iyileştirecek ile cümle
iyileştirecek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
13
HARF
6
HECE
11
ORT. KELİME
Bu ilaç senin baş ağrını hemen iyileştirecek.This medicine will cure your headache immediately.
İlaç senin baş ağrını iyileştirecek.The medicine will cure your headache.
Tom onu tekrar iyileştirecek mi?Did Tom make it back all right?
Bunu ince bir kumaşa sür ve anüse yerleştir, anında iyileştirecektir."Smear a strip of fine linen there-with and place in the anus, that he recovers immediately."
Belki bu kurallar finansal hizmet şirketlerinin davranış şeklini aslında iyileştirecek.Maybe these rules will actually improve the way these financial services companies behave.
Sağlığınızı iyileştirecek, zarar vermeyecek bir şekilde kilo vermek istersiniz.You want to lose weight in a way that enhances your health rather than the one that harms it.
Eğer beni anında iyileştirecek bir hap olsa, o hapı içer miydim?If there were a pill I could take that would instantly cure me, would I take it?
Bu parça senin de kalbine dokunacak ve iyileştirecek aynen bana yaptığı gibi.I hope that this piece will touch and heal your heart, as it did for me.
Bitkiler iyileştirecekse beni,Why take drugs
Olabildiğince uzun süre ağzınızda tutunuz! Bu sizi iyileştirecek.Keep it in your mouth as long as possible, it'll do you good.
Hayatlarını iyileştirecek, ailelerini geçindirecek bir iş mi?Will it help their life or help their family?
Bazıları İsayı suçlamak amacıyla, Şabat Günü hastayı iyileştirecek mi diye Onu gözlüyorlardı.They watched him, whether he would heal him on the Sabbath day, that they might accuse him.
Bunu ince bir kumaşa sür ve anüse yerleştir, anında iyileştirecektir."К нему здесь быстро привыкнут, и оно легко укоренится.»
Bunu ince bir kumaşa sür ve anüse yerleştir, anında iyileştirecektir."Posmaruj maścią pas delikatnego płótna i umieść w odbycie, a wnet wyzdrowieje”.
Bunu ince bir kumaşa sür ve anüse yerleştir, anında iyileştirecektir."Stryk ut denna på en remsa fint linnetyg och placera i anus, så att han återhämtar sig omedelbart.”
Bunu ince bir kumaşa sür ve anüse yerleştir, anında iyileştirecektir."Вмочити у відварі тонке полотно і покласти на анус — одужання настане негайно.»
Bunu ince bir kumaşa sür ve anüse yerleştir, anında iyileştirecektir."Ungeți o fâșie de pânză fină cu amestecul și introduceți în anus, pentru recuperare imediată".
Bunu ince bir kumaşa sür ve anüse yerleştir, anında iyileştirecektir."Gipszeld le, s tedd hűvös helyre”.
Bunu ince bir kumaşa sür ve anüse yerleştir, anında iyileştirecektir."Επαλείψτε το μείγμα σε λινό ύφασμα και τοποθετήστε το στον πρωκτό, και θα αναρρώσετε άμεσα.»
Bunu ince bir kumaşa sür ve anüse yerleştir, anında iyileştirecektir."Oleskan secarik kain linen halus disana -tempelkan di anus, dia akan sembuh dengan segera."
Bazıları İsayı suçlamak amacıyla, Şabat Günü hastayı iyileştirecek mi diye Onu gözlüyorlardı.A striehli ho, či ho uzdraví v sobotu, aby ho obžalovali.
Bazıları İsayı suçlamak amacıyla, Şabat Günü hastayı iyileştirecek mi diye Onu gözlüyorlardı.Chúng rình xem thử Ngài có chữa người đó trong ngày Sa-bát chăng , đặng cáo Ngài .
Bazıları İsayı suçlamak amacıyla, Şabat Günü hastayı iyileştirecek mi diye Onu gözlüyorlardı.Chúng rình xem thử Ngài có chữa người đó trong ngày Sa-bát chăng, đặng cáo Ngài.
Bazıları İsayı suçlamak amacıyla, Şabat Günü hastayı iyileştirecek mi diye Onu gözlüyorlardı.Ei pîndeau pe Isus să vadă dacă -l va vindeca în ziua Sabatului, ca să -L poată învinui.
Bazıları İsayı suçlamak amacıyla, Şabat Günü hastayı iyileştirecek mi diye Onu gözlüyorlardı.e lo osservavano per vedere se lo guariva in giorno di sabato per poi accusarlo
Bazıları İsayı suçlamak amacıyla, Şabat Günü hastayı iyileştirecek mi diye Onu gözlüyorlardı.E observavam-no para ver se no sábado curaria o homem, a fim de o acusarem.
Bazıları İsayı suçlamak amacıyla, Şabat Günü hastayı iyileştirecek mi diye Onu gözlüyorlardı.És lesik vala õt, hogy meggyógyítja-é szombatnapon; hogy vádolhassák õt.
Bazıları İsayı suçlamak amacıyla, Şabat Günü hastayı iyileştirecek mi diye Onu gözlüyorlardı.Ils observaient Jésus, pour voir s`il le guérirait le jour du sabbat: c`était afin de pouvoir l`accuser.
Bazıları İsayı suçlamak amacıyla, Şabat Günü hastayı iyileştirecek mi diye Onu gözlüyorlardı.In pazili so nanj, če ga ozdravi v soboto, da bi ga zatožili.
Bazıları İsayı suçlamak amacıyla, Şabat Günü hastayı iyileştirecek mi diye Onu gözlüyorlardı.I podstrzegali go, jeźliby go w sabat uzdrowił, aby go oskarżyli.
Bazıları İsayı suçlamak amacıyla, Şabat Günü hastayı iyileştirecek mi diye Onu gözlüyorlardı.I šetřili ho, uzdraví-li jej v sobotu, aby ho obžalovali.
Bazıları İsayı suçlamak amacıyla, Şabat Günü hastayı iyileştirecek mi diye Onu gözlüyorlardı.Ja voidakseen nostaa syytteen häntä vastaan he pitivät häntä silmällä, parantaisiko hän miehen sapattina.
Bazıları İsayı suçlamak amacıyla, Şabat Günü hastayı iyileştirecek mi diye Onu gözlüyorlardı.사람들이 예수를 송사하려 하여 안식일에 그 사람을 고치시는가 엿보거늘
Bazıları İsayı suçlamak amacıyla, Şabat Günü hastayı iyileştirecek mi diye Onu gözlüyorlardı.Og de lurte på ham, om han vilde helbrede ham på sabbaten, forat de kunde føre klagemål imot ham.
Bazıları İsayı suçlamak amacıyla, Şabat Günü hastayı iyileştirecek mi diye Onu gözlüyorlardı.Og de toge Vare på ham, om han vilde helbrede ham på Sabbaten, for at de kunde anklage ham.
Bazıları İsayı suçlamak amacıyla, Şabat Günü hastayı iyileştirecek mi diye Onu gözlüyorlardı.Und sie lauerten darauf, ob er auch am Sabbat ihn heilen würde, auf daß sie eine Sache wider ihn hätten.
Bazıları İsayı suçlamak amacıyla, Şabat Günü hastayı iyileştirecek mi diye Onu gözlüyorlardı.Y estaban al acecho a ver si le sanaría en sábado, a fin de acusarle
Bazıları İsayı suçlamak amacıyla, Şabat Günü hastayı iyileştirecek mi diye Onu gözlüyorlardı.Και παρετηρουν αυτον αν εν τω σαββατω θελη θεραπευσει αυτον, δια να κατηγορησωσιν αυτον.
Bazıları İsayı suçlamak amacıyla, Şabat Günü hastayı iyileştirecek mi diye Onu gözlüyorlardı.И наблюдаваха Го, дали ще го изцели в съботен ден, за да Го обвинят.
Bazıları İsayı suçlamak amacıyla, Şabat Günü hastayı iyileştirecek mi diye Onu gözlüyorlardı.И наблюдали за Ним, не исцелит ли его в субботу, чтобы обвинить Его.
Bazıları İsayı suçlamak amacıyla, Şabat Günü hastayı iyileştirecek mi diye Onu gözlüyorlardı.І назирали Його, чи сцїлить його в суботу, щоб обвинуватити Його.
Bazıları İsayı suçlamak amacıyla, Şabat Günü hastayı iyileştirecek mi diye Onu gözlüyorlardı.ויתבוננו בו אם ירפאהו בשבת למען ימצאו עליו שטנה׃
Bazıları İsayı suçlamak amacıyla, Şabat Günü hastayı iyileştirecek mi diye Onu gözlüyorlardı.فصاروا يراقبونه هل يشفيه في السبت. لكي يشتكوا عليه.
Bazıları İsayı suçlamak amacıyla, Şabat Günü hastayı iyileştirecek mi diye Onu gözlüyorlardı.眾 人 窺 探 耶 穌 、 在 安 息 日 醫 治 不 醫 治 、 意 思 是 要 控 告 耶 穌
Bazıları İsayı suçlamak amacıyla, Şabat Günü hastayı iyileştirecek mi diye Onu gözlüyorlardı.眾人窺 探 耶穌 、 在 安息日 醫治 不 醫治 、 意思 是 要 控告 耶穌
Belki bu kurallar finansal hizmet şirketlerinin davranış şeklini aslında iyileştirecek.어쩌면 이러한 규칙들은 실제로 금융 서비스업계들의 태도를 바꿀 수도 있습니다.
Belki bu kurallar finansal hizmet şirketlerinin davranış şeklini aslında iyileştirecek.Måske vil disse regler faktisk forbedre måden hvorpå disse finansielle service virksomheder opfører sig på.
Belki bu kurallar finansal hizmet şirketlerinin davranış şeklini aslında iyileştirecek.Może te zasady ulepszą sposób w jaki instytucje finansowe się zachowują.
Belki bu kurallar finansal hizmet şirketlerinin davranış şeklini aslında iyileştirecek.Možná tato pravidla opravdu zlepší to, jak se podniky finančních služeb chovají.
Belki bu kurallar finansal hizmet şirketlerinin davranış şeklini aslında iyileştirecek.Možno tieto pravidla nakoniec zlepšia spôsob akým sa finančné inštitúcie chovajú.
Belki bu kurallar finansal hizmet şirketlerinin davranış şeklini aslında iyileştirecek.Poate aceste reguli chiar vor îmbunătăţi comportarea acestor companii de servicii financiare.
Belki bu kurallar finansal hizmet şirketlerinin davranış şeklini aslında iyileştirecek.Quizá estas normas mejoren realmente el comportamiento de estas empresas de servicios financieros.
Belki bu kurallar finansal hizmet şirketlerinin davranış şeklini aslında iyileştirecek.Talvez estas regras irão, na verdade, melhorar a forma como estas empresas de serviços financeiros operam.
Belki bu kurallar finansal hizmet şirketlerinin davranış şeklini aslında iyileştirecek.Ίσως αυτοί οι νόμοι πράγματι βελτιώσουν τον τρόπο συμπεριφοράς των εταιρειών χρηματοπιστωτικών υπηρεσιών.
Belki bu kurallar finansal hizmet şirketlerinin davranış şeklini aslında iyileştirecek.Може би тези правила наистина ще подобрят начина, по който тези компании за финансови услуги функционират.
Belki bu kurallar finansal hizmet şirketlerinin davranış şeklini aslında iyileştirecek.Может быть, эти правила и вправду улучшат поведение этих финансовых корпораций.
Belki bu kurallar finansal hizmet şirketlerinin davranış şeklini aslında iyileştirecek.אשר מנוהלת זמנית מתחת-שולחן על-ידי אליזבת וורן. יכול להיות שחוקים אלה
Belki bu kurallar finansal hizmet şirketlerinin davranış şeklini aslında iyileştirecek.ربما هذه القوانين الجديدة سوف تُحسن الطريقة التي تتعامل بها الشركات المالية
Belki bu kurallar finansal hizmet şirketlerinin davranış şeklini aslında iyileştirecek.本当に金融産業の在り方を 向上させるかもしれません 今にわかるでしょう
Bitkiler iyileştirecekse beni, Neden ilaç içeyim ki? Homeopatik çözelti iyi geliyorsa bana,Pourquoi utiliser des produits chimiques quand les solvants homéopathiques suffisent ?