iyileştirdi ile cümle

iyileştirdi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Egzersizler onu iyileştirdi.The exercises did her good.
Bu ilaç benim nezlemi iyileştirdi.This medicine cured me of my cold.
Zamanın tüm yaraları iyileştirdiği söylenmektedir.It is said that time heals all the wounds.
Online alışveriş ve rezervasyonun büyümesi tüketiciler için hayatı oldukça iyileştirdi.The growth of online shopping and booking has greatly improved life for the consumers.
Tom geldiğin için sana teşekkür ederim! Seninle konuşmak beni iyileştirdi.Tom I thank you for coming! It has done me good to speak with you.
Konsey, Monothelite'in sapkınlığını sona erdirmekle kalmadı, aynı zamanda bölünmeyi iyileştirdi.The Council had not only ended the Monothelite heresy, but also had healed the schism.
Beynimi kucultmek icin bircok kortikoyid kullanarak beni iyilestirdiler.They removed the bone.
Ve bu şimdi ne yaptığımız Saglık hizmetlerini iyileştirdiğimizde.And this is what we're doing when we make health care better.
Sözünü gönderip iyileştirdi onları, Kurtardı ölüm çukurundan.He sends his word, and heals them, and delivers them from their graves.
İsa bunu bildiği için oradan ayrıldı. Birçok kişi ardından gitti. İsa hepsini iyileştirdi.Jesus, perceiving that, withdrew from there. Great multitudes followed him; and he healed them all,
İsa tekneden inince büyük bir kalabalıkla karşılaştı. Onlara acıdı ve hasta olanlarını iyileştirdi.Jesus went out, and he saw a great multitude. He had compassion on them, and healed their sick.
Büyük halk toplulukları da Onun ardından gitti. Hasta olanları orada iyileştirdi.Great multitudes followed him, and he healed them there.
İsa tapınaktayken kendisine gelen kör ve kötürümleri iyileştirdi.The blind and the lame came to him in the temple, and he healed them.
Birçok cin kovdular; birçok hastayı, üzerlerine yağ sürerek iyileştirdiler.They cast out many demons, and anointed many with oil who were sick, and healed them.
Onlar ses çıkarmadılar. İsa adamı tutup iyileştirdi, sonra eve gönderdi.But they were silent. He took him, and healed him, and let him go.
Ama İsa, ‹‹Bırakın, yeter!›› dedi, sonra kölenin kulağına dokunarak onu iyileştirdi.But Jesus answered, "Let me at least do this"--and he touched his ear, and healed him.
Tüm bunların istikrar ve güvenliği önemli ölçüde iyileştirdiğini düşünüyorum.I think this tremendously improves stability and security.
Bütün GDA ülkeleri idari kalite açısından durumlarını iyileştirdiler.All SEE nations improved their ranks for regulatory quality.
BM: Arnavutluk satın alma sistemini iyileştirdi. [Getty Images]The UN: Albania has improved its procurement system. [Getty Images]
FC Köln'e imza attı. Köln, Stöger'in döneminde adım adım performansını iyileştirdi.FC Köln on 11 June 2013.[7] The billy goats improved under Stögers tenure continuously.
Devletin cömert mali düzenlemeleri konutlarını iyileştirdi.Generous state financial arrangements have improved their housing.
ABD'de birçok hastalığı iyileştirdiği iddia edilen ürünlere rastlanmıştır.In the USA, there have been cases of products that claimed to cure many, many diseases.
Doktor onu tekrar iyileştirdi.Der Arzt hat ihn wieder gesund gemacht.
İsa bir Şabat (Cumartesi) günü, eli sakat bir adamı iyileştirdi.Als erster sollen die Fischer von Naruo (鳴尾), heute ein Ortsteil der Stadt, ihn verehrt haben.
İsa bir Şabat (Cumartesi) günü, eli sakat bir adamı iyileştirdi.Il rencontre Mari le vendredi (le jour de akelarre ou du sabbat), concevant alors les orages.
Onu iyileştirdikten sonra gökyüzüne salar.Il décide d'y entrer une fois guérit.
Mali durumunu iyileştirdi.Оздоровление финансовой системы.
Elrond parçayı temizledi ve yarayı iyileştirdi.Андрюша вылечил его и сделал крепче.
Robin'e ise onu iyileştirdiği için teşekkür eder.Она отвечала за исцеление рёбер.
İsa bir Şabat (Cumartesi) günü, eli sakat bir adamı iyileştirdi.يوم ولادة محمد صلى الله عليه وسلم جاءت جاريته ثويبة وبشّرته بميلاد ابن أخيه ففرح لذلك وحرّرها من الرق.
Robin'e ise onu iyileştirdiği için teşekkür eder.أرادت ماري أن تتحسن.
Robin'e ise onu iyileştirdiği için teşekkür eder.Dzięki temu Robin zdołał uleczyć żonę.
Mali durumunu iyileştirdi.Uzdrowił finanse państwa.
Robin'e ise onu iyileştirdiği için teşekkür eder.Rose szintén a szigetnek köszönheti gyógyulását.
Elrond parçayı temizledi ve yarayı iyileştirdi.Skids loukkaantui ja hoist korjasi häntä.
Mali durumunu iyileştirdi.No fra Blago je ozdravio.
Elrond parçayı temizledi ve yarayı iyileştirdi.Azucena ga je našla i izliječila mu rane.
Ama İsa, ‹‹Bırakın, yeter!›› dedi, sonra kölenin kulağına dokunarak onu iyileştirdi.A Ježiš odpovedal a riekol: Nechajte dotiaľ! A dotknúc sa jeho ucha uzdravil ho.
Ama İsa, ‹‹Bırakın, yeter!›› dedi, sonra kölenin kulağına dokunarak onu iyileştirdi.A Ježíš odpověděv, řekl: Nechtež až potud. A dotkna se ucha jeho, uzdravil jej.
Ama İsa, ‹‹Bırakın, yeter!›› dedi, sonra kölenin kulağına dokunarak onu iyileştirdi.Ale Jezus odpowiadając, rzekł: Zaniechajcie aż póty; a dotknąwszy się ucha jego, uzdrowił go.
Ama İsa, ‹‹Bırakın, yeter!›› dedi, sonra kölenin kulağına dokunarak onu iyileştirdi.Då svarade Jesus och sade: »Låten det gå så långt.» Och han rörde vid hans öra och helade honom.
Ama İsa, ‹‹Bırakın, yeter!›› dedi, sonra kölenin kulağına dokunarak onu iyileştirdi.Entonces respondiendo Jesús dijo: --¡Basta de esto! Y tocando su oreja, le sanó
Ama İsa, ‹‹Bırakın, yeter!›› dedi, sonra kölenin kulağına dokunarak onu iyileştirdi.Felelvén pedig Jézus, monda: Elég eddig. És illetvén annak fülét, meggyógyítá azt.
Ama İsa, ‹‹Bırakın, yeter!›› dedi, sonra kölenin kulağına dokunarak onu iyileştirdi."Houd op!" zei Jezus. Hij raakte het gewonde oor aan en genas het.
Ama İsa, ‹‹Bırakın, yeter!›› dedi, sonra kölenin kulağına dokunarak onu iyileştirdi.Jesus aber antwortete und sprach: Lasset sie doch so machen! Und er rührte sein Ohr an und heilte ihn.
Ama İsa, ‹‹Bırakın, yeter!›› dedi, sonra kölenin kulağına dokunarak onu iyileştirdi.Jezus pa odgovori in reče: Nehajte, dotlej! In doteknivši se ušesa njegovega, ga ozdravi.
Ama İsa, ‹‹Bırakın, yeter!›› dedi, sonra kölenin kulağına dokunarak onu iyileştirdi.예수께서 일러 가라사대 이것까지 참으라 하시고 그 귀를 만져 낫게 하시더라
Ama İsa, ‹‹Bırakın, yeter!›› dedi, sonra kölenin kulağına dokunarak onu iyileştirdi.Ma Gesù intervenne dicendo: «Lasciate, basta così!». E toccandogli l'orecchio, lo guarì
Ama İsa, ‹‹Bırakın, yeter!›› dedi, sonra kölenin kulağına dokunarak onu iyileştirdi.Mais Jésus, prenant la parole, dit: Laissez, arrêtez! Et, ayant touché l`oreille de cet homme, il le guérit.
Ama İsa, ‹‹Bırakın, yeter!›› dedi, sonra kölenin kulağına dokunarak onu iyileştirdi.Mas Jesus disse: Deixei-os; basta. E tocando-lhe a orelha, o curou.
Ama İsa, ‹‹Bırakın, yeter!›› dedi, sonra kölenin kulağına dokunarak onu iyileştirdi.Men Jesus svarte og sa: La dem bare gå så vidt! Og han rørte ved hans øre og lægte ham.
Ama İsa, ‹‹Bırakın, yeter!›› dedi, sonra kölenin kulağına dokunarak onu iyileştirdi.Men Jesus tog til Orde og sagde: "Lad dem gøre også dette!" Og han rørte ved hans Øre og lægte ham.
Ama İsa, ‹‹Bırakın, yeter!›› dedi, sonra kölenin kulağına dokunarak onu iyileştirdi.Mutta Jeesus vastasi sanoen: "Sallikaa vielä tämäkin". Ja hän koski hänen korvaansa ja paransi hänet.
Ama İsa, ‹‹Bırakın, yeter!›› dedi, sonra kölenin kulağına dokunarak onu iyileştirdi.Tetapi Yesus berkata, "Sudahlah!" Lalu Ia menjamah telinga orang itu dan menyembuhkannya
Ama İsa, ‹‹Bırakın, yeter!›› dedi, sonra kölenin kulağına dokunarak onu iyileştirdi.Αποκριθεις δε ο Ιησους, ειπεν Αφησατε εως τουτου και πιασας το ωτιον αυτου ιατρευσεν αυτον.
Ama İsa, ‹‹Bırakın, yeter!›› dedi, sonra kölenin kulağına dokunarak onu iyileştirdi.а Исус проговори, казвайки: Оставете до тука; и допря се до ухото му и го изцели.
Ama İsa, ‹‹Bırakın, yeter!›› dedi, sonra kölenin kulağına dokunarak onu iyileştirdi.І озвавшись Ісус, рече: Оставте аж до сього. І, приторкнувшись до уха його, сцїлив його.
Ama İsa, ‹‹Bırakın, yeter!›› dedi, sonra kölenin kulağına dokunarak onu iyileştirdi.Тогда Иисус сказал: оставьте, довольно. И, коснувшись уха его, исцелил его.
Ama İsa, ‹‹Bırakın, yeter!›› dedi, sonra kölenin kulağına dokunarak onu iyileştirdi.ויען ישוע ויאמר רב עתה הרפו ויגע באזנו וירפאהו׃
Ama İsa, ‹‹Bırakın, yeter!›› dedi, sonra kölenin kulağına dokunarak onu iyileştirdi.فاجاب يسوع وقال دعوا الى هذا. ولمس اذنه وابرأها

İlgili Sayfalar