Ana içeriğe geç
Sözlük

iyileştirmek ile cümle

iyileştirmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
12
ORT. KELİME
Internet bankacılığını iyileştirmek için neler yapabiliriz ve bunu nasıl teşvik ederiz? "Que peut-on faire pour encourager l'utilisation de la banque en ligne ?"
Internet bankacılığını iyileştirmek için neler yapabiliriz ve bunu nasıl teşvik ederiz? "¿Qué podemos hacer para fomentar la banca electrónica?
Internet bankacılığını iyileştirmek için neler yapabiliriz ve bunu nasıl teşvik ederiz? "Vad kan vi göra för att uppmuntra till banktjänsterna används online?"
Internet bankacılığını iyileştirmek için neler yapabiliriz ve bunu nasıl teşvik ederiz? "Was können wir tun, um Online-Banking zu fördern?"
Internet bankacılığını iyileştirmek için neler yapabiliriz ve bunu nasıl teşvik ederiz? "Wat kunnen we doen om internetbankieren aan te moedigen?"
Internet bankacılığını iyileştirmek için neler yapabiliriz ve bunu nasıl teşvik ederiz? "Τι μπορούμε να κάνουμε για να ενθαρρύνουμε τις τραπεζικές δραστηριότητες στο διαδίκτυο;"
Internet bankacılığını iyileştirmek için neler yapabiliriz ve bunu nasıl teşvik ederiz? "Какво можем да измислим, за да насърчим ползването на он-лайн банкирането?"
Internet bankacılığını iyileştirmek için neler yapabiliriz ve bunu nasıl teşvik ederiz? ""Как нам стимулировать пользование банковскими услугами онлайн?"
Internet bankacılığını iyileştirmek için neler yapabiliriz ve bunu nasıl teşvik ederiz? "את מצב החשבון שלהם על המסך.
Internet bankacılığını iyileştirmek için neler yapabiliriz ve bunu nasıl teşvik ederiz? "ماذا يمكننا أن نفعل لنشجّع المصارف على الإنترنت أكثر؟"
Internet bankacılığını iyileştirmek için neler yapabiliriz ve bunu nasıl teşvik ederiz? "私は「そんなのすごく簡単さ
Kanunların insanların hayatını iyileştirmek için konduğunu düşünebilirsin.Anda berpikir bahwa orang membuat undang- undang untuk membuat hidup lebih baik bagi orang-orang?
Kanunların insanların hayatını iyileştirmek için konduğunu düşünebilirsin.Denken Sie wirklich Gesetze sind dafür da, das Leben der Menschen zu verbessern?
Kanunların insanların hayatını iyileştirmek için konduğunu düşünebilirsin.Tu piensas que el Estado hace leyes para mejorar la vida de la gente...
Kanunların insanların hayatını iyileştirmek için konduğunu düşünebilirsin.Vous pensez que les hommes font des lois pour améliorer la vie des gens ?
Kanunların insanların hayatını iyileştirmek için konduğunu düşünebilirsin.Μπορεί να σκέφτεστε ότι οι νόμοι μπορεί να κάνουν την ζωή καλύτερη για τους ανθρώπους...
Kanunların insanların hayatını iyileştirmek için konduğunu düşünebilirsin.Мислите ли, че законите са създадени, за да направят живота на хората по-добър? Не.
Kutsal Kulun İsanın adıyla hastaları iyileştirmek için, belirtiler ve harikalar yapmak için elini uzat.››enquanto estendes a mão para curar e para que se façam sinais e prodígios pelo nome de teu santo Servo Jesus.
Kutsal Kulun İsanın adıyla hastaları iyileştirmek için, belirtiler ve harikalar yapmak için elini uzat.››Extiende tu mano para que sean hechas sanidades, señales y prodigios en el nombre de tu santo Siervo Jesús.
Kutsal Kulun İsanın adıyla hastaları iyileştirmek için, belirtiler ve harikalar yapmak için elini uzat.››idet du rekker din hånd ut til helbredelse og til tegn og undergjerninger ved din hellige tjener Jesu navn.
Kutsal Kulun İsanın adıyla hastaları iyileştirmek için, belirtiler ve harikalar yapmak için elini uzat.››idet du udrækker din Hånd til Helbredelse, og der sker Tegn og Undere ved din hellige Tjeners Jesu Navn."
Kutsal Kulun İsanın adıyla hastaları iyileştirmek için, belirtiler ve harikalar yapmak için elini uzat.››손을 내밀어 병을 낫게 하옵시고 표적과 기사가 거룩한 종 예수의 이름으로 이루어지게 하옵소서 하더라
Kutsal Kulun İsanın adıyla hastaları iyileştirmek için, belirtiler ve harikalar yapmak için elini uzat.››Ściągając rękę twoję ku uzdrawianiu i ku czynieniu znamion i cudów, przez imię świętego Syna twego Jezusa.
Kutsal Kulun İsanın adıyla hastaları iyileştirmek için, belirtiler ve harikalar yapmak için elini uzat.››şi întinde-Ţi mîna, ca să se facă tămăduiri, minuni şi semne prin Numele Robului Tău celui Sfînt, Isus.``
Kutsal Kulun İsanın adıyla hastaları iyileştirmek için, belirtiler ve harikalar yapmak için elini uzat.››Stendi la mano perché si compiano guarigioni, miracoli e prodigi nel nome del tuo santo servo Gesù»
Kutsal Kulun İsanın adıyla hastaları iyileştirmek için, belirtiler ve harikalar yapmak için elini uzat.››Vztahuje ruku svou k uzdravování a k činění divů a zázraků, skrze jméno svatého Syna tvého Ježíše.
Kutsal Kulun İsanın adıyla hastaları iyileştirmek için, belirtiler ve harikalar yapmak için elini uzat.››і простягай руку Твою на спїленнє, і нехай ознаки й чудеса стають ся через імя сьвятого Сина Твого Ісуса.
Kutsal Kulun İsanın adıyla hastaları iyileştirmek için, belirtiler ve harikalar yapmak için elini uzat.››בנטתך את ידך למרפא ולתת אתות ומופתים בשם ישוע עבדך הקדוש׃
Kutsal Kulun İsanın adıyla hastaları iyileştirmek için, belirtiler ve harikalar yapmak için elini uzat.››بمد يدك للشفاء ولتجر آيات وعجائب باسم فتاك القدوس يسوع‎.
Kutsal Kulun İsanın adıyla hastaları iyileştirmek için, belirtiler ve harikalar yapmak için elini uzat.››見 上
Kutsal Kulun İsanın adıyla hastaları iyileştirmek için, belirtiler ve harikalar yapmak için elini uzat.››見上
Nişan almanızı iyileştirmek için topçunuz "Ani Atış"ı öğrenmelidir.Celowniczy powinien nauczyć się "Strzału z biodra", aby polepszyć celowanie.
Nişan almanızı iyileştirmek için topçunuz "Ani Atış"ı öğrenmelidir.Der Richtschütze sollte für eine bessere Zielerfassung "Ruhige Hand" lernen.
Nişan almanızı iyileştirmek için topçunuz "Ani Atış"ı öğrenmelidir.El artillero debe aprender "Ajuste de disparo" para mejorar el apuntamiento.
Nişan almanızı iyileştirmek için topçunuz "Ani Atış"ı öğrenmelidir.Le tireur devrait apprendre "Précision" afin d'améliorer la précision de la visée.
Nişan almanızı iyileştirmek için topçunuz "Ani Atış"ı öğrenmelidir.Pro lepší míření by se měl střelec naučit Jemné míření.
O annenin çocuklarını iyileştirmek için tüm barış anlaşmalarından daha çok şansı var.Acea mamă are mai multe șanse să își vindece copiii decât orice alt acord de pace.
O annenin çocuklarını iyileştirmek için tüm barış anlaşmalarından daha çok şansı var.Aquela mãe tem uma hipótese melhor de curar os filhos que qualquer acordo de paz.
O annenin çocuklarını iyileştirmek için tüm barış anlaşmalarından daha çok şansı var.Cette mère a une meilleure chance de guérir ses enfants que n'importe quel accord de paix.
O annenin çocuklarını iyileştirmek için tüm barış anlaşmalarından daha çok şansı var.Deze moeder heeft meer kans om haar kinderen te laten helen dan welk vredesverdrag ook.
O annenin çocuklarını iyileştirmek için tüm barış anlaşmalarından daha çok şansı var.Diese Mutter hat eine größere Chance ihre Kinder zu heilen, als jedes Friedensabkommen es könnte.
O annenin çocuklarını iyileştirmek için tüm barış anlaşmalarından daha çok şansı var.Ennek az anyának jobb esélye van a gyermekeit meggyógyítani, mint bármilyen békemegállapodásnak.
O annenin çocuklarını iyileştirmek için tüm barış anlaşmalarından daha çok şansı var.어머니는 어떤 평화 협약이 할 수 있는 것보다 더 낫게 그 자녀들을 치유할 기회를 가집니다.
O annenin çocuklarını iyileştirmek için tüm barış anlaşmalarından daha çok şansı var.La madre tiene más oportunidades de sanar a sus hijos que cualquier tratado de paz.
O annenin çocuklarını iyileştirmek için tüm barış anlaşmalarından daha çok şansı var.Người mẹ có cơ hội tốt hơn để chữa lành cho con cái mình hơn bất kỳ bản hiệp ước hòa bình nào.
O annenin çocuklarını iyileştirmek için tüm barış anlaşmalarından daha çok şansı var.Quella madre ha opportunità migliori di guarire i propri figli di qualsiasi accordo di pace.
O annenin çocuklarını iyileştirmek için tüm barış anlaşmalarından daha çok şansı var.Tá matka má oveľa väčšiu šancu vyliečiť svoje deti než akákoľvek mierová dohoda.
O annenin çocuklarını iyileştirmek için tüm barış anlaşmalarından daha çok şansı var.Ta matka miała lepszą szansę wyleczenia dzieci niż każdy traktakt pokojowy.
O annenin çocuklarını iyileştirmek için tüm barış anlaşmalarından daha çok şansı var.Tato matka má lepší šanci vyléčit své děti, než jakákoliv mírová dohoda.
O annenin çocuklarını iyileştirmek için tüm barış anlaşmalarından daha çok şansı var.Αυτή η μητέρα έχει μεγαλύτερη πιθανότητα να γιατρέψει τα παιδιά της από κάθε συμφωνία ειρήνης.
O annenin çocuklarını iyileştirmek için tüm barış anlaşmalarından daha çok şansı var.Мати здатна сцілити своїх дітей так, як ніяка угода про мир не зможе.
O annenin çocuklarını iyileştirmek için tüm barış anlaşmalarından daha çok şansı var.Мать способна исцелить своих детей так, как никакое соглашение о мире не сможет.
O annenin çocuklarını iyileştirmek için tüm barış anlaşmalarından daha çok şansı var.Тази майка има по-добър шанс да излекува децата си, отколкото което и да е споразумение за мир.
O annenin çocuklarını iyileştirmek için tüm barış anlaşmalarından daha çok şansı var.לאמא הזאת סיכוי יותר טוב לרפא את ילדיה מאשר כל הסכם שלום.
O annenin çocuklarını iyileştirmek için tüm barış anlaşmalarından daha çok şansı var.هذه الأم لها فرصة أفضل فى شفاء أطفالها أكثر من أي أمل فى إتفاقية سلام .
O annenin çocuklarını iyileştirmek için tüm barış anlaşmalarından daha çok şansı var.自らの子どもたちを癒せるでしょう 前向きになれる事柄はたくさんあります
O da dünyada olup bitenleri izlemek ve bu otoriteyi durumu iyileştirmek için kullanmak.세상에서 어떤 일이 일어 나고 있는지 알려고 하는 것입니다 그리고 좀 더 나은 세상을 위해 모마의 힘을 사용하는 것이고요
O da dünyada olup bitenleri izlemek ve bu otoriteyi durumu iyileştirmek için kullanmak.וזה לנסות ולראות מה קורה בעולם ולנסות להשתמש בסמכותיות הזו כדי לעשות דברים טובים יותר.
O da dünyada olup bitenleri izlemek ve bu otoriteyi durumu iyileştirmek için kullanmak.هو تجربة ومشاهدة ما يحدث في العالم و محاولة استخدام تلك الصلاحيات لجعل الأمور بشكل أفضل.
O da dünyada olup bitenleri izlemek ve bu otoriteyi durumu iyileştirmek için kullanmak.世の中を良くするために MoMAのパワーを使うことです たくさんのエピソードが生まれています
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod