Ana içeriğe geç
Sözlük

izlemek ile cümle

izlemek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Etkenlendirme sürecimiz buna benzer filmleri izlemekten keyif almamızdan kaynaklanıyor.우리의 행위자성 프로세스는 우리가 이런 영화들을 즐길 수 있다는 사실에서 기인하죠.
Etkenlendirme sürecimiz buna benzer filmleri izlemekten keyif almamızdan kaynaklanıyor.Naše "hledání činitelů" pramení z toho, že si dokážeme užít filmy jako jsou tyto.
Etkenlendirme sürecimiz buna benzer filmleri izlemekten keyif almamızdan kaynaklanıyor.Náš proces nosičnosti pochádza z faktu, že si užívame filmy ako tieto.
Etkenlendirme sürecimiz buna benzer filmleri izlemekten keyif almamızdan kaynaklanıyor.Nasza agentyfikacja jest następstwem faktu, że możemy dobrze się bawić oglądając tego typu filmy.
Etkenlendirme sürecimiz buna benzer filmleri izlemekten keyif almamızdan kaynaklanıyor.Notre process d'agenticité vient du fait que nous pouvons apprécier des films comme ceux là.
Etkenlendirme sürecimiz buna benzer filmleri izlemekten keyif almamızdan kaynaklanıyor.Nuestro proceso de agenticidad viene del hecho de que podemos disfrutar de estas películas.
Etkenlendirme sürecimiz buna benzer filmleri izlemekten keyif almamızdan kaynaklanıyor.O nosso processo de agenticidade provém do facto de podermos apreciar esses filmes.
Etkenlendirme sürecimiz buna benzer filmleri izlemekten keyif almamızdan kaynaklanıyor.Ons agenticiteitsproces maakt dat we kunnen genieten van films als deze.
Etkenlendirme sürecimiz buna benzer filmleri izlemekten keyif almamızdan kaynaklanıyor.Procesul nostru prin care avem tendința să insuflăm modele vine din faptul că ne pot plăcea filme ca acestea.
Etkenlendirme sürecimiz buna benzer filmleri izlemekten keyif almamızdan kaynaklanıyor.Quá trình tác nhân hóa của chúng ta đến từ việc ta có thể cảm nhận những bộ phim như thế này.
Etkenlendirme sürecimiz buna benzer filmleri izlemekten keyif almamızdan kaynaklanıyor.Toimijahakuisuutemme johtuu siitä, että nautimme tällaisista elokuvista.
Etkenlendirme sürecimiz buna benzer filmleri izlemekten keyif almamızdan kaynaklanıyor.Unser Akteurhaftigkeits-Prozess kommt daher, dass wir Filme wie diese hier genießen können.
Etkenlendirme sürecimiz buna benzer filmleri izlemekten keyif almamızdan kaynaklanıyor.Vår agentivitet process kommer av det faktum att vi kan njuta av filmer som de här.
Etkenlendirme sürecimiz buna benzer filmleri izlemekten keyif almamızdan kaynaklanıyor.Vores 'agenticitet' process stammer fra det faktum at vi kan nyde film som denne.
Etkenlendirme sürecimiz buna benzer filmleri izlemekten keyif almamızdan kaynaklanıyor.Процесът ни за уточняване на средствата произлиза от факта, че можем да се наслаждаваме на филми като тези.
Etkenlendirme sürecimiz buna benzer filmleri izlemekten keyif almamızdan kaynaklanıyor.תהליך הסוכניות שלנו נובע מהעובדה שאנחנו יכולים להנות מסרטים כמו אלה.
Etkenlendirme sürecimiz buna benzer filmleri izlemekten keyif almamızdan kaynaklanıyor.عملية التوكل لدينا تأتي من واقع اننا نستمتع بافلام كهذه
Etkenlendirme sürecimiz buna benzer filmleri izlemekten keyif almamızdan kaynaklanıyor.こんな映画が面白いのです 要するに 状況が想像ができるので
Etrafta durup sanatı ve sanata bakan insanları izlemek zorundaydıkBạn phải đứng và nhìn vào nghệ thuật đến bạn bè, và nhìn vào nghệ thuật.
Etrafta durup sanatı ve sanata bakan insanları izlemek zorundaydık서서 돌아다니며 그림을 보는 사람들을 보고, 예술작품을 보았죠.
Etrafta durup sanatı ve sanata bakan insanları izlemek zorundaydıkPotevi stare in giro e guardare la gente che guarda arte e guardare arte.
Etrafta durup sanatı ve sanata bakan insanları izlemek zorundaydıkTenias que estar parado y mirar a la gente mirando arte y mirar arte.
Etrafta durup sanatı ve sanata bakan insanları izlemek zorundaydıkTinhas de estar parado e olhar para as pessoas a olharem para a arte e olhar para a arte.
Etrafta durup sanatı ve sanata bakan insanları izlemek zorundaydıkTu pouvais te déplacer et regarder les gens qui regardaient les oeuvres, et regarder les oeuvres.
Etrafta durup sanatı ve sanata bakan insanları izlemek zorundaydıkНадо было стоять и смотреть на людей, которые разглядывали творения искусства, и самому любоваться искусством.
Etrafta durup sanatı ve sanata bakan insanları izlemek zorundaydıkאתה צריך לעמוד ולהסתכל על האנשים שמסתכלים על האמנות, ולהתבונן באמנות.
Güzel bir sandviç yemek veya güzel bir film izlemek gibi.Jako když jíte dobrý sandwich, nebo se díváte na dobrý film.
Güzel bir sandviç yemek veya güzel bir film izlemek gibi.Na przykład takie jak te, gdy jesz dobrą kanapkę albo oglądasz dobry film.
Güzel bir sandviç yemek veya güzel bir film izlemek gibi.Wenn man zum Beispiel ein gutes Sandwich isst oder einen guten Film schaut.
Güzel bir sandviç yemek veya güzel bir film izlemek gibi.Όπως όταν τρως ένα σάντουιτς ή παρακολουθείς μια ταινία.
Güzel bir sandviç yemek veya güzel bir film izlemek gibi.Таким как, когда ешь хороший сандвич или смотришь хороший фильм.
Ha Ni'yi tenis oynarken izlemek için mi geldiniz?Apakah anda datang untuk menonton Ha Ni bermain tenis?
Ha Ni'yi tenis oynarken izlemek için mi geldiniz?At venit sa o vedeti pe Ha Ni jucand tenis?
Ha Ni'yi tenis oynarken izlemek için mi geldiniz?Ben je gekomen om Ha Ni te zien tennissen?
Ha Ni'yi tenis oynarken izlemek için mi geldiniz?Cô đến xem Ha Ni chơi Tennis?
Ha Ni'yi tenis oynarken izlemek için mi geldiniz?E' venuta per vedere Ha Ni giocare a tennis?
Ha Ni'yi tenis oynarken izlemek için mi geldiniz?Kom du för att titta på när Ha Ni spelar tennis?
Ha Ni'yi tenis oynarken izlemek için mi geldiniz?Prišli ste sa pozrieť na Ha Ni, ako hrá tenis?
Ha Ni'yi tenis oynarken izlemek için mi geldiniz?Przyszła pani zobaczyć jak Oh Ha Ni gra w tenisa?
Ha Ni'yi tenis oynarken izlemek için mi geldiniz?Sind Sie gekommen um Ha Ni beim Tennis spielen zu sehen?
Ha Ni'yi tenis oynarken izlemek için mi geldiniz?Ήρθατε να δείτε τη Χα Νι να παίζει;
Ha Ni'yi tenis oynarken izlemek için mi geldiniz?Вы пришли посмотреть, как Ха Ни играет?
Ha Ni'yi tenis oynarken izlemek için mi geldiniz?Да гледате Ха Ни ли дойдохте?
Ha Ni'yi tenis oynarken izlemek için mi geldiniz??באת לראות את הו האני משחקת טניס
Ha Ni'yi tenis oynarken izlemek için mi geldiniz?هل اتيت لتشاهدي هاني تلعب التنس؟
Ha Ni'yi tenis oynarken izlemek için mi geldiniz?ウィンブルドンの競技を見たら
Hatırlarsanız, Cindy Gallop da erkekler sevişmek ve porno izlemek arasındaki farkı bilmiyor demişti.Ako si pamätáte, Cindy Gallop povedala, muži nepoznajú rozdiel medzi milovaním a pozeraním porna.
Hatırlarsanız, Cindy Gallop da erkekler sevişmek ve porno izlemek arasındaki farkı bilmiyor demişti.Como recordarán, Cindy Gallop dijo que los hombres no conocen la diferencia entre hacer el amor y hacer porno.
Hatırlarsanız, Cindy Gallop da erkekler sevişmek ve porno izlemek arasındaki farkı bilmiyor demişti.Jak si jistě pamatujete, Cindy Gallop nám řekla, že muži neznají rozdíl mezi milováním a děláním porna.
Hatırlarsanız, Cindy Gallop da erkekler sevişmek ve porno izlemek arasındaki farkı bilmiyor demişti.기억하시듯, 신디 갤롭은 남자들이 섹스하는 것과 포르노를 보는 것의 차이를 모른다고 했습니다.
Hatırlarsanız, Cindy Gallop da erkekler sevişmek ve porno izlemek arasındaki farkı bilmiyor demişti.Som i husker Cindy Gallop sagde: mænd kender ikke forskel på at elske og at lave porno.
Hatırlarsanız, Cindy Gallop da erkekler sevişmek ve porno izlemek arasındaki farkı bilmiyor demişti.Όπως θα θυμάστε, η Σίντι Γκάλοπ είπε πως οι άνδρες δεν ξέρουν τη διαφορά μεταξύ του έρωτα και των πορνό.
Hatırlarsanız, Cindy Gallop da erkekler sevişmek ve porno izlemek arasındaki farkı bilmiyor demişti.Ако си спомняте, Синди Галъп каза, че мъжете не знаят разликата между правенето на любов и правенето на порно.
Hatırlarsanız, Cindy Gallop da erkekler sevişmek ve porno izlemek arasındaki farkı bilmiyor demişti.כמו שאתם זוכרים, סינדי גאלופ אמרה שגברים לא יודעים את ההבדל בין לעשות אהבה ללעשות פורנו.
Hatırlarsanız, Cindy Gallop da erkekler sevişmek ve porno izlemek arasındaki farkı bilmiyor demişti.كما تتذكرون، سيندي غالوب قالت الرجال لا يعرفون الفرق بين ممارسة الحب والفعل الإباحي.
Hatırlarsanız, Cindy Gallop da erkekler sevişmek ve porno izlemek arasındaki farkı bilmiyor demişti.ポルノをすることの違いを理解していないと シンディ・ギャロップは言いました 平均的な男子は週に50個もエロ動画を観ます
Hepinizin gördüğü üzere, bu cihaz oyun oynamak, satın almak ya da satmak ve video izlemek için.여러분은 물건을 사고 팔거나, 게임을 하거나 비디오를 보는 목적으로 휴대폰을 주로 사용합니다.
Hepinizin gördüğü üzere, bu cihaz oyun oynamak, satın almak ya da satmak ve video izlemek için.Legtöbbünknek ez egy eszköz, amivel vásárolunk, eladunk, játszunk, videókat nézegetünk rajta.
Hepinizin gördüğü üzere, bu cihaz oyun oynamak, satın almak ya da satmak ve video izlemek için.Para a maioria de vocês, isto é um dispositivo para comprar, vender, jogar e ver vídeos.
Hepinizin gördüğü üzere, bu cihaz oyun oynamak, satın almak ya da satmak ve video izlemek için.Para mucha gente este es un dispositivo para comprar, vender, jugar, ver videos.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod