Tom itiraf etmeye başladı.Tom comenzó a confesar.
Hatalarımı itiraf etmeliyim.Tengo que admitir mis errores.
Çok düşündükten sonra, hırsız itiraf etmeye karar verdi.Tras mucho pensar, el ladrón decidió confesar.
Hasta hissetmeye başladığımı itiraf etmeliyim.Tengo que admitir que empiezo a sentirme enfermo.
Tom bisikleti çaldığını itiraf etti.Tom admitió haber robado la bicicleta.
Yorgun olduğumu itiraf ediyorum.Confieso que estoy cansada.
Tom Fransızca konuşamadığını itiraf etti.Tom confesó que no hablaba francés.
Hatalı olduğunu itiraf etmelisin.Deberías admitir que estabas equivocado.
Hazır olmadığını itiraf etti.Reconoció que no estaba preparado.
Ancak 1960 yılında Richard Dunphie adlı hırsız suçunu itiraf etti.Sin embargo, en 1960, Richard Dunphie confesó el delito.
1901'de 31 cinayeti itiraf etmiştir.En 1902, había confesado 31 asesinatos.
Rodolfo gelir ve yaptığı hileyi itiraf eder ama Luisa'ya sevgisinin çok samimi olduğuna yemin eder.Llega Rodolfo y admite su engaño pero le jura que su amor es sincero.
1969 - Sirhan Sirhan, Robert F. Kennedy'yi öldürdüğünü mahkemede itiraf etti.1969: Sirhan Sirhan es detenido por el asesinato de Robert F. Kennedy.
Yemek sırasında, Augustus Hazel'a onu sevdiğini itiraf eder.Durante la comida, Augustus confiesa su amor por Hazel.
Yıllardır Nihal'e aşıktır ancak bunu hiçbir zaman itiraf edememiştir.Estuvo enamorada de Seiji durante tres años pero nunca se atrevió a confesarlo.
Tapınakçılar’ın itirafçıları, hiç şüphe yok ki yapılan işkencenin boyutlarına göre çeşitlilik arz etmekteydi.Según testigos, detenidos junto a ellos, la pareja era torturada conjuntamente.
Eylül 2008'de The New York Times ile yaptığı söyleşide, Sendak eşcinsel olduğunu itiraf etti.En una entrevista para el periódico The New York Times en septiembre de 2008, Sendak reveló su homosexualidad.
Bir gün, Ha-Ni bir mektup aracılığı ile aşkını ona itiraf etmeye karar verir.Tim le envia una carta confesándole su afecto.
Herod Antipas suçunu itiraf etti ve Caligula tarafından sürgüne gönderildi.Antipas confesó y Calígula le exilió.
Sonunda Miles, 'Peter Quint, seni şeytan!' diye çığlık atıp suçunu itiraf eder.Miles exclama el nombre de Peter Quint ("Peter Quint, you devil." - ¡Peter Quint, eres el demonio!).
Her ikisinin de hayatının aşkı olduğunu itiraf ettiği bir sahneyle karşımıza çıkarlar.Ambos se ven en la necesidad de fingir su amor.
Bunu Anne itiraf etmekte zorlanır.Resulta que Anya se lo concede.
Ocak 1950’de Fuchs casus olduğunu itiraf etti.En enero de 1950 fundó el estudio jurídico Echecopar.
Bu itiraf Amneris'i kudurtmuştur ve Aida'dan intikam alma planları yapmaya başlamıştır.Esta confesión encoleriza a Amneris, quien se revela como su rival y planea vengarse de Aida.
Şalom Salah yapılan işkenceler sonunda mahkemede suçunu itiraf etti.El verdadero asesino muchas veces se quebraba, y finalmente confesaba el crimen en la Corte.
Doktor, Bill'e kendisinin uzaylı olduğunu itiraf eder.Es la primera que sabe que Lu es un extraterrestre.
"Müthiş itiraf".«Otra triste confesión».
Maria Claude'a aşkını itiraf eder.Anne Consigny como Claude.
Bu arada Barney, Robin'e aşık olmuştur, ama kendine bile itiraf etmekten korkmaktadır.Con esto Robin comprende que ella también sigue enamorada de Barney, algo que no se atreve a decir.
Dani, yangını kendisinin başlattığını itiraf eder.Se puso de manifiesto que Dino le enseñó a emitir las llamas.
Uzun uğraşlar sonucu itiraf mektubunu yazdırır.Consagra numerosas horas a la confesión.
Morgan bu protestocularla tanıştıktan sonra hikâyenin aslında uydurma olduğunu itiraf etti.Christian se suicidó después de escuchar la noticia.
Dr. Yusuf Hakan Erdem, Vedat Günyol'un bir röportajında olayı itiraf olarak anlattığını söyledi.Así lo reconoció el propio Aaron Sorkin en una entrevista posterior.
Michael ise Ana Lucia ve Libby'i öldürdüğünü itiraf eder.Con la llegada de Michael, es él quien mata a Ana Lucía y Libby, para liberar a Ben.
Sorguya çekildi ve hiçbir şeyi itiraf etmedi ve herhangi birisini de ele vermedi.Encerrado en su casa, no recibe ni habla á nadie.
Michael ikinci sezonda üzülür ve suçunu itiraf eder.Simon regresa en la segunda temporada y es acusado de fingir su propia muerte.
Bu sırada oğlu de görüşme odasına dalmış ve suçunu itiraf etmek istediğini söylemiştir.En consecuencia se apresuraron a ir a su vivienda para oír su confesión.
Tutuklu bulunan diğer önemli Tapınakçılar’dan da benzer itiraflar gelmişti.De quien provinieron los demás condes de Torrubia.
O, eroin aldığını itiraf etti.Lei ha ammesso di avere dell'eroina.
Bazarov inadından vazgeçerek aşkını itiraf ediyor fakat Odintsova tarafından kaba bir biçimde reddediliyor.Bazarov, mettendo da parte la caparbietà, confessa il suo amore, ma viene bruscamente respinto da Odintsova.
Tom camı kırdığını itiraf etti.Tom confessò di aver rotto il vetro.
Cobain; “Bunu o zaman itiraf etmedim.In seguito Bossi dichiarò "Oggi non mi riconosco più in quell'affermazione".
White, kendisi HIV pozitif olduğunu itiraf etmiştir.Nel 1997 scopre di essere HIV positivo.
Cinayeti kabul etmedi, fakat birkaç hırsızlık ve mezar yağmacılığından sorumlu olduğunu itiraf etti.Quando fu arrestato negò gli omicidi ma ammise alcuni reati di furto e di violazione di tombe.
Mahkeme sırasında Savinkov artık Bolşevik rejimini tanıdığını söyleyerek yenilgisini itiraf edecektir.Durante il processo Savinkov dichiarò di riconoscere il governo bolscevico e di ammettere la sconfitta.
Narsist olduğunu esprili bir biçimde itiraf etmiştir.Ha dichiarato pubblicamente di essere narcolettico.
Daha sonra Feynman kendi modelinin deneyle yalnızca nitel uyuşma sağladığını itiraf etmiştir.In seguito, Feynman ammise che questo modello spiegava solo qualitativamente i dati sperimentali.
Fritz duygularını açıklar ve ikisi de aşklarını itiraf ederler.Marge accetta, e i due si confermano nuovamente il proprio amore.
Ancak o her şeyi itiraf etmeye niyetlenmişken Deed gerçeği bir başkasından öğrenir.E presto, lui lo sa, dovrà lasciare il testimone a qualcun altro.
Eylül 2008'de The New York Times ile yaptığı söyleşide, Sendak eşcinsel olduğunu itiraf etti.In un'intervista con l'Independent nel 2007, Brown ha dichiarato di essere gay.
Peyton da artık dayanamaz ve Lucas'a aşık olduğunu itiraf eder.Lascia Peyton dopo aver capito che la ragazza è ancora innamorata di Lucas.
1901'de 31 cinayeti itiraf etmiştir.Finì assassinato nel 1901.
Nathan, Haley'e olanları itiraf eder.Nathan dice ad Haley le cose di lei che gli piacciono.
Doktor itiraf kadranını verir.Ma il dottore non confessa niente.
Suçunu itiraf edince de kazığa geçirilerek yakılmıştı..Dopo la confessione, viene bruciato sul rogo.
Michael ise Ana Lucia ve Libby'i öldürdüğünü itiraf eder.Sarà proprio quella pistola ad uccidere Ana Lucia e Libby per mano di Michael.
(Ray 3 gün sonra bu itiraftan geri döndü.)(Albert Einstein, più di cent'anni dopo, riformulò questa legge in altri termini.)
Savcılık soruşturmasında, iddiaya göre pedofil rahiplerin korunduğu itiraf edildi.L'inchiesta si concluse quando il vescovo ammise di aver protetto i sacerdoti abusatori.
Abby'den hoşlanmakta fakat bunu itiraf etmemektedir.Ama Isa, ma non lo ammette.
Bir müddet sonra dört kişi yakalandı ve suçlarını itiraf etti.Tutti e quattro gli uomini vennero in seguito catturati e condannati a morte.