Ana içeriğe geç
Sözlük

iyiliksever ile cümle

iyiliksever kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Yaşadığı sürece onun iyilikseverliğini unutmadı.She did not forget his kindness as long as she lived.
Çok iyilikseversin.It is kind of you.
Tom bir iyilikseverdi.Tom was a good Samaritan.
Sicill-i Osmani onu şöyle değerlendirilmektedir: Cesur, gayretli, salih, adil ve iyilikseverdi.The name Muhsin in Arabic means helper, attractive, beneficent, benefactor, and charitable.
Hayır, kendini beğenmiş, sahte iyiliksever bir gurme olduğumdan değil.No, not because I'm some self-righteous, goody-two shoes foodie.
İyilikseverin yararı kendinedir, Gaddarsa kendi başına bela getirir.The merciful man does good to his own soul, but he who is cruel troubles his own flesh.
Tersine, konuksever, iyiliksever, sağduyulu, adil, pak, kendini denetleyebilen biri olmalı.but given to hospitality, a lover of good, sober minded, fair, holy, self-controlled;
Onun yerine bizden birini alıkoy. Senin iyilikseverlerden olduğuna inanıyoruz."We see you are a virtuous man."
Senin iyilikseverlerden olduğuna inanıyoruz."Indeed we think that you are one of the Muhsinun (good-doers - see V. 2:112)."
Dikkatlice hazırlanmış sözlerinde Papa, İslam'da "büyük bir iyilikseverlik" bulunduğunu söyledi.In carefully prepared remarks, he said Islam has a "great benevolence".
Bir grup insan ise bu iyiliksever olduklarını söyleyen ziyaretçilerin samimiyetinden şüphe duymaktadır.¿Siente dudas sobre la bondad de los que le han controlado?
Eski devirlerde güçlü Baykal neşeli ve iyiliksever idi.Nell'antico Egitto è stato un Faraone giusto e generoso.
Ayrıca iyiliksever ruhlara verilen isimdir.Daarnaast zijn de gebruikte stijlen ook een verwijzing naar Seelen.
Yumuşaklığı, tatlı dili, sabrı ve iyilikseverliği anlatılmaktadır.Det kræver ydmyghed, tålmodighed og hårdt arbejde.
Bana merhamet eden iyiliksever Tanrı'ya şükürler olsun!주님을 두려워하는 이들에게는 ○ 대대로 구원의 자비를 베푸십니다.
Hayır, kendini beğenmiş, sahte iyiliksever bir gurme olduğumdan değil.Bukan, bukan karena saya pecinta makanan yang berlebihan.
Hayır, kendini beğenmiş, sahte iyiliksever bir gurme olduğumdan değil. Gerçekten öyleyim.Não porque eu seja doido por comida pretensiosa com a mania de ser certinho em tudo — o que sou na realidade.
Hayır, kendini beğenmiş, sahte iyiliksever bir gurme olduğumdan değil.Inte för att jag är någon självrättfärdig, dygdig matfantast.
Hayır, kendini beğenmiş, sahte iyiliksever bir gurme olduğumdan değil.Không, chẳng phải vì tôi là một tên tự mãn đam mê thức ăn, hợm hĩnh hay lên mặt đạo đức hay gì cả.
Hayır, kendini beğenmiş, sahte iyiliksever bir gurme olduğumdan değil.제가 저만 잘났고 융통성 없는 미식가여서 그런 건 아녜요.
Hayır, kendini beğenmiş, sahte iyiliksever bir gurme olduğumdan değil.Nee, niet omdat ik een zelfingenomen, deugdzame fijnproever ben.
Hayır, kendini beğenmiş, sahte iyiliksever bir gurme olduğumdan değil.Nein, nicht, weil ich ein selbstgerechter Genießer und Gutmensch bin.
Hayır, kendini beğenmiş, sahte iyiliksever bir gurme olduğumdan değil.Nem, nem azért, mert egy önelégült, szenteskedő, kétlábú ínyenc vagyok.
Hayır, kendini beğenmiş, sahte iyiliksever bir gurme olduğumdan değil.Nie, nie dlatego, że jestem takim porządnym chłopczykiem od dobrego jedzenia.
Hayır, kendini beğenmiş, sahte iyiliksever bir gurme olduğumdan değil.Non, ce n'est pas parce que je suis un fana de cuisine intransigeant et rigoriste.
Hayır, kendini beğenmiş, sahte iyiliksever bir gurme olduğumdan değil.No, non perché sono uno di quei virtuosi amanti del buon cibo sano e tradizionale.
Hayır, kendini beğenmiş, sahte iyiliksever bir gurme olduğumdan değil.No, no porque sea algún prepotente gourmet 'goody-two shoes'.
Hayır, kendini beğenmiş, sahte iyiliksever bir gurme olduğumdan değil.Nu, nu fiindcă aş fi un gurmand deosebit de virtuos şi ipocrit.
Hayır, kendini beğenmiş, sahte iyiliksever bir gurme olduğumdan değil.Samozřejmě ne proto, že bych byl nějaký svatouškovský hrozně zásadový labužník.
Hayır, kendini beğenmiş, sahte iyiliksever bir gurme olduğumdan değil.Όχι, όχι γιατί είμαι κανένας ηθικολόγος, καλοκάγαθος φανατικός της γαστριμαργικής μόδας
Hayır, kendini beğenmiş, sahte iyiliksever bir gurme olduğumdan değil.Нет, не потому, что я самодовольный, благочестивый гурман.
Hayır, kendini beğenmiş, sahte iyiliksever bir gurme olduğumdan değil.Но не защото съм някакъв самодоволен, велик гастроном.
Hayır, kendini beğenmiş, sahte iyiliksever bir gurme olduğumdan değil.לא, לא בגלל שאני איזה צדקן צבוע המתיימר להיות אוהב אוכל.
Hayır, kendini beğenmiş, sahte iyiliksever bir gurme olduğumdan değil.لا , ليس لانني معتدٌ بنفسي قليلاً وليس لأنني أقرف سريعاً من الطعام
Hayır, kendini beğenmiş, sahte iyiliksever bir gurme olduğumdan değil.いい子ぶった 美食家だからじゃない ホントはそうなんだけどね
İyilikseverin yararı kendinedir, Gaddarsa kendi başına bela getirir.Armelias mies tekee hyvää itsellensä, mutta armoton syöksee onnettomuuteen oman lihansa.
İyilikseverin yararı kendinedir, Gaddarsa kendi başına bela getirir.Benefica se stesso l'uomo misericordioso, il crudele invece tormenta la sua stessa carne
İyilikseverin yararı kendinedir, Gaddarsa kendi başına bela getirir.Člověk účinný dobře činí životu svému, ale ukrutný kormoutí tělo své.
İyilikseverin yararı kendinedir, Gaddarsa kendi başına bela getirir.Człowiek uczynny dobrze czyni duszy swej; ale okrutnik trapi ciało swoje.
İyilikseverin yararı kendinedir, Gaddarsa kendi başına bela getirir.Een zachtaardig en vriendelijk mens doet zichzelf goed, maar een wreed mens schaadt zichzelf.
İyilikseverin yararı kendinedir, Gaddarsa kendi başına bela getirir.Ein barmherziger Mann tut sich selber Gutes; aber ein unbarmherziger betrübt auch sein eigen Fleisch.
İyilikseverin yararı kendinedir, Gaddarsa kendi başına bela getirir.El hombre misericordioso hace bien a su propia alma, pero el cruel se perjudica a sí mismo
İyilikseverin yararı kendinedir, Gaddarsa kendi başına bela getirir.En barmhärtig man gör väl mot sig själv men den grymme misshandlar sitt eget kött.
İyilikseverin yararı kendinedir, Gaddarsa kendi başına bela getirir.En godgjørende mann gjør vel mot sig selv, men en hårdhjertet mann ødelegger sig.
İyilikseverin yararı kendinedir, Gaddarsa kendi başına bela getirir.Kærlig Mand gør vel mod sin Sjæl, den grumme er hård ved sit eget Kød.
İyilikseverin yararı kendinedir, Gaddarsa kendi başına bela getirir.인자한 자는 자기의 영혼을 이롭게 하고 잔인한 자는 자기의 몸을 해롭게 하느니라
İyilikseverin yararı kendinedir, Gaddarsa kendi başına bela getirir.L`homme bon fait du bien à son âme, Mais l`homme cruel trouble sa propre chair.
İyilikseverin yararı kendinedir, Gaddarsa kendi başına bela getirir.Milosrdný človek robí dobre svojej duši, ale ukrutný trápi svoje vlastné telo.
İyilikseverin yararı kendinedir, Gaddarsa kendi başına bela getirir.Người nhơn từ làm lành cho linh hồn mình; Còn kẻ hung bạo xui khổ cực cho thịt mình.
İyilikseverin yararı kendinedir, Gaddarsa kendi başına bela getirir.Người nhơn từ làm_lành cho linh_hồn mình ; Còn kẻ hung_bạo xui khổ_cực cho thịt mình .
İyilikseverin yararı kendinedir, Gaddarsa kendi başına bela getirir.O homem bondoso faz bem � sua, própria alma; mas o cruel faz mal a si mesmo.
İyilikseverin yararı kendinedir, Gaddarsa kendi başına bela getirir.Õ magával tesz jól a kegyes férfiú; a kegyetlen pedig öntestének okoz fájdalmat.
İyilikseverin yararı kendinedir, Gaddarsa kendi başına bela getirir.Omul milostiv îşi face bine sufletului său, dar omul fără milă îşi turbură însăş carnea lui. -
İyilikseverin yararı kendinedir, Gaddarsa kendi başına bela getirir.Orang yang baik hati menguntungkan dirinya; orang yang kejam merugikan dirinya
İyilikseverin yararı kendinedir, Gaddarsa kendi başına bela getirir.Usmiljen človek sebi dobro pripravlja, neusmiljenec pa lastnemu telesu bolečine.
İyilikseverin yararı kendinedir, Gaddarsa kendi başına bela getirir.Ο ελεημων ανθρωπος αγαθοποιει την ψυχην αυτου ο δε ανελεημων θλιβει την σαρκα αυτου.
İyilikseverin yararı kendinedir, Gaddarsa kendi başına bela getirir.Милостивият човек струва добро на себе си, А жестокият смущава своето тяло.
İyilikseverin yararı kendinedir, Gaddarsa kendi başına bela getirir.Человек милосердый благотворит душе своей, а жестокосердый разрушает плоть свою.
İyilikseverin yararı kendinedir, Gaddarsa kendi başına bela getirir.גמל נפשו איש חסד ועכר שארו אכזרי׃
İyilikseverin yararı kendinedir, Gaddarsa kendi başına bela getirir.الرجل الرحيم يحسن الى نفسه والقاسي يكدر لحمه.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod