Lütfen yakından izleyin.Please watch closely.
Kalın ve izleyin.Stay and watch.
O izlerdi.That would follow.
Onları yakından izle.Watch them closely.
Sadece izle.You just watch.
Sen onu izle.You watch it.
Sen beni izle.You watch me.
Tom izleyecek.Tom will follow.
Bir insan kalabalığı, geçit resmini izlemek için toplandı.A crowd of people gathered to see the parade.
Tom sadece izler.Tom just watches.
Orada Tom'u izledim.I followed Tom there.
Tom'un ölmesini izledim.I watched Tom die.
Biz bebeğin oyuncak ayısıyla sarılıp yattığını izledik.We watched the baby snuggling with her teddy bear.
Galerideki izleyiciler çok gürültü yapıyorlardı.The spectators in the gallery were making a lot of noise.
Bunu kullanmak için bu talimatları izleyin.To use this, follow these instructions.
Seni izlemiyorum.I don't follow you.
Oldukça izlemem.I don't quite follow.
Tom izleniyor.Tom is being watched.
Tom isteksizce Mary'yi izledi.Tom reluctantly followed Mary.
Ne izledin?What did you watch?
Tom'a beni izletme.Don't let Tom follow me.
Tom'un beni izlemesine izin verme.Don't let Tom follow me.
O gösteriyi izlemem.I don't watch that show.
Tom'u dikkatlice izledim.I watched Tom carefully.
Tom'u yakından izledim.I watched Tom closely.
Tom'un gidişini izledim.I watched Tom leave.
O çocuğunun ayak izlerini takip edemez.He cannot follow in the footsteps of his child.
Ders çalışmadan önce televizyon izler.He watches television before studying.
Bizi izleyen birini görmedim.I didn't see anybody following us.
Tom'un bizi izlemeyi bırakmasını istedim.I asked Tom to stop following us.
Herkes ayak izleri bırakmak istiyor.Everyone wants to leave footprints.
Sıkılmadan bütün gün TV izleyebilirim.I can watch TV all day without getting bored.
Televizyonda ne zaman Jules Verne hakkında bir film izleyebilirim?When can I see a movie about Jules Verne on TV?
Tom ve Mary eski bir filmi izlerken TV'nin önünde birkaç saat dinlendiler.Tom and Mary relaxed in front of the TV for a couple of hours watching an old movie.
Tomve Mary eski bir film izlerken birkaç saat televizyonun önünde dinlendiler.Tom and Mary relaxed in front of the TV for a couple of hours watching an old movie.
Hem bugün hem de dün izlediğim filmi sevdim.I loved both the movie I saw today and the one I saw yesterday.
Yurt dışındaki gezin sırasında benim örneklerimi izlemeyi unutma.Don't forget to follow my examples during your trip abroad.
Birinin beni izlediğini bilmiyordum.I didn't know that someone was following me.
Tom'un bu günlerde ne izlediğini bilmiyorum.I don't know what Tom watches nowadays.
Çok fazla TV izleme.Don't watch too much TV.
Herhangi bir yerde ayak izleri görmüyorum.I don't see any footprints anywhere.
Tom'u kampına kadar geri izledim.I followed Tom back to his camp.
Tom'u burada izledim.I followed Tom here.
Tom'u buraya kadar izledim.I followed Tom here.
Tom'u oturma odasına kadar izledim.I followed Tom into the living room.
Tom'un eğlenmediği izlenimini aldım.I got the impression Tom wasn't having any fun.
Benden hoşlanmadığın izlenimini edindim.I got the impression you didn't like me.
Dün televizyon izledim.I watched television yesterday.
Ben TV izlerken uyuya kalmışım.I fell asleep while I was watching TV.
Arkasına yaslandı ve izledi.She sat back and watched.
Dünkü maçı izledin mi?Did you watch the game last night?
Onun acı çekmesini izlemek istiyorum.I want to watch her suffer.
Senin tüm filmlerini izledim.I've seen all your movies.
Sana Tom'u dikkatle izlemeni söyledim.I told you to watch Tom carefully.
Az önce Tom'un daha fazla acı çekmesini izleyemedim.I just couldn't watch Tom suffer anymore.
Sadece senin talimatlarını izledim.I just followed your instructions.
Odamda arkadaşımla birlikte bir film izledim.I watched a movie with my friend in my room.
Birinin beni izlediğini biliyorum.I know somebody's watching me.
Ne izleyeceğimi biliyorum.I know what to watch for.
Ev ödevini bitirdikten sonra Tom'un biraz TV izlemesine izin verdim.I let Tom watch a little TV after he finished his homework.