iyileşti ile cümle
iyileşti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bazı adalet biçimlerini elde etmek için iyileştirme açısından yapılması gereken çok şey var.Il y a beaucoup de choses à faire en termes de guérison, pour obtenir une certaine forme de justice.
Bazı adalet biçimlerini elde etmek için iyileştirme açısından yapılması gereken çok şey var.Możemy zrobić wiele aby uleczyć tą ranę, aby wymierzyć sprawiedliwość.
Bazı grafik rutinlerini iyileştirmekten ibaret değildi.Ce n'était pas une excuse pour raffiner quelques rendus graphiques.
Bazı grafik rutinlerini iyileştirmekten ibaret değildi.Es ging nicht nur darum ein paar Grafikroutinen zu optimieren.
Bazı grafik rutinlerini iyileştirmekten ibaret değildi.Hal ini bukanlah sekedar merubah beberapa prosedur grafis.
Bazı grafik rutinlerini iyileştirmekten ibaret değildi.Het was geen kwestie van een paar grafische routines verbeteren.
Bazı grafik rutinlerini iyileştirmekten ibaret değildi.이건 단순히 그래픽 처리부분을 일부 손 보는 문제가 아닙니다.
Bazı grafik rutinlerini iyileştirmekten ibaret değildi.Nebylo to jen o tom vyladit nějaké grafické rutiny (standardní programy).
Bazı grafik rutinlerini iyileştirmekten ibaret değildi.No fue solamente cuestión de poner a punto unas rutinas gráficas.
Bazı grafik rutinlerini iyileştirmekten ibaret değildi.Nó không chỉ là việc điều chỉnh các đoạn chương trình đồ họa.
Bazı grafik rutinlerini iyileştirmekten ibaret değildi.Non si trattava soltanto di aggiustare qualche programmazione grafica.
Bazı grafik rutinlerini iyileştirmekten ibaret değildi.Nu a fost doar o mică îmbunătăţire a rutinelor grafice.
Bazı grafik rutinlerini iyileştirmekten ibaret değildi.To nie była tylko kwestia dostrojenia kilku procedur graficznych.
Bazı grafik rutinlerini iyileştirmekten ibaret değildi.Δεν ήταν απλά ένα θέμα ρύθμισης κάποιου κώδικα ρουτίνας γραφικών.
Bazı grafik rutinlerini iyileştirmekten ibaret değildi.И это не было вопросом лишь настройки нескольких графических систем.
Bazı grafik rutinlerini iyileştirmekten ibaret değildi.Не беше просто въпрос на настройка на някои графични програми.
Bazı grafik rutinlerini iyileştirmekten ibaret değildi.Це було не просто справою налагодження деяких графічних процедур.
Bazı grafik rutinlerini iyileştirmekten ibaret değildi.זה לא היה ענין של כוונון כמה פונקציות גראפיות.
Bazı grafik rutinlerini iyileştirmekten ibaret değildi.لم يكن مجرد مسألة ضبط بعض تعليمات الرسوميات.
Bazı grafik rutinlerini iyileştirmekten ibaret değildi.グラフィックスルーチンもなければ マウスドライバもなかったのです
Bazıları İsayı suçlamak amacıyla, Şabat Günü hastayı iyileştirecek mi diye Onu gözlüyorlardı.A striehli ho, či ho uzdraví v sobotu, aby ho obžalovali.
Bazıları İsayı suçlamak amacıyla, Şabat Günü hastayı iyileştirecek mi diye Onu gözlüyorlardı.Chúng rình xem thử Ngài có chữa người đó trong ngày Sa-bát chăng , đặng cáo Ngài .
Bazıları İsayı suçlamak amacıyla, Şabat Günü hastayı iyileştirecek mi diye Onu gözlüyorlardı.Chúng rình xem thử Ngài có chữa người đó trong ngày Sa-bát chăng, đặng cáo Ngài.
Bazıları İsayı suçlamak amacıyla, Şabat Günü hastayı iyileştirecek mi diye Onu gözlüyorlardı.Ei pîndeau pe Isus să vadă dacă -l va vindeca în ziua Sabatului, ca să -L poată învinui.
Bazıları İsayı suçlamak amacıyla, Şabat Günü hastayı iyileştirecek mi diye Onu gözlüyorlardı.e lo osservavano per vedere se lo guariva in giorno di sabato per poi accusarlo
Bazıları İsayı suçlamak amacıyla, Şabat Günü hastayı iyileştirecek mi diye Onu gözlüyorlardı.E observavam-no para ver se no sábado curaria o homem, a fim de o acusarem.
Bazıları İsayı suçlamak amacıyla, Şabat Günü hastayı iyileştirecek mi diye Onu gözlüyorlardı.És lesik vala õt, hogy meggyógyítja-é szombatnapon; hogy vádolhassák õt.
Bazıları İsayı suçlamak amacıyla, Şabat Günü hastayı iyileştirecek mi diye Onu gözlüyorlardı.Ils observaient Jésus, pour voir s`il le guérirait le jour du sabbat: c`était afin de pouvoir l`accuser.
Bazıları İsayı suçlamak amacıyla, Şabat Günü hastayı iyileştirecek mi diye Onu gözlüyorlardı.In pazili so nanj, če ga ozdravi v soboto, da bi ga zatožili.
Bazıları İsayı suçlamak amacıyla, Şabat Günü hastayı iyileştirecek mi diye Onu gözlüyorlardı.I podstrzegali go, jeźliby go w sabat uzdrowił, aby go oskarżyli.
Bazıları İsayı suçlamak amacıyla, Şabat Günü hastayı iyileştirecek mi diye Onu gözlüyorlardı.I šetřili ho, uzdraví-li jej v sobotu, aby ho obžalovali.
Bazıları İsayı suçlamak amacıyla, Şabat Günü hastayı iyileştirecek mi diye Onu gözlüyorlardı.Ja voidakseen nostaa syytteen häntä vastaan he pitivät häntä silmällä, parantaisiko hän miehen sapattina.
Bazıları İsayı suçlamak amacıyla, Şabat Günü hastayı iyileştirecek mi diye Onu gözlüyorlardı.사람들이 예수를 송사하려 하여 안식일에 그 사람을 고치시는가 엿보거늘
Bazıları İsayı suçlamak amacıyla, Şabat Günü hastayı iyileştirecek mi diye Onu gözlüyorlardı.Og de lurte på ham, om han vilde helbrede ham på sabbaten, forat de kunde føre klagemål imot ham.
Bazıları İsayı suçlamak amacıyla, Şabat Günü hastayı iyileştirecek mi diye Onu gözlüyorlardı.Og de toge Vare på ham, om han vilde helbrede ham på Sabbaten, for at de kunde anklage ham.
Bazıları İsayı suçlamak amacıyla, Şabat Günü hastayı iyileştirecek mi diye Onu gözlüyorlardı.Und sie lauerten darauf, ob er auch am Sabbat ihn heilen würde, auf daß sie eine Sache wider ihn hätten.
Bazıları İsayı suçlamak amacıyla, Şabat Günü hastayı iyileştirecek mi diye Onu gözlüyorlardı.Y estaban al acecho a ver si le sanaría en sábado, a fin de acusarle
Bazıları İsayı suçlamak amacıyla, Şabat Günü hastayı iyileştirecek mi diye Onu gözlüyorlardı.Και παρετηρουν αυτον αν εν τω σαββατω θελη θεραπευσει αυτον, δια να κατηγορησωσιν αυτον.
Bazıları İsayı suçlamak amacıyla, Şabat Günü hastayı iyileştirecek mi diye Onu gözlüyorlardı.И наблюдаваха Го, дали ще го изцели в съботен ден, за да Го обвинят.
Bazıları İsayı suçlamak amacıyla, Şabat Günü hastayı iyileştirecek mi diye Onu gözlüyorlardı.И наблюдали за Ним, не исцелит ли его в субботу, чтобы обвинить Его.
Bazıları İsayı suçlamak amacıyla, Şabat Günü hastayı iyileştirecek mi diye Onu gözlüyorlardı.І назирали Його, чи сцїлить його в суботу, щоб обвинуватити Його.
Bazıları İsayı suçlamak amacıyla, Şabat Günü hastayı iyileştirecek mi diye Onu gözlüyorlardı.ויתבוננו בו אם ירפאהו בשבת למען ימצאו עליו שטנה׃
Bazıları İsayı suçlamak amacıyla, Şabat Günü hastayı iyileştirecek mi diye Onu gözlüyorlardı.فصاروا يراقبونه هل يشفيه في السبت. لكي يشتكوا عليه.
Bazıları İsayı suçlamak amacıyla, Şabat Günü hastayı iyileştirecek mi diye Onu gözlüyorlardı.眾 人 窺 探 耶 穌 、 在 安 息 日 醫 治 不 醫 治 、 意 思 是 要 控 告 耶 穌
Bazıları İsayı suçlamak amacıyla, Şabat Günü hastayı iyileştirecek mi diye Onu gözlüyorlardı.眾人窺 探 耶穌 、 在 安息日 醫治 不 醫治 、 意思 是 要 控告 耶穌
Becerikli, yüce gönüllü erkekler kurban yaratmazlar kurbanları iyileştirirler mi?Befolyásos, nagylelkű emberek nem keltenek áldozatokat; hanem gondozzák őket?
Becerikli, yüce gönüllü erkekler kurban yaratmazlar kurbanları iyileştirirler mi?CA: 피해자를 만들지 않는, 유능하고 너그러운 남자라구요? 사람들이 피해자를 돌본다구요?
Becerikli, yüce gönüllü erkekler kurban yaratmazlar kurbanları iyileştirirler mi?CA: Kykenevät, anteliaat ihmiset eivät luo uhreja; he tukevat niitä?
Becerikli, yüce gönüllü erkekler kurban yaratmazlar kurbanları iyileştirirler mi?Capabele, vrijgevige mannen creëren geen slachtoffers; zij verzorgen slachtoffers?
Becerikli, yüce gönüllü erkekler kurban yaratmazlar kurbanları iyileştirirler mi?Fähige, großzügige Menschen erschaffen keine Opfer; sie kümmern sich um Opfer?
Becerikli, yüce gönüllü erkekler kurban yaratmazlar kurbanları iyileştirirler mi?Gli uomini capaci e generosi non creano vittime; accudiscono le vittime?
Becerikli, yüce gönüllü erkekler kurban yaratmazlar kurbanları iyileştirirler mi?Kompetente generøse mænd skaber ikke ofre; de hjælper ofre?
Becerikli, yüce gönüllü erkekler kurban yaratmazlar kurbanları iyileştirirler mi?Les hommes à la hauteur, généreux, ne font pas de victimes; ils prennent soin des victimes ?
Becerikli, yüce gönüllü erkekler kurban yaratmazlar kurbanları iyileştirirler mi?¿Los hombres generosos y capaces no crean víctimas; cuidan de las víctimas?
Becerikli, yüce gönüllü erkekler kurban yaratmazlar kurbanları iyileştirirler mi?Những người tài năng và hào phóng không tạo ra nạn nhân; mà ủng hộ nạn nhân?
Becerikli, yüce gönüllü erkekler kurban yaratmazlar kurbanları iyileştirirler mi?Oamenii capabili şi generoşi nu creează victime; ei le îngrijesc?
Becerikli, yüce gönüllü erkekler kurban yaratmazlar kurbanları iyileştirirler mi?Orang yg mampu dan ikhlas tidak menciptakan korban mereka mengayomi korban ?
Becerikli, yüce gönüllü erkekler kurban yaratmazlar kurbanları iyileştirirler mi?Schopní, velkorysí lidé nevytvářejí oběti, ale starají se o ně?
Becerikli, yüce gönüllü erkekler kurban yaratmazlar kurbanları iyileştirirler mi?Schopní, veľkorysí ľudia nevytvárajú obete; starajú sa o obete?
Becerikli, yüce gönüllü erkekler kurban yaratmazlar kurbanları iyileştirirler mi?Sposobni, velikodušni moški ne ustvarjajo žrtev; ampak za žrtve skrbijo?