it ile cümle
it kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Her şeyi itiraf etti.She confessed everything.
Ben İtalyancamı geliştirmek istiyorum.I want to improve my Italian.
Ben İtalyancamı ilerletmek istiyorum.I want to improve my Italian.
Bay Itoh diye biri seni görmek istiyor.A Mr. Itoh wants to see you.
İtalyanca konuşuyor musun? - Henüz değil, bu benim ilk dersim!Do you speak Italian? - Not yet, that's my first lesson!
Ben bugünden itibaren bir hafta boyunca öğle yemeğini atlamak niyetindeyim.I intend to skip lunch for a week starting today.
Onun annesi İtalyanca konuşur.Her mother speaks Italian.
Onu pencereden dışarı ittiler.They pushed him out of the window.
İtalyancada da nasıl sayılacağını biliyor musun?Do you also know how to count in Italian?
O, çabucak her şeyi itiraf etti.He quickly confessed everything.
O, hızla her şeyi itiraf etti.She quickly confessed everything.
İthalatın ani yükselişine şaşırdık.We were surprised by a sudden increase in imports.
Tom İtalyan yemeği çok sık yemez.Tom doesn't eat Italian food very often.
Tom nadiren İtalyan yemeği yer.Tom seldom eats Italian food.
Sorgulama sırasında suçunu itiraf etti.During the interrogation he admitted his guilt.
Bu ülke petrolün önde gelen ithalatçısı.This country is a leading importer of oil.
Hukuk işkence altında itirafı kabul etmiyor.The law does not accept confession under torture.
İtfaiye şimdi daha modern araçlara sahip.The fire department has more modern vehicles now.
İtalyanca fiiller üç çekim halinde gruplandırılır.Italian verbs are grouped into three conjugations.
İtalyanlar makarna yerler.Italians eat pasta.
Ona işkence etmek anlamsız, o itiraf etmeyecek.There's no point in torturing him, he isn't going to confess.
Tom itham edildi mi?Has Tom been indicted?
Askerler sorgulamadan komutanlarına itaat etti.The soldiers obeyed their commander without question.
Ölen insanların hepsi gönüllü itfaiyecilerdi.The people that died were all volunteer firefighters.
On üç itfaiyeci yaralandı.Thirteen firefighters were injured.
Çocuklar itaatkar bir şekilde başını salladı.The kids nodded obediently.
Tom hemen itaat etti.Tom immediately obeyed.
Savunma avukatı hemen itiraz etti.The defense attorney immediately objected.
Tom'un benzer itirazları vardı.Tom had similar objections.
Kimse itiraz etmedi.No one objected.
Tom pahalı bir İtalyan takım elbise giyiyor.Tom is wearing an expensive Italian suit.
O, soyguna katılımını itiraf etti.She admitted her involvement in the robbery.
Korktuğunu itiraf etmede yanlış bir şey yok.There's nothing wrong with admitting that you're afraid.
Tom ondan yapmasını istediğimiz şeyi yapmadığını itiraf etti.Tom admitted he didn't do what we had asked him to do.
Tom başta şüpheci olduğunu itiraf ediyor.Tom admits he was skeptical at first.
Tom hatalarını itiraf etti.Tom has admitted his mistakes.
"Bilmiyorum" Tom itiraf etti."I don't know," admitted Tom.
Orada kaç tane itfaiyeci vardı?How many firemen were there?
Hatalarımı itiraf etmeliyim.I should admit my mistakes.
Tom onu asla itiraf etmeyecek.Tom will never admit that.
Tom ekmek kızartma makinesine iki dilim ekmek koydu ve kolu aşağı itti.Tom put two slices of bread into the toaster and pushed down on the lever.
Taze krema yerine, İtalyan lor peyniri ya da İtalyan krem peyniri kullanabilirsin.Instead of fresh cream, you can use ricotta or mascarpone.
Sen bana itaatsizlik etmeyeceksin.You won't disobey me.
Tom Fransızca ve İtalyanca konuştu.Tom spoke French and Italian.
Tom Fransızca ve İtalyanca biliyordu.Tom spoke French and Italian.
Şu an itibarıyla yorum yok.There are no comments up to now.
Bugün lokomotif, trendeki vagonları itiyor.Today, the locomotive is pushing the cars in the train.
Bu andan itibaren, Elsa'nın hayatı sıradan mutlu çocuğun hayatıydı.From this moment Elsa's life was that of the ordinary happy child.
Bir kadın, ne olursa olsun kocasının emirlerine itaat etmelidir.A woman should follow whatever her husband orders.
Bataklığa nasıl düştünüz? Biri bizi itti."How did you fall into the swamp?" "Someone pushed us in."
Bataklığa nasıl düştün? Biri bizi itti.How did you fall into the swamp? Somebody pushed us.
Tom yalan makinası kullanan kişiye her şeyi itiraf etti.Tom confessed everything to the polygrapher.
Tom nihayet cinayeti itiraf etti.Tom finally confessed to the killing.
Tom itirafta bulunmayı kabul etti.Tom agreed to make a confession.
Tom itiraf etmeye başladı.Tom began confessing.
Tom itibarını savunmak zorunda kaldı.Tom had to defend his reputation.
Tom isteyerek itiraf etti.Tom gave a voluntary confession.
Tom polise itiraf etmekten başka bir seçeneği olmadığını hissetti.Tom felt he had no other choice than to confess to police.
Görünüşe göre cuma gününden itibaren çok sıcak olacak.Apparently it's going to be scorching from Friday on.
Mary, Tom ve Jerry'yi öldürdüğünü itiraf etti.Mary confessed to murdering Tom and Jerry.