isyancı ile cümle

isyancı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Şimdi devam etmekte olan inandığım şey isyancı güçler zamanla gelişiyorlar.저는 반란군들 자체가 시간의 흐름에 따라 바뀐다고 생각합니다. 즉, 바뀌는 환경에 적응한다는 것이죠.
Şimdi devam etmekte olan inandığım şey isyancı güçler zamanla gelişiyorlar.Maintenant ce que je pense qu'il se passe est que les forces insurgées, elles évoluent dans le temps.
Şimdi devam etmekte olan inandığım şey isyancı güçler zamanla gelişiyorlar.Myslíme si, že tieto útočiace skupiny sa vyvíjajú. Prispôsobujú sa.
Şimdi devam etmekte olan inandığım şey isyancı güçler zamanla gelişiyorlar.Secondo me, la cosa si spiega così
Şimdi devam etmekte olan inandığım şey isyancı güçler zamanla gelişiyorlar.Úgy hiszem jelenleg, hogy a felkelők változnak az idő függvényében.
Şimdi devam etmekte olan inandığım şey isyancı güçler zamanla gelişiyorlar. Uyum sağlıyorlar.Bây giờ tôi nghĩ điều đang diễn ra chính là các lực lượng nổi dậy, họ phát triển theo thời gian.
Şimdi devam etmekte olan inandığım şey isyancı güçler zamanla gelişiyorlar. Uyum sağlıyorlar.Hal yang terjadi menurut saya adalah kekuatan pemberontak berkembang dari waktu ke waktu.
Şimdi devam etmekte olan inandığım şey isyancı güçler zamanla gelişiyorlar. Uyum sağlıyorlar.Nu tror jeg at hvad det foregår er at oprørstyrkerne, de udvikler sig over tid.
Şimdi devam etmekte olan inandığım şey isyancı güçler zamanla gelişiyorlar. Uyum sağlıyorlar.O que eu acredito que se esteja a passar é que as forças rebeldes evoluem com o tempo, adaptam-se.
Şimdi devam etmekte olan inandığım şey isyancı güçler zamanla gelişiyorlar. Uyum sağlıyorlar.Was ich glaube das hier passiert, ist dass sich die Aufständischen Kräfte mit der Zeit entwickeln.
Şimdi devam etmekte olan inandığım şey isyancı güçler zamanla gelişiyorlar. Uyum sağlıyorlar.Wat gebeurt, is, volgens mij, dat de rebellenmachten in de tijd evolueren.
Şimdi devam etmekte olan inandığım şey isyancı güçler zamanla gelişiyorlar. Uyum sağlıyorlar.Αυτό που πιστεύω ότι συμβαίνει είναι ότι οι επαναστατικές δυνάμεις εξελίσσονται με τον χρόνο.
Şimdi devam etmekte olan inandığım şey isyancı güçler zamanla gelişiyorlar. Uyum sağlıyorlar.Това което смятам, че се случва е че бунтовническите сили еволюират с времето.
Şimdi devam etmekte olan inandığım şey isyancı güçler zamanla gelişiyorlar.Wydaje mi się, że siły bojowników zmieniają się w czasie.
Şimdi devam etmekte olan inandığım şey isyancı güçler zamanla gelişiyorlar.Я сейчас объясняю это так: по ходу времени группы сопротивления развиваются. Адаптируются.
Şimdi devam etmekte olan inandığım şey isyancı güçler zamanla gelişiyorlar.מה שאני מאמין שקורה הוא שהכוחות המורדים, מתפתחים עם הזמן. הם מתאימים את עצמם.
Şimdi devam etmekte olan inandığım şey isyancı güçler zamanla gelişiyorlar.الآن أعتقد أن ما يجري هو أن القوات المتمردة تتطور عبر الزمن، و تتكيف
Şimdi devam etmekte olan inandığım şey isyancı güçler zamanla gelişiyorlar.武装勢力は、時と共に進化、順応してゆくという現象です 一回りも二回りも強大な敵と戦うために
Şimdi komutayı ben devralıyorum ve isyancıları atacağım.A partir de agora, assumo o comando e vou expulsar os rebeldes.
Şimdi komutayı ben devralıyorum ve isyancıları atacağım.A partir de ahora, tomo el mando y voy a derrocar a esos rebeldes.
Şimdi komutayı ben devralıyorum ve isyancıları atacağım.Jag har nu tagit befälet och ska driva bort rebellerna.
Şimdi komutayı ben devralıyorum ve isyancıları atacağım.Jeg har nu overtaget kommandoen og vil fordrive oprørerne.
Şimdi komutayı ben devralıyorum ve isyancıları atacağım.Minä otan nyt komennon ja häädän kapinalliset.
Şimdi komutayı ben devralıyorum ve isyancıları atacağım.Od tej chwili przejmuję dowództwo i osobiście usunę stąd rebeliantów.
Şimdi komutayı ben devralıyorum ve isyancıları atacağım.Ora prenderò personalmente il comando, e caccerò i ribelli.
Şimdi komutayı ben devralıyorum ve isyancıları atacağım.Αναλαμβάνω τώρα τη διοίκηση, θα διώξουμε τους επαναστάτες.
Şimdi komutayı ben devralıyorum ve isyancıları atacağım.Я беру командование на себя и изгоню этих мятежников.
Son olarak, isyancı alana geldi ve şimdi polisten kaçmaya çalışıyor.자 이제 3단계에요. 마지막으로, 폭도는 폭동의 장소에 섰고 경찰에게 잡히지 않으려고 합니다.
Son olarak, isyancı alana geldi ve şimdi polisten kaçmaya çalışıyor.Finalmente il rivoltoso è sul posto e ora vuole evitare di essere preso dalla polizia.
Son olarak, isyancı alana geldi ve şimdi polisten kaçmaya çalışıyor.Harmadik lépés:
Son olarak, isyancı alana geldi ve şimdi polisten kaçmaya çalışıyor.În final, manifestantul e pe poziţie şi acum vrea să evite să fie prins de poliţie.
Son olarak, isyancı alana geldi ve şimdi polisten kaçmaya çalışıyor.Okej, krok číslo tri. Výtržník je už na mieste činu a teraz sa snaží nedať sa chytiť políciou.
Son olarak, isyancı alana geldi ve şimdi polisten kaçmaya çalışıyor.Paso tres: finalmente, el insurgente está en el sitio y quiere evitar que la policía lo capture.
Son olarak, isyancı alana geldi ve şimdi polisten kaçmaya çalışıyor.Шаг третий: наконец, бунтовщик на месте и теперь не хочет быть пойман полицией.
Son olarak, isyancı alana geldi ve şimdi polisten kaçmaya çalışıyor.אוקיי, שלב שלישי. לבסוף, המפגין נמצא במקום המהומות והוא רוצה להימנע מלהיתפס על ידי המשטרה.
Son olarak, isyancı alana geldi ve şimdi polisten kaçmaya çalışıyor.حسنا، النقطة الثالثة , مثير الشغب في مكان الشغب ان النقطة الاساسية لديه هي تجنب الوقوع في يد الشرطة.
SP: Bu isyancılara eşitlik tanıyalım dedik.A noi piace dare a questi ribelli una giusta possibilità.
SP: Bu isyancılara eşitlik tanıyalım dedik.우리는 이 반란군들에게 공평한 기회를 주고 싶군요.
SP: Bu isyancılara eşitlik tanıyalım dedik.Lubimy dawać powstańcom szansę.
SP: Bu isyancılara eşitlik tanıyalım dedik.On aime donner à ces insurgés une chance égale.
SP: Bu isyancılara eşitlik tanıyalım dedik.Queremos darle a estos insurgentes una oportunidad justa.
SP: Bu isyancılara eşitlik tanıyalım dedik.Vrem sa le oferim acestor rebeli o sansa corecta.
SP: Bu isyancılara eşitlik tanıyalım dedik.Искаме да дадем на тези бунтовници справедлив шанс.
SP: Bu isyancılara eşitlik tanıyalım dedik.Мы хотим предоставить этим повстанцам равные шансы.
SP: Bu isyancılara eşitlik tanıyalım dedik.אנו רוצים לתת למורדים האלה הזדמנות הוגנת.
SP: Bu isyancılara eşitlik tanıyalım dedik.نود أن نعطي هؤلاء المتمردين فرصة عادلة .
SP: Bu isyancılara eşitlik tanıyalım dedik.だから 窓を開けて運転するのさ
Ve eğer bu çözümü isyancı güç olarak bulamazsanız, var olamazsınız.A ak útočiaca skupina nenájde to riešenie, neexistuje.
Ve eğer bu çözümü isyancı güç olarak bulamazsanız, var olamazsınız.Als je die oplossing niet vindt als rebellenmacht, dan besta je niet.
Ve eğer bu çözümü isyancı güç olarak bulamazsanız, var olamazsınız.A pokud to řešení nenajdete jako vzbouřenci, přestanete existovat.
Ve eğer bu çözümü isyancı güç olarak bulamazsanız, var olamazsınız.Dan jika Anda tidak menemukan jalan keluar itu sebagai sebuah kekuatan pemberontak, Anda tidak akan ada.
Ve eğer bu çözümü isyancı güç olarak bulamazsanız, var olamazsınız.Et si vous ne trouvez pas cette solution en tant que force insurgée, vous n'existez pas.
Ve eğer bu çözümü isyancı güç olarak bulamazsanız, var olamazsınız.Ha egy felkelő nem találja meg ezt a megoldást, akkor nem létezik.
Ve eğer bu çözümü isyancı güç olarak bulamazsanız, var olamazsınız.Jeśli będąc partyzantami nie znajdzie się go, przestaje się istnieć.
Ve eğer bu çözümü isyancı güç olarak bulamazsanız, var olamazsınız.유일한 방법은 적응하는 것이고 적응하지 못하는 반란군은 사라져 버린다는 결론을 내렸죠.
Ve eğer bu çözümü isyancı güç olarak bulamazsanız, var olamazsınız.Og hvis du ikke finder den løsning som oprørsstyrke, vil du ikke eksistere.
Ve eğer bu çözümü isyancı güç olarak bulamazsanız, var olamazsınız.Se, enquanto força insurreta eles não encontram essa solução, deixam de existir.
Ve eğer bu çözümü isyancı güç olarak bulamazsanız, var olamazsınız.Şi dacă, în calitate de forţă insurgentă, nu găseşti această soluţie, nu exişti.
Ve eğer bu çözümü isyancı güç olarak bulamazsanız, var olamazsınız.Und wenn man diese Lösung als Aufständische Kraft nicht findet, existiert man nicht.
Ve eğer bu çözümü isyancı güç olarak bulamazsanız, var olamazsınız.Và là một lực lượng nổi dậy, nếu bạn không tìm thấy phương pháp đó thì bạn không tồn tại được.
İlgili Sayfalar