Benim programdaki rolüm, izlememiş olanlarınız için söylüyorum-- epey basit.프로그램을 안보신 분들을 위해 말씀드리면, 제 역할은 간단합니다.
Benim programdaki rolüm, izlememiş olanlarınız için söylüyorum-- epey basit.Meine Rolle in der Show, für diejenigen unter Ihnen, die sie noch nicht gesehen haben - sie ist recht banal.
Benim programdaki rolüm, izlememiş olanlarınız için söylüyorum-- epey basit.Mijn rol in de show, voor zij die het nog niet gezien hebben, is heel simpel.
Benim programdaki rolüm, izlememiş olanlarınız için söylüyorum-- epey basit.Min roll i programmet, för er som inte har sett det, är mycket enkelt.
Benim programdaki rolüm, izlememiş olanlarınız için söylüyorum-- epey basit.Moja rola w programie jest bardzo prosta.
Benim programdaki rolüm, izlememiş olanlarınız için söylüyorum-- epey basit.Mon rôle dans l'émission, pour ceux qui ne l'ont pas vue... c'est assez simple.
Benim programdaki rolüm, izlememiş olanlarınız için söylüyorum-- epey basit.Rolul meu în emisiune, pentru aceia dintre dvs care n-au văzut-o -- este destul de simplu.
Benim programdaki rolüm, izlememiş olanlarınız için söylüyorum-- epey basit.Ο ρόλος μου στην εκπομπή, για όσους δεν την έχετε δει -- είναι πολύ απλός.
Benim programdaki rolüm, izlememiş olanlarınız için söylüyorum-- epey basit.Моя роль в нашем шоу, для тех, кто его еще не видел, достаточно проста.
Benim programdaki rolüm, izlememiş olanlarınız için söylüyorum-- epey basit.Ролята ми в шоуто - за онези, които не са го гледали - е доста проста.
Benim programdaki rolüm, izlememiş olanlarınız için söylüyorum-- epey basit.התפקיד שלי בתוכנית - למי מכם שלא ראה אותה - הוא די פשוט.
Benim programdaki rolüm, izlememiş olanlarınız için söylüyorum-- epey basit.ودوري في العرض لأولئك منكم الذين لم يطلعوا عليه- إنها بسيطة نوعا ما.
Benim sayfam ornegin, bir kac gonullunun izleme listesinde, cunku bazen kotuye kullanilabiliyor.A minha página está na lista de bastantes voluntários, porque às vezes é vandalizada.
Benim sayfam ornegin, bir kac gonullunun izleme listesinde, cunku bazen kotuye kullanilabiliyor.Aşadar pagina mea este în listele de urmărit a destul de mulţi voluntari, pentru că este uneori vandalizată.
Benim sayfam ornegin, bir kac gonullunun izleme listesinde, cunku bazen kotuye kullanilabiliyor.Az én oldalam is fenn van pár önkéntesnek a figyelőlistáján, mert időnként megrongálják.
Benim sayfam ornegin, bir kac gonullunun izleme listesinde, cunku bazen kotuye kullanilabiliyor.그래서 제 페이지는 꽤 많은 사람들의 목록에 올라가 있죠. 왜냐면 제 페이지가 가끔 싹 다 지워지거나 틀리게 바뀌거든요.
Benim sayfam ornegin, bir kac gonullunun izleme listesinde, cunku bazen kotuye kullanilabiliyor.La mia pagina è sulla lista di qualche volontario, perché è soggetta a vandalismi di tanto in tanto.
Benim sayfam ornegin, bir kac gonullunun izleme listesinde, cunku bazen kotuye kullanilabiliyor.Ma page est donc sur la liste de suivi de quelques volontaires, parce qu'elle est parfois vandalisée.
Benim sayfam ornegin, bir kac gonullunun izleme listesinde, cunku bazen kotuye kullanilabiliyor.Meine Seite steht auf einigen Bobachtungslisten Freiwilliger, weil sie hin und wieder vandalisiert wird.
Benim sayfam ornegin, bir kac gonullunun izleme listesinde, cunku bazen kotuye kullanilabiliyor.Min sida finns på en massa frivilligas övervakningslista eftersom den ibland vandaliseras.
Benim sayfam ornegin, bir kac gonullunun izleme listesinde, cunku bazen kotuye kullanilabiliyor.Mi página está en las listas de bastantes voluntarios, porque a veces es objeto de vandalismo.
Benim sayfam ornegin, bir kac gonullunun izleme listesinde, cunku bazen kotuye kullanilabiliyor.Moja strona jest na listach monitorowania sporej liczby użytkowników, ponieważ czasem pada ofiarą wandalizmu.
Benim sayfam ornegin, bir kac gonullunun izleme listesinde, cunku bazen kotuye kullanilabiliyor.Takže na moji stránku dává pozor pár dobrovolníků, kteří ji mají na seznamu, protože ji někdy lidi zpustoší.
Benim sayfam ornegin, bir kac gonullunun izleme listesinde, cunku bazen kotuye kullanilabiliyor.Ví dụ trang của tôi nằm trong danh sách giám sát của một số tình nguyện viên, vì nó thỉnh thoảng bị phá hoại.
Benim sayfam ornegin, bir kac gonullunun izleme listesinde, cunku bazen kotuye kullanilabiliyor.Η σελίδα μου είναι στις λίστες παρακολούθησης κάμποσων εθελοντών, επειδή κάποιες φορές βανδαλίζεται.
Benim sayfam ornegin, bir kac gonullunun izleme listesinde, cunku bazen kotuye kullanilabiliyor.Моя сторінка є у списку споспережень тільки декількох волонтерів, тому, що її деколи зламують.
Benim sayfam ornegin, bir kac gonullunun izleme listesinde, cunku bazen kotuye kullanilabiliyor.Моята страница е на доста списъци за наблюдение на доброволци, понеже понякога е обезобразена.
Benim sayfam ornegin, bir kac gonullunun izleme listesinde, cunku bazen kotuye kullanilabiliyor.Например, моя страница находится в списках у довольно многих добровольцев, потому что ее иногда портят.
Benim sayfam ornegin, bir kac gonullunun izleme listesinde, cunku bazen kotuye kullanilabiliyor.אז הדף שלי נמצא על די הרבה רשימות של מתנדבים, מפני שהרבה פעמים הוא מושחת.
Benim sayfam ornegin, bir kac gonullunun izleme listesinde, cunku bazen kotuye kullanilabiliyor.إذاً فصفحتي على قوائم القليل من المتطوعين للمراقبة، لأنها بعض الأحيان تتعرض للتخريب.
Benim sayfam ornegin, bir kac gonullunun izleme listesinde, cunku bazen kotuye kullanilabiliyor.監視リストに載っています
Ben, John, arabacı gönderdi izlemek, merdivenlerden yukarı koştu, benim yürüyüş-kıyafet içine aldım나는, 존, 마부를 보내 당신을보고, 계단을 달려 나왔다, 나의 산책 - 옷에 합격
Ben, John, arabacı gönderdi izlemek, merdivenlerden yukarı koştu, benim yürüyüş-kıyafet içine aldımשלחתי ג'ון, הרכב, כדי לראות אותך, רץ במעלה המדרגות, נכנס שלי הליכה בגדים,
Ben, John, arabacı gönderdi izlemek, merdivenlerden yukarı koştu, benim yürüyüş-kıyafet içine aldımبعثت جون ، حوذي ، لمشاهدة لك ، ركض على السلالم ، وصلت الى الملابس المشي بلدي ،
Ben, John, arabacı gönderdi izlemek, merdivenlerden yukarı koştu, benim yürüyüş-kıyafet içine aldım私はそれらを呼び出すようにし、出発と同じように降りてきた。
Ben, o konuşma yaparken onu yukarıdaki balkonlardan izleme şansına sahip oldum.저는 그의 강의에 참석하는 행운도 누렸습니다. 2층 발코니석에서 말이죠.
Ben, o konuşma yaparken onu yukarıdaki balkonlardan izleme şansına sahip oldum.Am avut de asemenea norocul să fiu în prelegerile acelea sus la balcon.
Ben, o konuşma yaparken onu yukarıdaki balkonlardan izleme şansına sahip oldum.Ho anche avuto l'enorme fortuna di assistere a quelle letture, in balconata.
Ben, o konuşma yaparken onu yukarıdaki balkonlardan izleme şansına sahip oldum.Ich hatte auch das große Glück, bei diesen Vorlesungen oben im Balkon dabei zu sein.
Ben, o konuşma yaparken onu yukarıdaki balkonlardan izleme şansına sahip oldum.Ik kon hem bij zijn lezingen volgen van op het balkon.
Ben, o konuşma yaparken onu yukarıdaki balkonlardan izleme şansına sahip oldum.Jag hade också förmånen att vara med på sådana föreläsningar, uppe på läktaren.
Ben, o konuşma yaparken onu yukarıdaki balkonlardan izleme şansına sahip oldum.J'ai aussi eu la chance de participer à ces conférences, là-haut au balcon.
Ben, o konuşma yaparken onu yukarıdaki balkonlardan izleme şansına sahip oldum.Miałem też przyjemność słuchać jego wykładów na balkonie.
Ben, o konuşma yaparken onu yukarıdaki balkonlardan izleme şansına sahip oldum.Saya juga beruntung dapat berada dalam kuliahnya di atas balkon.
Ben, o konuşma yaparken onu yukarıdaki balkonlardan izleme şansına sahip oldum.Tive também a felicidade de estar naquelas palestras, lá em cima no balcão.
Ben, o konuşma yaparken onu yukarıdaki balkonlardan izleme şansına sahip oldum.Ustedes lo vieron actuar. También tuve la fortuna de estar en esas charlas, allá arriba en el palco.
Ben, o konuşma yaparken onu yukarıdaki balkonlardan izleme şansına sahip oldum.Volt szerencsém látni előadásokat, fentről, az erkélyről.
Ben, o konuşma yaparken onu yukarıdaki balkonlardan izleme şansına sahip oldum.Είχα επίσης την τύχη να είμαι παρών σε εκείνες τις ομιλίες, πάνω, στον εξώστη.
Ben, o konuşma yaparken onu yukarıdaki balkonlardan izleme şansına sahip oldum.Аз също имах удоволствието да присъствам на тези лекции, на един от горните балкони.
Ben, o konuşma yaparken onu yukarıdaki balkonlardan izleme şansına sahip oldum.Мені також пощастило бути присутнім на тих лекціях, на верхніх балконах
Ben, o konuşma yaparken onu yukarıdaki balkonlardan izleme şansına sahip oldum.Мне также посчастливилось присутствовать на его лекциях, сидя на балконе.
Ben, o konuşma yaparken onu yukarıdaki balkonlardan izleme şansına sahip oldum.גם לי היה המזל הרב להיות בהרצאות אלו, למעלה במרפסת.
Ben, o konuşma yaparken onu yukarıdaki balkonlardan izleme şansına sahip oldum.كان لدي الشرف ان اشاهده يقوم بذلك على الشرفة
Ben, o konuşma yaparken onu yukarıdaki balkonlardan izleme şansına sahip oldum.出席することができました すばらしい授業でした
"Ben sizin için görünür olacak, bana izlemek için.""Bạn đang nhìn tôi, vì tôi sẽ được hiển thị cho bạn."
"Ben sizin için görünür olacak, bana izlemek için.""Du bist mir zu sehen, denn ich werde für Sie sichtbar."
"Ben sizin için görünür olacak, bana izlemek için.""Du skal se mig, for jeg vil være synlige for dig."
"Ben sizin için görünür olacak, bana izlemek için.""Du ska titta på mig, för jag kommer att vara synlig för dig."
"Ben sizin için görünür olacak, bana izlemek için.""Está a assistir-me, pois será visível para você."
"Ben sizin için görünür olacak, bana izlemek için.""Je bent voor mij te kijken, want ik zal voor u zichtbaar."