Ana içeriğe geç
Sözlük

itmek ile cümle

itmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Program çalışmaya devam etmek istiyorsanız kapılarını kapatıp [döngüsü Başlat] itmek gerekirإذا كنت تريد متابعة تشغيل البرنامج يجب إغلاق الأبواب ودفع [بدء دورة]
Program çalışmaya devam etmek istiyorsanız kapılarını kapatıp [döngüsü Başlat] itmek gerekirドアを閉じて、[サイクルの開始] をプッシュする必要があります。 チップコンペヤ セットアップ モードで動作することができます。
Şehirlerde kiliseler olacak. Sorunlar böyle çözülmez. Yapacağın tek şey bu insanları yer altına itmek olur.Sì ci saranno chiese anche in città.Non puoi eliminarle, altrimenti andranno sottoterra,non funzionerebbe.
Şimdi, bu yeni yüzeyi içeri doğru itmek için genişlet/daralt aracını kullanın.Changez maintenant d'outil afin de pousser cette partie vers l'intérieur.
Şimdi, bu yeni yüzeyi içeri doğru itmek için genişlet/daralt aracını kullanın.Drücken Sie es nun mit dem Tool "Drücken/Ziehen" nach innen.
Şimdi, bu yeni yüzeyi içeri doğru itmek için genişlet/daralt aracını kullanın.Nyní pomocí nástroje Tlačit nebo táhnout vtlačte povrch dovnitř.
Şimdi, bu yeni yüzeyi içeri doğru itmek için genişlet/daralt aracını kullanın.Teraz za pomocą narzędzia Wepchnij/Wyciągnij wepchnij tę nową powierzchnię do środka.
Şimdi, bu yeni yüzeyi içeri doğru itmek için genişlet/daralt aracını kullanın.Utiliza "Empujar/tirar" para empujar la nueva superficie hacia adentro.
Şimdi, bu yeni yüzeyi içeri doğru itmek için genişlet/daralt aracını kullanın.Теперь с помощью "Тяни/Толкай" протолкните созданную поверхность внутрь.
Tek yapmamız gereken kibrimizi yolumuzdan defetmektir, bencilliğimizi bir kenara itmektir.Alles was wir zu tun haben ist, unser Ego auf die Seite stellen, unseren Egoismus zur Seite schieben.
Tek yapmamız gereken kibrimizi yolumuzdan defetmektir, bencilliğimizi bir kenara itmektir.Chỉ có một việc chúng ta phải làm là từ bỏ cái tôi của chúng ta từ bỏ chủ nghĩa cái tôi
Tek yapmamız gereken kibrimizi yolumuzdan defetmektir, bencilliğimizi bir kenara itmektir.Det enda vi måste göra är att få våra egon ur vägen, få vår egoism ur vägen.
Tek yapmamız gereken kibrimizi yolumuzdan defetmektir, bencilliğimizi bir kenara itmektir.Dobbiamo però mettere i nostri ego da parte, il nostro egotismo.
Tek yapmamız gereken kibrimizi yolumuzdan defetmektir, bencilliğimizi bir kenara itmektir.Het enige wat we moeten doen is onze ego's links laten liggen, ons ego achterwege laten
Tek yapmamız gereken kibrimizi yolumuzdan defetmektir, bencilliğimizi bir kenara itmektir.우리가 해야 할 일은 우리의 자아를, 자기본위의 이기적인 사고를 버리는 것입니다.
Tek yapmamız gereken kibrimizi yolumuzdan defetmektir, bencilliğimizi bir kenara itmektir.Todo lo que debemos hacer es retirar nuestros egos, deshacernos de nuestro egoismo.
Tek yapmamız gereken kibrimizi yolumuzdan defetmektir, bencilliğimizi bir kenara itmektir.Tot ce trebuie sa facem este sa dam la o parte din cale egoul nostru, dam egoismul la o parte.
Tek yapmamız gereken kibrimizi yolumuzdan defetmektir, bencilliğimizi bir kenara itmektir.Tout ce que nous avons à faire est de repousser nos égos, mettre de côté notre égoïsme,
Tek yapmamız gereken kibrimizi yolumuzdan defetmektir, bencilliğimizi bir kenara itmektir.Tudo que temos que fazer é afastar do caminho o nosso "ego", afastar do caminho o nosso egoísmo.
Tek yapmamız gereken kibrimizi yolumuzdan defetmektir, bencilliğimizi bir kenara itmektir.Vše, co musíme udělat, je odstanit naše ego z cesty, odstranit z cesty sobeckost.
Tek yapmamız gereken kibrimizi yolumuzdan defetmektir, bencilliğimizi bir kenara itmektir.Všetko, čo musíme spraviť je dostať naše egá z cesty, dostať z cesty náš egoizmus.
Tek yapmamız gereken kibrimizi yolumuzdan defetmektir, bencilliğimizi bir kenara itmektir.Wszystko, co musimy zrobić, to usunąć z drogi nasze ego, usunąć z drogi nasz egotyzm.
Tek yapmamız gereken kibrimizi yolumuzdan defetmektir, bencilliğimizi bir kenara itmektir.Yang kita perlu lakukan hanyalah untuk mengalahkan ego kita. kalahkan egoisme kita.
Tek yapmamız gereken kibrimizi yolumuzdan defetmektir, bencilliğimizi bir kenara itmektir.Το μόνο που οφείλουμε να κάνουμε είναι να παραμερίσουμε το εγώ μας, και να βγάλουμε τον εγωισμό από τη μέση.
Tek yapmamız gereken kibrimizi yolumuzdan defetmektir, bencilliğimizi bir kenara itmektir.Всё, что нам сделать, это убрать наше эго с пути, убрать наше самомнение с пути.
Tek yapmamız gereken kibrimizi yolumuzdan defetmektir, bencilliğimizi bir kenara itmektir.Все, що ми маємо робити - відкинути наше его зі шляху, відкинути егоїзм з нашого шляху.
Tek yapmamız gereken kibrimizi yolumuzdan defetmektir, bencilliğimizi bir kenara itmektir.Всичко, което трябва да направим, е да отстраним егото си от пътя, да отстраним еготизма си от пътя.
Tek yapmamız gereken kibrimizi yolumuzdan defetmektir, bencilliğimizi bir kenara itmektir.כל שעלינו לעשות הוא לסלק את האגו מעל דרכנו, לסלק את האנוכיות מן הדרך.
Tek yapmamız gereken kibrimizi yolumuzdan defetmektir, bencilliğimizi bir kenara itmektir.كل ما علينا عمله هو أن نزيح كبريائنامن الطريق. الأنانية من الطريق
Tek yapmamız gereken kibrimizi yolumuzdan defetmektir, bencilliğimizi bir kenara itmektir.利己主義を捨てれば良いのです ここにいらっしゃる大部分の方々が
Toplum olarak yaptığımız şey mutluluğu kavramsal bir ufka doğru itmek.Ako spoločnosť tlačíme šťastie po kognitívnom horizonte.
Toplum olarak yaptığımız şey mutluluğu kavramsal bir ufka doğru itmek.Als maatschappij hebben we geluk achter de cognitieve horizon geduwd.
Toplum olarak yaptığımız şey mutluluğu kavramsal bir ufka doğru itmek.Ceea ce am făcut e să împingem fericirea dincolo de orizontul cognitiv, ca societate.
Toplum olarak yaptığımız şey mutluluğu kavramsal bir ufka doğru itmek.Co jsme udělali, je, že jsme posunuli štěstí za poznávací obzor jako společnost.
Toplum olarak yaptığımız şey mutluluğu kavramsal bir ufka doğru itmek.Det vi som samhälle gjort är att knuffa lyckan över den kognitiva horisonten.
Toplum olarak yaptığımız şey mutluluğu kavramsal bir ufka doğru itmek.Điều chúng ta đã làm là đẩy sự hạnh phúc ra xa khỏi phạm vi hiểu biết của xã hội.
Toplum olarak yaptığımız şey mutluluğu kavramsal bir ufka doğru itmek.우리는 사회라는 인지적인 선을 그어두고 행복을 밀어올려 왔던거죠.
Toplum olarak yaptığımız şey mutluluğu kavramsal bir ufka doğru itmek.Lo que hemos hecho es empujar la felicidad más allá del horizonte cognitivo.
Toplum olarak yaptığımız şey mutluluğu kavramsal bir ufka doğru itmek.Nous avons repoussé le bonheur au-delà de l'horizon cognitif, dans notre société.
Toplum olarak yaptığımız şey mutluluğu kavramsal bir ufka doğru itmek.Quel che abbiamo fatto come collettività è spingere la felicità oltre l'orizzonte cognitivo.
Toplum olarak yaptığımız şey mutluluğu kavramsal bir ufka doğru itmek.Tak oto, jako społeczeństwo, zepchnęliśmy szczęście poza poznawczy horyzont.
Toplum olarak yaptığımız şey mutluluğu kavramsal bir ufka doğru itmek.Társadalmilag áttoltuk a boldogságot a kognitív horizonton.
Toplum olarak yaptığımız şey mutluluğu kavramsal bir ufka doğru itmek.Vi har som samfund skubbet lykken forbi den kognitive horisont.
Toplum olarak yaptığımız şey mutluluğu kavramsal bir ufka doğru itmek.Wir haben Glück als Gesellschaft über den kognitiven Horizont geschoben.
Toplum olarak yaptığımız şey mutluluğu kavramsal bir ufka doğru itmek.Αυτό που κάναμε ήταν να ωθήσουμε την ευτυχία πέρα από το γνωστικό ορίζοντα ως κοινωνία.
Toplum olarak yaptığımız şey mutluluğu kavramsal bir ufka doğru itmek.Наше общество всегда отталкивает счастье к линии мысленного горизонта.
Toplum olarak yaptığımız şey mutluluğu kavramsal bir ufka doğru itmek.Наше суспільство виштовхнуло щастя за когнітивний горизонт.
Toplum olarak yaptığımız şey mutluluğu kavramsal bir ufka doğru itmek.Това което сме направили е, че сме избутали щастието отвъд когнитивния хоризонт като общество.
Toplum olarak yaptığımız şey mutluluğu kavramsal bir ufka doğru itmek.מה שעשינו זה לדחוף את האושר מעבר לאופק הקוגניטיבי כחברה.
Toplum olarak yaptığımız şey mutluluğu kavramsal bir ufka doğru itmek.ما قمنا بعمله اننا دفعنا السعادة فوق الافق المعرفي كمجتمع
Toplum olarak yaptığımız şey mutluluğu kavramsal bir ufka doğru itmek.幸せを認知できる範囲外に追いやるということです それは私たちが「成功したら幸せになれる」
Ve bakalım bu parçacığı belli bir mesafe itmek için ne kadar iş gerekiyor, tamam mı?그럼 이 입자를 우리가 원하는 위치로 이동시키기 위해 얼만큼의 일을 해야하는지 계산해 봅시다
Ve bakalım bu parçacığı belli bir mesafe itmek için ne kadar iş gerekiyor, tamam mı?Y vamos a averiguar cuánto trabajo tomar para empujar ¿Esta partícula una cierta distancia, correcta?
Ve bakalım bu parçacığı belli bir mesafe itmek için ne kadar iş gerekiyor, tamam mı?בואו נחשב מהי העבודה הדרושה כדי להזיז את החלקיק הזה למרחק מסוים.
Ve bakalım bu parçacığı belli bir mesafe itmek için ne kadar iş gerekiyor, tamam mı?ودعونا نكتشف كم من الوقت يستغرق العمل لدفع هذه الجسيمات مسافة معينة، أليس كذلك؟.
Ve onlar bir şekilde birbirlerinin şekilde alamadım. Veya birbirlerine uzak itmek istemiyorum.І якимось чином вони не заважають один одному, і не штовхають один одного.
Ve son olarak Hanımlar, Reşit olmayanları size tecavüz etmeye itmekten vazgeçinEt enfin mesdames arrêter de séduire les jeunes pour qu'ils vous violent.
Ve son olarak Hanımlar, Reşit olmayanları size tecavüz etmeye itmekten vazgeçinI w końcu drogie panie, przestańcie uwodzić młodocianych prowadząc do gwałtu.
Ve son olarak Hanımlar, Reşit olmayanları size tecavüz etmeye itmekten vazgeçinY por último, señoras, dejen de seducir a los jóvenes para que las violen.
Ve son olarak Hanımlar, Reşit olmayanları size tecavüz etmeye itmekten vazgeçinИ наконец, дамы, прекратите совращать несовершеннолетних насиловать вас.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod