Ana içeriğe geç
Sözlük

itikat ile cümle

itikat kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
38
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Tom çok saf itikatlı.Tom is unbelievably naïve.
Minned; sadece batıl itikatlı bir hâle bürünüyor.Mennad is just being superstitious.
Öte yandan Theodosius ise İznik itikatına yakından bağlıydı.Theodosius himself might have been a little scared of his lover.
İnsanlara otoriteyi, inayeti ve ona itikati öğretiyor -- her zaman kanıt aramayı öğretmek varken.It teaches them to accept authority, revelation and faith, instead of always insisting on evidence.
Folklorun halk itikatlarına ait kısmını da toplayacağım.Elle y incarne le personnage de Folcoche.
Sonra ilk defa Kutsal Kase motifi ve sonra pirinç çalgılar sesli itikat motifi duyulur.Per la prima volta sentì il profumo del cibo, per la prima volta ascoltò il suono delle risate.
Folklorun halk itikatlarına ait kısmını da toplayacağım.Кроме того, я ценю в ней фольклорные элементы.
Folklorun halk itikatlarına ait kısmını da toplayacağım.Přidává do svých děl prvky lotyšského folklóru.
Folklorun halk itikatlarına ait kısmını da toplayacağım.A magyar folklórban is szerepet kap.
Öte yandan Theodosius ise İznik itikatına yakından bağlıydı.Πάντως ο Αδόλφος ήταν στενά συνδεδεμένος μαζί της.
Folklorun halk itikatlarına ait kısmını da toplayacağım.Sistnevnte hadde også en fortid i folkrockgruppa Folque.
Folklorun halk itikatlarına ait kısmını da toplayacağım.また、沖縄社会大衆党の創立にも参加した。
Çift sayılara karşı batıl itikatı olan Romalılar yıla bir gün daha ekleyip gün sayısını 365’e çıkardılar.Rímska poverčivosť ohľadom párnych čísel vyústila do stanovenia dĺžky roka 355 dní.
(Sünnîlere göre bu, Ehli Sünnet ve Cemaat'in itikat ve icraatlarına uymak demektir.)(Ta podoba je ostala v narodovem spominu kot sinonim krutosti in zlobe.)
Öte yandan Theodosius ise İznik itikatına yakından bağlıydı.Seega sel ajal võis Theoderich loota nende toetusele.
İnsanlara otoriteyi, inayeti ve ona itikati öğretiyor -- her zaman kanıt aramayı öğretmek varken.Agama mengajarkan mereka untuk menerima otoritas, wahyu dan iman bukannya selalu menuntut bukti.
İnsanlara otoriteyi, inayeti ve ona itikati öğretiyor -- her zaman kanıt aramayı öğretmek varken.Det lærer dem at acceptere autoritet, åbenbaringer og tro i stedet for altid at kræve beviser.
İnsanlara otoriteyi, inayeti ve ona itikati öğretiyor -- her zaman kanıt aramayı öğretmek varken.Det lär dem att acceptera auktoritet, uppenbarelse och tro istället för att alltid kräva bevis.
İnsanlara otoriteyi, inayeti ve ona itikati öğretiyor -- her zaman kanıt aramayı öğretmek varken.Ensina-as a aceitarem a autoridade, a revelação e a fé em vez de insistirem sempre na evidência.
İnsanlara otoriteyi, inayeti ve ona itikati öğretiyor -- her zaman kanıt aramayı öğretmek varken.Het leert hen om gezag, openbaring en geloof te aanvaarden in plaats van altijd op bewijs aan te dringen.
İnsanlara otoriteyi, inayeti ve ona itikati öğretiyor -- her zaman kanıt aramayı öğretmek varken.Het leert hen om gezag te aanvaarden, openbaring en geloof in plaats van altijd te zoeken naar bewijzen.
İnsanlara otoriteyi, inayeti ve ona itikati öğretiyor -- her zaman kanıt aramayı öğretmek varken.Îi învață să accepte autoritate, revelație și credință în loc să insiste întotdeauna asupra dovezilor.
İnsanlara otoriteyi, inayeti ve ona itikati öğretiyor -- her zaman kanıt aramayı öğretmek varken.종교는 언제나 증거를 요구하는 대신에 권위와 계시, 믿음을 수용하라고 가르칩니다.
İnsanlara otoriteyi, inayeti ve ona itikati öğretiyor -- her zaman kanıt aramayı öğretmek varken.Les enseña a aceptar la autoridad, la revelación y la fe, en lugar de a insistir siempre en la evidencia.
İnsanlara otoriteyi, inayeti ve ona itikati öğretiyor -- her zaman kanıt aramayı öğretmek varken.Li insegna ad accettare l'autorità, la rivelazione, la fede, invece di insistere sempre sulla prova.
İnsanlara otoriteyi, inayeti ve ona itikati öğretiyor -- her zaman kanıt aramayı öğretmek varken.Se opettaa heitä hyväksymään auktoriteetin, uskon ja ilmoitukset. sen sijaan että vaatisivat aina todisteita.
İnsanlara otoriteyi, inayeti ve ona itikati öğretiyor -- her zaman kanıt aramayı öğretmek varken.Sie lehrt sie, Autorität, Offenbarung und Schicksal zu akzeptieren anstelle immer einen Beweis einzufordern.
İnsanlara otoriteyi, inayeti ve ona itikati öğretiyor -- her zaman kanıt aramayı öğretmek varken.Učí ich akceptovať autority, zjavenia a vieru, namiesto stáleho trvania na dôkazoch.
İnsanlara otoriteyi, inayeti ve ona itikati öğretiyor -- her zaman kanıt aramayı öğretmek varken.Učí je, aby přijímali autoritu, zjevení, a víru, místo aby vždy vyžadovali důkaz.
İnsanlara otoriteyi, inayeti ve ona itikati öğretiyor -- her zaman kanıt aramayı öğretmek varken.Uči jih sprejemati avtoriteto, razodetje in vero, namesto da bi vztrajali pri dokazih.
İnsanlara otoriteyi, inayeti ve ona itikati öğretiyor -- her zaman kanıt aramayı öğretmek varken.Uczy, by zaakceptować władzę, objawienia i wiarę zamiast stale wymagać dowodów.
İnsanlara otoriteyi, inayeti ve ona itikati öğretiyor -- her zaman kanıt aramayı öğretmek varken.Τους διδάσκει να αποδέχονται την εξουσία, την αποκάλυψη και την πίστη αντί να επιμένουν πάντα σε αποδείξεις.
İnsanlara otoriteyi, inayeti ve ona itikati öğretiyor -- her zaman kanıt aramayı öğretmek varken.Вона вчить людей признавати авторитети, одкровення та віру замість того, щоб завжди вимагати докази.
İnsanlara otoriteyi, inayeti ve ona itikati öğretiyor -- her zaman kanıt aramayı öğretmek varken.Тя ги учи да приемат авторитет, откровения и вяра, вместо винаги да настояват за доказателства.
İnsanlara otoriteyi, inayeti ve ona itikati öğretiyor -- her zaman kanıt aramayı öğretmek varken.היא מלמדת לקבל כעובדה את הסמכות, ההתגלות והאמונה
İnsanlara otoriteyi, inayeti ve ona itikati öğretiyor -- her zaman kanıt aramayı öğretmek varken.שבהישג ידינו. היא מלמדת אנשים לקבל כעובדה את הסמכות, את ההתגלות ואת האמונה במקום לתבוע תמיד ראיות.
İnsanlara otoriteyi, inayeti ve ona itikati öğretiyor -- her zaman kanıt aramayı öğretmek varken.يعلم الاستسلام للسلطة والوحي والايمان.. ..كبديل عن البحث في البراهين والادلة.
İnsanlara otoriteyi, inayeti ve ona itikati öğretiyor -- her zaman kanıt aramayı öğretmek varken.ただ権威と天啓と信仰を受け入れることを教えるのです この壮麗な写真は ダグラス・アダムスの著書 『最後の光景』に載っています
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod