itibarlı ile cümle
itibarlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
O ayrıca chanson réaliste (gerçekçi şarkı) müzik tarzının yaratıcısı olarak da itibarlıdır.He has also been credited as the creator of the chanson réaliste musical genre.
Başlangıçtaki kayıtsızlığa rağmen, birlik her iki taraf içinde oldukça itibarlıydı.Despite its initial recklessness, the alliance was very prestigious for both families.
İki yıl önce, MIT'in girişimcilik yüksek lisansı programında en itibarlı öğretim görevlisiydim.Two years ago, I was the highest-rated lecturer at MlT's entrepreneurial master's program.
Bilirsiniz, fen öğretmenim çok itibarlı biri filan değildi.You know, my science teacher was not an accredited teacher.
Örneğin, birtakım itibarlı ekonomist, 2008'deki mali çöküşü beklemiyordu.For example, a number of respected economists did not expect the financial collapse of 2008.
O elçi güçlü, Arş'ın sahibi (Allah'ın) katında çok itibarlıdır.Full of power, well-established (in position) with the Lord and Master of the Throne,
O elçi güçlüdür, Arş'ın sahibinin yanında çok itibarlıdır.Full of power, well-established (in position) with the Lord and Master of the Throne,
O Elçi ki çok kuvvetlidir. Yüce Arş sahibi Allah'ın nezdinde pek itibarlıdır.Full of power, well-established (in position) with the Lord and Master of the Throne,
O, Allah katında olumlu, itibarlı bir kul idi.He was distinguished with God.
O, Allah nezdinde pek itibarlı bir kişi idi.He was distinguished with God.
Bugüne dek, böylesi bir anlaşma ülkeyi yurtdışında daha itibarlı yaptığı için önemliydi.Until now, such an agreement was important because it made the country more credible abroad.
Oyuncular, Justice League'i alt etmek için yola çıkan itibarlı anti kahraman takımı kontrol ediyor.Players control the titular antihero team which set out to take out the Justice League.
Bu onun ilk itibarlı keşfiydi.It was his first credited discovery.
Kudüs, İbranice, Arapça ve İngilizce eğitim veren birçok itibarlı okula sahiptir.Jérusalem accueille de nombreuses universités prestigieuses offrant des cours en hébreu, arabe et en anglais.
Lucius seçkin bir aileden Sextilia adında itibarlı bir kadınla evlenmişti.Lucio contrajo matrimonio con una mujer llamada Sextilia, perteneciente a una familia aristocrática.
Yavuz Sultan Selim’in maiyetinde itibarlı bir konuma geldi ve Osmanlı siyasetinde aktif bir rol oynadı.En la capital bizantina Smiltsena siguió desempeñando un papel activo en la política.
Başlangıçtaki kayıtsızlığa rağmen, birlik her iki taraf içinde oldukça itibarlıydı.A dispetto dell'avventatezza iniziale, questa alleanza fu vantaggiosa per entrambe le parti.
Başlangıçtaki kayıtsızlığa rağmen, birlik her iki taraf içinde oldukça itibarlıydı.Несмотря на оправдание репутация обоих была очень подмочена.
Kudüs, İbranice, Arapça ve İngilizce eğitim veren birçok itibarlı okula sahiptir.Jerusalém abriga diversas universidades prestigiadas, com cursos oferecidos em hebraico, árabe, e inglês.
Gonçarov, Fyodor Dostoyevski tarafından kayda değer, itibarlı bir yazar olarak tanımlanmıştır.Fyodor Dostoyevsky, entre outros, considerava Goncharov um grande e notável autor.
Başlangıçtaki kayıtsızlığa rağmen, birlik her iki taraf içinde oldukça itibarlıydı.Ondanks deze aanvankelijke roekeloosheid was de alliantie voor beide families zeer prestigieus.
Başlangıçtaki kayıtsızlığa rağmen, birlik her iki taraf içinde oldukça itibarlıydı.Iako na prvi pogled čudno obje su strane u pravu.
Başlangıçtaki kayıtsızlığa rağmen, birlik her iki taraf içinde oldukça itibarlıydı.Glede na razdeljenost obeh blokov je bilo enotnost na republikanski strani vsaj sprva zelo težko doseči.
Bilirsiniz, fen öğretmenim çok itibarlı biri filan değildi.Anda tahu, guru sains saya bukanlah seorang guru terakreditasi.
Bilirsiniz, fen öğretmenim çok itibarlı biri filan değildi.Cioè, il mio insegnante di scienze non era un insegnante abilitato.
Bilirsiniz, fen öğretmenim çok itibarlı biri filan değildi.제 과학선생님은 자격 있는 교사가 아니었습니다.
Bilirsiniz, fen öğretmenim çok itibarlı biri filan değildi.Min naturfagslærer var ikke akkrediteret lærer.
Bilirsiniz, fen öğretmenim çok itibarlı biri filan değildi.Min naturvetenskapslärare var inte en behörig lärare.
Bilirsiniz, fen öğretmenim çok itibarlı biri filan değildi.Mój pan od fizyki nie był z wykształcenia nauczycielem.
Bilirsiniz, fen öğretmenim çok itibarlı biri filan değildi.Mon professeur de sciences n'était pas un enseignant accrédité.
Bilirsiniz, fen öğretmenim çok itibarlı biri filan değildi.Můj učitel vědy nebyl ve skutečnosti akreditovaný učitel.
Bilirsiniz, fen öğretmenim çok itibarlı biri filan değildi. NASA uzay bilimcisiydi.Mein Naturwissenschaftslehrer war kein ausgebildeter Lehrer, sondern ein Wissenschaftler der NASA.
Bilirsiniz, fen öğretmenim çok itibarlı biri filan değildi.NASAの科学者だったんです
Bilirsiniz, fen öğretmenim çok itibarlı biri filan değildi.O meu professor de ciências não era um professor qualificado.
Bilirsiniz, fen öğretmenim çok itibarlı biri filan değildi.Stiti, profesorul meu de stiinte naturale nu era un profesor acreditat.
Bilirsiniz, fen öğretmenim çok itibarlı biri filan değildi.Thầy giáo khoa học của tôi không phải là một nhà giáo được công nhận.
Bilirsiniz, fen öğretmenim çok itibarlı biri filan değildi.Tiedeaineiden opettajani ei ollut pätevä opettaja.
Bilirsiniz, fen öğretmenim çok itibarlı biri filan değildi.Tudják, a fizika tanárom nem volt akkreditált tanár.
Bilirsiniz, fen öğretmenim çok itibarlı biri filan değildi.Weet je, mijn leraar wetenschappen was niet geaccrediteerd
Bilirsiniz, fen öğretmenim çok itibarlı biri filan değildi.Ya saben, mi profesor de ciencias no estaba acreditado.
Bilirsiniz, fen öğretmenim çok itibarlı biri filan değildi.Ξέρετε, ο φυσικο-χημικός μου δεν ήταν πιστοποιημένος δάσκαλος.
Bilirsiniz, fen öğretmenim çok itibarlı biri filan değildi.Знаете, мой учитель естественных наук не был дипломипрованным учителем.
Bilirsiniz, fen öğretmenim çok itibarlı biri filan değildi.Знаєте, мій вчитель природознавства був не дипломованим.
Bilirsiniz, fen öğretmenim çok itibarlı biri filan değildi.Моят преподавател по наука не беше акредитиран преподавател.
Bilirsiniz, fen öğretmenim çok itibarlı biri filan değildi.המורה שלי למדעים לא היה מורה מוסמך.
Bilirsiniz, fen öğretmenim çok itibarlı biri filan değildi.أتعرفون , مدرّس العلوم الخاص بي لم يكن مدرس معتمد .
"Ey benim anavatanım seni güvenli görebilecekmiyim, müreffeh, muzaffer, itibarlı""Oh mi país natal, te veré seguro, próspero y victorioso, respetado"
"Ey benim anavatanım seni güvenli görebilecekmiyim, müreffeh, muzaffer, itibarlı""Ô mon pays te verrais-je en sécurité, prospère et victorieux, respecté"
İki yıl önce, MIT'in girişimcilik yüksek lisansı programında en itibarlı öğretim görevlisiydim.2년 전 저는 MIT의 기업가 석사 프로그램에서 가장 좋은 평가를 받은 강사였습니다.
İki yıl önce, MIT'in girişimcilik yüksek lisansı programında en itibarlı öğretim görevlisiydim.Acum doi ani eram cel mai bine cotat lector la programul de master antreprenorial al MIT.
İki yıl önce, MIT'in girişimcilik yüksek lisansı programında en itibarlı öğretim görevlisiydim.Cách đây 2 năm, tôi là giảng viên cao cấp chương trình thạc sĩ kinh doanh tại MIT.
İki yıl önce, MIT'in girişimcilik yüksek lisansı programında en itibarlı öğretim görevlisiydim.Dwa lata temu zostałem najlepiej ocenianym wykładowcą na magisterskich studiach przesiębiorczości w MIT.
İki yıl önce, MIT'in girişimcilik yüksek lisansı programında en itibarlı öğretim görevlisiydim.Hace dos años, fui el conferencista más votado en el programa de la maestría empresarial del MIT.
İki yıl önce, MIT'in girişimcilik yüksek lisansı programında en itibarlı öğretim görevlisiydim.Két évvel ezelőtt én voltam a fő előadó az MIT vállalkozói mester programján.
İki yıl önce, MIT'in girişimcilik yüksek lisansı programında en itibarlı öğretim görevlisiydim.Před dvěma lety jsem byl hodnocen jako nejlepší lektor v masters podnikatelském programu university MIT.
İki yıl önce, MIT'in girişimcilik yüksek lisansı programında en itibarlı öğretim görevlisiydim.Twee jaar geleden was ik de best gewaarderde spreker van MIT's master programma voor ondernemers.
İki yıl önce, MIT'in girişimcilik yüksek lisansı programında en itibarlı öğretim görevlisiydim.Vor zwei Jahren war ich der am besten bewertete Dozent am MITs Master-Programm für Unternehmer.
İki yıl önce, MIT'in girişimcilik yüksek lisansı programında en itibarlı öğretim görevlisiydim.Πριν δύο χρόνια, ήμουν ο πιο δημοφιλής ομιλητής στο μάστερ του ΜΙΤ στην επιχειρηματικότητα.
İki yıl önce, MIT'in girişimcilik yüksek lisansı programında en itibarlı öğretim görevlisiydim.Преди две години бях най-високо оценяваният лектор в предприемаческата магистърска програма на МТИ.
İki yıl önce, MIT'in girişimcilik yüksek lisansı programında en itibarlı öğretim görevlisiydim.לפני שנתיים, הייתי המרצה שדורג הגבוה ביותר בתוכנית היזמות לתואר שני