İnanca sahip bir düşünce, bir savaşı başlatabilir.... ya da bütün bir ulusu iyileştirmeye başlamaya.Une pensée avec de la conviction peut déclencher une guerre ou bien commencer à guérir toute une nation.
İnsanlar nasıl olması gerektiğini söylerler, Su iyileştirme projelerinin yarısı, bir yıl sonra başarısız oldu.Anda tahu, orang-orang berbicara tentang bagaimana setengah dari semua proyek air sumur gagal dalam setahun.
İnsanlar nasıl olması gerektiğini söylerler, Su iyileştirme projelerinin yarısı, bir yıl sonra başarısız oldu.Lidé říkají jak polovina všech projektů vodních studen o rok později selhala.
İnsanlar nasıl olması gerektiğini söylerler, Su iyileştirme projelerinin yarısı, bir yıl sonra başarısız oldu.Mensen zeggen dat de helft van alle waterputprojecten na een jaar om zeep zijn.
İnsanlar nasıl olması gerektiğini söylerler, Su iyileştirme projelerinin yarısı, bir yıl sonra başarısız oldu.Sapete, le persone parlano di come metà dei progetti di pozzi d'acqua siano falliti nel giro di un anno.
İnsanlar nasıl olması gerektiğini söylerler, Su iyileştirme projelerinin yarısı, bir yıl sonra başarısız oldu.Tudják, az emberek arról beszélnek hogyan hiúsul meg a vízkút projektek fele egy év alatt.
İnsanlar nasıl olması gerektiğini söylerler, Su iyileştirme projelerinin yarısı, bir yıl sonra başarısız oldu.Veste, ljudje rečejo, kako je polovica projektov gradnje vodnjakov propadla.
İnsanlar nasıl olması gerektiğini söylerler, Su iyileştirme projelerinin yarısı, bir yıl sonra başarısız oldu.Οι άνθρωποι ρωτούν πώς τα μισά καλά σχέδια ύδρευσης, απέτυχαν ένα χρόνο μετά.
İnsanlar nasıl olması gerektiğini söylerler, Su iyileştirme projelerinin yarısı, bir yıl sonra başarısız oldu.Знаете ли, хората разказват как половината от водните проекти се провалят след година.
İnsanlar nasıl olması gerektiğini söylerler, Su iyileştirme projelerinin yarısı, bir yıl sonra başarısız oldu.Люди говорят, как годом позже половина всех проектов строительства колодцев потерпела неудачу.
İnsan neslini iyileştirmeye biraz uzağız.Ainda estamos longe de melhorarmos pessoas.
İnsan neslini iyileştirmeye biraz uzağız.Daleko nam jeszcze do ulepszania ludzi:
İnsan neslini iyileştirmeye biraz uzağız.Estamos lejos de mejorar a las personas.
İnsan neslini iyileştirmeye biraz uzağız.Kita masih jauh dari peningkatan pada level manusia.
İnsan neslini iyileştirmeye biraz uzağız.아직 사람을 향상시키는 것은 멀었습니다.
İnsan neslini iyileştirmeye biraz uzağız.Messze vagyunk attól, hogy tökéletesítsük az embereket.
İnsan neslini iyileştirmeye biraz uzağız.Nous sommes encore loin de pouvoir modifier l'être humain.
İnsan neslini iyileştirmeye biraz uzağız.Olemme vielä pitkän matkan päässä ihmisten parantelemisesta.
İnsan neslini iyileştirmeye biraz uzağız.Siamo a tanto così dal migliorare le persone.
İnsan neslini iyileştirmeye biraz uzağız.We zijn nog ver verwijderd van het verbeteren van mensen.
İnsan neslini iyileştirmeye biraz uzağız.Wir sind Lichtjahre davon entfernt Menschen zu verbessern.
İnsan neslini iyileştirmeye biraz uzağız.Είμαστε πολύ μακριά από το να βελτιώσουμε τους ανθρώπους.
İnsan neslini iyileştirmeye biraz uzağız.Мы ещё далеки от доработки людей.
İnsan neslini iyileştirmeye biraz uzağız.Ние сме още далеч от подобряване на хората.
İnsan neslini iyileştirmeye biraz uzağız.יש לנו עוד דרך ארוכה עד שנגיע לשיפור בני אדם.
İnsan neslini iyileştirmeye biraz uzağız.نحن بعيدون من تحسين قدرات الناس.
İnsan neslini iyileştirmeye biraz uzağız.私たちの目標は、今後その目標に到達できるまで
"İnsan sevgisinin olduğu yerde, iyileştirme isteği de vardır.""Donde hay amor por la humanidad, hay amor por la sanación."
"İnsan sevgisinin olduğu yerde, iyileştirme isteği de vardır.""인류에 대한 사랑이 있는곳에, 치료의 사랑이 있다."
"İnsan sevgisinin olduğu yerde, iyileştirme isteği de vardır."Là où il y a l'amour de l'humanité, il y a l'amour des soins."
"İnsan sevgisinin olduğu yerde, iyileştirme isteği de vardır.""Những nơi nào có tình yêu con người, thì có tình yêu chữa lành bệnh."
"İnsan sevgisinin olduğu yerde, iyileştirme isteği de vardır.""Quando c'è l'amore per l'umanità, c'è amore per la guarigione."
"İnsan sevgisinin olduğu yerde, iyileştirme isteği de vardır.""Tam, gdzie miłuje się ludzkość, miłuje się uzdrawianie."
"İnsan sevgisinin olduğu yerde, iyileştirme isteği de vardır.""Unde există dragoste de omenire există dragoste de tămăduire."
"İnsan sevgisinin olduğu yerde, iyileştirme isteği de vardır.""Waar liefde voor de mensheid is, is liefde voor genezing."
"İnsan sevgisinin olduğu yerde, iyileştirme isteği de vardır."Wo es Liebe zur Menschheit gibt, gibt es auch Liebe zur Heilung.
"İnsan sevgisinin olduğu yerde, iyileştirme isteği de vardır.""Де є любов до людства, там є любов до цілительства".
"İnsan sevgisinin olduğu yerde, iyileştirme isteği de vardır.""Където има любов към човешкия род, има и любов към изцелението."
"İnsan sevgisinin olduğu yerde, iyileştirme isteği de vardır.""Там, где есть любовь к человечеству, есть любовь к целительству".
"İnsan sevgisinin olduğu yerde, iyileştirme isteği de vardır.""במקום בו קיימת אהבת המין האנושי, קיימת האהבה המרפאת."
"İnsan sevgisinin olduğu yerde, iyileştirme isteği de vardır."" عندما نحب البشر حينها سنحب ان نداويهم من امراضهم "
"İnsan sevgisinin olduğu yerde, iyileştirme isteği de vardır."愛という癒やしが存在する」 今日 私たちはそれを
Internet bankacılığını iyileştirmek için neler yapabiliriz ve bunu nasıl teşvik ederiz? "Apa yang dapat kami lakukan dan mendorong lebih banyak perbankan daring?"
Internet bankacılığını iyileştirmek için neler yapabiliriz ve bunu nasıl teşvik ederiz? "Ce putem face ca să încurajăm operaţiile bancare online?"
Internet bankacılığını iyileştirmek için neler yapabiliriz ve bunu nasıl teşvik ederiz? "Čo máme robiť aby sme podporili viac online bankovníctva?"
Internet bankacılığını iyileştirmek için neler yapabiliriz ve bunu nasıl teşvik ederiz? "Co máme udělat, abychom víc podpořili online bankovnictví?"
Internet bankacılığını iyileştirmek için neler yapabiliriz ve bunu nasıl teşvik ederiz? "Cosa possiamo fare per incoraggiare l'online banking?"
Internet bankacılığını iyileştirmek için neler yapabiliriz ve bunu nasıl teşvik ederiz? "Hvad kan vi gøre for at opfordre folk til at benytte netbank noget mere?
Internet bankacılığını iyileştirmek için neler yapabiliriz ve bunu nasıl teşvik ederiz? "우리가 무엇을 해야 할까요? 광고를 하면 될까요?"라고 말했습니다.
Internet bankacılığını iyileştirmek için neler yapabiliriz ve bunu nasıl teşvik ederiz? ""para encorajar o acesso ao banco pela Internet?"
Internet bankacılığını iyileştirmek için neler yapabiliriz ve bunu nasıl teşvik ederiz? "Que peut-on faire pour encourager l'utilisation de la banque en ligne ?"
Internet bankacılığını iyileştirmek için neler yapabiliriz ve bunu nasıl teşvik ederiz? "¿Qué podemos hacer para fomentar la banca electrónica?
Internet bankacılığını iyileştirmek için neler yapabiliriz ve bunu nasıl teşvik ederiz? "Vad kan vi göra för att uppmuntra till banktjänsterna används online?"
Internet bankacılığını iyileştirmek için neler yapabiliriz ve bunu nasıl teşvik ederiz? "Was können wir tun, um Online-Banking zu fördern?"
Internet bankacılığını iyileştirmek için neler yapabiliriz ve bunu nasıl teşvik ederiz? "Wat kunnen we doen om internetbankieren aan te moedigen?"
Internet bankacılığını iyileştirmek için neler yapabiliriz ve bunu nasıl teşvik ederiz? "Τι μπορούμε να κάνουμε για να ενθαρρύνουμε τις τραπεζικές δραστηριότητες στο διαδίκτυο;"
Internet bankacılığını iyileştirmek için neler yapabiliriz ve bunu nasıl teşvik ederiz? "Какво можем да измислим, за да насърчим ползването на он-лайн банкирането?"
Internet bankacılığını iyileştirmek için neler yapabiliriz ve bunu nasıl teşvik ederiz? ""Как нам стимулировать пользование банковскими услугами онлайн?"
Internet bankacılığını iyileştirmek için neler yapabiliriz ve bunu nasıl teşvik ederiz? "את מצב החשבון שלהם על המסך.
Internet bankacılığını iyileştirmek için neler yapabiliriz ve bunu nasıl teşvik ederiz? "ماذا يمكننا أن نفعل لنشجّع المصارف على الإنترنت أكثر؟"