Ancak, Güney Afrika bu yolu izlemedi.В същност Южна Африка не тръгна по този път.
Ancak, Güney Afrika bu yolu izlemedi.Однако, Южная Африка не пошла по этому пути.
Ancak, Güney Afrika bu yolu izlemedi.בפועל, דרום אפריקה לא התדרדרה בדרך זו.
Ancak, Güney Afrika bu yolu izlemedi.في الواقع، جنوب أفريقيا لم تمضي في ذلك الطريق.
Ancak, Güney Afrika bu yolu izlemedi.デズモンド・ツツのような人たちが
Ancak o sunumu kimsenin izlemeyecek olması onu depresyona soktu.Ale vědomí, že se na ni nikdo nikdy nepodívá, ho srazilo do deprese.
Ancak SSL'nin nasıl çalıştığına dair ayrıntılı bilgiler için izlemeye devam edin.Im Rest dieses Videos werde ich die Funktionsweise von SSL näher erläutern.
Ancak SSL'nin nasıl çalıştığına dair ayrıntılı bilgiler için izlemeye devam edin.더 자세히 알아보시기 바랍니다.
Ancak SSL'nin nasıl çalıştığına dair ayrıntılı bilgiler için izlemeye devam edin.على التنبه إلى تفاصيل إضافية عن كيفية عمل SSL.
Ancak SSL'nin nasıl çalıştığına dair ayrıntılı bilgiler için izlemeye devam edin.安全な接続を確立するため ブラウザなどのクライアントと
Andre, birçok şeyi izleme fırsatımız var, Öğreneceğimiz çok şey var.André, approfitta per osservare, c'è molto da imparare qui.
Andre, birçok şeyi izleme fırsatımız var, Öğreneceğimiz çok şey var.André, das ist eine gute Gelegenheit für dich.
Andre, birçok şeyi izleme fırsatımız var, Öğreneceğimiz çok şey var.André, foloseste oportunitatea pentru a observa, sunt multe de invatat aici.
Andre, birçok şeyi izleme fırsatımız var, Öğreneceğimiz çok şey var.André, használd ki a lehetőséget, figyelj. Sok tanulnivaló akad erre.
Andre, birçok şeyi izleme fırsatımız var, Öğreneceğimiz çok şey var.André. Hãy nhân dịp này quan sát.
Andre, birçok şeyi izleme fırsatımız var, Öğreneceğimiz çok şey var.André, profites-en pour observer.
Andre, birçok şeyi izleme fırsatımız var, Öğreneceğimiz çok şey var.André, skorzystaj z okazji, i oglądaj, możesz się tu wiele nauczyć.
Andre, birçok şeyi izleme fırsatımız var, Öğreneceğimiz çok şey var.André, využij příležitost a pozoruj to tady, Můžeš se tu hodně naučit.
Andre, birçok şeyi izleme fırsatımız var, Öğreneceğimiz çok şey var.Andre, εκμεταλλεύσου την ευκαιρία να δεις, υπάρχουν πολλά να μάθεις εδώ.
Andre, birçok şeyi izleme fırsatımız var, Öğreneceğimiz çok şey var.Андре, пользуйся возможностью наблюдать, здесь можно многому научиться.
Anlamadıysanız kuvvet kazancı videosunu izlemenizi tavsiye ederim.Koukněte na videa o mechanických výhodách, pokud si nejste jistí.
Anlamadıysanız kuvvet kazancı videosunu izlemenizi tavsiye ederim.אם זה מבלבל אותכם, כדאי שתצפו בסירטונים העוסקים ביתרון מכני.
Anlaşılan bazılarınız filmi izlemiş.Alguns de vocês viram-no.
Anlaşılan bazılarınız filmi izlemiş.오, 여러분들 중에도 그 영화를 보신 분들 계신가보네요.
Anlaşılan bazılarınız filmi izlemiş.Někteří z vás ho znáte, jak vidím.
Anlaşılan bazılarınız filmi izlemiş.Niektorí z vás ho určite videli.
Anlaşılan bazılarınız filmi izlemiş.Ồ, có vẻ là một số bạn đã từng xem bộ phim đó rồi.
Anlaşılan bazılarınız filmi izlemiş.¡Oh!, algunos de ustedes la han visto.
Anlaşılan bazılarınız filmi izlemiş.Oh, beberapa di antara anda mungkin pernah menontonnya.
Anlaşılan bazılarınız filmi izlemiş.Oh, certains d'entre vous l'ont vu.
Anlaşılan bazılarınız filmi izlemiş.Oh, einige haben den Film gesehen.
Anlaşılan bazılarınız filmi izlemiş.Óh, néhányan Önök közül is látták.
Anlaşılan bazılarınız filmi izlemiş.O, unii dintre voi l-aţi văzut.
Anlaşılan bazılarınız filmi izlemiş.O, widzę że niektórzy z was go widzieli.
Anlaşılan bazılarınız filmi izlemiş.Qualcuno di voi l'ha visto.
Anlaşılan bazılarınız filmi izlemiş.Sommigen van jullie hebben hem gezien.
Anlaşılan bazılarınız filmi izlemiş.Μερικοί την έχετε δει.
Anlaşılan bazılarınız filmi izlemiş.Некоторые из вас видели его.
Anlaşılan bazılarınız filmi izlemiş.О, някои от вас са го видяли.
Anlaşılan bazılarınız filmi izlemiş.אוה, חלקכם ראה אותו.
Anlaşılan bazılarınız filmi izlemiş.أوه، البعض منكم قد شاهده.
Anlaşılan bazılarınız filmi izlemiş.現在 リメイク中で
Anlaşıldı ki Len Long Island'da büyümüştü ve futbol oynamış ve futbol izlemiş, ve birç oynamıştı.A aflat că Len a crescut în Long Island şi a jucat fotbal şi s-a uitat la fotbal, şi a jucat bridge.
Anlaşıldı ki Len Long Island'da büyümüştü ve futbol oynamış ve futbol izlemiş, ve birç oynamıştı.Het bleek dat Len opgegroeide in Long Island waar hij voetbalde en voetbal keek, en waar hij bridgede.
Anlaşıldı ki Len Long Island'da büyümüştü ve futbol oynamış ve futbol izlemiş, ve birç oynamıştı.Hóa ra là...Len lớn lên tại Long Island ông ấy chơi bóng đá và xem bóng đá, và chơi bài bridge...
Anlaşıldı ki Len Long Island'da büyümüştü ve futbol oynamış ve futbol izlemiş, ve birç oynamıştı.Izakazao se je -- Len je odraščal v Long Isladnu in je igral nogomet in gledal nogomet in igral bridž --
Anlaşıldı ki Len Long Island'da büyümüştü ve futbol oynamış ve futbol izlemiş, ve birç oynamıştı.밝혀진 것은 렌이 롱 아일랜드에서 자랐으며 그는 축구하고, 축구 경기를 보고, 브리지 게임을 즐겼다는 것입니다.
Anlaşıldı ki Len Long Island'da büyümüştü ve futbol oynamış ve futbol izlemiş, ve birç oynamıştı.Len Long Island-on nőtt fel, és focizott, focit nézett, meg bridgezett.
Anlaşıldı ki Len Long Island'da büyümüştü ve futbol oynamış ve futbol izlemiş, ve birç oynamıştı.Okazało się, że Len dorastał na Long Island, grał w piłkę, oglądał mecze, grał w brydża.
Anlaşıldı ki Len Long Island'da büyümüştü ve futbol oynamış ve futbol izlemiş, ve birç oynamıştı.Resultó que Len creció en Long Island y jugó fútbol americano y miró fútbol americano y jugó bridge.
Anlaşıldı ki Len Long Island'da büyümüştü ve futbol oynamış ve futbol izlemiş, ve birç oynamıştı.Ternyata ... Len tumbuh besar di Long Island, bermain dan menonton sepak bola, dan bermain bridge ...
Anlaşıldı ki Len Long Island'da büyümüştü ve futbol oynamış ve futbol izlemiş, ve birç oynamıştı.Ukázalo se -- Len vyrůstal na Long Islandu a hrál fotbal a díval se na fotbal a hrál bridž --
Anlaşıldı ki Len Long Island'da büyümüştü ve futbol oynamış ve futbol izlemiş, ve birç oynamıştı.Venne fuori che Len era cresciuto a Long Island e aveva giocato e guardato il football e che giocava a bridge.
Anlaşıldı ki Len Long Island'da büyümüştü ve futbol oynamış ve futbol izlemiş, ve birç oynamıştı.Оказа се, че... Лен е израснал в Лонг Айлънд, играел футбол, гледал футбол и играел бридж...
Anlaşıldı ki Len Long Island'da büyümüştü ve futbol oynamış ve futbol izlemiş, ve birç oynamıştı.התברר שלן גדל בלונג איילנד הוא שיחק פוטבול, צפה בפוטבול ושיחק ברידג'.
Anlaşıldı ki Len Long Island'da büyümüştü ve futbol oynamış ve futbol izlemiş, ve birç oynamıştı.تبيّن ان لين نشأ فى جزيرة لونج بنيو يورك لعب وشاهد كرة القدم, و لعب البريدج...
Anlaşıldı ki Len Long Island'da büyümüştü ve futbol oynamış ve futbol izlemiş, ve birç oynamıştı.フットボールで遊び フットボールを観戦し ブリッジをしていたことだけです レンはポジティブ感情の軸で並べたら下位 5パーセントに入ります
Annie Hall tipi bir kıyafet ile. yani, izlemesi o kadar ilginç ki, burada arkada annesi저는 이게 항상 애니 홀의 의상 같다는 생각을 합니다. 굉장히 흥미로운 부분인데 저 뒤에 보이는 분이 나타샤의 진짜 어머니입니다.
Annie Hall tipi bir kıyafet ile. yani, izlemesi o kadar ilginç ki, burada arkada annesiאני תמיד חשבתי שזו תלבושת שמאד דומה לסגנון לבוש של אנני הול. זה היה נורא מעניין לראות -- זו אמא שלה, שם ברקע.
Annie Hall tipi bir kıyafet ile. yani, izlemesi o kadar ilginç ki, burada arkada annesiあの だたこれらの写真を眺めているだけでも本当に面白くって 裏庭にいる彼女のお母さんです