it ile cümle
it kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Bu, şimdiye kadar bir İtalyan pizzacısındaki ilk yemek yiyişim.This is the first time I've ever eaten in an Italian pizzeria.
İtalyanca konuş!Speak Italian!
Capri, İtalya'nın en güzel adalarından biridir.Capri is one the most beautiful islands of Italy.
Moncalvo, İtalya'daki en küçük şehirdir.Moncalvo is the smallest town in Italia.
İtalya dünyanın en iyi sanat galerilerinden bazılarına sahip.Italy has some of the best art galleries in the world.
Şu ayakkabılar İtalya'da yapıldı.Those shoes were made in Italy.
O adama itaat etmeyin.Don't obey that man.
Ona itaat etmeyin.Don't obey him.
Hollandalıların dillerde iyi olma konusunda itibarı vardır.The Dutch have a reputation for being good at languages.
Bir kızın görevi itaattir.The duty of a daughter is in obedience.
Kurallara itaatsizlik etme.Do not disobey the rules.
Bir it var!There is a dog!
İtalyancanın hileli bir dil olduğunu duydum.I've heard Italian is a tricky language.
İti an çomağı hazırla.Speak of the devil...
Ben, dikkatsiz olduğumu itiraf ediyorum.I admit that I was careless.
Küçük Sophie itaatkar değildi.Little Sophie was not obedient.
İtalya'yı özlüyorum.I miss Italy.
Önümüzdeki hafta itibarıyla daha az yiyorum.As of next week I am eating less.
Almanya'nın kışları İtalya'nınkilerden daha soğuktur.Germany's winters are colder than Italy's.
Buradan kaçmak istediğini itiraf etti.He admitted that he wanted to escape from here.
Açmak için o kapıyı itmek zorundasın.You have to push that door to open it.
Eğer itersen, kapı açılır.If you push it, the door will open.
Çok düşündükten sonra, hırsız itiraf etmeye karar verdi.After much thought, the thief decided to confess.
İt ürür, kervan yürür.The dogs bark, but the caravan moves on.
Öğretmenlerinize itaat edin.Obey your teachers.
Numara yapmayı kes ve gerçeği itiraf et.Stop pretending and confess the truth.
Onun aldığı araba ithaldir.The car they bought is imported.
Jane bizim kararımıza itiraz etti.Jane objected to our decision.
İtalyanca zor değildir.Italian isn't difficult.
İtalya'ya ne zaman geri geleceksin?When will you come back to Italy?
Bay Ito tarih öğretir mi?Does Mr. Ito teach history?
Fransızca Fransa'da ve İtalya'nın bazı bölgelerinde konuşulur.French is spoken in France and in some parts of Italy.
Mary zengin erkekleri tercih ettiğini itiraf etti.Mary confessed that she prefers well-endowed men.
Onun annesi İtalyanca bilir.His mother speaks Italian.
Tom okulların çocuklara otoriteye itaat etmeyi öğretmeleri gerektiğini düşünüyor.Tom thinks that schools should teach children to obey authority.
O, "Ben seni çok içten seviyorum." diye itiraf etti."I care very deeply for you," she confessed.
Uçak Itami havaalanına zamanında vardı.The plane arrived at Itami Airport on time.
Amcamın İtalya'da bir evi var.My uncle has a house in Italy.
Bu onun en sevdiği İtalyanca kelime.It's his favorite Italian word.
Karın bana İtalyanca öğretiyor.Your wife teaches me Italian.
İtalyan televizyonunu boykotum şimdi başlıyor.My boycott of Italian television starts now.
Bütün itirazlarıma rağmen eve gitti.Even after all my objections, she went home.
Tüm itirazlarımdan sonra bile, araçla eve gitti.Even after all my objections, she rode home.
Gelecek haftadan itibaren, geç vardiya çalışıyor olacağım.Starting next week, I'll be working the late shift.
İtiraf ediyorum. Hatalıydım.I admit it. I was wrong.
Kendim için biraz üzülmeye başladığımı itiraf etmek zorundayım.I have to admit I was starting to feel a little sorry for myself.
Şampanya Fransa'dan ithal edilmektedir.Champagne is imported from France.
Bay Ito tarih öğretir.Mr. Ito teaches history.
Bay Ito diye birisi seni görmek istiyor.A Mr. Ito wants to see you.
Bay Ito adında seni görmek isteyen bir kişi var.There's a person named Mr. Ito who wants to see you.
İtalya'ya ne zaman dönüyorsun?When are you returning to Italy?
Hiç İtalyayı ziyaret ettiniz mi?Have you ever visited Italy?
Tom zarfı itiyor.Tom is pushing the envelope.
İtalya kendi tarihindeki en kötü ekonomik krizin içinde.Italy is having the worst economical crisis in its history.
İtalya, tarihindeki en kötü ekonomik krizi yaşıyor.Italy is having the worst economical crisis in its history.
Tom Mary'yi merdivenlerin altına itti.Tom pushed Mary down the stairs.
Küçük yaştan itibaren aile şirketini devralmak için yetiştirildi.He was groomed from a young age to take over the family business.
Şu andan itibaren, parana daha dikkat et.From now on, be more careful with your money.
Eğer gerekliyse, özel bir ücret ödemeye hiçbir itirazım olmaz.If necessary, I have no objection to paying a special fee.
Bay Itoh yoklama yapacak.Mr. Itoh will call the roll.