iyileştirecek ile cümle

iyileştirecek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
13
HARF
6
HECE
10
ORT. KELİME
Bitkiler iyileştirecekse beni, Neden ilaç içeyim ki?Por qué tomar drogas cuando los remedios a base de hierbas pueden resolverlo?
Bitkiler iyileştirecekse beni, Neden ilaç içeyim ki?Γιατί να παίρνεις φάρμακα όταν γιατρεύεσαι και με βότανα;
Bitkiler iyileştirecekse beni,Warum Medikamente nehmen
Bitkiler iyileştirecekse beni,למה לקחת תרופות
Bu parça senin de kalbine dokunacak ve iyileştirecek aynen bana yaptığı gibi.Doufám, že tento kousek se dotkne a uzdraví vaše srdce stejně tak, jako tomu bylo u mě.
Bu parça senin de kalbine dokunacak ve iyileştirecek aynen bana yaptığı gibi.Espero que esta peça toque e cicatrize o vosso coração, conforme fez comigo.
Bu parça senin de kalbine dokunacak ve iyileştirecek aynen bana yaptığı gibi.Espero que esta pieza los conmueva y sane su corazón, como lo hizo conmigo.
Bu parça senin de kalbine dokunacak ve iyileştirecek aynen bana yaptığı gibi.Ich hoffe, dieses Stück berührt und heilt Ihr Herz, so wie bei mir.
Bu parça senin de kalbine dokunacak ve iyileştirecek aynen bana yaptığı gibi.Ik hoop dat dit stuk je raakt en je hart geneest. Dat deed het voor mij.
Bu parça senin de kalbine dokunacak ve iyileştirecek aynen bana yaptığı gibi.Jeg håber, at dette stykke vil røre og helbrede dit hjerte, som det gjorde for mig.
Bu parça senin de kalbine dokunacak ve iyileştirecek aynen bana yaptığı gibi.J'espère que ce morceau vous touchera et soignera votre cœur, comme il l'a fait pour moi.
Bu parça senin de kalbine dokunacak ve iyileştirecek aynen bana yaptığı gibi.이 곡이 여러분의 마음에 와닿아 치유되기를 바랍니다. 제게 그랬던 것처럼요.
Bu parça senin de kalbine dokunacak ve iyileştirecek aynen bana yaptığı gibi.Mam nadzieję, że ten utwór dotknie i uzdrowi wasze serce, tak jak uzdrowił moje.
Bu parça senin de kalbine dokunacak ve iyileştirecek aynen bana yaptığı gibi.Remélem, ez a darab megérinti és meggyógyítja a szívüket, épp úgy, ahogy azt velem is tette.
Bu parça senin de kalbine dokunacak ve iyileştirecek aynen bana yaptığı gibi.Sper că această piesă vă va atinge inimile şi vi le va vindeca, aşa cum a făcut-o şi cu mine.
Bu parça senin de kalbine dokunacak ve iyileştirecek aynen bana yaptığı gibi.Spero che questo pezzo possa toccare e guarire il vostro cuore, come è successo a me.
Bu parça senin de kalbine dokunacak ve iyileştirecek aynen bana yaptığı gibi.Ελπίζω αυτό το κομμάτι να αγγίξει και να γιατρέψει την καρδιά σας όπως το έκανε για μένα.
Bu parça senin de kalbine dokunacak ve iyileştirecek aynen bana yaptığı gibi.Надеюсь, что этот отрывок коснётся вашего сердца и излечит его так, как он излечил моё.
Bu parça senin de kalbine dokunacak ve iyileştirecek aynen bana yaptığı gibi.Надявам се, че тази песен ще Ви докосне и ще излекува сърцето Ви, както направи за мен.
Bu parça senin de kalbine dokunacak ve iyileştirecek aynen bana yaptığı gibi.Сподіваюсь, що ця композиція торкнеться вашого серця та вилікує, як це трапилось зі мною.
Bu parça senin de kalbine dokunacak ve iyileştirecek aynen bana yaptığı gibi.אני מקווה שהקטע הזה ייגע בליבותיכם וירפא אותם, כפי שעשה לי.
Bu parça senin de kalbine dokunacak ve iyileştirecek aynen bana yaptığı gibi.癒しとなりますように (音楽)
Bu sizi iyileştirecek.Anh sẽ thấy dễ chịu.
Bu sizi iyileştirecek.Es wird dir gut tun...
Bu sizi iyileştirecek.To ti udělá dobře.
Eğer beni anında iyileştirecek bir hap olsa, o hapı içer miydim?Dacă ar exista o pilulă care m-ar vindeca instantaneu, aș lua-o?
Eğer beni anında iyileştirecek bir hap olsa, o hapı içer miydim?Ha lenne egy pirula, ami egy csapásra meggyógyítana, bevenném-e?
Eğer beni anında iyileştirecek bir hap olsa, o hapı içer miydim?Jeśli istniałaby pigułka, która natychmiast by cię uleczyła, zażyłabyś ją?
Eğer beni anında iyileştirecek bir hap olsa, o hapı içer miydim?Kdyby byl prášek, který bys spolkla a vyléčila se, vzala by sis ho?
Eğer beni anında iyileştirecek bir hap olsa, o hapı içer miydim?만약에 제병을 단숨에 치료할 수 있는 약이 있다면 그 약을 먹을거냐고.
Eğer beni anında iyileştirecek bir hap olsa, o hapı içer miydim?Om det fanns ett piller jag kunde ta som ögonblickligen skulle bota mig, skulle jag ta det?
Eğer beni anında iyileştirecek bir hap olsa, o hapı içer miydim?Se existisse um comprimido que eu pudesse tomar que imediatamente me curasse, tomá-lo-ia?
Eğer beni anında iyileştirecek bir hap olsa, o hapı içer miydim?¿Si hubiese una píldora que pudiese tomar que me curaría instantáneamente, la tomaría?
Eğer beni anında iyileştirecek bir hap olsa, o hapı içer miydim?S'il y avait une pilule je pouvais prendre qui me guérirait instantanément est-ce que je la prendrais ?
Eğer beni anında iyileştirecek bir hap olsa, o hapı içer miydim?Wenn es eine Pille gäbe, die mich sofort gesund machen würde, würde ich sie nehmen?
Eğer beni anında iyileştirecek bir hap olsa, o hapı içer miydim?Αν υπήρχε ένα χάπι που θα μπορούσα να πάρω και να θεραπευτώ, θα το έπαιρνα;
Eğer beni anında iyileştirecek bir hap olsa, o hapı içer miydim?Ако имаше хапче, което мога да взема което моментално ще ме излекува, ще го взема ли?
Eğer beni anında iyileştirecek bir hap olsa, o hapı içer miydim?"Если бы существовало такое лекарство, которое мгновенно бы вылечило меня, приняла бы я его?"
Eğer beni anında iyileştirecek bir hap olsa, o hapı içer miydim?אילו היתה קיימת גלולה שהיתה מרפאת אותי מיד, האם הייתי נוטלת אותה?
Eğer beni anında iyileştirecek bir hap olsa, o hapı içer miydim?إن كان هناك حبة أبتلعها لتشفيني فوراً، هل لكنت أتناولها؟
Eğer beni anında iyileştirecek bir hap olsa, o hapı içer miydim?その薬を飲みますか? 詩人のライナー・マリア・リルケは
‹‹Gelin, RABbe dönelim. Bizi O parçaladı, O iyileştirecek. Bizi O yaraladı, Yaramızı O saracak.오라 우리가 여호와께로 돌아가자 여호와께서 우리를 찢으셨으나 도로 낫게 하실 것이요 우리를 치셨으나 싸매어 주실 것임이라
‹‹Gelin, RABbe dönelim. Bizi O parçaladı, O iyileştirecek. Bizi O yaraladı, Yaramızı O saracak."Kom, vi vil tilbage til HERREN! Han sønderrev, han vil og læge, han slog os, vil også forbinde.
‹‹Gelin, RABbe dönelim. Bizi O parçaladı, O iyileştirecek. Bizi O yaraladı, Yaramızı O saracak.¡Venid y volvámonos a Jehovah! Porque él arrebató, pero nos sanará; él hirió, pero nos vendará
‹‹Gelin, RABbe dönelim. Bizi O parçaladı, O iyileştirecek. Bizi O yaraladı, Yaramızı O saracak.Vinde, e tornemos para o Senhor, porque ele despedaçou e nos sarará; fez a ferida, e no-la atará.
‹‹Gelin, RABbe dönelim. Bizi O parçaladı, O iyileştirecek. Bizi O yaraladı, Yaramızı O saracak.Дойдете, да се върнем при Господа; Защото той разкъсна, и той ще ни изцели, Порази, и ще превърже раната ни.
‹‹Gelin, RABbe dönelim. Bizi O parçaladı, O iyileştirecek. Bizi O yaraladı, Yaramızı O saracak.לכו ונשובה אל יהוה כי הוא טרף וירפאנו יך ויחבשנו׃
‹‹Gelin, RABbe dönelim. Bizi O parçaladı, O iyileştirecek. Bizi O yaraladı, Yaramızı O saracak.هلم نرجع الى الرب لانه هو افترس فيشفينا. ضرب فيجبرنا.
‹‹Gelin, RABbe dönelim. Bizi O parçaladı, O iyileştirecek. Bizi O yaraladı, Yaramızı O saracak.來 罷 、 我 們 歸 向 耶 和 華 . 他 撕 裂 我 們 、 也 必 醫 治 . 他 打 傷 我 們 、 也 必 纏 裹
‹‹Gelin, RABbe dönelim. Bizi O parçaladı, O iyileştirecek. Bizi O yaraladı, Yaramızı O saracak.來罷 、 我們歸 向 耶和華 . 他 撕裂 我 們 、 也 必醫治 . 他 打傷 我 們 、 也 必纏裹
İklim değişikliğini hafifletme çabaları hava kalitesini iyileştirecekAnstrengungen zur Begrenzung der Auswirkungen des Klimawandels verbessern die Luftqualität
İklim değişikliğini hafifletme çabaları hava kalitesini iyileştirecekAz éghajlatváltozás enyhítésére irányuló erőfeszítések nyomán javulni fog a levegőminőség
İklim değişikliğini hafifletme çabaları hava kalitesini iyileştirecekDe inspanningen ter bestrijding van klimaatverandering zullen de luchtkwaliteit verbeteren
İklim değişikliğini hafifletme çabaları hava kalitesini iyileştirecekDziałania na rzecz złagodzenia zmian klimatycznych doprowadzą do poprawy jakości powietrza
İklim değişikliğini hafifletme çabaları hava kalitesini iyileştirecekEforturile pentru minimizarea schimbărilor climatice vor duce la îmbunătăţirea calităţii aerului
İklim değişikliğini hafifletme çabaları hava kalitesini iyileştirecekGli sforzi per attenuare il cambiamento climatico miglioreranno la qualità dell’aria
İklim değişikliğini hafifletme çabaları hava kalitesini iyileştirecekIndsatsen for at afbøde klimaændringerne vil forbedre luftkvaliteten
İklim değişikliğini hafifletme çabaları hava kalitesini iyileştirecekInsatser för att bromsa klimatets förändring förbättrar luftkvaliteten
İklim değişikliğini hafifletme çabaları hava kalitesini iyileştirecekLos esfuerzos de mitigación del cambio climático mejorarán la calidad del aire
İklim değişikliğini hafifletme çabaları hava kalitesini iyileştirecekOs esforços para a redução das alterações climáticas irão melhorar a qualidade do ar

İlgili Sayfalar