Ana içeriğe geç
Sözlük

iter ile cümle

iter kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Aynı kutuplar birbirini iter, bu nedenle vektörlerimiz dışarı doğru. -אז הוא דוחף החוצה.
Aynı türden iki nesne birbirini daima iterken, farklı türden olanlar, birbirini daima çekiyordu.Bất cứ 2 vật trong cùng một nhóm sẽ luôn đẩy nhau, trong khi 2 vật thuộc 2 nhóm khác nhau luôn hút lẫn nhau.
Aynı türden iki nesne birbirini daima iterken, farklı türden olanlar, birbirini daima çekiyordu.Dos objetos del mismo grupo siempre se repelerán mientras que dos de distinto grupo siempre se atraerán.
Aynı türden iki nesne birbirini daima iterken, farklı türden olanlar, birbirini daima çekiyordu.Două corpuri cu aceeași sarcină, întotdeauna se vor respinge, iar cele cu sarcini diferite se vor atrage.
Aynı türden iki nesne birbirini daima iterken, farklı türden olanlar, birbirini daima çekiyordu.같은 무리에서 나온 두 물체는 늘 밀어낼 것이고 각 무리에서 나온 한 물체로 짝을 지으면
Aynı türden iki nesne birbirini daima iterken, farklı türden olanlar, birbirini daima çekiyordu.כל זוג עצמים מאותה קבוצה תמיד ידחו זה את זה, בעוד שזוג עצמים משתי הקבוצות
Aynı türden iki nesne birbirini daima iterken, farklı türden olanlar, birbirini daima çekiyordu.أيُّ جسمين من المجموعة نفسها سيتنافران دائماً، في حين أنّ زوجًا من كُلِّ مجموعةٍ
- aynı yükler birbirlerini iterler, bunların her biri pozitif yüklü olsun.Cariche uguali si respingono quindi entrambe sono positive.
- aynı yükler birbirlerini iterler, bunların her biri pozitif yüklü olsun.Comme frais de repoussent ainsi ces deux sont positifs.
- aynı yükler birbirlerini iterler, bunların her biri pozitif yüklü olsun.Como cargas repelem assim que ambos são positivos.
- aynı yükler birbirlerini iterler, bunların her biri pozitif yüklü olsun.Las cargas iguales se repelen, así que ambas estas son positivas.
- aynı yükler birbirlerini iterler, bunların her biri pozitif yüklü olsun.Lige ladninger frastødes så begge disse er positive.
- aynı yükler birbirlerini iterler, bunların her biri pozitif yüklü olsun.Stejné náboje se odpuzují, oba tyto náboje jsou kladné, budou se odpuzovat.
- aynı yükler birbirlerini iterler, bunların her biri pozitif yüklü olsun.Еднаквите заряди се отблъскват,значи и двата са положителни.
- aynı yükler birbirlerini iterler, bunların her biri pozitif yüklü olsun.Как обвинения дать отпор так оба из них являются позитивными.
- aynı yükler birbirlerini iterler, bunların her biri pozitif yüklü olsun.נדחים, כן?
Baba acımasız, vahşi bir adam gibi, sibilants dışarı iterek, ileriye doğru bastırdı.Az apa könyörtelenül nyomott előre, nyomja meg főleg a sziszegők, mint egy vadember.
Baba acımasız, vahşi bir adam gibi, sibilants dışarı iterek, ileriye doğru bastırdı.Der Vater unerbittlich drängte, schob sich Zischlaute, wie ein Wilder.
Baba acımasız, vahşi bir adam gibi, sibilants dışarı iterek, ileriye doğru bastırdı.De vader meedogenloos geperst naar voren, duwen uit sisklanken, als een wilde man.
Baba acımasız, vahşi bir adam gibi, sibilants dışarı iterek, ileriye doğru bastırdı.El padre siguió adelante sin descanso, llevando a cabo sibilantes, como un hombre salvaje.
Baba acımasız, vahşi bir adam gibi, sibilants dışarı iterek, ileriye doğru bastırdı.Faderen ubønhørligt presset frem, skubber ud sibilants, som en vild mand.
Baba acımasız, vahşi bir adam gibi, sibilants dışarı iterek, ileriye doğru bastırdı.Fadern pressade obevekligt framåt, trycka ut sibilants, som en vild man.
Baba acımasız, vahşi bir adam gibi, sibilants dışarı iterek, ileriye doğru bastırdı.Il padre incessantemente spinte in avanti, spingendo fuori sibilanti, come un selvaggio.
Baba acımasız, vahşi bir adam gibi, sibilants dışarı iterek, ileriye doğru bastırdı.Isä hellittämättä painetaan eteenpäin, työntää pois sibilants, kuten villi mies.
Baba acımasız, vahşi bir adam gibi, sibilants dışarı iterek, ileriye doğru bastırdı.Le père pressait sans relâche, poussant les sifflantes, comme un homme sauvage.
Baba acımasız, vahşi bir adam gibi, sibilants dışarı iterek, ileriye doğru bastırdı.Người cha không ngừng ép về phía trước, đẩy ra sibilants, giống như một người đàn ông hoang dã.
Baba acımasız, vahşi bir adam gibi, sibilants dışarı iterek, ileriye doğru bastırdı.Oče neusmiljeno pritisniti naprej, izrinjeni sibilants, kot divji mož.
Baba acımasız, vahşi bir adam gibi, sibilants dışarı iterek, ileriye doğru bastırdı.Ojciec nieustannie wciśnięty do przodu, wypychając syczące, jak dziki człowiek.
Baba acımasız, vahşi bir adam gibi, sibilants dışarı iterek, ileriye doğru bastırdı.O pai pressionou incessantemente para a frente, empurrando para fora sibilantes, como um homem selvagem.
Baba acımasız, vahşi bir adam gibi, sibilants dışarı iterek, ileriye doğru bastırdı.Otec neúnavne tlačili dopredu, tlačí sa sibilants, ako divoch.
Baba acımasız, vahşi bir adam gibi, sibilants dışarı iterek, ileriye doğru bastırdı.Otec neúnavně tlačili dopředu, tlačí se sibilants, jako divoch.
Baba acımasız, vahşi bir adam gibi, sibilants dışarı iterek, ileriye doğru bastırdı.Sang ayah terus-menerus mendesak maju, mendorong keluar sibilants, seperti orang liar.
Baba acımasız, vahşi bir adam gibi, sibilants dışarı iterek, ileriye doğru bastırdı.아버지는 끊임없이 거친 남자처럼, sibilants 밖으로 밀어 앞으로 누르면.
Baba acımasız, vahşi bir adam gibi, sibilants dışarı iterek, ileriye doğru bastırdı.Tatăl implacabil presat transmite, împingând afară sibilants, ca un om sălbatic.
Baba acımasız, vahşi bir adam gibi, sibilants dışarı iterek, ileriye doğru bastırdı.Ο πατέρας αδυσώπητα πιέζεται προς τα εμπρός, εκδιώκοντας sibilants, σαν ένα άγριο άνθρωπο.
Baba acımasız, vahşi bir adam gibi, sibilants dışarı iterek, ileriye doğru bastırdı.Батько невблаганно просувалася вперед, виштовхуючи шиплячих, як дикий чоловік.
Baba acımasız, vahşi bir adam gibi, sibilants dışarı iterek, ileriye doğru bastırdı.Бащата безмилостно натисна напред, бутане съскането, като див мъж.
Baba acımasız, vahşi bir adam gibi, sibilants dışarı iterek, ileriye doğru bastırdı.Отец неумолимо продвигалась вперед, выталкивая шипящих, как дикий человек.
Baba acımasız, vahşi bir adam gibi, sibilants dışarı iterek, ileriye doğru bastırdı.האב ללא הרף לחצה קדימה, לדחוף החוצה עיצורים, כמו פרא אדם.
Baba acımasız, vahşi bir adam gibi, sibilants dışarı iterek, ileriye doğru bastırdı.الأب الضغط بلا هوادة إلى الأمام ، ودفع بها sibilants ، وكأنه رجل البرية.
Baba acımasız, vahşi bir adam gibi, sibilants dışarı iterek, ileriye doğru bastırdı.今、グレは後方に行くにはまったく練習がなかった - それは本当に非常に行く時間がかかりました。
Ben blok iterek ediyorum.즉 블럭을 미는 힘이에요
Ben blok iterek ediyorum.אני דוחף את הגוף.
Ben blok iterek ediyorum.さて、ブロックの速度はどうなるのでしょうか?
Birbirlerini kötülük yapmaya iter, Gizli tuzaklar tasarlarken, ‹‹Kim görecek?›› derler.(63:6) Они утвердились в злом намерении, совещались скрыть сеть, говорили: кто их увидит?
Birbirlerini kötülük yapmaya iter, Gizli tuzaklar tasarlarken, ‹‹Kim görecek?›› derler.Aby stříleli z skrýší na upřímého; nenadále naň vystřelují, aniž se koho bojí.
Birbirlerini kötülük yapmaya iter, Gizli tuzaklar tasarlarken, ‹‹Kim görecek?›› derler.Aby strzelali z skrytości na niewinnego; niespodzianie nań strzelają, a nikogo się nie boją.
Birbirlerini kötülük yapmaya iter, Gizli tuzaklar tasarlarken, ‹‹Kim görecek?›› derler.aby z úkrytov strieľali do nevinného; strelia náhle do neho tak, čo sa nenazdá, a neboja sa.
Birbirlerini kötülük yapmaya iter, Gizli tuzaklar tasarlarken, ‹‹Kim görecek?›› derler.Chúng nó tự vững lòng bền chí trong mưu ác, Bàn tính nhau để gài bẫy kín giấu, Mà rằng: Ai sẽ thấy được?
Birbirlerini kötülük yapmaya iter, Gizli tuzaklar tasarlarken, ‹‹Kim görecek?›› derler.Chúng_nó tự vững_lòng bền_chí trong mưu ác , Bàn_tính nhau để gài bẫy kín giấu , Mà rằng : Ai sẽ thấy được ?
Birbirlerini kötülük yapmaya iter, Gizli tuzaklar tasarlarken, ‹‹Kim görecek?›› derler.Ei se îmbărbătează în răutatea lor: se sfătuiesc împreună ca să întindă curse, şi zic: ,,Cine ne va vedea?
Birbirlerini kötülük yapmaya iter, Gizli tuzaklar tasarlarken, ‹‹Kim görecek?›› derler.Firmam-se em mau intento; falam de armar laços secretamente, e dizem: Quem nos verá?
Birbirlerini kötülük yapmaya iter, Gizli tuzaklar tasarlarken, ‹‹Kim görecek?›› derler.for å skyte den uskyldige i lønndom; med ett skyter de ham og frykter ikke.
Birbirlerini kötülük yapmaya iter, Gizli tuzaklar tasarlarken, ‹‹Kim görecek?›› derler.för att i lönndom skjuta den ostrafflige; plötsligt skjuta de på honom, utan försyn.
Birbirlerini kötülük yapmaya iter, Gizli tuzaklar tasarlarken, ‹‹Kim görecek?›› derler.Hogy lövöldözzék titkon az ártatlant; nagy hirtelenséggel lövöldözik azt, és nem félnek.
Birbirlerini kötülük yapmaya iter, Gizli tuzaklar tasarlarken, ‹‹Kim görecek?›› derler.Ihærdigt lægger de onde Råd, skryder af, at de lægger Snarer siger: "Hvem skulde se os?"
Birbirlerini kötülük yapmaya iter, Gizli tuzaklar tasarlarken, ‹‹Kim görecek?›› derler.저희는 악한 목적으로 서로 장려하며 비밀히 올무 놓기를 함께 의논하고 하는 말이 누가 보리요 하며
Birbirlerini kötülük yapmaya iter, Gizli tuzaklar tasarlarken, ‹‹Kim görecek?›› derler.per colpire di nascosto l'innocente; lo colpiscono di sorpresa e non hanno timore
Birbirlerini kötülük yapmaya iter, Gizli tuzaklar tasarlarken, ‹‹Kim görecek?›› derler.Potrjujejo si hudobni dogovor, pogovarjajo se, kako naj skrijejo zanke, pravijo: Kdo bi jih videl?
Birbirlerini kötülük yapmaya iter, Gizli tuzaklar tasarlarken, ‹‹Kim görecek?›› derler.salaa ampuaksensa nuhteettoman. He ampuvat häntä äkisti eivätkä kavahda.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod