iyileşti ile cümle

iyileşti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Biz aslinda kendimizi iyilestiriyoruzTo siebie samych leczymy.
Biz aslinda kendimizi iyilestiriyoruzWe helen onszelf.
Biz aslinda kendimizi iyilestiriyoruzWir sind es selbst, die wir heilen.
Biz aslinda kendimizi iyilestiriyoruzМы лечим сами себя".
Biz aslinda kendimizi iyilestiriyoruzМы лечим сами себя.
Biz aslinda kendimizi iyilestiriyoruzСебе си лекуваме.
Biz aslinda kendimizi iyilestiriyoruzאנחנו מרפאים את עצמנו.
Biz aslinda kendimizi iyilestiriyoruzنحن نشفي أنفسنا.
Biz aslinda kendimizi iyilestiriyoruz有難うございました
Biz çevreyi değiştirdik, sadece gözleri iyileştirmedik.Abbiamo cambiato l'ambiente, non abbiamo solo curato gli occhi.
Biz çevreyi değiştirdik, sadece gözleri iyileştirmedik.Cambiamos el entorno, no solo tratamos los ojos.
Biz çevreyi değiştirdik, sadece gözleri iyileştirmedik.Kami mengubah lingkungannya, tidak sekedar merawat mata.
Biz çevreyi değiştirdik, sadece gözleri iyileştirmedik.단지 눈을 치료한 것이 아니라,
Biz çevreyi değiştirdik, sadece gözleri iyileştirmedik.Môi trường đã thay đổi, không chỉ những đôi mắt.
Biz çevreyi değiştirdik, sadece gözleri iyileştirmedik.Neliečili sme len oči, ale zmenili sme prostredie.
Biz çevreyi değiştirdik, sadece gözleri iyileştirmedik.Nous avons modifié le lieu de vie, pas seulement soigné les yeux.
Biz çevreyi değiştirdik, sadece gözleri iyileştirmedik.Vi hade ändrat på omgivningen, inte bara behandlat ögonen.
Biz çevreyi değiştirdik, sadece gözleri iyileştirmedik.We hebben het milieu veranderd, niet alleen de ogen behandeld.
Biz çevreyi değiştirdik, sadece gözleri iyileştirmedik.Wir veränderten das Umfeld, behandelten nicht nur die Augen.
Biz çevreyi değiştirdik, sadece gözleri iyileştirmedik.Zmieniliśmy środowisko zamiast po prostu leczyć oczy.
Biz çevreyi değiştirdik, sadece gözleri iyileştirmedik.Αλλάξαμε το περιβάλλον, δεν θεραπεύσαμε απλά τα μάτια.
Biz çevreyi değiştirdik, sadece gözleri iyileştirmedik.Ми не просто вилікували очі, а змінили середовище.
Biz çevreyi değiştirdik, sadece gözleri iyileştirmedik.Мы изменили окружающую среду, а не просто вылечили глаза.
Biz çevreyi değiştirdik, sadece gözleri iyileştirmedik.Ние променихме околната среда, не само третирахме очите.
Biz çevreyi değiştirdik, sadece gözleri iyileştirmedik.שינינו את הסביבה, לא רק ריפאנו את העיניים.
Biz çevreyi değiştirdik, sadece gözleri iyileştirmedik.بالنهاية, تحصل على عين جيدة.
Biz çevreyi değiştirdik, sadece gözleri iyileştirmedik.そして遂に 病と決別できたのです
Böylece,doğru hücreleri bulursak ve onları vücuda nakledersek,onlar iyileştirmeyi yapabilir.Čiže ak dokážeme nájsť správne bunky a implantovať ich do tela, mohli by liečiť.
Böylece,doğru hücreleri bulursak ve onları vücuda nakledersek,onlar iyileştirmeyi yapabilir.Desta forma, se encontrarmos as células certas e as implantarmos no corpo, elas podem efetuar a cura.
Böylece,doğru hücreleri bulursak ve onları vücuda nakledersek,onlar iyileştirmeyi yapabilir.Jos voimme löytää oikeat solut ja istuttaa ne kehoon, ne saattavat parantaa.
Böylece,doğru hücreleri bulursak ve onları vücuda nakledersek,onlar iyileştirmeyi yapabilir.그러므로, 만약 우리가 제대로된 세포를 찾아서 우리 몸에 이식한다면, 그것들이 치료를 할 것입니다.
Böylece,doğru hücreleri bulursak ve onları vücuda nakledersek,onlar iyileştirmeyi yapabilir.Om vi därför kan hitta de rätta cellerna, och plantera in dessa i kroppen, kan de utföra läkandet.
Böylece,doğru hücreleri bulursak ve onları vücuda nakledersek,onlar iyileştirmeyi yapabilir.Perciò, se possiamo trovare le cellule giuste ed impiantarle nel corpo, possono attuare la guarigione.
Böylece,doğru hücreleri bulursak ve onları vücuda nakledersek,onlar iyileştirmeyi yapabilir.Por lo tanto, si encontramos las células adecuadas e implantarlas en el cuerpo, estas podrían curarnos.
Böylece,doğru hücreleri bulursak ve onları vücuda nakledersek,onlar iyileştirmeyi yapabilir.Prin urmare, dacă putem găsi celulele corecte şi le putem implanta în corp, acestea se vor ocupa de vindecare.
Böylece,doğru hücreleri bulursak ve onları vücuda nakledersek,onlar iyileştirmeyi yapabilir.Stąd, jeżeli potrafimy znaleźć odpowiednie komórki, i wszczepić je do ciała, mogą one poprowadzić gojenie.
Böylece,doğru hücreleri bulursak ve onları vücuda nakledersek,onlar iyileştirmeyi yapabilir.Tehát, ha megtaláljuk a megfelelő sejteket, és beültetjük őket a szervezetbe, elvégezhetik a gyógyítást.
Böylece,doğru hücreleri bulursak ve onları vücuda nakledersek,onlar iyileştirmeyi yapabilir.Tudíž, pokud můžeme najít ty správné buňky a vpravit je do těla, ty tam mohou léčit.
Böylece,doğru hücreleri bulursak ve onları vücuda nakledersek,onlar iyileştirmeyi yapabilir.Άρα, αν μπορούμε να βρούμε τα σωστά κύτταρα και τα εμφυτεύσουμε στο σώμα, μπορούν να κάνουν τη θεραπεία.
Böylece,doğru hücreleri bulursak ve onları vücuda nakledersek,onlar iyileştirmeyi yapabilir.Таким образом, если мы найдем правильные клетки и вживим их в тело, они могут исцелить.
Böylece,doğru hücreleri bulursak ve onları vücuda nakledersek,onlar iyileştirmeyi yapabilir.לכן אם נוכל למצוא את התאים המתאימים ונשתול אותם בגוף, הם יוכלו לבצע את הריפוי
Böylece,doğru hücreleri bulursak ve onları vücuda nakledersek,onlar iyileştirmeyi yapabilir.مما يعني. إذا استطعنا أن نجد الخلايا الصحيحة وزرعهم في الجسد فإن بإمكانهم أن يقوموا بالعلاج
Böylece,doğru hücreleri bulursak ve onları vücuda nakledersek,onlar iyileştirmeyi yapabilir.体に移植すれば 細胞が治してくれるかもしれません 2つめは物質を使うこと
Bu bir çok yönden önemlidir, bunlardan birisi tarımsal iyileştirmedir, ziraatten bahsediyorum.Dat is belangrijk op vele fronten, en een daarvan is deze cultuur in de landbouw.
Bu bir çok yönden önemlidir, bunlardan birisi tarımsal iyileştirmedir, ziraatten bahsediyorum.È importante su vari fronti, e uno di questi è il fronte della cultura che esiste nell'agricoltura.
Bu bir çok yönden önemlidir, bunlardan birisi tarımsal iyileştirmedir, ziraatten bahsediyorum.Et c'est important sur plusieurs aspects, et l'un d'eux cette importance qu'il revêt dans la culture agricole.
Bu bir çok yönden önemlidir, bunlardan birisi tarımsal iyileştirmedir, ziraatten bahsediyorum.Ez sok szempontból fontos, az egyik, hogy ez a kultúra a mezőgazdaság része.
Bu bir çok yönden önemlidir, bunlardan birisi tarımsal iyileştirmedir, ziraatten bahsediyorum.Isso é importante em muitos aspetos. Um deles é porque esta cultura faz parte da agricultura.
Bu bir çok yönden önemlidir, bunlardan birisi tarımsal iyileştirmedir, ziraatten bahsediyorum.다양한 분야에서 이는 중요한 점인데요, 그 중 한 가지는, 농업분야에서의 문화입니다.
Bu bir çok yönden önemlidir, bunlardan birisi tarımsal iyileştirmedir, ziraatten bahsediyorum.Og det er vigtigt på mange fronter, og en af dem er på grund af den kultur der er i landbruget.
Bu bir çok yönden önemlidir, bunlardan birisi tarımsal iyileştirmedir, ziraatten bahsediyorum.Tämä koskee monia tahoja, kuten maataloustuotannossa toimivia.
Bu bir çok yönden önemlidir, bunlardan birisi tarımsal iyileştirmedir, ziraatten bahsediyorum.To ważne z wielu względów, np. dla kultury związanej z rolnictwem.
Bu bir çok yönden önemlidir, bunlardan birisi tarımsal iyileştirmedir, ziraatten bahsediyorum.Und das ist auf so viele Weisen wichtig, und eine liegt in der Kultur unserer Landwirtschaft.
Bu bir çok yönden önemlidir, bunlardan birisi tarımsal iyileştirmedir, ziraatten bahsediyorum.Y esto es importante en muchos frentes, y uno de ellos es a razón de la cultura dentro de la agricultura.
Bu bir çok yönden önemlidir, bunlardan birisi tarımsal iyileştirmedir, ziraatten bahsediyorum.И это важно с многих точек зрения, и одна из них — что это часть сельского хозяйства.
Bu bir çok yönden önemlidir, bunlardan birisi tarımsal iyileştirmedir, ziraatten bahsediyorum.Това е важно по много причини, една от тях е защото тази култура е селскостопанска.
Bu bir çok yönden önemlidir, bunlardan birisi tarımsal iyileştirmedir, ziraatten bahsediyorum.זה דבר חשוב מהרבה היבטים, אחד מהם הוא התרבות של החקלאות.
Bu bir çok yönden önemlidir, bunlardan birisi tarımsal iyileştirmedir, ziraatten bahsediyorum.وهذا أمر مهم لكثير من الجبهات ، واحد منهم هو بسبب تلك الثقافة التي في الزراعة.
Bu bir çok yönden önemlidir, bunlardan birisi tarımsal iyileştirmedir, ziraatten bahsediyorum.農業文化も深刻な影響を受ける一つです 移住性の養蜂家たちは アメリカ最後の遊牧民です
Bu bize yaklaşık 20 kat iyileştime sağladı.그리하여 대략 20배정도 향상된 결과를 얻었습니다.

İlgili Sayfalar