Korku filmlerini izleyip korkmak için sinemaya gidiyoruz.We go to the cinema to be scared by watching horror movies.
Tom babasının yanına oturdu ve onunla futbol maçını izledi.Tom sat next to his father and watched the football game with him.
Tom'un yatak odası penceresinin dışında ayak izleri vardı.There were footprints outside Tom's bedroom window.
Ne yapacağını görmek için Tom'u izlemeye devam ettim.I kept watching Tom to see what he'd do.
Bu gece ne izlemek istiyorsun?What do you want to watch tonight?
Futbol izler misin?Do you watch soccer?
Hayallerini izlemeye devam et.Keep pursuing your dreams.
O kalemin ucunda diş izleri var.There are teeth marks on the end of that pencil.
Filmi izlerken zevk aldım.I enjoyed watching the movie.
Birçok kişi Tom'un tavsiyesini izledi.Many people followed Tom's advice.
Tom'u eve kadar izledim.I followed Tom home.
Kuralları izlerim.I follow the rules.
Ben geçen hafta sonu çok iyi bir film izledim.I saw a very good movie last weekend.
TV'de spor izlemeyi seviyorum.I love watching sports on TV.
Ben maçı canlı izledim.I watched the game live.
Ben film izlemeyi seviyorum.I love watching movies.
Hokey izlemekten hoşlanıyorum.I like watching hockey.
Golf izlemeyi seviyorum.I love watching golf.
Senin ilk izlenimin neydi?What was your first impression?
Sizin izleniminiz neydi?What was your impression?
Tom o filmi Mary'yle birlikte izlediğini söyledi.Tom said he saw that movie with Mary.
Biz birlikte filmler izlerdik.We used to watch movies together.
Basketbol izlemek eğlencelidir.Basketball is fun to watch.
Biz izleniyor muyuz?Are we being watched?
O, babasının ayak izlerini takip etti ve bir doktor oldu.She followed in her father's footsteps and became a doctor.
Lütfen bir süre için Tom'u izle.Please watch Tom for a while.
Onlar olurken kıyametler filmlerini izlemeyi seviyorum!I love to watch movies of apocalypses as they happen!
Final o kadar iyiydi ki onu defalarca yeniden izledim.The finale was so good, that I rewatched it many times.
Güneşin kent üzerindeki doğuşunu izledim.I watched the sun rise over the city.
Tom Mary'nin dansını izlemeyi sever.Tom loves watching Mary dance.
Her zaman Tatoeba kanalını izlerim.I always watch the Tatoeba channel.
Neden bir film izlemeye gitmiyoruz.Why don't we go to see a film?
Sonra arkadaşımla film izlemeye gideceğiz.Later I'll go to the movies with my friend.
Ben gerçekten Power Rangers izlemekten hoşlanıyorum!I really like to watch Power Rangers!
Bir maceraya gitmek istemiyorum. TV izlemek istiyorum.I don't want to go on an adventure. I want to watch TV.
Onlar TV izler mi?Do they watch TV?
Tom bir gizli kamerayla Mary'yi izledi.Tom followed Mary with a hidden camera.
Daha sonra bir arkadaşla bir film izleyeceğim.Afterwards I'm gonna watch a movie with a friend.
Daha sonra arkadaşlarımla bir film izleyeceğim.Afterwards I'm gonna watch a movie with my friends.
Benimle ilgili ilk izlenimin neydi?What was your first impression of me?
Bu akşam bir film izlemeye gitmek ister misin?Do you want to go and see a film this evening?
Biz geyikler tarafından bırakılan izleri takip ettik.We followed the tracks left by the deer.
"Dünkü futbol maçını izledin mi" "Tabii ki izledim!"Did you see yesterday's soccer game?" "Of course I did!"
O kişiyi izle.Follow that person.
Polis Tom'un parmak izlerinin cinayet silahı üzerinde bulunduğunu söyledi.The police say that Tom's fingerprints were found on the murder weapon.
Tom'un ev ödevini bitirinceye kadar TV izlemesine izin vermiyoruz.We don't allow Tom to watch TV until he finishes his homework.
Tom bu tür filmi genellikle izlemez.Tom doesn't usually watch this kind of movie.
Her akşam Tom akşam yemeğinden sonra TV izler.Tom watches TV every evening after dinner.
Tom bizimle film izlemek istiyor mu?Does Tom want to watch the movie with us?
Tom çocuklarının TV izlemesine izin vermiyor.Tom doesn't let his children watch TV.
Tom TV'de spor izlemekten hoşlanıyor.Tom enjoys watching sports on TV.
Tom'un o filmi izlemesine izin verme.Don't let Tom watch that movie.
Ben yardım edemedim fakat izledim.I couldn't help but watch.
Tom televizyon izlemekten zevk alır.Tom enjoys watching TV.
Tom'un televizyon izlenmesine izin verme.Don't let Tom watch TV.
Tom izlemiyor.Tom isn't watching.
Evde kalmayı ve TV izlemeyi tercih ederim.I'd rather stay home and watch TV.
İsveç filmi izledi.He watched the Swedish film.
Cumartesi öğleden sonrayı TV izleyerek geçirdim.I spent that Saturday afternoon watching TV.
Tom günde en az bir film izler.Tom watches at least one movie a day.