Ortak anlaşma imzalanır imzalanmaz, ithalat üzerindeki kısıtlamaları kaldırabiliriz.We can lift the restrictions on imports once the joint agreement is signed.
Ender vahşi hayvanların bu ülkeye ithalatı kesinlikle yasaklanmıştır.The importation of rare wild animals to this country is strictly prohibited.
Ucuz ithalat piyasayı dolduracaktır.Cheap imports will glut the market.
Ülke ithalatını azaltmayı hedefliyor.The country is aiming at decreasing its imports.
Bu şekil ham petrol ithalatının azaldığının bir göstergesidir.This figure is a mirror of the decrease in imports of crude oil.
Japonya'nın ihracatı 1998'de ithalatını 77.8 milyar dolar aştı.Japan's exports exceeded imports by $77.8 billion in 1998.
Geçen yıl ithalat ihracatı aştı.Imports exceeded exports last year.
Büyük miktarda gıda ithalatı yaparız.We import a large quantity of food.
Japon ithalatının Amerikan tüketici pazarlarına nüfuz etmesi uzun bir zaman aldı.It took a long time for Japanese imports to penetrate the American consumer markets.
Japonya'nın pirinç piyasası ithalata kapalıdır.Japan's rice market is closed to imports.
Japonya ABD'nin tarım ürünlerinin en büyük ithalatçısı.Japan is the largest importer of U.S. farm products.
Japonya ham madde açısından ithalata bağımlıdır.Japan depends on imports for raw materials.
Makine parçaları ithalatında uzmanız.We specialize in the import of machinery parts.
İthalattaki artışla talep aşağı düşürüldü.The demand was brought down by increases in imports.
Çok taraflı ticaret müzakereleri ithalat kotaları üzerinde şapa oturdu.Multilateral trade negotiations ran aground over import quotas.
İthalat düzenlemeleri son zamanlarda gevşetilmiştir.Import regulations have been relaxed recently.
Sanırım onlar ithalatlara ağır bir vergi koymalılar.I think they should put a heavy tax on imports.
İthalat malları yüksek vergilere tabidir.Import goods are subject to high taxes.
İthalatlar için pazarlar geliştirmek için epeyce çaba sarfedilmektedir.Many efforts have been make to develop market for imports.
İthalattaki hızlı artış bizi şaşırttı.The rapid increase of imports surprised us.
Çinli otomotiv ithalat pazarı hafif büyüme sinyalleri gösteriyor.The Chinese automotive import market shows signs of slight growth.
O ithalatta vergi azaltmak istedi.He wanted to reduce the tax on imports.
İngiliz malları ithalatları arttı.Imports of British goods increased.
Tom'un şirketi Hindistan'dan çay ithalatı yapıyor.Tom's company imports tea from India.
O ülkenin ticaret fazlası var. O, ithalatından çok ihracat yapıyor.That country has a trade surplus. It exports more than it imports.
Avustralya'nın ana ithalatları nelerdir?What are Australia's major imports?
İthalatın ani yükselişine şaşırdık.We were surprised by a sudden increase in imports.
Bu ülke petrolün önde gelen ithalatçısı.This country is a leading importer of oil.
Biz ithalat miktarlarındaki hızlı büyümeye şaşırdık.We're amazed by the rapid growth in import quantities.
İthalattaki hızlı büyüme bizi şaşırtıyor.The rapid growth in imports amazes us.
Çin'in toplam ABD ithalatındaki payı 1996'dan bu yana %7'den %15'e yükselmiştir.China's share of total U.S. imports has grown from 7% to 15% since 1996.
2014 yılında Ukrayna Rusya'dan tüm ithalatının %23.3'ünü yaptı.In 2014 Ukraine imported 23.3% of all its imports from Russia.
Denizatlarının ihracatı ve ithalatı 15 Mayıs 2004'ten beri CITES tarafından kontrol edilmektedir.Import and export of seahorses has been controlled under CITES since 15 May 2004.
2012 yılında, ihracatın %24.9'u ve ithalatın %30.9'u AB'den idi.In 2012, 24.9% of exports and 30.9% of imports were to and from the EU.
Yerli fosil yakıt kaynaklarının eksikliği nedeniyle Finlandiya bir enerji ithalatçısı olmuştur.Lacking indigenous fossil fuel resources, Finland has been an energy importer.
1939'un sonunda, Almanya'nın Litvanya ihracatındaki payı % 75, ithalat payı ise % 86 idi.At the end of 1939, Germany accounted for 75% of Lithuanian exports and for 86% of its imports.
Hindistan kömür dahil olmak üzere birçok mineralden oluşan net bir ithalatçıdır.India is a net importer of many minerals including coal.
Elma ise elma ithalatında var olan kısıtlamalar nedeniyle yetiştirilmektedir.Apples are also grown due to restrictions on apple imports.
Şimdi hacimce dünyanın tuz ithalat ve ihracatını, %54 (yılda 350.000 ton) oranında, oluşturur.It now makes up 54% of the World's salt imports and exports by volume (350,000 tonnes per year).
Net ithalatın 2010 yılına kadar günde 3.5 milyon varile (560,000 m³) yükselmesi beklenmektedir.Net imports are expected to rise to 3.5 million barrels (560,000 m3) per day by 2010.
Dış Ticaret İthalat ve İhracat İstatistikleri 2010. ss. sf.Dış Ticaret İthalat ve İhracat İstatistikleri 2010, pp.
İthalat ve ihracat yüzde 10 oranında eşit olarak vergilendirilirdi.Imports and exports were uniformly taxed at ten percent.
Aşdod Limanı ise İsrail'in en büyük limanıdır ve ülke ithalatının %60'ı bu limandan yapılır.The port of Ashdod is the largest port in Israel, handling about 60% of Israel's port cargo.
Japonya dünyanın ikinci büyük tarımsal ürün ithalatçısıdır.Japan is the second-largest agricultural product importer in the world.
Dünyanın en büyük dördüncü ihracatçısı ve en büyük dördüncü ithalatçısıdır.It is also the world's fourth-largest exporter and fourth-largest importer.
Japon ithalatı, ihracatından daha fazla büyüdü.Japan's imports grew at a faster rate than exports.
Orada önemli bir ithalat-ihracat firması çalıştırarak başka bir işletme açtı.There, he opened up another business, running a prominent import-export firm.
Japonya dünyanın en büyük balık ve balıkçılık ithalatçısıdır.Japan is the world's largest single national importer of fish and fishery products.
Alıcılara yerli ürünler ile ithalat arasında seçim yapma özgürlüğü verildi.Buyers were also given the freedom to choose between domestic goods and imports.
1860 yılından itibaren ticaret bağlarında ithalat ve ihracat çabuk bir şekilde büyüdü.From the 1860s, trading - import and export - grow rapidly.
Dalvík ithalat ve balıkçılık için bölgesel bir ticaret limanıdır.Dalvík harbor is a regional commercial port for import and fishing.
En çok ithalat Rusya ve Kolombiya'dan gelir.The largest number comes from Russia and Ukraine.
İhracat ithalatın %45'ini karşılayabilmektedir.Revenue grew by 45%.
2010 yılında 117.32 milyon dolarlık taşıt aracı ithalatı yapılmıştır.1 million 397 thousand vehicles were in use by the end of 2012.
Lost, "En İyi Amerikan İthalatı" dalında 2005 Britanya Film ve Televizyon Akademi Ödülü kazandı.Lost was nominated for the 2005 British Academy of Film and Television Award for Best International.
Kasabada alkol satışı ve ithalatı yasaktır.The sale or importation of alcohol is banned in the city.
Ülkedeki ithalat miktarı ise yaklaşık 269 milyon $'dır.The combined order value was $269 million.
2006 yılında ihracat 9 milyar dolar, ithalat 6.2 milyar dolar değerindeydi.Exports for 2006 were valued at $9.0bn with imports at $6.2bn.
Deniz kabuğu ticareti, çok geçmeden başarılı bir ithalat-ihracat işine dönüşecekti.The beach soon became a successful shipping port.
Gerçek tanımıyla, ithalat harcamalarımızı çıkartmamız gerekiyor.or another way of thinking about it, the typical way of thinking about it..we would subtract imports