ita ile cümle
ita kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Bana neden itaat etmediğini bilmek isterim, Anne.I'd like to know why you didn't obey me, Anne.
Ben itaat ettim.I obeyed.
Tom, İtalyan opera aryalarını söylemekten hoşlanır.Tom likes to sing Italian operatic arias.
Fadıl itaatsizdi ve babasına saygısızlık etti.Fadil disobeyed and disrespected his father.
Fadıl suçu itaatkar bir şekilde izledi.Fadil watched the crime obediently.
Tom'a itaatsizlik ettim.I disobeyed Tom.
İtaatsiz olduğumu düşünmüyorum.I don't think I was disobedient.
Ben itaatsizdim.I was disobedient.
Fadıl anne ve babasına ve de rabbe itaat etti.Fadil obeyed his parents and the Lord.
Bu bir İtalyan ismi.It's an Italian name.
Sami, Leyla'ya çok itaatkardı.Sami was very subservient to Layla.
İtalyanca öğrenmek için Roma'ya geldi.He came to Rome to study Italian.
İtalyanca eğitimi almak için Roma'ya geldi.He came to Rome to study Italian.
Dan'in bildiği tek yabancı dil İtalyancaydı.Italian was the only foreign language Dan knew.
İtalyanca, Dan'in bildiği tek yabancı dildi.Italian was the only foreign language that Dan knew.
İtaatkar bir şekilde bekledim.I waited obediently.
İtalyancam çok kötüdür.My Italian is terrible.
İtalya'ya gitmiyor muydu?Didn't he travel to Italy?
Tom Giro d'Italia'yı kazandı.Tom won the Giro d'Italia.
İtalyanlar çok şıklar.Italians are very stylish.
İtalyanca aynı Portekizce ve Fransızca gibi üç fiil çekimine sahiptir.Italian, like Portuguese and French, has three verb conjugations.
Bana itaat etmeyi red mi ediyorsun?Are you refusing to obey me?
Oğul babaya itaat etmelidir.The son must obey the father.
Mary'nin köpeği çok itaatkârdır.Mary's dog is very obedient.
Tom'un köpeği çok itaatkâr.Tom's dog is very obedient.
İtalyanca anlayabiliyorum ama konuşamıyorum.I can understand Italian, but I can't speak it.
Babasının katilinin İtalya'da olduğunu duyan Tom, oraya gitmekten korkuyordu.Hearing that his father's killer was in Italy, Tom was afraid to go there.
Bu İtalyan otomobilinin üç tekerleği var.This Italian car has three wheels.
İtalya büyük bir açık hava müzesidir.Italy is a large open-air museum.
En sevdiğim İtalyan aktör Adriano Celentano.My favorite Italian actor is Adriano Celentano.
Nitekim Tanrı insanın itaat etmesini istiyor. Itaatsizlik etmek aramaktır.As a matter of fact, God wants man to disobey. To disobey is to seek.
Onun kararına itaat etmek zorunda kaldı.He had to obey her decision.
O onların kararlarına itaat etmek zorunda kaldı.He had to obey their decision.
O İtalyalıdır.She comes from Italy.
Tom'un itaatkâr olduğunu biliyorum.I know that Tom is observant.
Umarım Tom itaatsiz değildir.I hope Tom isn't disobedient.
Tom'un itaatkar olduğunu biliyorum.I know that Tom is obedient.
Gerçekten İtalyan yemeklerini pek sevmiyorum.I don't really like Italian food very much.
Tom'un itaatsiz olması muhtemeldir.Tom is likely to be disobedient.
Tom muhtemelen itaatsizdir.Tom is likely to be disobedient.
Tom muhtemelen itaatkâr olacak.Tom will probably be obedient.
Tom çok itaatsizdi.Tom has been very disobedient.
Tom muhtemelen itaatkar olur.Tom is likely to be obedient.
Tom itaatkar olmalıydı.Tom should've been obedient.
Tom çok itaatkar.Tom is very obedient.
Tom bana itaat etmez.Tom doesn't obey me.
Tom çok itaatkar değildi.Tom wasn't very observant.
Sen emredersin ve ben itaat ederim, bebeğim.You order and I obey, baby.
Sen gerçekten İtalyan mısınAre you really Italian?
Tom, akşam yemeği için İtalyan yemekleri yemek istemiyor.Tom doesn't want to eat Italian food for dinner.
Senin için neyin iyi olduğunu biliyorsan, emirlerime itaat edersin.If you know what is good for you, you will obey my commands.
Tom itaatsiz değildi ama Mary öyleydi.Tom wasn't disobedient, but Mary was.
Tom itaatsizdi ama Mary öyle değildi.Tom was disobedient, but Mary wasn't.
Sami sorgusuz süalsiz Leyla'ya itaat etti.Sami obeyed Layla without question.
Samiitaatkar biçimde Leyla'nın emirlerine itaat etti.Sami obediently obeyed Layla's commands.
Bana neden itaatsizlik edebileceğini düşünüyorsun?Why do you think you can disobey me?
Tom mükemmel biçimde İtalyanca konuşur.Tom speaks Italian perfectly.
Tom'un itaatsiz olduğunu biliyorum.I know that Tom was disobedient.
Çok itaatkarsın, değil mi?You're very observant, aren't you?
İtalyan şoförler çıldırmış.Italian drivers are crazy.