Ana içeriğe geç
Sözlük

iyimser ile cümle

iyimser kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Bu iyimser varsayımları baz alarak, banka 4 milyar ödedi.وبناء على الافتراضات هذه يقول البنك سأدفع 4 بليون دولار لها.
Bu iyimser varsayımları baz alarak, banka 4 milyar ödedi.言うでしょう。 彼らは、帳簿に40億ドルと入れて、彼らはそれには、
Bu konuda iyimser olabilmek adına, demokraside inanılmaz derecede aktif vatandaşlara dönüşmek zorundayız.Aby być optymistycznym pod tym względem musimy być niezwykle aktywnymi obywatelami w naszej demokracji.
Bu konuda iyimser olabilmek adına, demokraside inanılmaz derecede aktif vatandaşlara dönüşmek zorundayız.Abychom zde mohli nabýt optimismu, musíme se stát neuvěřitelně aktivními jako občané v naší demokracii.
Bu konuda iyimser olabilmek adına, demokraside inanılmaz derecede aktif vatandaşlara dönüşmek zorundayız.Da bi bili optimistični o tem, moramo postati neverjetno aktivni, kot državljani v naši demokraciji.
Bu konuda iyimser olabilmek adına, demokraside inanılmaz derecede aktif vatandaşlara dönüşmek zorundayız.Để có thể lạc quan về điều này, ta phải thực sự là những công dân năng nổ trong nền dân chủ của chúng ta.
Bu konuda iyimser olabilmek adına, demokraside inanılmaz derecede aktif vatandaşlara dönüşmek zorundayız.För att kunna vara optimistiska om det här, så måste vi bli oerhört aktiva som medborgare i vår demokrati.
Bu konuda iyimser olabilmek adına, demokraside inanılmaz derecede aktif vatandaşlara dönüşmek zorundayız.빼놓고 지나치기도 합니다.이 부분에 대해 낙관적이기 위해서는, 우리는 민주주의의 시민으로써 대단히 활동적이어야 합니다.
Bu konuda iyimser olabilmek adına, demokraside inanılmaz derecede aktif vatandaşlara dönüşmek zorundayız.Om hier optimistisch over te kunnen zijn, moeten we enorm actief worden als burgers binnen onze democratie.
Bu konuda iyimser olabilmek adına, demokraside inanılmaz derecede aktif vatandaşlara dönüşmek zorundayız.Para ser optimistas en este sentido, debemos transformarnos en ciudadanos muy activos de nuestra democracia.
Bu konuda iyimser olabilmek adına, demokraside inanılmaz derecede aktif vatandaşlara dönüşmek zorundayız.Pentru a fi optimisti despre asta, trebuie sa devenim incredibil de activi ca cetateni in democratia noastra.
Bu konuda iyimser olabilmek adına, demokraside inanılmaz derecede aktif vatandaşlara dönüşmek zorundayız.Per poter essere ottimisti, dobbiamo essere molto attivi come cittadini nella nostra democrazia.
Bu konuda iyimser olabilmek adına, demokraside inanılmaz derecede aktif vatandaşlara dönüşmek zorundayız.Чтобы быть оптимистами, мы должны стать чрезвычайно активными гражданами демократической страны.
Bu konuda iyimser olabilmek adına, demokraside inanılmaz derecede aktif vatandaşlara dönüşmek zorundayız.Щоб бути оптимістами, ми повинні стати надзвичайно активними громадянами демократичної країни.
Bu konuda iyimser olabilmek adına, demokraside inanılmaz derecede aktif vatandaşlara dönüşmek zorundayız.וההיבט הדמוקרטי. כדי לחוש אופטימיות בקשר לכך, עלינו להיעשות פעילים מאד כאזרחי הדמוקרטיה שלנו,
Bu konuda iyimser olabilmek adına, demokraside inanılmaz derecede aktif vatandaşlara dönüşmek zorundayız.والجزء الخاص بالديمقراطية. ولكي نصبح متفائلين بهذا الشأن يجب أن يكون نشاطنا هائل كمواطنين في ديمقراطيتنا
Bu konuda iyimser olabilmek adına, demokraside inanılmaz derecede aktif vatandaşlara dönüşmek zorundayız.私達は民主主義における市民としてより活発にならなくてはならないのです 気候の危機的状況を打破するには
Bu nedenle 2012 Olimpiyat bütçesini iyimserlik eğilimini göz önünde bulunduracak şekilde ayarladı.그래서 2012년 올림픽 예산을 낙관주의적 편견 때문에 조정을 했습니다.
Bu nedenle 2012 Olimpiyat bütçesini iyimserlik eğilimini göz önünde bulunduracak şekilde ayarladı.Also haben sie das Budget für die Olympischen Spiele 2012 auf den Hang zum Optimismus angepasst.
Bu nedenle 2012 Olimpiyat bütçesini iyimserlik eğilimini göz önünde bulunduracak şekilde ayarladı.Aşa că au ajustat bugetul olimpic pentru 2012 pentru înclinaţia optimistă.
Bu nedenle 2012 Olimpiyat bütçesini iyimserlik eğilimini göz önünde bulunduracak şekilde ayarladı.Dostosowali więc budżet Olimpiady 2012 do optymistycznego nastawienia.
Bu nedenle 2012 Olimpiyat bütçesini iyimserlik eğilimini göz önünde bulunduracak şekilde ayarladı.Dus hebben ze het budget voor de Olympische Spelen aangepast aan de optimisme-tendens.
Bu nedenle 2012 Olimpiyat bütçesini iyimserlik eğilimini göz önünde bulunduracak şekilde ayarladı.Éppen most igazították ki a 2012-es olimpia költségvetését az elfogult optimizmus figyelembe vételével.
Bu nedenle 2012 Olimpiyat bütçesini iyimserlik eğilimini göz önünde bulunduracak şekilde ayarladı.Ils ont donc adapté le budget des JO de 2012 en fonction du biais d'optimisme.
Bu nedenle 2012 Olimpiyat bütçesini iyimserlik eğilimini göz önünde bulunduracak şekilde ayarladı.Por isso ajustaram o orçamento para as Olimpíadas de 2012 em função da tendência para o otimismo.
Bu nedenle 2012 Olimpiyat bütçesini iyimserlik eğilimini göz önünde bulunduracak şekilde ayarladı.Proto upravili rozpočet olympijských her 2012 s ohledem na optimistická očekávání.
Bu nedenle 2012 Olimpiyat bütçesini iyimserlik eğilimini göz önünde bulunduracak şekilde ayarladı.Quindi hanno adeguato il budget per le Olimpiadi del 2012 all'inclinazione all'ottimismo.
Bu nedenle 2012 Olimpiyat bütçesini iyimserlik eğilimini göz önünde bulunduracak şekilde ayarladı.Så de har justerat budgeten för de olympiska spelen 2012 på grund av optimistiska förväntningar.
Bu nedenle 2012 Olimpiyat bütçesini iyimserlik eğilimini göz önünde bulunduracak şekilde ayarladı.Så de har justeret det Olympiske budget for 2012 på grund af den optimistiske tilbøjelighed.
Bu nedenle 2012 Olimpiyat bütçesini iyimserlik eğilimini göz önünde bulunduracak şekilde ayarladı.Takže upravili rozpočet pre Olympijské hry 2012 pre optimistické skreslenie.
Bu nedenle 2012 Olimpiyat bütçesini iyimserlik eğilimini göz önünde bulunduracak şekilde ayarladı.Vì thế họ điều chỉnh ngân sách của Olympic 2012 bởi vì khuynh hướng lạc quan.
Bu nedenle 2012 Olimpiyat bütçesini iyimserlik eğilimini göz önünde bulunduracak şekilde ayarladı.Οπότε έχουν προσαρμόσει τον προϋπολογισμό των Ολυμπιακών Αγώνων του 2012 στην προκατάληψη της αισιοδοξίας.
Bu nedenle 2012 Olimpiyat bütçesini iyimserlik eğilimini göz önünde bulunduracak şekilde ayarladı.Поэтому бюджет Олимпиады 2012 года был отредактирован с учётом склонности к оптимизму.
Bu nedenle 2012 Olimpiyat bütçesini iyimserlik eğilimini göz önünde bulunduracak şekilde ayarladı.Так, вони встановили бюджет проведення Олімпійських ігор 2012 року за оптимістичними упередженнями.
Bu nedenle 2012 Olimpiyat bütçesini iyimserlik eğilimini göz önünde bulunduracak şekilde ayarladı.Те измениха бюджета за Олимпийските игри през 2012 г. заради отклонението към оптимизъм.
Bu nedenle 2012 Olimpiyat bütçesini iyimserlik eğilimini göz önünde bulunduracak şekilde ayarladı.ועל כן, הם שינו את התקציב לאולימפיאדת 2012 כך שתתאים להטיית האופטימיות.
Bu nedenle 2012 Olimpiyat bütçesini iyimserlik eğilimini göz önünde bulunduracak şekilde ayarladı.فقد قاموا بتعديل ميزانية الألعاب الأولمبية 2012 باعتبار الميل للتفاؤل.
Bu nedenle 2012 Olimpiyat bütçesini iyimserlik eğilimini göz önünde bulunduracak şekilde ayarladı.楽観主義バイアスを考慮して調整しました 数週間後に結婚する私の友達も
Bu noktada durduk ve kendimize şu soruyu sorduk: iyimserlik yanılsamasını ufak parçalara ayırmak ister miyiz?Aqui parámos e perguntámo-nos: Queremos despedaçar a ilusão do otimismo?
Bu noktada durduk ve kendimize şu soruyu sorduk: iyimserlik yanılsamasını ufak parçalara ayırmak ister miyiz?Hier stopten we even en vroegen ons af: zouden we de optimistische illusie aan diggelen willen slaan?
Bu noktada durduk ve kendimize şu soruyu sorduk: iyimserlik yanılsamasını ufak parçalara ayırmak ister miyiz?그리고 여기서 멈추고 우리 자신에게 질문을 했습니다. "낙관적 환상을 정말 작은 조각으로 나누기를 원할까요?"
Bu noktada durduk ve kendimize şu soruyu sorduk: iyimserlik yanılsamasını ufak parçalara ayırmak ister miyiz?La acest punct ne-am oprit şi ne-am întrebat: Oare doream să sfărâmăm iluzia optimistă și s-o facem praf?
Bu noktada durduk ve kendimize şu soruyu sorduk: iyimserlik yanılsamasını ufak parçalara ayırmak ister miyiz?Och här stannade vi upp och frågade oss själva, vill vi smula sönder optimistiska illusioner till små bitar?
Bu noktada durduk ve kendimize şu soruyu sorduk: iyimserlik yanılsamasını ufak parçalara ayırmak ister miyiz?W tym momencie zaczęliśmy się zastanawiać, czy faktycznie chcemy roztrzaskać iluzję optymizmu.
Bu noktada durduk ve kendimize şu soruyu sorduk: iyimserlik yanılsamasını ufak parçalara ayırmak ister miyiz?Zde jsme se zastavili a ptali se sami sebe, zda opravdu chceme rozbít iluzi optimismu na tisíc kousků.
Bu noktada durduk ve kendimize şu soruyu sorduk: iyimserlik yanılsamasını ufak parçalara ayırmak ister miyiz?В този момент спряхме и се попитахме, дали искаме да разчупим илюзията на оптимизма на малки парчета.
Bu noktada durduk ve kendimize şu soruyu sorduk: iyimserlik yanılsamasını ufak parçalara ayırmak ister miyiz?И тогда мы задумались: а действительно ли мы хотим развеять оптимистические иллюзии?
Bu noktada durduk ve kendimize şu soruyu sorduk: iyimserlik yanılsamasını ufak parçalara ayırmak ister miyiz?На цьому моменті ми зупинились і запитали себе, чи хотіли б ми зруйнувати ілюзію оптимізму на дрібні шматочки?
Bu noktada durduk ve kendimize şu soruyu sorduk: iyimserlik yanılsamasını ufak parçalara ayırmak ister miyiz?בנקודה הזו עצרנו ושאלנו את עצמנו, האם אנחנו רוצים לרסק את אשליית האופטימיות לחתיכות קטנות?
Bu noktada durduk ve kendimize şu soruyu sorduk: iyimserlik yanılsamasını ufak parçalara ayırmak ister miyiz?وها هنا توقّفنا لنسأل أنفسنا، أنرغب في تحطيم وهم التفاؤل قِطعاً قِطعاً؟
Bu noktada durduk ve kendimize şu soruyu sorduk: iyimserlik yanılsamasını ufak parçalara ayırmak ister miyiz?楽観的幻想を木っ端微塵にするのは良いことなのか? できるとしたら 楽観主義バイアスを取り除くべきなのか?
Bunun olup olmayacağını bilmiyorum ancak ben iyimser birisiyim.Ich weiß nicht, ob das passieren wird oder nicht, aber ich bin Optimist.
Bunun olup olmayacağını bilmiyorum ancak ben iyimser birisiyim.Ik weet niet of dat wel of niet gaat gebeuren, maar ik ben een optimist.
Bunun olup olmayacağını bilmiyorum ancak ben iyimser birisiyim.Jag vet inte om det kommer att hända eller inte, men jag är optimistisk.
Bunun olup olmayacağını bilmiyorum ancak ben iyimser birisiyim.Je ne sais pas si cela va arriver ou non, mais je suis optimiste.
Bunun olup olmayacağını bilmiyorum ancak ben iyimser birisiyim.전 정치 개혁이 일어날 지, 아닐지는 알 수 없지만 전 낙관론자입니다
Bunun olup olmayacağını bilmiyorum ancak ben iyimser birisiyim.Não sei se isso vai ou não acontecer, mas sou um otimista.
Bunun olup olmayacağını bilmiyorum ancak ben iyimser birisiyim.Nem tudom, hogy ez megtörténik-e vagy sem, de optimista vagyok.
Bunun olup olmayacağını bilmiyorum ancak ben iyimser birisiyim.Netuším, jestli se to podaří nebo ne, ale jsem optimista.
Bunun olup olmayacağını bilmiyorum ancak ben iyimser birisiyim.Ne vem, ali bo do tega prišlo ali ne, a ostajam optimist.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
iyimser ile cümle - Sayfa 15 - iyimser kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App