Fakat ben televizyon izlemezdim."Я не мог смотреть телевизор.
15 dakika sonra onu Edwin Aldrin izlemiştir.Через 15 минут к нему присоединился Олдрин.
Yolun bakımı bir izleme yöntemi ile gerçekleştirilmekte ve personel her iki haftada bir değişmektedir.Обслуживание маяка происходит вахтенным способом, персонал сменяется каждые две недели.
1964'te Barrett, Bob Dylan'ı izleme şansı buldu.В 1964 году Барретт и Госден посетили выступление Боба Дилана.
Kitap okumayı ve film izlemekten hoşlanır.Любит читать, смотреть кино.
2012'de ortalama 3.3 milyon seyirci tarafından izlenmiştir ve finali dört milyon İsveçli izlemiştir.В 2007 полуфиналы посмотрели около 3,1 млн зрителей, и около 4 миллионов шведов посмотрели финал.
İnsan Hakları İzleme Örgütü ölenler arasında en az 27 askerin ve 22 sivilin olduğunu belirtti.По данным HRW, среди погибших было минимум 27 комбатантов и 22 гражданских лиц.
Saat 17:40'ta Sheffield tekrar Bismarck ile temas kurmayı başardı ve izlemeye aldı.К 17:40 «Шеффилд» установил визуальный контакт с «Бисмарком» и начал преследование.
Çoklu izleme ancak bölücü (quad) ile mümkün oldu.Потягаться силой может разве что с Квестом.
Optimizasyon ayrıca izleme ağ kalitesi ile video kalitesi bozulması ile elde edilir.Также оптимизация дополнительно достигается за счет ухудшения качества видео.
Onu izlemek hoşuma gidiyordu.Мне просто нравилось их смотреть.
Veeam Task Manager - Gerçek zamanlı Hyper-V performansını izleme için ücretsiz bir araçtır.Veeam Task Manager — бесплатная утилита для мониторинга виртуальной среды на платформе Hyper-V.
Bu düşünceyi Azerbaycan folklorunda izlemiştir.Встречается в азербайджанском фольклоре.
Bir tablo ayın fazlarını izlemek için diğeri ise Paskalya gününün hesap edilmesi içindir.Курбан празднуется на десятый день последнего месяца (курбан) мусульманского лунного года.
İnsanlar artık umut veren şeyler izlemek istemektedir.Они вышли и дали людям то, что те хотели видеть.
Veri izleme yazılımı, GPS özelliği ile akıllı telefonlar için kullanılabilir.Его спутниковый телефон смогли отследить с использованием технологии GPS.
Filmi 12 milyon kişi izlemiştir.Фильм посмотрели 56 млн. человек.
(Maç izlemek cinayet değildir)".В этом нет никакого криминала».
Bunlar, zamanında (JIT) üretime hassas izleme sayesinde olanak sağlamaktadır.Они употребляются в прошедшем времени в инфинитиве (совершенного и несовершенного вида).
Galatasaray'ın rakiplerini izlemek konusunda takıma yardım etti.Позднее он помогал товарищам выследить Гальватрона.
(Bölüm: The Aftermath) Bu bölümü Amerika Birleşik Devletleri'nde, 7.6. milyon kişi izlemiştir.Эпизод посмотрели около 7,7 миллионов зрителей в США.
İzleme yoluyla öğrenme. b.Наблюдение природы b.
Maçı kenardan izlemek zorunda kalmasına rağmen Portekiz'i 3-2 yenmeyi başardılar.В той игре забил победный мяч, Португалия выиграла 3:2.
Korku filmi izlemeye bayılır.Она любит смотреть фильмы.
Video analizi daha uzun vadeli izleme yöntemlerinden biridir.Видеонаблюдение является одним из самых эффективных способов слежения.
"Kara Şövalye'yi ağlamadan izlemek mümkün mü?".Вряд ли обошлось без подсказки со стороны униатских священников".
Böylece onları izlemeye gelen kalabalık coştu.Тысячные толпы выходили посмотреть на него.
Filmi Sovyetler Birliği'nde 13 milyondan fazla kişi izlemiştir.Только в Советском Союзе фильм посмотрели более 16 млн зрителей.
Fakat bazı kanalları izlemek için abonelik gerekir.Однако для отслеживания эффективности рекламных каналов требуется несколько номеров.
Gerçek bir yol haritası izlemiyorlar."Он собственную задницу без карты не найдёт».
İzlemek değil tanışmak için".«Остановиться, оглянуться».
Turneyi 3.5 milyondan fazla kişi canlı izlemiştir.Эфир посмотрело более 3,3 миллиона человек.
Birkaç saat içinde ayağa kalkarak annelerini izlemeye başlarlar.Через несколько недель они начинали понимать, что они в первую очередь матери для своих детей.
Etkinlikleri toplam 5 milyon kişi izlemişti.У меня некоторые программы смотрят по пять миллионов человек.
Sanat eserlerini kitaplar izlemişti.Коллекционировал книги по искусству.
Buffy, bahçede gökyüzünü izlemektedir.Они рекомендуют Санди наблюдать за происходящим во дворце.
Conky, X Pencere Sistemi için metin tabanlı, hafif bir sistem izleme programıdır.Conky — программа для системного мониторинга под X Window System.
Albay Godsacre, adamlarına mezarı izlemek için emir verir ve mezara yaklaşmalarına izin vermez.Полковник Годсейкр отдаёт приказ следить за усыпальницей и никого к ней не подпускать.
Forum'un sonunda katılımcılar, UEFA Şampiyonlar Ligi Finalini izleme geleneğini yerine getirdi.По окончании Форума участники традиционно посетили финальный матч Лиги чемпионов УЕФА.
Andrea ise tüm bu olanları şaşkınlıkla izlemektedir.Потому что Маргарет оказалась полна сюрпризов.
Çünkü kimse beni izlemiyor.За ней никто не следит.
Onu Partizan ve diğer takımlar izlemiştir.За ними следовали знаменосцы и команды.
Kimlik da talep edilen hizmetin durumunu izlemek için kullanılabilir.يمكن أيضًا استخدام المعرّف لتعقب حالة الخدمة المطلوبة.
"Çılgın yılları" şüphe ve belirsizlik içeren bir dönem izlemiştir.وأعقب تلك الفترة "سنوات الجنون" بما في ذلك الشكوك وعدم اليقين.
ABD'de, kablo ve uydu televizyonu ile 62 milyon hane, G4 kanalını izlemektedir.تتوفر جي 4 في 62 مليون منزل من مشتركي التلفزيون الكيبل والساتلايت في الولايات المتحدة.
Bu düzenlemeler kentin yeni rolünü pekiştirdi ve sürekli yeni bir yol izlemesine yardımcı oldu.عزز هذا النقل من دور المدينة الجديد، وساعد في وضعها على سكة النمو المستمر.
İzleme ve farklı milletlerden gezginlerin kalkış ve varışlarını kolaylaştırmak.ضبط حركة المسافرين القادمين والمغادرين من كافة الجنسيات وتسهيل ذلك.
İzlemek değil tanışmak için".فهو المحروم من رؤيتها " .
İzleyiciler, genelde tek bir izlemeyle görsel şakaları fark etmeyebilirler.ومع ذلك، فإنهم عادةً ما يتعلمون بسرعة تجاهل صورة واحدة.
Çünkü kimse beni izlemiyor.لا أحد ينظر فيما بعد..
2010 senesi itibarıyla Türkiye millî futbol takımı Maç ve Oyuncu İzleme Antrenörü olarak görev yapmaktadır.1- درب حراس مرمى نادي الشرطة سنة 2000 كلاعب ومدرب.
Onu Partizan ve diğer takımlar izlemiştir.وجمعه فرقاء وأفرقة.
Maçı yaklaşık 60.000 kişi izlemiştir.وحضر تلك المباراة حوالي 36،000 شخص.
İş yapmaz, tek yaptığı şey televizyon izlemektir.سوف يكون عملاً يجلب المتعة حتى لو لم تشاهد المسلسل التلفزيوني.
Film izlemekten asla sıkılmaz ya da yorulmaz.الفيلم يكون غير قابلا مباشرة للقراءة ولا يمكن شطبه.
İsrail devleti resmî olarak nükleer belirsizlik diye tanımlanan bir siyaset izlemektedir.تتبع إسرائيل سياسة الغموض فيما يتعلّق بترسانتها النووية.
İzleme yoluyla öğrenme. b.اكتشف الموقع من قبل ب.
Gerçekten gurur duyduğumuz bir albüm yaptık ve şimdi de onun yükselişini izlemeye başlıyoruz.قابل درايزر الكثير من الروائيون والكتاب المشهورين ولذلك كان مشجعاً له أن يبدأ بكتابة الروايات.
Ermenistan'ı 2007 yılında Gürcistan ve 2008 yılında Azerbaycan izlemiştir.كأس أرمينيا يريفان عام 2007.
HMS Tigress ve HMS Lizard muhripleri, uzaktan izlemekle yetindi.و أكتفت السفينتان HMS Tigeers، و HMS Lizard متابعة الهجوم عن بعد.