isyanı ile cümle
isyanı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
821-823: Slav Thomas'ın isyanı.Konstantinoopoli piiramine (821–822) Thomas Slaavlase juhitud mässajate poolt.
Vespasian'ın oğlu Titus, Yahudi isyanıyla ilgilenmek için Judaea'da (Yahudiye) kaldı.Tema poeg Titus (hilisem keiser) jäi Juudamaale juutide ülestõusuga tegelema.
1937 - Dersim İsyanı bastırıldı.1937 – anti välja Vallaseadus.
1047: Leon Tornikios'un IX. Konstantinos'a karşı isyanı.Konstantinoopoli piiramine (1047) Leon Tornikiose juhitud mässajate poolt.
1450: Jack Cade liderliğindeki Kent isyanı.1450 – Inglismaal lõid Jack Cade'i juhitud ülestõusnud Sevenoaksi lahingus kuningas Henry VI väge.
1641: 1641 İrlanda İsyanı.1641 – Iirimaal puhkes ülestõus.
1988 - Cezayir'de halk isyanı patlak verdi.1988 – toimus riigipööre Haitil.
1444-1468: Osmanlı yönetimindeki Arnavutluk Skenderbeg isyanı.Lk 440–441 Nõukogude Eesti Tervishoid (1988) 6.
1914'te, Liore isyanı. Çok sayıda isyan var.Upproret i Liore 1914...
1914'te, Liore isyanı.E, em 1914, a insurreição Liore.
1914'te, Liore isyanı.E nel 1914, l'insurrezione di Liore.
1914'te, Liore isyanı.I rok 1914 - powstanie w Liore.
1914'te, Liore isyanı.Oprøret i Liore i 1914 ...
1914'te, Liore isyanı.Vuonna 1914 oli Lioren kansannousu.
1914'te, Liore isyanı.Y en 1914, el levantamiento de Liore.
1914'te, Liore isyanı.Και το 1914, η εξέγερση της Λιόρ.
1914'te, Liore isyanı.А затем, в 1914 году - восстание в Лиоре.
Abololo - tabii ki lakabı -, tek bir kadın yüzü yapıştırarak, hükümete karşı isyanını gösterdi.Abololo - což je přezdívka - vylepil fotografii tváře jedné jediné ženy, aby ukázal svůj odpor k vládě.
Abololo - tabii ki lakabı -, tek bir kadın yüzü yapıştırarak, hükümete karşı isyanını gösterdi.Abololoo - čo je samozrejme jeho prezývka - nalepil jednu jedinú tvár ženy, aby ukázal jeho odpor voči vláde.
Abololo - tabii ki lakabı -, tek bir kadın yüzü yapıştırarak, hükümete karşı isyanını gösterdi.Abololo--tất nhiên là một biệt hiệu-- đã dán gương mặt của một người phụ nữ để chống lại chính quyền.
Abololo - tabii ki lakabı -, tek bir kadın yüzü yapıştırarak, hükümete karşı isyanını gösterdi.Abololo -- um apelido, claro -- colou um único rosto de mulher para mostrar sua resistência contra o governo.
Abololo - tabii ki lakabı -, tek bir kadın yüzü yapıştırarak, hükümete karşı isyanını gösterdi.Abololo -un apodo, por supuesto- ha pegado el rostro de una única mujer para mostrar su oposición al gobierno.
Abololo - tabii ki lakabı -, tek bir kadın yüzü yapıştırarak, hükümete karşı isyanını gösterdi.별명이 아볼로로인 친구가 정부에 저항하기 위해서 한 여성의 사진을 붙였습니다.
Abololo - tabii ki lakabı -, tek bir kadın yüzü yapıştırarak, hükümete karşı isyanını gösterdi.Абололо - це, звичайно, псевдо - розмістив одне-єдине обличчя жінки, щоб заявити про свій опір урядові.
Abololo - tabii ki lakabı -, tek bir kadın yüzü yapıştırarak, hükümete karşı isyanını gösterdi.Абололо, это, конечно же, прозвище, расклеил лицо одной женщины, чтобы выразить сопротивление правительству.
Abololo - tabii ki lakabı -, tek bir kadın yüzü yapıştırarak, hükümete karşı isyanını gösterdi.אבו-לולו -- כמובן כינוי -- הדביק פרצוף אחד של אישה כדי להראות את ההתנגדות לממשל.
Abololo - tabii ki lakabı -, tek bir kadın yüzü yapıştırarak, hükümete karşı isyanını gösterdi.أبولولو -- بالطبع هو اسم مستعار -- ألصق وجه امرأة واحدة لإظهار مقاومته للحكومة.
Abololo - tabii ki lakabı -, tek bir kadın yüzü yapıştırarak, hükümete karşı isyanını gösterdi.一人の女性の顔を貼りだして 政府への抵抗を表明しました 彼がどれほど危険を冒したかは 言うまでもありません
Ama bu isyanın gerçekleşme sebeplerinden biri -- günlerce süren bu isyanların --Jednym z powodów, dla których doszło do zamieszek --
Ama bu isyanın gerçekleşme sebeplerinden biri -- günlerce süren bu isyanların --폭동이 일어나고 며칠 동안 계속되었던 이유 중 하나는
Ama bu isyanın gerçekleşme sebeplerinden biri -- günlerce süren bu isyanların --Pero una de las razones que esos disturbios sucedieron
Ama bu isyanın gerçekleşme sebeplerinden biri -- günlerce süren bu isyanların --אך אחת הסיבות בגינה התרחשה המהומה -- המהומות הללו, אשר התקיימו למשך מספר ימים --
Ama bu isyanın gerçekleşme sebeplerinden biri -- günlerce süren bu isyanların --لكن أحد أسباب هذه الأحداث التي حصلت-- و التي استمرت لعدة أيام--
Ama bu isyanın gerçekleşme sebeplerinden biri -- günlerce süren bu isyanların --暴動が繰り返された理由の一つは コソボの人たちが
Ancak biliyorum ki; isyanın yapısına bakıyor olmalıyız. bu soruyu cevaplayabilmek için.Aber ich weiß das wir uns die Struktur des Aufstands ansehen sollten, um diese Frage zu beantworten.
Ancak biliyorum ki; isyanın yapısına bakıyor olmalıyız. bu soruyu cevaplayabilmek için.Ale viem, že by sme sa mali pozerať na štruktúru útokov, aby sme získali odpoveď.
Ancak biliyorum ki; isyanın yapısına bakıyor olmalıyız. bu soruyu cevaplayabilmek için.Ale vím, že bychom se měli podívat na strukturu povstání, abychom na to mohli odpovědět.
Ancak biliyorum ki; isyanın yapısına bakıyor olmalıyız. bu soruyu cevaplayabilmek için.De azt tudom, hogy a válaszhoz a felkelés felépítését kell figyelembe vennünk.
Ancak biliyorum ki; isyanın yapısına bakıyor olmalıyız. bu soruyu cevaplayabilmek için.하지만 저는 이 질문에 대한 답을 찾으려면 반드시 반란군의 구조를 파악해야 한다는 것은 알고 있습니다.
Ancak biliyorum ki; isyanın yapısına bakıyor olmalıyız. bu soruyu cevaplayabilmek için.Maar ik weet dat we moeten kijken naar de structuur van de opstand om die vraag te beantwoorden.
Ancak biliyorum ki; isyanın yapısına bakıyor olmalıyız. bu soruyu cevaplayabilmek için.Mais je sais que nous devrions observer la structure de l'insurrection pour répondre à cette question.
Ancak biliyorum ki; isyanın yapısına bakıyor olmalıyız. bu soruyu cevaplayabilmek için.Ma so che, dobbiamo osservare la struttura delle forze d'insurrezione per ripondere alla domanda.
Ancak biliyorum ki; isyanın yapısına bakıyor olmalıyız. bu soruyu cevaplayabilmek için.Mas sei que devíamos olhar para a estrutura da insurreição para responder a essa questão.
Ancak biliyorum ki; isyanın yapısına bakıyor olmalıyız. bu soruyu cevaplayabilmek için.Men jeg ved at vi skal kigge på strukturen af oprøret for at besvare spørgsmålet.
Ancak biliyorum ki; isyanın yapısına bakıyor olmalıyız. bu soruyu cevaplayabilmek için.Namun saya tahu bahwa kita harus melihat pada struktur dari pemberontakan untuk menjawab pertanyaan itu.
Ancak biliyorum ki; isyanın yapısına bakıyor olmalıyız. bu soruyu cevaplayabilmek için.Nhưng tôi biết rằng chúng ta bây giờ nên nghiên cứu cấu trúc của sự nổi loạn này để trả lời cho câu hỏi đó.
Ancak biliyorum ki; isyanın yapısına bakıyor olmalıyız. bu soruyu cevaplayabilmek için.Pero sé que deberíamos observar la estructura de la insurgencia para responder a esta pregunta.
Ancak biliyorum ki; isyanın yapısına bakıyor olmalıyız. bu soruyu cevaplayabilmek için.Ştiu însă că ar trebui să studiem structura insurecţiei pentru a răspunde la întrebare.
Ancak biliyorum ki; isyanın yapısına bakıyor olmalıyız. bu soruyu cevaplayabilmek için.Αλλά ξέρω ότι θα πρέπει να βλέπουμε τη δομή της ανταρσίας για να απαντήσουμε την ερώτηση.
Ancak biliyorum ki; isyanın yapısına bakıyor olmalıyız. bu soruyu cevaplayabilmek için.Но я знаю, что нам нужно смотреть на структуру сопротивления, чтобы найти ответ на этот вопрос.
Ancak biliyorum ki; isyanın yapısına bakıyor olmalıyız. bu soruyu cevaplayabilmek için.אבל אני יודע שאנחנו צריכים להביט במבנה ההתנגדות כדי לענות על השאלה.
Ancak biliyorum ki; isyanın yapısına bakıyor olmalıyız. bu soruyu cevaplayabilmek için.لكني أعلم أنه يجب علينا دراسة هيكلية الجماعات حتى نجيب على هذا السؤال
Ancak biliyorum ki; isyanın yapısına bakıyor olmalıyız. bu soruyu cevaplayabilmek için.どうやら戦争の構造に着目する必要がありそうです ご清聴ありがとうございました
Birçoğu 1998'deki isyanın konuşulacak bir tabu olduğunu söyledi.Beaucoup ont dit que le soulèvement de 1998 est un sujet tabou.
Birçoğu 1998'deki isyanın konuşulacak bir tabu olduğunu söyledi.Molti hanno detto che la rivolta del 1998 è qualcosa di cui non si parla, è un tabù.
Birçoğu 1998'deki isyanın konuşulacak bir tabu olduğunu söyledi.Muchos dijeron que el disturbio de 1998 es un tema tabú. Sigue siendo un tema delicado.
Birçoğu 1998'deki isyanın konuşulacak bir tabu olduğunu söyledi.Muitos disseram que a revolta de 1998 é uma espécie de tabu.
Birçoğu 1998'deki isyanın konuşulacak bir tabu olduğunu söyledi.Wielu twierdzi że zamieszki z 1998 roku to temat tabu.
Bir isyanı kontrol altına almaktan daha zor bir şey bu.Co pozostało po tylu wysiłkach, żeby przejąć kontrolę?
Bir isyanı kontrol altına almaktan daha zor bir şey bu.Mitä on jäljellä ponnistelujen jälkeen?
İlgili Sayfalar