Bu yüzden arabayı iyileştirmek için her iki haftada yaklaşık 5,000 yeni parça yaparız.אז כל שבועיים, אנחנו נייצר בערך 5,000 רכיבים חדשים שמורכבים למכונית
Bu yüzden arabayı iyileştirmek için her iki haftada yaklaşık 5,000 yeni parça yaparız.لذلك كل أسبوعين، نقوم بتصنيع حوالي 5000 قطعة جديدة ملائمة للسيارة.
Bu yüzden arabayı iyileştirmek için her iki haftada yaklaşık 5,000 yeni parça yaparız.部品を 5千も新調しています レーシングカーの5~10%が
Cinsel yollarla bulaşan hastalıkları iyileştirmek, erkek sünnetini yaygınlaştırmak.성병에 감염되는 수치를 바꾸기 위해서 남성 환부 절제술을 통해서 바꾸는 방법 등
Cinsel yollarla bulaşan hastalıkları iyileştirmek, erkek sünnetini yaygınlaştırmak.Leczyć inne choroby weneryczne. Poruszyć kwestię obrzezania mężczyzn.
Cinsel yollarla bulaşan hastalıkları iyileştirmek, erkek sünnetini yaygınlaştırmak.Például más nemi úton terjedő betegségek visszaszorítására. Amiben segít a körülmetélés.
Cinsel yollarla bulaşan hastalıkları iyileştirmek, erkek sünnetini yaygınlaştırmak.לנסות ולשנות את כמויות ההעברה על-ידי טיפול במחלות מין אחרות שמועברות. לנסות לשנותן על-ידי עיקור של גברים.
Cinsel yollarla bulaşan hastalıkları iyileştirmek, erkek sünnetini yaygınlaştırmak.感染率を変えてみる事もできます 他にも考えるべきことはたくさんあります
Dünyada bugün yaralarını iyileştirmek için bu gereci kullanan 400.000 hasta var.세계에 걸쳐 400,000명의 환자가 그 재료를 가지고 상처를 치료해오고 있습니다.
Dünyada bugün yaralarını iyileştirmek için bu gereci kullanan 400.000 hasta var.Ci sono ora 400.000 pazienti in tutto il mondo che hanno usato quel materiale per rimarginare le loro ferite.
Dünyada bugün yaralarını iyileştirmek için bu gereci kullanan 400.000 hasta var.Det finns nu 400 000 patienter över hela världen som har använt detta material för att läka sina sår.
Dünyada bugün yaralarını iyileştirmek için bu gereci kullanan 400.000 hasta var.Existen 400 000 pacientes en todo el mundo que han usado ese material para curar sus heridas.
Dünyada bugün yaralarını iyileştirmek için bu gereci kullanan 400.000 hasta var.Há agora 400 000 doentes em todo o mundo, que usaram aquele material para curar as suas feridas.
Dünyada bugün yaralarını iyileştirmek için bu gereci kullanan 400.000 hasta var.Hiện nay có 400.000 bệnh nhân trên khắp thế giới sử dụng vật liệu đó để chữa lành vết thương
Dünyada bugün yaralarını iyileştirmek için bu gereci kullanan 400.000 hasta var.Il y a maintenant 400 000 patients dans le monde qui ont utilisé ce matériau pour guérir leurs blessures.
Dünyada bugün yaralarını iyileştirmek için bu gereci kullanan 400.000 hasta var.Jelenleg 400,000 beteg van világszerte, akiket sebgyógyítás céljából ezzel az anyaggal kezeltek.
Dünyada bugün yaralarını iyileştirmek için bu gereci kullanan 400.000 hasta var.Mittlerweile haben weltweit 400,000 Patienten das Material benutzt, um ihre Wunden zu heilen.
Dünyada bugün yaralarını iyileştirmek için bu gereci kullanan 400.000 hasta var.Na svete je 400 000 pacientov, ktorí tento materiál použili na vyliečenie rán.
Dünyada bugün yaralarını iyileştirmek için bu gereci kullanan 400.000 hasta var.Na světě je okolo 400.000 pacientů, kteří používají tuto látku k léčení jejich zranění.
Dünyada bugün yaralarını iyileştirmek için bu gereci kullanan 400.000 hasta var.Na świecie jest 400,000 pacjentów, którzy użyli takiego materiału, aby zagoić swoje rany.
Dünyada bugün yaralarını iyileştirmek için bu gereci kullanan 400.000 hasta var.Yhteensä 400 000 potilasta on käyttänyt tätä materiaalia haavojensa parantamiseen.
Dünyada bugün yaralarını iyileştirmek için bu gereci kullanan 400.000 hasta var.На текущий момент 400 000 пациентов по всему миру использовали этот материал для заживления ран.
Dünyada bugün yaralarını iyileştirmek için bu gereci kullanan 400.000 hasta var.Сега има 400 000 пациенти по света, които са използвали този материал за зарастване на раните си.
Dünyada bugün yaralarını iyileştirmek için bu gereci kullanan 400.000 hasta var.יש עכשיו 400,000 חולים ברחבי העולם שהשתמשו בחומר הזה לרפא את הפצעים שלהם
Dünyada bugün yaralarını iyileştirmek için bu gereci kullanan 400.000 hasta var.يوجد الآن حوالي 400 ألف مريض حول العالم استخدموا تلك المادة لعلاج جراحهم
Dünyada bugün yaralarını iyileştirmek için bu gereci kullanan 400.000 hasta var.この物質を用いた怪我の治療を受けています 手足は再生できるのでしょうか?
Eğitim sistemini iyileştirmek istiyorum.Chcem napraviť náš vzdelávací systém.
Eğitim sistemini iyileştirmek istiyorum.Chcę naprawić nas system edukacji.
Eğitim sistemini iyileştirmek istiyorum.Chci napravit naše školství.
Eğitim sistemini iyileştirmek istiyorum.Ich möchte das Bildungssystem reparieren.
Eğitim sistemini iyileştirmek istiyorum.Ik wil een oplossing voor ons onderwijs.
Eğitim sistemini iyileştirmek istiyorum.Jag vill fixa vårat utbildningssystem.
Eğitim sistemini iyileştirmek istiyorum.Je veux réparer notre système éducatif.
Eğitim sistemini iyileştirmek istiyorum.교육 체계를 고치고 싶다
Eğitim sistemini iyileştirmek istiyorum.Quiero arreglar el sistema educativo.
Eğitim sistemini iyileştirmek istiyorum.Saya akan memperbaiki sistem pendidikan kita.
Eğitim sistemini iyileştirmek istiyorum.Szeretném rendbehozni az oktatásügyet.
Eğitim sistemini iyileştirmek istiyorum.Tôi muốn chỉnh sửa lại hệ thống giáo dục của chúng ta.
Eğitim sistemini iyileştirmek istiyorum.Voglio sistemare il sistema scolastico.
Eğitim sistemini iyileştirmek istiyorum.Vreau sa imbunatatesc sistemul nostru de educatie.
Eğitim sistemini iyileştirmek istiyorum.Θέλω να φτιάξω το εκπαιδευτικό μας σύστημα.
Eğitim sistemini iyileştirmek istiyorum.Искам да оправя нашата образователна система.
Eğitim sistemini iyileştirmek istiyorum.Я хочу виправити нашу систему освіти.
Eğitim sistemini iyileştirmek istiyorum."Я хочу улучшить систему медицинской помощи, я хочу улучшить образовательную систему.
Eğitim sistemini iyileştirmek istiyorum.אני רוצה לתקן את מערכת החינוך שלנו.
Eğitim sistemini iyileştirmek istiyorum.سوف اصلح النظام التعليمي
Eğitim sistemini iyileştirmek istiyorum.それをどうするか考えはありませんが
Ekonomiyi iyileştirmek istersen, insan gücünü azaltman gerekir.Mi van, ha azért kellene csökkentenünk a honvédelmi kiadásokat, hogy növeljük a szociálisokat?
Ekonomiyi iyileştirmek istersen, insan gücünü azaltman gerekir.ماذا لو انقصنا من ميزانية وزارة الدفاع واضفناها في الحماية المدنية؟
Fakat iyileştirmek zorundadır rağmen buz kendisi, en çok ilgi nesne incelemek için ilk fırsattır.Ale ľad sám je predmetom najviac zaujímajú, aj keď je potrebné zvýšiť najbližšej príležitosti študovať.
Fakat iyileştirmek zorundadır rağmen buz kendisi, en çok ilgi nesne incelemek için ilk fırsattır.Ale led sám je předmětem nejvíce zajímají, i když je nutné zvýšit nejbližší příležitosti studovat.
Fakat iyileştirmek zorundadır rağmen buz kendisi, en çok ilgi nesne incelemek için ilk fırsattır.De a jég maga a tárgy a legfontosabbak, de meg kell javítani legkorábbi lehetőséget, hogy tanulmányozza azt.
Fakat iyileştirmek zorundadır rağmen buz kendisi, en çok ilgi nesne incelemek için ilk fırsattır.당신이 개선을해야하지만 그러나 얼음 자체는 대부분의 관심의 대상이다 그것을 공부를 빠른 시일 내에.
Fakat iyileştirmek zorundadır rağmen buz kendisi, en çok ilgi nesne incelemek için ilk fırsattır.Ma il ghiaccio è l'oggetto di maggior interesse, anche se deve migliorare la prima occasione di studiarla.
Fakat iyileştirmek zorundadır rağmen buz kendisi, en çok ilgi nesne incelemek için ilk fırsattır.Men isen i sig selv er genstand for mest interesse, men du skal forbedre givne lejlighed til at studere det.
Fakat iyileştirmek zorundadır rağmen buz kendisi, en çok ilgi nesne incelemek için ilk fırsattır.Men isen själv är föremål för mest intresse, men du måste förbättra snart som möjligt att studera det.
Fakat iyileştirmek zorundadır rağmen buz kendisi, en çok ilgi nesne incelemek için ilk fırsattır.Mutta jään itse on kohde kiinnostavimmat, mutta sinun on parannettava mahdollisimman pian tutkia sitä.
Fakat iyileştirmek zorundadır rağmen buz kendisi, en çok ilgi nesne incelemek için ilk fırsattır.Nhưng băng chính nó là đối tượng quan tâm nhất, mặc dù bạn phải cải thiện cơ hội đầu tiên để nghiên cứu nó.
Fakat iyileştirmek zorundadır rağmen buz kendisi, en çok ilgi nesne incelemek için ilk fırsattır.Toda led sam je predmet največ zanimanja, čeprav morate izboljšati čim prej, da ga študija.
Fakat iyileştirmek zorundadır rağmen buz kendisi, en çok ilgi nesne incelemek için ilk fırsattır.Но в самия лед е обект на най-голям интерес, макар че трябва да се подобри първа възможност да го изучават.