iyilik ile cümle
iyilik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Lütfet, Siyona iyilik yap, Yeruşalimin surlarını onar.Faze o bem a Sião, segundo a tua boa vontade; edifica os muros de Jerusalém.
Lütfet, Siyona iyilik yap, Yeruşalimin surlarını onar.For du har ikke lyst til slaktoffer, ellers vilde jeg gi dig det; i brennoffer har du ikke behag.
Lütfet, Siyona iyilik yap, Yeruşalimin surlarını onar.Gør vel i din Nåde mod Zion, opbyg Jerusalems Mure!
Lütfet, Siyona iyilik yap, Yeruşalimin surlarını onar.Haz bien a Sion, con tu benevolencia; edifica los muros de Jerusalén
Lütfet, Siyona iyilik yap, Yeruşalimin surlarını onar.În îndurarea Ta, varsă-Ţi binefacerile asupra Sionului, şi zideşte zidurile Ierusalimului!
Lütfet, Siyona iyilik yap, Yeruşalimin surlarını onar.주의 은택으로 시온에 선을 행하시고 예루살렘성을 쌓으소서
Lütfet, Siyona iyilik yap, Yeruşalimin surlarını onar.Mert nem kivánsz te véresáldozatot, hogy adnék azt, égõáldozatban sem gyönyörködöl.
Lütfet, Siyona iyilik yap, Yeruşalimin surlarını onar.Nebo neoblíbil bys oběti, bychť ji i dal, aniž bys zápalu přijal.
Lütfet, Siyona iyilik yap, Yeruşalimin surlarını onar.poiché non gradisci il sacrificio e, se offro olocausti, non li accetti
Lütfet, Siyona iyilik yap, Yeruşalimin surlarını onar.Pretože si nežiadaš obeti, lebo by som dal ochotne; v zápalnej obeti nemáš záľuby.
Lütfet, Siyona iyilik yap, Yeruşalimin surlarını onar.Sillä ei sinulle kelpaa teurasuhri, sen minä kyllä antaisin; polttouhri ei ole sinulle mieleen.
Lütfet, Siyona iyilik yap, Yeruşalimin surlarını onar.Tue wohl an Zion nach deiner Gnade; baue die Mauern zu Jerusalem.
Lütfet, Siyona iyilik yap, Yeruşalimin surlarını onar.Ty du har icke behag till offer, eljest skulle jag giva dig sådana; till brännoffer har du icke lust.
Lütfet, Siyona iyilik yap, Yeruşalimin surlarını onar.Want ik weet dat U er geen prijs op stelt dat ik U nu brandoffers zou brengen; daar gaat het U niet om.
Lütfet, Siyona iyilik yap, Yeruşalimin surlarını onar.Ya Allah, tunjukkanlah kebaikan-Mu kepada Sion, bangunlah kembali tembok-tembok Yerusalem
Lütfet, Siyona iyilik yap, Yeruşalimin surlarını onar.Ευεργετησον την Σιων δια της ευνοιας σου οικοδομησον τα τειχη της Ιερουσαλημ.
Lütfet, Siyona iyilik yap, Yeruşalimin surlarını onar.Стори добро на Сион според благоволението Си; Съгради стените на Ерусалим.
Lütfet, Siyona iyilik yap, Yeruşalimin surlarını onar.היטיבה ברצונך את ציון תבנה חומות ירושלם׃
Lütfet, Siyona iyilik yap, Yeruşalimin surlarını onar.احسن برضاك الى صهيون. ابن اسوار اورشليم.
Lütfet, Siyona iyilik yap, Yeruşalimin surlarını onar.求 你 隨 你 的 美 意 善 待 錫 安 、 建 造 耶 路 撒 冷 的 城 牆
Lütfet, Siyona iyilik yap, Yeruşalimin surlarını onar.求 你 隨 你 的 美意 善待 錫安 、 建造 耶路撒冷 的 城牆
Mei, bana bir iyilik yap.Jag vill be dig om en tjänst, Mei.
Mei, bana bir iyilik yap.Jeg må bede dig om en tjeneste, Mei.
Mei, bana bir iyilik yap.Mei, mi devi fare un favore.
Mei, bana bir iyilik yap.Mei, necesito un favor.
Mei, bana bir iyilik yap.Mei, potrzebuję przysługi.
Mei, bana bir iyilik yap.Mei, preciso de um favor.
Mei, bana bir iyilik yap.Mei, tee minulle palvelus.
Mei, bana bir iyilik yap.Μέι, χρειάζομαι μια χάρη.
Mei, bana bir iyilik yap.Мей, сделай одолжение.
Metal Simyacısı, bir iyilik yapıp benimle gelir misin?Alchimista d'Acciaio, ti spiacerebbe venire con me?
Metal Simyacısı, bir iyilik yapıp benimle gelir misin?Alquimista de Acero, ¿serías tan amable de venir conmigo?
Metal Simyacısı, bir iyilik yapıp benimle gelir misin?Är du snäll och följer med mig, Fullmetal Alchemist?
Metal Simyacısı, bir iyilik yapıp benimle gelir misin?Fullmetal Alchemist, fazes a gentileza de me acompanhar?
Metal Simyacısı, bir iyilik yapıp benimle gelir misin?Stalowy Alchemiku, zechcesz pójść ze mną?
Metal Simyacısı, bir iyilik yapıp benimle gelir misin?Teräsalkemisti, voisitko tulla mukaani?
Metal Simyacısı, bir iyilik yapıp benimle gelir misin?Vil du være sød at følge med mig, Fullmetal Alchemist?
Metal Simyacısı, bir iyilik yapıp benimle gelir misin?Μεταλλικέ Αλχημιστή, θα μπορούσες να έρθεις μαζί μου;
Metal Simyacısı, bir iyilik yapıp benimle gelir misin?Стальной Алхимик, окажи любезность, пройди со мной?
MS: İyilik herkese yarar.샌델: 모두에게 최대의 이익이 된다는 말이군요.
MS: İyilik herkese yarar.O maior benefício para todos.
MS: İyilik herkese yarar.מייקל סאנדל: התועלת הרווחית לרוב.
MS: İyilik herkese yarar.مايكل: أفضل الفوائد للجميع.
MS: İyilik herkese yarar.上手な人が最良のフルートを手にすれば
Müşterilerden çikolatayı, sevdiklerine yapacakları iyilikler karşılığında satın almalarını istedi.Arra kérte vásárlóit, hogy fizessenek jótettekkel a szeretteiknek a csokoládéért.
Müşterilerden çikolatayı, sevdiklerine yapacakları iyilikler karşılığında satın almalarını istedi.Cửa hàng này đề nghị khách hàng mua sô-cô-la hãy hứa sẽ làm những việc tốt đối với những người thân yêu.
Müşterilerden çikolatayı, sevdiklerine yapacakları iyilikler karşılığında satın almalarını istedi.De klanten kochten chocolade met de belofte goede daden te doen voor dierbaren.
Müşterilerden çikolatayı, sevdiklerine yapacakları iyilikler karşılığında satın almalarını istedi.Den bad kunder om at købe chokolade med løftet om gode gerninger mod deres kære.
Müşterilerden çikolatayı, sevdiklerine yapacakları iyilikler karşılığında satın almalarını istedi.가게에서는 고객에게 고객이 사랑하는 사람들에게 선행을 하겠다는 약속만으로 물건을 내줍니다.
Müşterilerden çikolatayı, sevdiklerine yapacakları iyilikler karşılığında satın almalarını istedi.Kunden wurden mit ihrem Schokoladeneinkauf gebeten, zu versprechen, einem guten Freund etwas Gutes zu tun.
Müşterilerden çikolatayı, sevdiklerine yapacakları iyilikler karşılığında satın almalarını istedi.Les clients pouvaient acheter du chocolat contre la promesse de bonnes actions envers leurs proches.
Müşterilerden çikolatayı, sevdiklerine yapacakları iyilikler karşılığında satın almalarını istedi.Od svojich zákazníkov žiada, aby s kúpou čokolády sľúbili spraviť dobrý skutok pre svojich milovaných.
Müşterilerden çikolatayı, sevdiklerine yapacakları iyilikler karşılığında satın almalarını istedi.Pedia aos clientes para comprarem chocolate com a promessa de boas acções para os entes queridos.
Müşterilerden çikolatayı, sevdiklerine yapacakları iyilikler karşılığında satın almalarını istedi.Poprosiła klientów, by dokonywali zakupów z obietnicą dobrych uczynków wobec bliskich.
Müşterilerden çikolatayı, sevdiklerine yapacakları iyilikler karşılığında satın almalarını istedi.Požádali zákazníky, aby si koupili čokoládu a slíbili přitom udělat dobrý skutek pro své blízké.
Müşterilerden çikolatayı, sevdiklerine yapacakları iyilikler karşılığında satın almalarını istedi.Si chiedeva ai clienti di comprare la cioccolata con l'impegno di buone azioni verso i propri cari.
Müşterilerden çikolatayı, sevdiklerine yapacakları iyilikler karşılığında satın almalarını istedi.Solicita clienților să cumpere ciocolată cu promisiunea că vor face fapte bune pentru cei dragi.
Müşterilerden çikolatayı, sevdiklerine yapacakları iyilikler karşılığında satın almalarını istedi.Yhtiö pyysi asiakkaita ostamaan suklaata hyvillä teoilla rakkaitaan kohtaan.
Müşterilerden çikolatayı, sevdiklerine yapacakları iyilikler karşılığında satın almalarını istedi.Ζητούσε από τους πελάτες να αγοράσουν σοκολάτα με την υπόσχεση καλών πράξεων προς τους αγαπημένους τους.
Müşterilerden çikolatayı, sevdiklerine yapacakları iyilikler karşılığında satın almalarını istedi.От покупателей требовалось купить шоколад, с обещанием делать добрые дела для своих близких.