iyileşme ile cümle
iyileşme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Ve belki bu iyileşme alanları haritaya çiselenir, küçük noktalar olur.E forse queste zone di cura possono spargersi su una cartina, piccoli punti su un mappa.
Ve belki bu iyileşme alanları haritaya çiselenir, küçük noktalar olur.És talán ezek a zöld zónák beboríthatnak egy térképet, kis foltokat alkotva a térképen.
Ve belki bu iyileşme alanları haritaya çiselenir, küçük noktalar olur.Et peut-être que ces zones de rétablissement peuvent saupoudrer une carte, des petits points sur la carte.
Ve belki bu iyileşme alanları haritaya çiselenir, küçük noktalar olur.이러한 치유의 공간이 지도상에서 점점이 퍼져나갈 수 있을 겁니다
Ve belki bu iyileşme alanları haritaya çiselenir, küçük noktalar olur.Może coraz więcej takich okolic pojawi się na mapach, jak małe kropki.
Ve belki bu iyileşme alanları haritaya çiselenir, küçük noktalar olur.Şi poate că aceste zone de vindecare pot stropi o hartă, mici puncte pe o hartă.
Ve belki bu iyileşme alanları haritaya çiselenir, küçük noktalar olur.Snad budou tyto zotavující se zóny jako malé tečky na mapě.
Ve belki bu iyileşme alanları haritaya çiselenir, küçük noktalar olur.Toipumisvyöhykkeet voivat pirskottaa pieniä pisteitä kartalle.
Ve belki bu iyileşme alanları haritaya çiselenir, küçük noktalar olur.Und vielleicht können diese Heilzonen eine Karte besprinkeln, kleine Punkte auf einer Karte.
Ve belki bu iyileşme alanları haritaya çiselenir, küçük noktalar olur.Và những sự thay đổi có thể được chấm lên bản đồ tạo nên những chấm nhỏ trên bản đồ.
Ve belki bu iyileşme alanları haritaya çiselenir, küçük noktalar olur.Wellicht kunnen deze herstelzones een landkaart bedekken, kleine stipjes op een kaart.
Ve belki bu iyileşme alanları haritaya çiselenir, küçük noktalar olur.Y quizá estas zonas puedan conformar un mapa; puntitos en un mapa.
Ve belki bu iyileşme alanları haritaya çiselenir, küçük noktalar olur.Возможно, эти спасённые зоны распространятся по карте множеством точек.
Ve belki bu iyileşme alanları haritaya çiselenir, küçük noktalar olur.И може би тези изцелителни зони могат да поръсят картата, малки точици по картата.
Ve belki bu iyileşme alanları haritaya çiselenir, küçük noktalar olur.ואולי האיזורים האלה יכלים לצייר מפה נקודות קטנות על המפה
Ve belki bu iyileşme alanları haritaya çiselenir, küçük noktalar olur.وربما مناطق التعافي هذه يمكن أن ترسم على خارطة، نقاط صغيرة على الخارطة.
Ve belki bu iyileşme alanları haritaya çiselenir, küçük noktalar olur.点在するようになるかもしれません 今の私たちは通信手段があるため
Ve bu, bizim asla ve asla kurtulamayacak olmamızın sebebiyle aynı. Durumumuz asla iyileşmeyecek.Penyebabnya adalah sama..... dan sebab ini tidak akan.. akan pernah dirapihkan selamanya
Ve bu gereç vücudun daha önce sahip olmadığı iyileşme tepkilerine ulaşmasını sağladı.A tato látka donutila tělo, aby přepla zpět na léčebný proces, který předtím tělo nemělo.
Ve bu gereç vücudun daha önce sahip olmadığı iyileşme tepkilerine ulaşmasını sağladı.A ten materiál primäl telo aby znovu naštartoval liečebnú odozvu, ktorú predtým nemalo.
Ve bu gereç vücudun daha önce sahip olmadığı iyileşme tepkilerine ulaşmasını sağladı.E esse material induziu o corpo a reacender uma resposta de cura que não tinha antes.
Ve bu gereç vücudun daha önce sahip olmadığı iyileşme tepkilerine ulaşmasını sağladı.En dat materiaal zette het lichaam aan om terug te keren naar een genezende reactie die het ervoor niet had.
Ve bu gereç vücudun daha önce sahip olmadığı iyileşme tepkilerine ulaşmasını sağladı.I nakłonił ciało do ponownego uruchomienia reakcji gojenia, którego ono wcześniej nie miało.
Ve bu gereç vücudun daha önce sahip olmadığı iyileşme tepkilerine ulaşmasını sağladı.그리고 그 물질은 몸이 다시금 회복하도록 유도했습니다. 전에는 가지고 있지 못한 회복력을요.
Ve bu gereç vücudun daha önce sahip olmadığı iyileşme tepkilerine ulaşmasını sağladı.Materiaali sai kehon taas parannusvasteeseen, mitä sillä ei ollut aiemmin.
Ve bu gereç vücudun daha önce sahip olmadığı iyileşme tepkilerine ulaşmasını sağladı.Och det materialet fick kroppen att koppla på en läkandeprocess som den tidigare inte hade.
Ve bu gereç vücudun daha önce sahip olmadığı iyileşme tepkilerine ulaşmasını sağladı.Şi materialul a indus corpului reactivarea răspunsului de vindecare pe care nu îl avea înainte.
Ve bu gereç vücudun daha önce sahip olmadığı iyileşme tepkilerine ulaşmasını sağladı.Und das Material veranlasste den Körper seine Heilreaktion wieder anzuschalten, was er davor nicht getan hat.
Ve bu gereç vücudun daha önce sahip olmadığı iyileşme tepkilerine ulaşmasını sağladı.Y este material indujo al cuerpo a cambiar a una respuesta de sanación que no tenía antes.
Ve bu gereç vücudun daha önce sahip olmadığı iyileşme tepkilerine ulaşmasını sağladı.Και αυτό το υλικό προκάλεσε το σώμα να επιστρέψει σε μια επουλωτική στάση την οποία δεν είχε πριν.
Ve bu gereç vücudun daha önce sahip olmadığı iyileşme tepkilerine ulaşmasını sağladı.И този материал е подтикнал тялото да превключи отново към изцелителен отклик, който не е имало преди.
Ve bu gereç vücudun daha önce sahip olmadığı iyileşme tepkilerine ulaşmasını sağladı.И этот материал побудил тело включить лечащую реакцию которой не было до этого.
Ve bu gereç vücudun daha önce sahip olmadığı iyileşme tepkilerine ulaşmasını sağladı.והחומר הזה גרם לגוף להפעיל שוב תהליך ריפוי שלא היה לו קודם
Ve bu gereç vücudun daha önce sahip olmadığı iyileşme tepkilerine ulaşmasını sağladı.وتلك المادة تحفز الجسد لتعود قدرته على معالجة تلك الجراح التي كان قد فقدها من قبل
Ve bu gereç vücudun daha önce sahip olmadığı iyileşme tepkilerine ulaşmasını sağladı.引き起こしました ショッキングな写真があと数枚出てきます
Ve bu iyileşmem için beni motive etti.A to mě motivovalo k tomu, abych se uzdravila.
Ve bu iyileşmem için beni motive etti.Dan itu mendorong saya untuk sembuh.
Ve bu iyileşmem için beni motive etti.Det motiverade mig till att återhämta mig.
Ve bu iyileşmem için beni motive etti.Điều đó thúc đẩy tôi hồi phục.
Ve bu iyileşmem için beni motive etti.E isso motivou-me a recuperar.
Ve bu iyileşmem için beni motive etti.E mi ha motivato a recuperare.
Ve bu iyileşmem için beni motive etti.Ez motivált, hogy felgyógyuljak.
Ve bu iyileşmem için beni motive etti.I to popychało mnie do powrotu do zdrowia.
Ve bu iyileşmem için beni motive etti.Ja se motivoi minua parantumaan.
Ve bu iyileşmem için beni motive etti.출혈 후 이주일 반이 지나고, 의사가
Ve bu iyileşmem için beni motive etti.Og det motiverede mig til at kæmpe mig tilbage.
Ve bu iyileşmem için beni motive etti.Și asta m-a motivat să-mi revin.
Ve bu iyileşmem için beni motive etti.To ma motivovalo uzdraviť sa.
Ve bu iyileşmem için beni motive etti.To me je motiviralo k ozdravitvi.
Ve bu iyileşmem için beni motive etti.Y eso motivó mi recuperación.
Ve bu iyileşmem için beni motive etti.Και αυτό μου έδωσε κίνητρο για να αναρρώσω.
Ve bu iyileşmem için beni motive etti.И това ме накара да се възстановя.
Ve bu iyileşmem için beni motive etti.И это послужило стимулом для выздоровления.
Ve bu iyileşmem için beni motive etti.Це стало моїм стимулом до одужання.
Ve bu iyileşmem için beni motive etti.לגבי איך אנו חיים את חיינו, וזה דחף אותי להחלים.
Ve bu iyileşmem için beni motive etti.عن كيفية عيشتنا لحياتنا. وقد حفزتني لكي أستعيد صحتي
Ve bu iyileşmem için beni motive etti.大出血から2週間半後 手術で
Ve ertesi sabah, B12 vitamini tedariki kampa getirilir ve esirler iyileşmeye başlarlar.Am nächsten Morgen wurde Vitamin B12 an das Lager geliefert und die Gefangenen erholten sich langsam.
Ve ertesi sabah, B12 vitamini tedariki kampa getirilir ve esirler iyileşmeye başlarlar.De volgende ochtend wordt vitamine B12 aangeleverd in het kamp en de gevangenen beginnen te herstellen.
Ve ertesi sabah, B12 vitamini tedariki kampa getirilir ve esirler iyileşmeye başlarlar.Druhého rána do tábora dorazí dodávka vitaminu B12 a zajatci se začínají zotavovat.