iyilik ile cümle
iyilik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Bana bir iyilik yapar mısınız, lütfen?Could you do me a favour please?
Sizden bir iyilik rica edebilir miyim?May I ask a favor of you?
Bana bir iyilik yapar mısın?Would you do me a favor?
Kötülüğe karşı iyilik yap.Render good for evil.
Sizden bir iyilik isteyebilir miyim?Could I ask a favor of you?
Lütfen bana bir iyilik yapar mısın?Would you please do me a favor?
Bana bir iyilik yapıp yapamayacağını merak ediyordum.I was wondering if you could do me a favor.
Dr. Clark, sizden bir iyilik rica edebilir miyim?Dr. Clark, may I ask a favor of you?
Bana bir iyilik yapıp yapamayacağını merak ediyorum.I wonder if you could do me a favor.
Senden bir iyilik isteyebilir miyim?Can I ask you a favor?
Yanlış zamanda konuşulan bir söz iyilikten çok daha fazla zarar yapabilir.A word spoken at the wrong time can do very much more harm than good.
Ondan bir iyilik istediğimde onun ne dediğini düşünüyorsun?What do you think he said when I asked him for a favor?
Şu iyilik timsali tiplere dayanamam.I can't stand those goody-goody types.
Senden bir iyilik yapmanı istiyorum.I want to ask a favor of you.
Ben ondan bir iyilik istedim.I asked a favor of him.
Bana bir iyilik yapmanı istiyorum.I have a favor to ask.
Aslında, senden bir iyilik istiyorum.Actually, I have a favor to ask of you.
Adalet ve iyilik erdemlerdir.Justice and kindness are virtues.
Yaşadığı sürece onun iyilikseverliğini unutmadı.She did not forget his kindness as long as she lived.
Senden çok özel bir iyilik isteyebilir miyim?May I ask a very special favor of you?
Sizden büyük bir iyilik istiyorum.I want to ask you a big favor.
Ona bir iyilik yapıp yapamayacağımı sordu.He asked me if I could do him a favor.
O bana bir iyilik yaptı.He did me a good turn.
O benden bir iyilik istedi.He asked a favor of me.
Onlar komşularına hep iyilikte bulunurlar.They always extend kindness to their neighbors.
Çalışmalarınızda size yardım karşılığında, ben sizden küçük bir iyilik rica ediyorum.In return for helping you with your studies, I'd like to ask a small favor of you.
Bana bir iyilik yap.I need a favor.
Yaşlı adam benden bir iyilik istedi.The old man asked me a favor.
Bu kişiden bir iyilik istemek için biraz tereddüt ediyorum.I'm a little hesitant to ask a favor of that person.
Ondan bir iyilik istedim.I asked him for a favor.
Eski iyilikler çabuk unutuldu.Old favors are soon forgotten.
Senden küçük bir iyilik istemek zorundayım.I need to ask you for a little favor.
Sana iyilik yapana nankörlük yapma.Never bite the hand that feeds you.
Tom senin ona bir iyilik yapmanı istiyorTom wants you to do him a favor.
Tom Mary'den büyük bir iyilik rica etmek istedi.Tom wanted to ask Mary for a big favor.
Ondan herhangi bir iyilik isteme.Don't ask him for any favors.
Alçak için bilgelik ve iyilik iğrenç görünüyor.Wisdom and goodness to the vile seem vile.
Bana bir iyilikte bulunup doktor çağırabilir misin?Could you do me a favour and call a doctor?
Tom beni aradı ve ona bir iyilik yapmamı istediğini söyledi.Tom called me and said that he needed me to do him a favor.
Siz bana bir iyilik yapar mısınız?Would you do me a favour?
Sana bir iyilik yaptım.I did you a favor.
O iyilikten çok kötülük yapar.It does more harm than good.
O iyilikten daha çok kötülük yaptı.It did more harm than good.
Sadece bir iyilik daha isteyeceğim.I only have one more favor to ask.
Bir iyilik daha isteyeceğim sadece.I only have one more favor to ask.
Sana bir iyilik yaptığımı düşündüm.I thought I was doing you a favor.
Tom ona bir iyilik yapmamı istedi.Tom wanted me to do him a favor.
Senden son bir iyilik istiyorum.I want to ask you one last favor.
Bak, bana bir iyilik yapmanı istiyorum.Look, I want you to do me a favor.
Bana son bir iyilik yapmanı istiyorum.I want you to do me one last favor.
Ona bir iyilik borçluyum.I owe him one.
Bir iyilik olarak bana arabanı ödünç verebilir misin?Can you lend me your car, as a favor?
Siz beylerin bana bir iyilik yapmasını istiyorum.I want you guys to do me a favor.
O bana bir iyilik borçlu.He owes me a favor.
Bana bir iyilik yapman gerek.I need you to do me a favor.
Neden bize bir iyilik yapıp da hemen ayrılmıyorsun?Why don't you do us a favor and just leave?
O, iyilikleri takdir etmez.He doesn't appreciate favors.
Bana herhangi bir iyilik yapmayın.Don't do me any favors.
Bize herhangi bir iyilik yapma.Don't do us any favors.
Tom'dan bir iyilik istemeye geldim.I came to ask Tom a favor.