izbe ile cümle
izbe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.37
ÖRNEK CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Dünyadaki izbe Palladyanizm örneklerinin çoğu bu şekilde yapıldı.Isolated forms of Palladianism throughout the world were brought about in this way.
Ve hissediyoruz ki uzak izbe bir yere gitmemiz gerekiyor, olanlardan uzaklaşabilmek için.And we feel like we have to get far, far away to a secluded retreat,
Eğer izbe bir adaya gidersem, o da gidip ton balığı falan avlamalı.If I go to a secluded island, he has to go and catch tuna or something--
Dünya izbe bir gezegen.Jorden är ett rum.
Dünya izbe bir gezegen.Pod námi planeta Země.
Dünya izbe bir gezegen.Ako vytvoriť obývateľnú planétu .
Eğer izbe bir adaya gidersem, o da gidip ton balığı falan avlamalı.Als ik naar een afgezonderd eiland ga, dan moet hij mee en een tonijn vangen of zoiets...
Eğer izbe bir adaya gidersem, o da gidip ton balığı falan avlamalı.Daca merg pe o insula pustie, trebuie sa vina si el.
Eğer izbe bir adaya gidersem, o da gidip ton balığı falan avlamalı.Jeśli pojadę na odosobnioną wyspę, musi pojechać i łapać tuńczyki czy coś...
Eğer izbe bir adaya gidersem, o da gidip ton balığı falan avlamalı.Jika saya pergi ke sebuah pulau terpencil, dia harus pergi dan menangkap ikan tuna atau sesuatu ..
Eğer izbe bir adaya gidersem, o da gidip ton balığı falan avlamalı.내가 어디 뭐, 원양어선 타면 걔도 같이 가서 참치잡고 막 이래야돼
Eğer izbe bir adaya gidersem, o da gidip ton balığı falan avlamalı.Nếu anh đi ra hoang đảo, cậu ấy cũng phải theo để bắt cá ngừ hay gì đó--
Eğer izbe bir adaya gidersem, o da gidip ton balığı falan avlamalı.Om jag ska till en öde ö, så måste han åka och fånga tonfisk eller nåt.
Eğer izbe bir adaya gidersem, o da gidip ton balığı falan avlamalı.Se vado in un'isola deserta, deve venire con me e pescare tonni o qualcosa del genere-
Eğer izbe bir adaya gidersem, o da gidip ton balığı falan avlamalı.Si je vais sur une île isolée, il doit aller attraper du thon ou quelque chose--
Eğer izbe bir adaya gidersem, o da gidip ton balığı falan avlamalı.Wenn ich zu einer verlassenen Insel gehe,muss er auch gehen und Thunfisch fangen oder so--
Eğer izbe bir adaya gidersem, o da gidip ton balığı falan avlamalı.Αν πάω σε κανένα απομονωμένο νησί, θα πρέπει να πάει να πιάσει τόνο ή κάτι--
Eğer izbe bir adaya gidersem, o da gidip ton balığı falan avlamalı.Если я отпралюсь на заброшенный остров, то он тоже отправится...
Eğer izbe bir adaya gidersem, o da gidip ton balığı falan avlamalı.حتى لو ذهبت إلى جزيرة منعزلة,فسيتحتم عليه مرافقتي و إصطياد التونة أو ما إلى ذلك
Eğer izbe bir adaya gidersem, o da gidip ton balığı falan avlamalı.先輩!
İkinci alternatif ise biraz izbe, karanlık. Az bir şey uğraşsanız gece eğlence mekanı falan olur yani.Máme tu hezkou kancelář a pronájem stojí 2000 dolarů za měsíc.
Ve hissediyoruz ki uzak izbe bir yere gitmemiz gerekiyor, olanlardan uzaklaşabilmek için.Aż mamy ochotę uciec daleko, daleko stąd do odosobnionego schronienia i zostawić to wszystko za sobą.
Ve hissediyoruz ki uzak izbe bir yere gitmemiz gerekiyor, olanlardan uzaklaşabilmek için.Daarna moeten we ons weer ver, ver van alles terugtrekken en achterlaten.
Ve hissediyoruz ki uzak izbe bir yere gitmemiz gerekiyor, olanlardan uzaklaşabilmek için.Dan kita merasa seperti harus mundur dan mengundurkan diri sejauh mungkin, meninggalkan semuanya.
Ve hissediyoruz ki uzak izbe bir yere gitmemiz gerekiyor, olanlardan uzaklaşabilmek için.E sentiamo quasi il dovere di ritirarci in un luogo appartato, e lasciarci tutto alle spalle.
Ve hissediyoruz ki uzak izbe bir yere gitmemiz gerekiyor, olanlardan uzaklaşabilmek için.Et nous avons le sentiment qu'il nous faut partir loin, très loin, pour une retraite isolée, en quittant tout.
Ve hissediyoruz ki uzak izbe bir yere gitmemiz gerekiyor, olanlardan uzaklaşabilmek için.Ja meistä tuntuu, että täytyy eristäytyä kauas pois ja jättää se kaikki taakseen.
Ve hissediyoruz ki uzak izbe bir yere gitmemiz gerekiyor, olanlardan uzaklaşabilmek için.그리고 우리는 이 모든 것을 버려두고 멀리 멀리 외딴 별장으로 떠나 버려야만 할 것 같습니다
Ve hissediyoruz ki uzak izbe bir yere gitmemiz gerekiyor, olanlardan uzaklaşabilmek için.Şi simţim că trebuie să mergem departe, departe, într-un loc retras, să lăsăm totul în urmă.
Ve hissediyoruz ki uzak izbe bir yere gitmemiz gerekiyor, olanlardan uzaklaşabilmek için.Và ta cảm thấy ta phải đi đi xa, thật xa mai danh ẩn tích, bỏ lại mọi thứ.
Ve hissediyoruz ki uzak izbe bir yere gitmemiz gerekiyor, olanlardan uzaklaşabilmek için.Wir wollen uns an einen weit entfernten Ort zurückziehen und alles hinter uns lassen.
Ve hissediyoruz ki uzak izbe bir yere gitmemiz gerekiyor, olanlardan uzaklaşabilmek için.Y sentimos que necesitamos irnos muy, muy lejos a un retiro aislado, y dejar todo atrás.
Ve hissediyoruz ki uzak izbe bir yere gitmemiz gerekiyor, olanlardan uzaklaşabilmek için.Και νιώθουμε σαν να πρέπει να αποδράσουμε μακριά, μακριά σε ένα απομονωμένο μέρος, αφήνοντάς τα όλα πίσω.
Ve hissediyoruz ki uzak izbe bir yere gitmemiz gerekiyor, olanlardan uzaklaşabilmek için.И чувстваме, че трябва да се оттеглим далече далече, към някоя откъсната зона за отдих и да зарежем всичко.
Ve hissediyoruz ki uzak izbe bir yere gitmemiz gerekiyor, olanlardan uzaklaşabilmek için.ואנחנו מרגישים כאילו אנחנו חייבים להתרחק רחוק מאוד כדי לנפוש, ולהשאיר את הכל מאחור.
Ve hissediyoruz ki uzak izbe bir yere gitmemiz gerekiyor, olanlardan uzaklaşabilmek için.ونشعر كما لو أنه علينا الإتجاه بعيدا بعيدا إلى تراجع معزول، ونترك كل ذلك خلفنا.
Ve hissediyoruz ki uzak izbe bir yere gitmemiz gerekiyor, olanlardan uzaklaşabilmek için.遠く 閑散な地に 「撤退」するしかないと感じています