Kasaba 2010 yılında World Monuments Fund'ın izleme listesine alınmıştır.The site was listed again in the 2000 World Monuments Watch.
(Bölüm: The Aftermath) Bu bölümü Amerika Birleşik Devletleri'nde, 7.6. milyon kişi izlemiştir.The episode reached 7.76 million viewers in the United States.
Aynı zamanda Sebastian’ın eski kız arkadaşı Monique de onu izlemektedir.Phoenix's girlfriend Samantha Mathis also had come to meet him.
Herkesin kendisini izlemek üzere oraya gelmesi, Anna için büyük bir ödül olmuştu.Angels proclaimed him a savior for all people, and shepherds came to adore him.
Bölümün yapımını binlerce Amerikalı fanın izlemesi tüm oyuncuları ve dizi ekibini şaşırttı.The filming was attended by thousands of American fans, which surprised the cast and crew.
Bunu pek çok bağımsızlaşan proje izlemiştir.He also worked on many independent projects.
Bölgeye yakınlığı sebebiyle İsrail gelişmeleri yakından izlemektedir.The reason given was to improve Israeli visibility into the area.
Yetişen genç nüfus da aynı yolu izlemiştir.His descendants also followed the same practice.
Sonra da Sünni politikalar izlemeye başladı.They begin to look into adoption.
AGB Nielsen Media Research|AGB Nielsen'in TV izleme ölçüm yöntemleri hakkında bir sunumAGB Nielsen Media Research via Twitter.
Astronomik telegram merkez bürosu M31, M33, M81 deki novaları izlemektedir.The Central Bureau for Astronomical Telegrams (CBAT) tracks novae in M31, M33, and M81.
3 aylık olduklarında yavrular annelerini avlanırken izlemeye başlarlar.Around three months of age, the young begin to follow the mother on hunts.
Devlet ve işletmelerce yapılan gizlilik ihlallerini izlemekle yükümlüdür.States and behaviors are controlled by the execution-context.
Peter Pettigrew ise bu olayları izlemekten zevk alırdı.Petrarch admired them there.
En azından 1.000.000 kişinin konserleri izlemesi bekleniyordu.There were estimated 800 to 1000 people watching the concert.
İzleme algılayıcısı çok düşük sıcaklıklara soğutmalı olacaktır.The tracking sensor would be cooled to very low temperatures.
Bu iki şekildeki yargılama da kaynak izleme hatalarına meyillidir.Both of these views are mistaken with regard to the path to liberation.
Neredeyse en iyisi, dersleri izlemeniz.Almost best is to actually watch these
O zaman izlemek için farklı bir şey aradım.So, I looked for a different show to watch.
Ve tabii ki, TV programlarını ve filmleri de orada izlemek harika.And of course, it's awesome to watch TV shows and movies on.
Benim izlemek istediğim gelenek buydu.That was a tradition I wanted to follow.
Bazı insanlar beyzbol stadyumlarına maç izlemek için gider.Some people go to baseball stadiums to look at games;
Benim bir şey yapmamı izlemek ile o şeyi yapmayı demek arasında büyük fark var.There's a big difference between watching me do something and then trying it yourself.
Oncelikle, sunun şekline bir bakın, gerçekten izlemesi muhteşem.First of all, look at the shape -- it's just wonderful to look at.
"Sen benim görülebilir için, beni izlemek için vardır sana. ""You are to watch me, for I will be visible to you."
Bu sadece size dünyanın bu bölümünde neler olduğunun izlemini vermek içindi.This is just to give you a taste of what's happening in this part of the world.
Fakat koruması konseri izlemeye o kadar dalmıştı ki unuttu.But the bodyguard, he was so much into it, he forgot.
Bu veri gözünüzde canlandırdığınızda izlemesi büyüleyici bir şey.This data, when visualized, is captivating to watch.
Tanklardaki balıkları izlemesi çok güzeldi, ama insanlarla iletişim kurmuyorlardı.Now, the fish in the tanks were gorgeous to look at, but they didn't really interact with people.
Bir keresinde "Tanrılar Çıldırmış Olmalı" diye bir film izlemiştim.I once saw a film called "The Gods Are Crazy."
Eğer sadece bunu bilerek rahatsanız, videonun gerisini izlemenize gerek yok.So if you're happy just knowing that, you don't have to watch the rest of the video.
- Bu 30-60-90 bilgilerini nasıl bulduğumu anlatan videoyu da izlemenizi öneririm.I encourage you to watch that video
Kullandığımız yöntem, yıldızların karadelik etrafındaki yörüngesini izlemek.And the tool that we use is to watch the way stars orbit the black hole.
Bu ne; izlemek sadece bana ".This is what it's for; just watch me."
Mutlu çekim, güvende ve her zaman olduğu gibi, izlemek için teşekkürler.Happy shooting, stay safe and as always, thanks for watching.
Siz verdiniz, ve bizler sizi izlemek zorundaydık, ve böyle devam eder.You did, and we had to watch you, and so forth.
Sadece bir romantik komedi filmi izlemenin bile ilişki memnuniyetini dibe düşürdüğü ortaya çıktı.It turns out, merely watching a romantic comedy causes relationship satisfaction to plummet.
Eğer derslerimiz ölümüne sıkıcı olsaydı onları izlemek istemezdiniz.If our lectures is deadly dull you are not going to want to watch them.
Çünkü videolarımızı izlemeden ve duymadan programı öğrenemezsiniz.Because you can't learn the program if you're not hear watching our videos.
Çünkü.. bilmem... anayasa mahkemesini ve bu kadar meţhur bir davayý canlý izlemek istedim."It's very exciting to see the Supreme Court, especially in such a prestigious case as this one.
Adil olmayan yasalarý izlemek adaletli olamaz."There's no justice in following unjust laws."
Bu yüzden, su bakanını izlemeye başladık.So we just started by chasing the then water minister.
İzlemek istiyorumI have to see it.
Köydeki yazlık evimizin üzerinden hızla geçen uçakları izlemeyi severdim.I loved watching planes barrel over our holiday home in the countryside.
Hiç dizi izlemedin mi sen?"What do you see me as?"
Bence bu film, 'The Road' son zamanlarin izlemesi en zor filmlerinden biri.I think this film is one of the hardest watches of modern times, "The Road."
Aristo etrafındaki ustaların nasıl çalıştıklarını izlemeye meraklıydı.So Aristotle was very interested in watching how the craftsmen around him worked.
Ha Ni'yi tenis oynarken izlemek için mi geldiniz?Did you come to watch Ha Ni play tennis?
"Onlar," o, onun aşılmaz içinden sessizce onu izlemekte, onun susturucu aracılığıyla söyledi gözlük."They do," he said through his muffler, eyeing her quietly through his impenetrable glasses.
Onların hareket edişini izlemek asla yorulmayacağım bir dans gibi.To watch them move is a dance I'm never going to get tired of.
Anlamadıysanız kuvvet kazancı videosunu izlemenizi tavsiye ederim.And watch the mechanical advantage videos if that confuses you a little bit.
Videoyu şurada izlemişler.They watched the video right over there.
İzlemek üzere olduğumuz bu film Moskova Fuarı için yapılmış bir film.The film that we're about to see is a film they made for the Moscow World's Fair.
"Şimdi, Jim," George bak, tabanca tamam olduğunu ve bu geçiş izlemek "dedi. benimle."Now, Jim," said George, "look that your pistols are all right, and watch that pass with me.
Galiba hiç yarışma programı izlemiyorsun.Do you not watch commercials on TV?
Ailelerimiz bayrak kaplı tabutların toprağa verilmesini izlemek zorunda kalıyor.Our families have to watch flag-draped coffins lowered into the earth.
Bugünlük... ...beni izlemen yeterli.For today... you just have to watch.
İntegral hakkındaki videoları tekrar izlemek isteyebilirsiniz. -You might want to re-watch all the videos that we did on integration.
Tekrar izlemenizi öneririm, çünkü doğrusal cebir konusunda muhtemelen o konudan tekrar bahsedeceğimAnd I encourage you to re-watch that, and I'll probably do that again in the linear algebra context.
Şu an Hint sanatını izlemek için oldukça heyecanlı bir zaman.Right now is the most exciting time to see new Indian art.