Dün bir arkadaşımla bir film izlemeye gittik.We went to see a movie with my friend yesterday.
Geçen yaz bir köprüdeki havai fişek gösterisini izleyerek eğlendik.We enjoyed watching the fireworks on a bridge last summer.
Geçen yıl en az elli film izledim.Last year, I saw at least fifty films.
Dün gece, çatıdan yıldızları izledik.Last night, we watched the stars from the rooftop.
Dün gece televizyon izledin mi?Did you watch TV last night?
Dün gece televizyonda ne izledin?What did you watch on television last night?
Dün gece televizyonda beyzbol oyunu izledik.We watched the baseball game on TV last night.
Dün gece, saat 02'ye kadar televizyonda Olimpiyat Oyunları izleyerek yatmadım.I sat up last night until two o'clock watching the Olympic Games on TV.
Ben dün gece televizyon izlemedim ama İngilizce çalıştım.I did not watch TV but studied English last night.
Dün gece gece maçını izlemekten hoşlandın mı?Did you enjoy watching the night game last night?
Dün gece izlediğin filmden hoşlandın mı?Did you enjoy the movie you saw last night?
Dün gece TV izledik.We watched TV last night.
Bir dağ zirvesinden güneş'in doğuşunu izlemek bir zevk.To see the sunrise from a mountaintop is a delight.
Çocukları oynarken izlemekten zevk alırım.I enjoy watching children play.
Çocuklar televizyon izlemeden erkenden yatağa gitmelidir.Children must go to bed early without watching television.
Çocuklar TV izlemeyi sever.Children like watching television.
Bir köpek yavrusu kuyruğunu sallayarak beni izledi.A puppy followed me wagging its tail.
O gözden kayboluncaya kadar onu izledim.We watched him until he was out of sight.
Biz TV izlemekten keyf aldık.We enjoyed watching the TV.
Beyzbol oyunu izleyerek keyf aldık.We enjoyed watching the baseball game.
Biz televizyonda eğlenceli bir program izledik.We saw a funny program on TV.
TV'de futbol maçı izledik.We watched the soccer game on TV.
Televizyonda yeni bir program izledik.We watched a new program on television.
Biz TV izlemekten hoşlanırız.We enjoy watching TV.
Biz hangi programın açık olduğuna bakmaksızın televizyon izlemeye eğilimliyiz.We are apt to watch television, irrespective of what program is on.
Londra'da bir komedi izlemek için gittik.We went to see a comedy in London.
Müzakerelerinizi izlemekteyiz.We have been watching your negotiations.
Modern bir dram izlemek için tiyatroya gittim.I went to the theater to see a modern drama.
Biz öğle yemeğinden sonra televizyon izledik.We watched TV after lunch.
Öğle yemeğinden sonra televizyon izledik.We watched TV after lunch.
Ufukta güneşin batışını izledik.We watched the sun sinking below the horizon.
Biz her gün TV izleriz.We watch TV every day.
O filmi izleme fırsatım olmadı.I have not had a chance to see that movie.
Beni izle.Follow me.
Beni izleyin ve tam yaptığım gibi yapın.Follow me and do exactly the way I do it.
Benim genel izlenimim onun çok iyi olduğu yönünde.My general impression is that it is very good.
Zevklerimden biri TV izlemektir.One of my pleasures is watching TV.
Nereye gitsem köpeğim beni izler.My dog follows me wherever I go.
Lütfen beni izleyiniz.Please follow me.
Benim ilk izlenimim onun anlayışlı bir politikacı olduğu yönünde.My first impression was that he was a tactful politician.
Onunla ilgili ilk izlenimimin doğru olduğu ortaya çıktı.My first impression of him proved to be correct.
Annem TV izlemeyi sevmez.My mother doesn't like watching TV.
Annem benim TV izlememden hoşlanmaz.My mother doesn't like my watching TV.
Annem gece nadiren televizyon izler.My mother seldom watches TV at night.
Oyunu başından sonuna kadar izledim.I watched the game from beginning to end.
Ödevimi bitirdikten sonra sonunda televizyon izleyebildim.Having done my homework, I could finally watch television.
"Yıldız Savaşları"nı iki defa izledim.I have seen "Star Wars" twice.
Bütün gün boyunca televizyon izlerim.I watch television all day long.
İki saat boyunca TV izlemekten zevk aldım.I enjoyed watching TV for two hours.
X-files'ın 4.sezonunu izledim.I watched the 4th season of X-files.
O kadar meşgulüm ki televizyon izlemem.I am so busy that I don't watch TV.
Büyükannemi izleyerek yünü nasıl öreceğimi öğrendim.I learned how to spin wool from watching my grandmother.
Bulaşıkları yıkadıktan sonra televizyon izledim.I watched TV after I washed the dishes.
Sirk gösterisini izlemekten zevk aldım.I enjoyed watching the circus parade.
Futbol oyunlarını izlemeyi severim.I love watching soccer games.
Ben geyiğin izlerini izledim.I followed the deer's tracks.
John ve Mary'nin el ele yürüyüşünü izledim.I watched John and Mary walking hand in hand.
Yıldız Savaşlarının birinci bölümünü izlemedim.I didn't watch Star Wars episode 1.
Televizyonda heyecan verici bir oyun izleyerek oturdum.I sat watching an exciting game on television.
Karşıya geçen yaşlı bayanı izledim.I watched the old woman cross the street.