Bu kez dikkatlice izleyeceğim.I'll watch carefully this time.
Tom, Mary'nin tepkilerini dikkatle izledi.Tom carefully watched Mary's reactions.
Daha dikkatli izlemeliydim.I should have been watching more carefully.
Çalmamızı izlemeye gel.Come to watch us play.
Bazen müzik çalmamızı izlemeye gelin.Come to watch us play music sometime.
Tom ve Mary'nin dart oynadıklarını izlemekten asla bıkmam.I never get tired of watching Tom and Mary play darts.
YouTube'taki video kanalımın çok sayıda izleyicisi var.My video channel on YouTube has a wide viewership.
Sadece izle ve öğren.Just watch and learn.
Tom'u izleyerek çok şey öğrendim.I've learned a lot by watching Tom.
"The Matrix" filmini kaç kez izledin?How many times have you seen "Matrix"?
Kimse izlemiyor.No one's watching.
Kimse beni izlemedi.No one followed me.
Kimse beni izlemiyor.No one's watching me.
TV'yi dublajlı mı yoksa altyazılı mı izlemeyi tercih ediyorsun?Do you prefer to watch subbed or dubbed TV?
Dikkatle izleyin.Watch carefully.
Yakından izleyin.Watch closely.
Kuşları dikkatle ve sevinçle izledi.She watched the birds intently and joyfully.
Onu YouTube'da izledim.I watched it on YouTube.
Onu Dailymotion'da izledim.I watched it on Dailymotion.
İngilizce çalışmam gerekiyordu ama bu filmi izlemeyi tercih ederim.I was supposed to study English, but I prefer watching this movie.
Babam eve geldiğinde televizyon izledim.When the father came home, I watched TV.
Başka bir şey izleyelim.Let's watch something else.
O beni porno izlerken yakaladı.She caught me watching porn.
Tom'un yalnız olmak istediğine dair bir izlenimim vardı.I got the impression Tom wanted to be alone.
Bizimle bir video izlemesi için niçin Tom'u eve davet etmiyorsun?Why don't you invite Tom over to watch a video with us?
Bu akşamki haberleri izledin mi?Did you watch this evening's news?
Sen izleniyorsun.You're being followed.
Tom ve Mary sisin yağışını izlerken el ele tutuştular.Tom and Mary held hands as they watched the fog roll in.
Tom'u izleyeceğim.I'll watch Tom.
Tom sadece izledi.Tom just watched.
Tom izlerken ayakta durdu.Tom stood watching.
Tom hayranlıkla izledi.Tom watched admiringly.
Tom endişeyle izledi.Tom watched anxiously.
Tom onaylayarak izledi.Tom watched approvingly.
Tom dikkatle izledi.Tom watched attentively.
Tom dikkatlice izledi.Tom watched carefully.
Tom yakından izledi.Tom watched closely.
Tom merakla izledi.Tom watched impatiently.
Tom gergin biçimde izledi.Tom watched nervously.
Tom sessizce izledi.Tom watched quietly.
Tom kuşkuyla izledi.Tom watched suspiciously.
Tom Mary'yi izler.Tom watches Mary.
Tom'u izledik.We followed Tom.
Tom'u izleyeceğiz.We'll watch Tom.
Biz PBS izleriz.We watch PBS.
Sizi izleyeceğiz.We'll watch you.
Onların hepsi izledi.They all watched.
Hepsi izledi.They all watched.
Dikkatle izlediler.They watched intently.
Tom'u izlemeyi bırak.Quit following Tom.
Tom izlemedi.Tom didn't follow.
İçgüdülerinizi izleyin.Follow your instincts.
Emirleri izlerim.I follow orders.
Seni izleyeceğim.I'll follow you.
Sadece prosedürü izle.Just follow procedure.
Sadece bunu izle.Just watch this.
Beni izlemeye devam et.Keep following me.
Şimdi beni izle.Now follow me.
Şimdi dikkatli izle.Now watch carefully.
Şimdi bunu izle.Now watch this.