Ana içeriğe geç
Sözlük

izi ile cümle

izi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
3
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Affedersiniz; yukarıdaki makalede üç hata göstermeme izin verin.Excuse me; allow me to point out three errors in the above article.
Bayım, arabanı buraya park etmene izin verilmiyor.Sir, you are not allowed to park your car here.
Onun gençliği nedeniyle izin vermelisin.You must allow for his youth.
İşten bir gün izin alabilirsin, çünkü bu günler çok çalışıyorsun.You may as well have a day off, because you have been overworking those days.
Onu yapmana izin veremem.I can't allow you to do that.
Çalışırken sigara içmeye izin verilmez.Smoking on duty is not allowed.
Öğretmenler bazen öğrencilerinin stres atmasına izin vermeliler.Teachers should occasionally let their students blow off some steam.
Binaya izinsiz giremezsiniz?You can't enter the building without a permit.
Odaya izinsiz girme.Don't enter the room without leave.
Lütfen izinsiz konuşmaktan sakının.Please refrain from speaking without permission.
İnsanların özel mektuplarını izin olmadan okumamalısın.You shouldn't read people's private letters without permission.
Tiyatroda izinsiz resim çekemezsiniz.You cannot take a picture in the theater without permission.
Senin saçının biraz aşağı inmesine izin ver.Let your hair down a little.
Duygularının ortaya çıkmasına izin verme.Don't let your feelings show.
Solgun görünüyorsun. Bir gün izin alsan iyi olur.You look pale. You'd better take a day off.
Çocukların fazla tatlı yemelerine izin vermemelisin.You shouldn't let children eat too many sweets.
Hastaya izin verildi.The patient was allowed up.
Genel olarak muhabirler birinin mahremiyetine izinsiz girmeye çekinmezler.By and large, reporters don't hesitate to intrude on one's privacy.
Ona dışarı çıkmasına izin verir misiniz?Could you let him out?
Şartlar benim yurt dışına gitmeme izin vermedi.The circumstances did not allow me to go abroad.
İşi yapmamıza izin verin.Let us do the work.
Bagajınıza yardımcı olmama izin verin.Let me help you with your baggage.
Bir şarkı söylememize izin verin.Let us sing a song.
Ailemi ziyaret etmek için birkaç gün izin alabilir miyim?May I take a few days off to visit my family?
Bay Kato'yu sizinle tanıştırmama izin verin.Allow me to introduce Mr Kato to you.
Ya İngilizce ya da Japonca konuşmamıza izin verildi.We were allowed to speak either in English or in Japanese.
Sinemada sigara içmeye izin verilmez.Smoking is not permitted in the cinema.
Size bir içki ısmarlamama izin verin.Let me buy you a drink.
Bir günlük izin alabilir miyim?Do you mind if I take a day off?
Bir gün izin alabilir misin?Can you get a day off?
O onun yalnız gitmesine izin verdi.She allowed him to go alone.
O ona yalnız gitmesi için izin verdi.She allowed him to go alone.
O bir hafta izin aldı.He took a week off.
Söylememe izin ver.Let me say.
Doktor dışarı çıkmama izin vermedi.The doctor didn't allow me to go out.
Bir doktor, asla bir hastanın ölmesine izin vermemelidir.A doctor should never let a patient die.
Karanlıktan sonra onun dışarı çıkmasına izin verme.Don't let her go out after dark.
Rosie'ye saat on bire kadar yatmaması için izin verildi.Rosie was allowed to stay up till eleven o'clock.
Şimdi gitmemize izin verir misin?Will you permit us to leave now?
Bir kez daha denememe izin verir misin?Will you let me try once more?
Bir kez daha denememe izin verir misiniz?Will you let me try once more?
Yakında dışarı çıkmana izin verilecektir.You will be allowed to go out soon.
Lütfen o hikayenin daha fazlasını duymama izin verme.Please don't let me hear any more of that story.
Mayuko'yu sana tanıtmama izin ver.Allow me to introduce Mayuko to you.
Size Mayuko'yu tanıtmama izin verin.Allow me to introduce Mayuko to you.
Seni tekrar görmeme izin verir misin?Will you let me see you again?
Yarın benim izin günüm.Tomorrow is my day off.
Hiçbir evcil hayvana izin verilmiyor.No pets allowed.
Bir evcil hayvana sahip olan hiç kimseye bu apartmanda yaşamasına izin verilmez.No one who owns a pet is allowed to live in this apartment building.
Evcil hayvanlara izin verilmediğini söylemeye gerek yok.It goes without saying that pets are not allowed.
Pasaportunuzu görmeme izin verir misiniz?Would you mind letting me see your passport?
Notlarına bakmama izin verir misin?Could you let me see your notes?
Neden ABD hükümeti insanların silah sahibi olmalarına izin veriyor?Why does the US government let people have guns?
Neden ABD hükümeti insanların silah almalarına izin verdi?Why does the US government let people have guns?
Ara sıra senden haber almama izin ver, verecek misin?Let me hear from you now and again, will you?
Turnuvadaki zaferini kutlamama izin ver.Let me congratulate you on your victory in the tournament.
Lütfen nasıl çözeceğini bilmeme izin ver.Please let me know how you are going to solve.
Neden Japonya, kirliliğin bu kadar kötüye gitmesine izin verdi?Why has Japan let pollution get so bad?
Lütfen girmeme izin ver.Please let me in.
Lütfen resmini çekmeme izin ver.Please let me take your picture.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod