Ana içeriğe geç
Sözlük

izleme ile cümle

izleme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Akşam yemeğinden sonra yapabileceğim tek şey televizyon izlemektir.La seule chose que je peux faire, après dîner, c'est regarder la télévision.
Korku filmi izlemek yok, tamam mı?Tu ne regarderas pas le film d'horreur, est-ce clair ?
Bu akşam bir film izlemeye gitmek ister misiniz?Voudriez-vous aller voir un film, ce soir ?
Bu akşam bir film izlemeye gitmek ister misin?Voudrais-tu aller voir un film, ce soir ?
1954'te FBI de eşcinsel örgütlere sızmaya ve bunları izlemeye başladı.En 1954, le FBI commence aussi à infiltrer et à surveiller les organisations homosexuelles,,.
29 Mart 1988'de WrestleMania 3'te tam 93.173 kişi bu maçı izlemeye gelmiştir.Le 29 mars 1987, WrestleMania III fut assisté par 93 173 spectateurs.
Suriyeli ve Lübnanlı temsilciler ortak bir strateji izleme kararı verdiler.Syriens et Libanais s'accordèrent sur une position et une stratégie communes.
Biz onların da bu konseri izlemesinin bir hak olduğunu düşünüyoruz.C'est aussi pour lui rendre hommage qu'ils ont organisé ce concert.
İlerleyen bölümlerde Simon'u izlemekten sorumludur.Pour les articles homonymes, voir Simon.
Y1 ve Y2 bağlantı noktaları arasında (geri bildirim döngüsü) bir başka izleme devresi vardır.Un autre circuit de surveillance se trouve entre les bornes Y1 et Y2 (boucle de rétroaction).
Bu ikisini 20 şampiyonlukla Beşiktaş izlemektedir.Il en affiche deux pour symboliser vingt championnats.
Pierre Moskova'yı terk ederek Borodino Savaşı'nı izlemek için savaşa giden orduya yollanır.Pierre décide de se rendre à Borodino, pour « voir la guerre ».
Sadece, loncanın ustalarını yani Gumilyov ve Gorodetsky'i izlemesi yetecektir.Pour les articles homonymes, voir Gorski et Gorsky.
Aslında 7. Takım ile beraber filmi sinemadan izlemektedir.Pour le septième art, voir Cinéma.
Güneş'i izlemek için kullanılan ışık azaltıcı filtreler bu nedenle tasarlanır.Les filtres utilisés pour observer le Soleil doivent être spécialement fabriqués pour cet usage.
Japon Dışişleri Bakanlığı Japon Vakfı ile birlikte çalışmalar yaparak ülke tanıtımında etkin rol izlemektedir.Les deux parviennent à intéresser à leur projet le Ministère des Affaires étrangères du Japon.
5. Ordu'nun piyade tümenlerine de onları izlemek ve harekâta katılma emri verildi.Les divisions de fusiliers de la 5e Armée reçoivent l'ordre de suivre et de leur coller au train.
1999 yılında yapılan Souled Out 10,833 izleyici izlemeye gelmiştir.Les rencontres de Super League en 2008 ont été suivies par 10 338 spectateurs de moyenne par rencontre.
Bu sahneleri izlemek özellikle çocuklar için eğlenceli.Pour les articles homonymes, voir Divertimento.
Sonra da Sünni politikalar izlemeye başladı.Ailleurs, elle a pu avoir eu lieu avant la mise en œuvre des politiques de contrôle des naissances.
Oyuncu Yuri'nin cesedi ile beraber bir hafta sonu aynı sınıfta kalır ve çürümesini izlemek zorundadır.Il restera donc deux jours en salle de classe, près du cadavre de Yuri qui se décomposera au fil des jours.
Fakat ben televizyon izlemezdim."Je ne connaissais rien au cinéma et à la télévision ».
İki görevli kalkıştan önce Layka'yı izlemeleri için görevlendirildi.Deux assistants furent affectés à sa surveillance avant le lancement.
Filmi, 1983 yılından sonra izlemek yasaklanmıştır.Le film, terminé en 1983, est interdit de visa pendant deux ans.
İnsan Hakları İzleme Örgütü ve Uluslararası Af Örgütü cinayetle ilgili tarafsız bir soruşturma istemişlerdir.Les ONG Human Rights Watch et Amnesty International ont demandé une enquête impartiale.
Film izlemekten asla sıkılmaz ya da yorulmaz.Ou encore, l'œil du film ne se confond, ni ne représente jamais celui du public ou des artistes.
5 bin kişi izlemeye geliyor.5 000 spectateurs sont présents à l’arrivée.
Her gün gelen izleyiciler en iyi izleme yerlerini öğrenirler.Sept accompagnateurs vérifiaient chaque jour que tout allait bien,.
Evlerinin yakınına bir buz pisti yapılınca o ve annesi patencileri izlemeye gitti.Puis, après quelques démarches et quelques visites, il se rendit à la maison de ses parents.
Nickelodeon HD izlemek için Digiturk HD veya Digiturk Plus üyesi olmak gerekir.Un téléviseur ou moniteur compatible HDCP est nécessaire.
Ödünç vereceği kitaplar içinde bir izleme defteri hazırlayarak yollara düşer.Il trouve un livre de sorcellerie qu'il décide d'emprunter.
Erişim tarihi: 17 Eylül 2013. ^ ""Mi Minör oyununu sakın izlemeyin!(TV France) 2013 : Touche pas à mon poste !
Onu izlemek hoşuma gidiyordu.Je voudrais que vous vous amusez à la regarder.
Bu özellikle log (sistem tarafından tutulan günlük dosyaları) dosyalarını izlemek için çok faydalıdır.C'est particulièrement utile pour surveiller des fichiers journaux.
OpenNMS ücretsiz ve açık kaynaklı bir kurumsal seviye ağ izleme ve ağ yönetimi platformudur.OpenNMS (en) est une plate-forme libre et open-source de surveillance du réseau et de la gestion du réseau.
At yarışlarını izlemeye giden Niyazi tüm atları yine bilir.Pour les articles homonymes, voir course de chevaux.
Bu dalgaboyunu Dünya'dan izlemek imkânsızdır.Il n'est possible de l'attaquer que par la terre.
TV izlemem.Yo no veo la televisión.
Çocuklar TV izlemeyi sever.A los niños les gusta ver la televisión.
Ben televizyon izlemem.No estoy viendo la televisión.
TV izlemek istiyorum.Quiero ver la televisión.
Yürüyüşe gitmeyi film izlemeye tercih ederim.Prefiero salir a andar que ver la película.
Hobilerim balık tutmak ve televizyon izlemektir.Mis hobbies son pescar y ver la televisión.
Annem TV izlemeyi sevmiyor.A mi madre no le gusta ver la TV.
Bütün gün televizyon izlemekten başka bir şey yapmaz.No hace nada más que ver todo el día la televisión.
Tom bütün gün TV izlemekten başka hiçbir şey yapmaz.Tom no hace nada más que ver la televisión durante todo el día.
İngilizce dersimizi izlemek ister misin?¿Quieres ver nuestra lección de inglés?
Dün bir arkadaşımla bir film izlemeye gittik.Ayer fuimos a ver una película con un amigo mío.
Tom daha gençken çok televizyon izlemedi.Cuando era más joven, Tom no veía mucho la televisión.
Tom bütün gün televizyon izlemekten başka bir şey yapmadı.Tom se pasó el día viendo la televisión.
Televizyon izlemeyi severim.Me gusta ver la televisión.
TV izlemeyi seviyor.Le gusta ver la televisión.
O, hiç televizyon izlemez.Él no ve nada de televisión.
O, televizyonda beyzbol oyunları izlemeyi seviyor.A él le gusta ver partidos de béisbol en la televisión.
Bu gece canım televizyon izlemek istemiyor.Esta noche no tengo ganas de ver la televisión.
O, TV izlemeyi sever.Le gusta ver la televisión.
Annem benim TV izlememden hoşlanmaz.A mi madre no le gusta que vea la tele.
Dün TV izlemek için zamanım yoktu.Ayer no tuve tiempo de ver la televisión.
Büyük annem TV izlemeyi sever.A mi abuela le gusta ver la televisión.
O kadar meşgulüm ki televizyon izlemem.Estoy tan ocupado que no veo la televisión.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod