 13 ile şarap izlemektedir.Takimi państwami są Malta, Portugalia, Estonia i Łotwa.
Özet sert içkiler ve % 13 ile şarap izlemektedir.Yhteenveto
Özet sert içkiler ve % 13 ile şarap izlemektedir.Zusammenfassung gaben die Mädchen größere Trinkmengen als die Jungen an.
Özet sert içkiler ve % 13 ile şarap izlemektedir.Σύνοψη
"Riziko!" tekrar yayınlanmaya başladığında, programı izlemek için okuldan eve koştuğumu hatırlıyorum.Elke dag rende ik naar huis om de show niet te missen.
"Riziko!" tekrar yayınlanmaya başladığında, programı izlemek için okuldan eve koştuğumu hatırlıyorum."제퍼디" 쇼가 다시 방영되기 시작했습니다. 매일 학교가 끝나면 그 쇼를 보기 위해 집으로 뛰어왔던 것을 기억해요.
"Riziko!" tekrar yayınlanmaya başladığında, programı izlemek için okuldan eve koştuğumu hatırlıyorum.lembro-me de correr da escola para casa todos os dias para ver o programa.
"Riziko!" tekrar yayınlanmaya başladığında, programı izlemek için okuldan eve koştuğumu hatırlıyorum.Tôi nhớ mình đã chạy từ trường về nhà mỗi ngày để được xem nó.
"Riziko!" tekrar yayınlanmaya başladığında, programı izlemek için okuldan eve koştuğumu hatırlıyorum.כש"ג'פרדי" חזרה להיות משודרת, אני זוכר שכל יום רצתי הביתה מביה"ס כדי לראות את התכנית.
"Riziko!" tekrar yayınlanmaya başladığında, programı izlemek için okuldan eve koştuğumu hatırlıyorum.عندما عاد "الخطر" على الهواء، أتذكر أنني كنت أجري إلى المنزل من المدرسة كل يوم لمشاهدة البرنامج.
"Riziko!" tekrar yayınlanmaya başladığında, programı izlemek için okuldan eve koştuğumu hatırlıyorum.番組を見るために 毎日 学校から走って帰りました 賞金を稼ぐようになる前から 大好きだったんですよ
Rumi'nin kitaplarını suya atmak ve harflerin yok oluşunu izlemek olmuştu.루미가 지닌 책들을 물 속에 던져 버리고는 글자가 물에 용해되는 걸 지켜보는 거였죠.
Rumi'nin kitaplarını suya atmak ve harflerin yok oluşunu izlemek olmuştu.Rumis Bücher ins Wasser und sah zu, wie die Buchstaben verschwammen.
Rumi'nin kitaplarını suya atmak ve harflerin yok oluşunu izlemek olmuştu.היה להפוך את ספריו של רומי למים ולהביט באותיות מתמוססות.
Rumi'nin kitaplarını suya atmak ve harflerin yok oluşunu izlemek olmuştu.كان أن رمى بكتب الرومي في الماء وجلس يشاهد الحروف تتلاشى.
Rumi'nin kitaplarını suya atmak ve harflerin yok oluşunu izlemek olmuştu.スーフィー信者は言います "自分を超えられない知識は 無知よりもずっと悪い"
Sadece izlemek için katılanlara izin vermekAutoriser des personnes à rejoindre la partie juste pour regarder
Sadece izlemek için katılanlara izin vermekOm personer som bara tittar på tillåts gå med