En iyi halde ortalama bir not alacak.He will get an average mark at best.
Onun sağlığı giderek daha iyi hale gelmektedir.Her health is becoming steadily better.
Tom iyi hal nedeniyle serbest bırakıldı.Tom was released for good behavior.
Bu suçtan sonra tövbe edip iyi hal sergileyenler müstesna.Excepting those who thereafter shall repent and make amends.
Ancak mahkeme yine de “iyi hal indirimi” uyguladı.Je však upozorněn, že případ je již "vyřešen".
1979'da savcı iyi hal sebebiyle davayı düşürmüştür.1979-ben ügyvédi, jogtanácsosi szakvizsgát tett.
1979'da savcı iyi hal sebebiyle davayı düşürmüştür.I 1979 forsøgte Justitsministeriet uden held at genoptage sagen.
Ancak mahkeme yine de “iyi hal indirimi” uyguladı.בית הדין גזר עליו "לשאת אות קלון".
1979'da savcı iyi hal sebebiyle davayı düşürmüştür.През 1979 г. следствието е отделено от прокуратурата.
E.T.'yi ararken günümüzde kullandığımız bir şey bu ve elektronik bilimi de çok daha iyi hale geldi.Dette er noget, vi bruger i dag til at søge efter E.T. og elektronikken er også blevet meget bedre.
E.T.'yi ararken günümüzde kullandığımız bir şey bu ve elektronik bilimi de çok daha iyi hale geldi.Dit gebruiken we vandaag de dag om E.T. te zoeken. De elektronica is ook sterk verbeterd.
E.T.'yi ararken günümüzde kullandığımız bir şey bu ve elektronik bilimi de çok daha iyi hale geldi.É o que estamos a usar atualmente para procurar ETs, e a parte eletrónica também melhorou imenso.
E.T.'yi ararken günümüzde kullandığımız bir şey bu ve elektronik bilimi de çok daha iyi hale geldi.Iar asta e ce folosim să azi să căutăm pe E.T. Electronicele sunt mult mai bune.
E.T.'yi ararken günümüzde kullandığımız bir şey bu ve elektronik bilimi de çok daha iyi hale geldi.우리가 외계인을 찾기 위해 요즘 사용하는 장비입니다. 그리고 전자 장비 또한 굉장히 좋아지고 있죠.
E.T.'yi ararken günümüzde kullandığımız bir şey bu ve elektronik bilimi de çok daha iyi hale geldi.Manapság ezt használjuk az idegenek utáni kutatásra, és az elektronika is sokkal jobb lett.
E.T.'yi ararken günümüzde kullandığımız bir şey bu ve elektronik bilimi de çok daha iyi hale geldi.Oto czego używamy dzisiaj szukając E.T., i elektronika również znacznie posunęła się do przodu.
E.T.'yi ararken günümüzde kullandığımız bir şey bu ve elektronik bilimi de çok daha iyi hale geldi.So etwas nutzen wir heute bei der Suche nach E.T., und auch die Elektronik ist viel besser geworden.
E.T.'yi ararken günümüzde kullandığımız bir şey bu ve elektronik bilimi de çok daha iyi hale geldi.V súčasnosti ju využívame na hľadanie mimozemšťanov a elektronika sa tiež poriadne zdokonalila.
E.T.'yi ararken günümüzde kullandığımız bir şey bu ve elektronik bilimi de çok daha iyi hale geldi.בדבר הזה אנו משתמשים היום כדי לחפש את אי-טי והאלקטרוניקה השתפרה מאד.
E.T.'yi ararken günümüzde kullandığımız bir şey bu ve elektronik bilimi de çok daha iyi hale geldi.هذا ما نستخدمه اليوم للبحث عن مخلوقات فضائية ، و اصبحت الالكترونيات افضل كثيرا ايضاً
E.T.'yi ararken günümüzde kullandığımız bir şey bu ve elektronik bilimi de çok daha iyi hale geldi.使っているものです そして 電子機器も昔より とてもよくなりました これは1960年にフランクドレイクが使っていたもの
Google daha iyi hale geldikçe, kullanıcılar da hep daha fazlasını istemeye başladılar.Huomasimme, että Googlen parantuessa myös käyttäjien odotukset kasvoivat.
Google daha iyi hale geldikçe, kullanıcılar da hep daha fazlasını istemeye başladılar.개선될수록 사용자들은 더 많은 것을 기대한다는 것을 깨닫게 되었습니다.
Google daha iyi hale geldikçe, kullanıcılar da hep daha fazlasını istemeye başladılar.lidé očekávají stále lepší výsledky.
Google daha iyi hale geldikçe, kullanıcılar da hep daha fazlasını istemeye başladılar.שככל ש-Google השתפרה, המשתמשים ציפו ממנה ליותר ויותר.
Google daha iyi hale geldikçe, kullanıcılar da hep daha fazlasını istemeye başladılar.هو أنه كلما تحسن أداء Google إلى الأفضل، توقع المستخدمون الحصول على المزيد منه.
Google daha iyi hale geldikçe, kullanıcılar da hep daha fazlasını istemeye başladılar.ユーザーの期待も大きくなる ということです ウェブページだけでなく
Gördüğünüz ile tamamen aynı özelliklere sahip ama sadece biraz daha iyi hale getirilmiş versiyonu.C'est exactement le même comportement qu'on vient de voir, mais avec un rendu bien meilleur.
Gördüğünüz ile tamamen aynı özelliklere sahip ama sadece biraz daha iyi hale getirilmiş versiyonu.Deci, acesta este exact acelaşi comportament pe care l-aţi văzut, dar într-o versiune puţin mai bună.
Gördüğünüz ile tamamen aynı özelliklere sahip ama sadece biraz daha iyi hale getirilmiş versiyonu.Dit is dus precies hetzelfde gedrag dat je zag, maar in een iets betere versie weergegeven.
Gördüğünüz ile tamamen aynı özelliklere sahip ama sadece biraz daha iyi hale getirilmiş versiyonu.Este es el mismo comportamiento que vieron, pero con una versión mejorada.
Gördüğünüz ile tamamen aynı özelliklere sahip ama sadece biraz daha iyi hale getirilmiş versiyonu.방금 보신것과 동일한 것이지만 좀더 향상된 것입니다.
Gördüğünüz ile tamamen aynı özelliklere sahip ama sadece biraz daha iyi hale getirilmiş versiyonu.To dokładnie takie samo zachowanie, jak widzieliście, ale w wersji z trochę lepszym renderingiem.
Gördüğünüz ile tamamen aynı özelliklere sahip ama sadece biraz daha iyi hale getirilmiş versiyonu.Wie ihr seht, ist es das gleiche Verhalten wie eben, aber ein wenig besser visualisiert.
Gördüğünüz ile tamamen aynı özelliklere sahip ama sadece biraz daha iyi hale getirilmiş versiyonu.Това е точно същото поведение, което видяхте, но в малко по-добре изразена версия.
Gördüğünüz ile tamamen aynı özelliklere sahip ama sadece biraz daha iyi hale getirilmiş versiyonu.Это то же самое поведение, которое вы только что видели, только в чуть более красивой интерпретации.
Gördüğünüz ile tamamen aynı özelliklere sahip ama sadece biraz daha iyi hale getirilmiş versiyonu.אז זו אותה התנהגות שראיתם רק בגרסה מהוקצעת יותר
Gördüğünüz ile tamamen aynı özelliklere sahip ama sadece biraz daha iyi hale getirilmiş versiyonu.لدينا هنا بالضبط نفس السلوك التي رأيتم ولكن في نسخة أفضل منه بقليل
Gördüğünüz ile tamamen aynı özelliklere sahip ama sadece biraz daha iyi hale getirilmiş versiyonu.より高品質にレンダリングされています キャラクターをよく見てみると
Her günü birbirimiz için daha iyi hale getirebiliriz.Dit is jouw moment. Dit is mijn moment.
Her günü birbirimiz için daha iyi hale getirebiliriz.Du kannst jeden Tag für alle anderen besser machen.
Her günü birbirimiz için daha iyi hale getirebiliriz.Kita bisa buat tiap hari jadi lebih baik.
Her günü birbirimiz için daha iyi hale getirebiliriz.Możecie sprawić by każdy dzień był lepszy dla nas nawzajem.
Her günü birbirimiz için daha iyi hale getirebiliriz.Môžete urobiť deň lepším pre iných ľudí.
Her günü birbirimiz için daha iyi hale getirebiliriz.Ni kan göra varje dag bättre för varandra.
Her günü birbirimiz için daha iyi hale getirebiliriz.Possiamo rendere ogni giorno migliore per ciascuno di noi.
Her günü birbirimiz için daha iyi hale getirebiliriz.Вы можете сделать каждый день лучше друг для друга
Her günü birbirimiz için daha iyi hale getirebiliriz.يمكننا أن نجعل كل يوم أفضل بالنسبة لبعضنا البعض.
"Her zaman kendi kararımı değiştirerek durumumu daha iyi hale getirebilirim." diyecektir.Eles dizem "Bem, eu posso sempre melhorar o meu cenário mudando o meu, mudando o que eu quero fazer."
"Her zaman kendi kararımı değiştirerek durumumu daha iyi hale getirebilirim." diyecektir.Mówią "cóż, zawsze mogę poprawić moją sytuację zmieniając moją, zmieniając, co chcę zrobić".
"Her zaman kendi kararımı değiştirerek durumumu daha iyi hale getirebilirim." diyecektir."Posso sempre migliorare il mio scenario cambiando la mia scelta".
"Her zaman kendi kararımı değiştirerek durumumu daha iyi hale getirebilirim." diyecektir.Říkají "vždycky můžu svůj scénář zlepšit změnou mých, změnou toho, co chci udělat".
"Her zaman kendi kararımı değiştirerek durumumu daha iyi hale getirebilirim." diyecektir.سيقول : حسنا، يمكن لي دائما تحسين السيناريو الخاص بي وذلك بتغيير ما سأختار"
Hesap meselesi... Eğer daha fazla fare istihdam edersek sonucu daha da iyi hale getirebiliriz.Kwestia skali, jeśli da się sprowadzić więcej szczurów, możemy jeszcze bardziej poprawić ten wynik.
Koşu ayakkabısı denen, koşmayı daha iyi hâle getirecek şeyleri.물건들을 만들기 시작했다는 것입니다.
Koşu ayakkabısı denen, koşmayı daha iyi hâle getirecek şeyleri.שמשפרים את הריצה, נעלי ריצה.
Koşu ayakkabısı denen, koşmayı daha iyi hâle getirecek şeyleri.عن تحسين الجري . كمثال على ذلك .. احذية الجري
Koşu ayakkabısı denen, koşmayı daha iyi hâle getirecek şeyleri.個人的にランニングシューズが嫌いな理由は
Kutulayıp, paketleyip daha iyi hâle getirmeye ve insanlara satmaya çalışırız.Cerchiamo di imbottigliarlo, impacchettarlo e renderlo migliore per venderlo alla gente.
Kutulayıp, paketleyip daha iyi hâle getirmeye ve insanlara satmaya çalışırız.Cố gắng cân nó, đóng gói và làm cho no trở nên tốt đẹp hơn và bán nó cho mọi người.