itiraz ile cümle
itiraz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
İtirazın ele alındığı süre boyunca Finlandiya’da kalabilirsiniz.Saat oleskella Suomessa niin kauan kun valituksen käsittely kestää.
İtirazın ele alındığı süre boyunca Finlandiya’da kalabilirsiniz.Solo podrá permanecer en Finlandia mientras se esté tramitando el recurso.
İtirazın ele alındığı süre boyunca Finlandiya’da kalabilirsiniz.Vous avez le droit de séjourner en Finlande pendant toute la période de traitement de votre appel.
İtirazın ele alındığı süre boyunca Finlandiya’da kalabilirsiniz.Вы вправе находиться в Финляндии в течение всего срока рассмотрения жалобы.
İtirazın ele alındığı süre boyunca Finlandiya’da kalabilirsiniz.بإمكانك أن تمكث في فنلندا طوال الفترة التي يستغرقها تداول طلب الاستئناف.
İtirazın ele alındığı süre boyunca Finlandiya’da kalabilirsiniz.若您在芬兰居留期间得到国家移民局(Maahanmuuttovirasto)开具的拒绝签发居留许可的决定,
İtirazın reddi Göçmenlik Dairesi kararının geçerli sayıldığı anlamına gelir.Avslag innebär att Migrationsverkets beslut förblir gällande.
İtirazın reddi Göçmenlik Dairesi kararının geçerli sayıldığı anlamına gelir.Le rejet de l’appel signifie que la décision de Migri reste en vigueur.
İtirazın reddi Göçmenlik Dairesi kararının geçerli sayıldığı anlamına gelir.Si el recurso es rechazado, la resolución de la Oficina de Migraciones permanece en vigor.
İtirazın reddi Göçmenlik Dairesi kararının geçerli sayıldığı anlamına gelir.Valituksen hylkääminen tarkoittaa sitä, että Maahanmuuttoviraston päätös pysyy voimassa.
İtirazın reddi Göçmenlik Dairesi kararının geçerli sayıldığı anlamına gelir.Отказ в удовлетворении жалобы означает, что решение Миграционной службы остаётся в силе.
İtirazın reddi Göçmenlik Dairesi kararının geçerli sayıldığı anlamına gelir.رفض طلب الاستئناف يعني أن قرار دائرة شئون الهجرة يبقى ساري المفعول.
İtirazı olan varsa, şimdi konuşsun lütfen.Jeśli ktoś ma jakiś sprzeciw, niech odezwie się teraz.
İtirazı olan varsa, şimdi konuşsun lütfen.Jika ada yang keberaatan, silahkan disampaikan sekarang
İtirazı olan varsa, şimdi konuşsun lütfen.그러므로 이들에 혼인에 이의가있으신 분은 지금 말쓰씀하시거나
İtirazı olan varsa, şimdi konuşsun lütfen.Nếu có ai phản đối, xin hãy lên tiếng ngay bây giờ.
İtirazı olan varsa, şimdi konuşsun lütfen.Se qualcuno si oppone, parli adesso
İtirazı olan varsa, şimdi konuşsun lütfen.Si quelqu'un a une raison de s'opposer à ce mariage, qu'il parle maintenant.
İtirazı olan varsa, şimdi konuşsun lütfen. Ya da sonsuza dek huzurunuzu koruyun.Ha valaki tiltakozik, akkor kérem beszéljen most, vagy örökre hallgasson.
İtirazı olan varsa, şimdi konuşsun lütfen. Ya da sonsuza dek huzurunuzu koruyun.Jos joku vastustaa, olkaa hyvä ja puhukaa nyt tai vaietkaa ikuisesti.
İtirazı olan varsa, şimdi konuşsun lütfen. Ya da sonsuza dek huzurunuzu koruyun.Wenn irgend jemand Einwände hat, dann sprechen sie bitte jetzt... oder schweigen sie für immer!
İtirazı olan varsa, şimdi konuşsun lütfen. Ya da sonsuza dek huzurunuzu koruyun.Αν κάποιος έχει αντίρρηση, <br />παρακαλώ ας μιλήσει τώρα, ή ας σωπάσει για πάντα.
İtirazı olan varsa, şimdi konuşsun lütfen.إذا كان اي احد معترضاً على الزواج..فليتكلم الآن
İtirazı olan varsa, şimdi konuşsun lütfen.永遠に黙っていてください
İtirazlar varsa, o zaman... ...her şeyi doğrulamak ve kontrol etmek gerekir.اذا كان هناك اي مشكل فيجب التأكد والبحث في كل شيء
Jerry Brown seçildiğinde ona gösterilen itiraz buydu.Als Jerry Brown gewählt wurde, war genau dies die Aufgabe, die man ihm gab.
Jerry Brown seçildiğinde ona gösterilen itiraz buydu.Amikor Jerry Brownt megválasztották, ez volt az a kihívás amivel szembe kellett néznie.
Jerry Brown seçildiğinde ona gösterilen itiraz buydu.Când Jerry Brown a fost ales, asta a fost provocarea ce i-a fost adresată.
Jerry Brown seçildiğinde ona gösterilen itiraz buydu.Cuando fue elegido Jerry Brown éste fue el desafío que enfrentó.
Jerry Brown seçildiğinde ona gösterilen itiraz buydu.Da Jerry Brown blev valgt, var dette udfordringen han blev pålagt.
Jerry Brown seçildiğinde ona gösterilen itiraz buydu.Když byl zvolen Jerry Brown, byl mu předložen přesně tento problém.
Jerry Brown seçildiğinde ona gösterilen itiraz buydu.Keď bol zvolený Jerry Brown, bol mu predložený práve tento problém.
Jerry Brown seçildiğinde ona gösterilen itiraz buydu.Kiedy Jerry Brown <gubernator Kalifornii> wygrał wybory, stał przed wielkim wyzwaniem.
Jerry Brown seçildiğinde ona gösterilen itiraz buydu.제리 브라운이 당선되었을 때, 이것이 그가 처하게 된 문제였습니다.
Jerry Brown seçildiğinde ona gösterilen itiraz buydu.När Jerry Brown blev vald så stod han inför detta problem.
Jerry Brown seçildiğinde ona gösterilen itiraz buydu.Quand Jerry Brown a été élu, c'était le défi qui lui a été assigné.
Jerry Brown seçildiğinde ona gösterilen itiraz buydu.Quando Jerry Brown è stato eletto. questa è stata la sfida che gli è stata messa di fronte.
Jerry Brown seçildiğinde ona gösterilen itiraz buydu.Quando Jerry Brown foi eleito, este foi o desafio que lhe foi colocado.
Jerry Brown seçildiğinde ona gösterilen itiraz buydu.Saat Jerry Brown terpilih, inilah tantangan yang diberikan kepadanya.
Jerry Brown seçildiğinde ona gösterilen itiraz buydu.Toen Jerry Brown werd gekozen, was dit zijn grote uitdaging.
Jerry Brown seçildiğinde ona gösterilen itiraz buydu.Ότα εξελέγη ο Τζέρρυ Μπράουν, του ανατέθηκε αυτή ακριβώς η πρόκληση.
Jerry Brown seçildiğinde ona gösterilen itiraz buydu.Когато Джери Браун беше избран, това беше предизвикателство, което беше поставено пред него.
Jerry Brown seçildiğinde ona gösterilen itiraz buydu.Когда Джерри Браун был избран, на него было возложено решение этого вопроса.
Jerry Brown seçildiğinde ona gösterilen itiraz buydu.Коли губернатором Каліфорнії було обрано Джеррі Брауна, перед ним постав цей виклик.
Jerry Brown seçildiğinde ona gösterilen itiraz buydu.כאשר ג'רי בראון נבחר (כמושל קליפורניה), זה היה האתגר שהוצב לו.
Jerry Brown seçildiğinde ona gösterilen itiraz buydu.عندما أُنتخب جيري براون كان هذا هو التحدي الذي توجّب عليه مواجهته
Jerry Brown seçildiğinde ona gösterilen itiraz buydu.これが彼にとっての問題でした つまりいろいろなカラクリなどのせいで
Karar belgesine, itiraz etme bilgileri eklenmiştir.Bifogat till beslutet finns en anvisning om hur du överklagar.
Karar belgesine, itiraz etme bilgileri eklenmiştir.En annexe de la décision est fournie une consigne sur la manière de faire appel.
Karar belgesine, itiraz etme bilgileri eklenmiştir.La resolución contiene un anexo que le indica cómo presentar un recurso.
Karar belgesine, itiraz etme bilgileri eklenmiştir.Päätöksen liitteenä on ohje, miten voit tehdä valituksen.
Karar belgesine, itiraz etme bilgileri eklenmiştir.Инструкция по подаче апелляции прилагается к решению.
Karar belgesine, itiraz etme bilgileri eklenmiştir.ملحق بالقرار إرشادات بخصوص كيفية إعداد الاستئناف.
Kız bir itiraz yaptı."Ampak prepričan sem, da nisem mogel napisati knjigo o ničesar.
Kız bir itiraz yaptı. Ben iyi bir harf bile yazmak.여자가 이의했다. "하지만 내가 책을 쓸 수 없었 겠죠
Kız bir itiraz yaptı. Ben iyi bir harf bile yazmak.قدمت الفتاة الاعتراض. واضاف "لكن أنا متأكد من أني لا يمكن أن يكتب كتابا عن
Kız bir itiraz yaptı. Ben iyi bir harf bile yazmak.何も。
Kız bir itiraz yaptı."Dar eu sunt sigur că nu am putut scrie o carte despre nimic.
Kız bir itiraz yaptı."De biztos vagyok benne, nem tudtam írni egy könyvet semmit.
Kız bir itiraz yaptı.Dziewczyna złożyła sprzeciw.