Bu yüzden arabayı iyileştirmek için her iki haftada yaklaşık 5,000 yeni parça yaparız.Così ogni due settimane, produciamo più o meno 5000 nuovi componenti da installare nell'auto.
Bu yüzden arabayı iyileştirmek için her iki haftada yaklaşık 5,000 yeni parça yaparız.Dlatego co 2 tygodnie tworzymy dla niego około 5 tysięcy nowych elementów.
Bu yüzden arabayı iyileştirmek için her iki haftada yaklaşık 5,000 yeni parça yaparız.Donc toutes les deux semaines, nous créons environ 5 000 nouveaux composants à adapter sur la voiture.
Bu yüzden arabayı iyileştirmek için her iki haftada yaklaşık 5,000 yeni parça yaparız.Jadi setiap dua minggu, kami akan membuat sekitar 5.000 komponen baru untuk mobil.
Bu yüzden arabayı iyileştirmek için her iki haftada yaklaşık 5,000 yeni parça yaparız.Minden két hétben legyártunk kb. 5 000 alkatrészt az autó számára.
Bu yüzden arabayı iyileştirmek için her iki haftada yaklaşık 5,000 yeni parça yaparız.Nên mỗi nửa tháng, chúng tôi lại làm ra khoảng 5.000 thành phần mới để lắp vào xe.
Bu yüzden arabayı iyileştirmek için her iki haftada yaklaşık 5,000 yeni parça yaparız.Om de paar weken maken we ongeveer 5.000 nieuwe onderdelen voor de auto.
Bu yüzden arabayı iyileştirmek için her iki haftada yaklaşık 5,000 yeni parça yaparız.Så varannan vecka kommer vi att göra runt 5 000 nya komponenter att montera på bilen.
Bu yüzden arabayı iyileştirmek için her iki haftada yaklaşık 5,000 yeni parça yaparız.Takže co dva týdny vyrábíme na míru asi 5 000 nových komponent.
Bu yüzden arabayı iyileştirmek için her iki haftada yaklaşık 5,000 yeni parça yaparız.Οπότε, κάθε δύο βδομάδες, κατασκευάζουμε περίπου 5.000 νέα εξαρτήματα για να ενσωματώσουμε στο αυτοκίνητο.
Bu yüzden arabayı iyileştirmek için her iki haftada yaklaşık 5,000 yeni parça yaparız.Затова всеки две седмици правим около 5000 нови компоненти за колата.
Bu yüzden arabayı iyileştirmek için her iki haftada yaklaşık 5,000 yeni parça yaparız.Каждые две недели мы создаём около 5 000 новых деталей для нашего автомобиля.
Bu yüzden arabayı iyileştirmek için her iki haftada yaklaşık 5,000 yeni parça yaparız.Тому кожні два тижні виготовляються близько 5 тисяч нових елементів.
Bu yüzden arabayı iyileştirmek için her iki haftada yaklaşık 5,000 yeni parça yaparız.אז כל שבועיים, אנחנו נייצר בערך 5,000 רכיבים חדשים שמורכבים למכונית
Bu yüzden arabayı iyileştirmek için her iki haftada yaklaşık 5,000 yeni parça yaparız.لذلك كل أسبوعين، نقوم بتصنيع حوالي 5000 قطعة جديدة ملائمة للسيارة.
Bu yüzden arabayı iyileştirmek için her iki haftada yaklaşık 5,000 yeni parça yaparız.部品を 5千も新調しています レーシングカーの5~10%が
Çalışma ve yaşam kalitesini iyileştirmeA jobb élet- és munkakörülményekért
Çalışma ve yaşam kalitesini iyileştirmeBevorderen van de kwaliteit van arbeid en leven
Çalışma ve yaşam kalitesini iyileştirmeFör bättre arbets- och levnadsvillkor.
Çalışma ve yaşam kalitesini iyileştirmeFor bedre livs- og arbejdskvalitet
Çalışma ve yaşam kalitesini iyileştirmeFörderung der Lebens- und Arbeitsqualität
Çalışma ve yaşam kalitesini iyileştirmeMigliorare la qualità del lavoro e della vita.
Çalışma ve yaşam kalitesini iyileştirmePresadzovanie kvality práce a života
Çalışma ve yaşam kalitesini iyileştirmePromoción de la calidad del trabajo y de la vida
Çalışma ve yaşam kalitesini iyileştirmePromouvoir la qualité des conditions de vie et de travail
Çalışma ve yaşam kalitesini iyileştirmePromovarea calităţii muncii şi a vieţii
Çalışma ve yaşam kalitesini iyileştirmePromover a qualidade de vida e de trabalho
Çalışma ve yaşam kalitesini iyileştirmePromowanie jakości życia i pracy
Çalışma ve yaşam kalitesini iyileştirmeSpodbujanje kakovosti dela in življenja
Çalışma ve yaşam kalitesini iyileştirmeTyön ja elämän laatua edistämässä
Çalışma ve yaşam kalitesini iyileştirmeΠροώθηση τη piοιότητα εργασία και διαβίωση
Çalışma ve yaşam kalitesini iyileştirmeНасърчаване на качеството на живот и труд
Cinsel yollarla bulaşan hastalıkları iyileştirmek, erkek sünnetini yaygınlaştırmak.성병에 감염되는 수치를 바꾸기 위해서 남성 환부 절제술을 통해서 바꾸는 방법 등
Cinsel yollarla bulaşan hastalıkları iyileştirmek, erkek sünnetini yaygınlaştırmak.Leczyć inne choroby weneryczne. Poruszyć kwestię obrzezania mężczyzn.
Cinsel yollarla bulaşan hastalıkları iyileştirmek, erkek sünnetini yaygınlaştırmak.Például más nemi úton terjedő betegségek visszaszorítására. Amiben segít a körülmetélés.
Cinsel yollarla bulaşan hastalıkları iyileştirmek, erkek sünnetini yaygınlaştırmak.לנסות ולשנות את כמויות ההעברה על-ידי טיפול במחלות מין אחרות שמועברות. לנסות לשנותן על-ידי עיקור של גברים.
Cinsel yollarla bulaşan hastalıkları iyileştirmek, erkek sünnetini yaygınlaştırmak.感染率を変えてみる事もできます 他にも考えるべきことはたくさんあります
Denetim Raporu, iyileştirmevegeliştirmeyeyönelik tavsiyelerideiçerir vebu raporlaryayımlanır.Одитниятдоклад,койтосъдър- дейност.
Dünyada bugün yaralarını iyileştirmek için bu gereci kullanan 400.000 hasta var.세계에 걸쳐 400,000명의 환자가 그 재료를 가지고 상처를 치료해오고 있습니다.
Dünyada bugün yaralarını iyileştirmek için bu gereci kullanan 400.000 hasta var.Ci sono ora 400.000 pazienti in tutto il mondo che hanno usato quel materiale per rimarginare le loro ferite.
Dünyada bugün yaralarını iyileştirmek için bu gereci kullanan 400.000 hasta var.Det finns nu 400 000 patienter över hela världen som har använt detta material för att läka sina sår.
Dünyada bugün yaralarını iyileştirmek için bu gereci kullanan 400.000 hasta var.Existen 400 000 pacientes en todo el mundo que han usado ese material para curar sus heridas.
Dünyada bugün yaralarını iyileştirmek için bu gereci kullanan 400.000 hasta var.Há agora 400 000 doentes em todo o mundo, que usaram aquele material para curar as suas feridas.
Dünyada bugün yaralarını iyileştirmek için bu gereci kullanan 400.000 hasta var.Hiện nay có 400.000 bệnh nhân trên khắp thế giới sử dụng vật liệu đó để chữa lành vết thương
Dünyada bugün yaralarını iyileştirmek için bu gereci kullanan 400.000 hasta var.Il y a maintenant 400 000 patients dans le monde qui ont utilisé ce matériau pour guérir leurs blessures.
Dünyada bugün yaralarını iyileştirmek için bu gereci kullanan 400.000 hasta var.Jelenleg 400,000 beteg van világszerte, akiket sebgyógyítás céljából ezzel az anyaggal kezeltek.
Dünyada bugün yaralarını iyileştirmek için bu gereci kullanan 400.000 hasta var.Mittlerweile haben weltweit 400,000 Patienten das Material benutzt, um ihre Wunden zu heilen.
Dünyada bugün yaralarını iyileştirmek için bu gereci kullanan 400.000 hasta var.Na svete je 400 000 pacientov, ktorí tento materiál použili na vyliečenie rán.
Dünyada bugün yaralarını iyileştirmek için bu gereci kullanan 400.000 hasta var.Na světě je okolo 400.000 pacientů, kteří používají tuto látku k léčení jejich zranění.
Dünyada bugün yaralarını iyileştirmek için bu gereci kullanan 400.000 hasta var.Na świecie jest 400,000 pacjentów, którzy użyli takiego materiału, aby zagoić swoje rany.
Dünyada bugün yaralarını iyileştirmek için bu gereci kullanan 400.000 hasta var.Yhteensä 400 000 potilasta on käyttänyt tätä materiaalia haavojensa parantamiseen.
Dünyada bugün yaralarını iyileştirmek için bu gereci kullanan 400.000 hasta var.На текущий момент 400 000 пациентов по всему миру использовали этот материал для заживления ран.
Dünyada bugün yaralarını iyileştirmek için bu gereci kullanan 400.000 hasta var.Сега има 400 000 пациенти по света, които са използвали този материал за зарастване на раните си.
Dünyada bugün yaralarını iyileştirmek için bu gereci kullanan 400.000 hasta var.יש עכשיו 400,000 חולים ברחבי העולם שהשתמשו בחומר הזה לרפא את הפצעים שלהם
Dünyada bugün yaralarını iyileştirmek için bu gereci kullanan 400.000 hasta var.يوجد الآن حوالي 400 ألف مريض حول العالم استخدموا تلك المادة لعلاج جراحهم
Dünyada bugün yaralarını iyileştirmek için bu gereci kullanan 400.000 hasta var.この物質を用いた怪我の治療を受けています 手足は再生できるのでしょうか?
Eğer bu beni iyileştirmeyecekse, daha başka ne iyileştirebilir ki?"Dacă asta nu mă face să mă simt mai bine, atunci ce ar putea?"
Eğer bu beni iyileştirmeyecekse, daha başka ne iyileştirebilir ki?"삼키기도 힘드네. 이 물건도 효과가 없다면 다른 약도 그렇겠지?"라고 했을겁니다.
Eğer bu beni iyileştirmeyecekse, daha başka ne iyileştirebilir ki?"Om jag inte mår bättre efter ett sånt, så alltså, vad kan då hjälpa?"
Eğer bu beni iyileştirmeyecekse, daha başka ne iyileştirebilir ki?"Se isto não me fizer sentir melhor, o que é que poderá?"