"Orada dururken birdenbire zihnim aydınlandı, herşey yerine oturdu." demek istiyorlar.Mereka ingin berkata, "Disana, saya berdiri disana dan tiba-tiba pikiran saya mendapatkan pencerahan."
"Orada dururken birdenbire zihnim aydınlandı, herşey yerine oturdu." demek istiyorlar.Sie möchten sagen: "Ich war da, ich stand da und ich hatte alles plötzlich ganz klar in meinem Kopf."
"Orada dururken birdenbire zihnim aydınlandı, herşey yerine oturdu." demek istiyorlar.Valami ilyet akarnak mondani: "Itt álltam éppen, és akkor hirtelen minden világos lett".
"Orada dururken birdenbire zihnim aydınlandı, herşey yerine oturdu." demek istiyorlar.Vor să spună: "Eram acolo, stăteam acolo şi mi-a venit dintr-o dată clar în minte."
"Orada dururken birdenbire zihnim aydınlandı, herşey yerine oturdu." demek istiyorlar.Ze willen zeggen: "Daar was ik, ik stond daar en ineens had ik het helder in mijn hoofd."
"Orada dururken birdenbire zihnim aydınlandı, herşey yerine oturdu." demek istiyorlar.Θέλουν να πουν, 'Ήμουν εκεί, καθόμουν εκεί και την είχα έτσι ξαφνικά ολοκάθαρη στο μυαλό μου.'
"Orada dururken birdenbire zihnim aydınlandı, herşey yerine oturdu." demek istiyorlar.Вони хочуть сказати, "Я був там, стояв ось тут, і раптом все миттєво прояснилося у мене в голові."
"Orada dururken birdenbire zihnim aydınlandı, herşey yerine oturdu." demek istiyorlar.Они хотят сказать, "Я был там, стоял вот здесь, и, вдруг, все мгновенно прояснилось в моей голове."
"Orada dururken birdenbire zihnim aydınlandı, herşey yerine oturdu." demek istiyorlar.Те обичат да казват: "Аз бях там, стоях там и изведнъж всичко беше ясно в главата ми."
"Orada dururken birdenbire zihnim aydınlandı, herşey yerine oturdu." demek istiyorlar.הם רוצים לומר, "הנה כאן הייתי, עמדתי כאן ופתאום הכל נהיה לי ברור בראש."
"Orada dururken birdenbire zihnim aydınlandı, herşey yerine oturdu." demek istiyorlar.يريدون أن يقولوا ، "كنت هناك ، كنت واقفا هناك وحصل أن أصبح كل شيء فجأة واضحا في رأسي. "
"Orada dururken birdenbire zihnim aydınlandı, herşey yerine oturdu." demek istiyorlar.と言いたいのです でも実際に 過去の記録を調べてみると
Oraya gidip limanda bir bina yapmamı istiyorlardı.E eles queriam que eu fosse lá construir um edifício no porto deles.
Oraya gidip limanda bir bina yapmamı istiyorlardı.Et qu'ils voulaient que je vienne et fasse un bâtiment dans leur port
Oraya gidip limanda bir bina yapmamı istiyorlardı.I chcieli żeby przyjechał i wybudował coś w ich porcie.
Oraya gidip limanda bir bina yapmamı istiyorlardı.그들은 제게 항구에 빌딩을 지어달라고 했어요.
Oraya gidip limanda bir bina yapmamı istiyorlardı.Mereka ingin saya datang dan merancang bangunan di pelabuhan.
Oraya gidip limanda bir bina yapmamı istiyorlardı.Şi voiau să vin să proiectez o clădire în portul lor.
Oraya gidip limanda bir bina yapmamı istiyorlardı.Và họ muốn tôi đến xây một công trình tại cảng của họ.
Oraya gidip limanda bir bina yapmamı istiyorlardı.Volevano che io facessi una costruzione nel porto.
Oraya gidip limanda bir bina yapmamı istiyorlardı.Y que ellos querían que fuera a construir un edificio en su puerto.
Oraya gidip limanda bir bina yapmamı istiyorlardı.Ze wilden een gebouw in de haven.
Oraya gidip limanda bir bina yapmamı istiyorlardı.И искаха да дойда и да направя една сграда в тяхното пристанище.
Oraya gidip limanda bir bina yapmamı istiyorlardı.ושהם רצו שאני אבוא ואעשה בניין בנמל שלהם.
Oraya gidip limanda bir bina yapmamı istiyorlardı.ينص على أنهم يريدونني أن أقوم بعمل بناء عند المرفأ
Oraya gidip limanda bir bina yapmamı istiyorlardı.どういった建物なのか尋ねた
Oraya ilaveler yapmak istiyorlar. Böyle bir binaya ekleme yapmak çok zor.Ze wilden er iets bij bouwen, maar dat is moeilijk bij zo'n gebouw.
Oraya ilaveler yapmak istiyorlar.Chciano dobudować coś do niego.
Oraya ilaveler yapmak istiyorlar.E eles querem fazer uma adição.
Oraya ilaveler yapmak istiyorlar.Et ils veulent y ajouter quelque chose.
Oraya ilaveler yapmak istiyorlar.Họ muốn đưa thêm vào tòa nhà đó.
Oraya ilaveler yapmak istiyorlar.제 건물을 지어줬으면 한 겁니다.
Oraya ilaveler yapmak istiyorlar.Ma loro vogliono fare aggiunte.
Oraya ilaveler yapmak istiyorlar.Mereka ingin memperluas bangunan itu.
Oraya ilaveler yapmak istiyorlar.Şi vor să adauge la această construţie.
Oraya ilaveler yapmak istiyorlar.И искат да я пристроят.
Oraya ilaveler yapmak istiyorlar.הם רוצים להוסיף לבניין
Oraya ilaveler yapmak istiyorlar.ويريدون الإضافة لذاك المبنى
Oraya ilaveler yapmak istiyorlar.加えるなんて難しい...だって
Ordudaki insanlar dürüst olur sadece ülkelerini savunmak istiyorlar.Logo acima vemos quatro categorias Quer ir a "receitas de resgate" O principal aqui é resgatar
Ordudaki insanlar dürüst olur sadece ülkelerini savunmak istiyorlar.Menschen beim Militär sind aufrichtig, denn sie wollen ihr Land verteidigen, wissen aber nicht wie.
Ordudaki insanlar dürüst olur sadece ülkelerini savunmak istiyorlar.Военните са добронамерени хора. Те наистина искат да защитават страната си, но не знаят как.
O zaman sarı bir bilye çekme olasılığının ne olduğunu bilmemizi istiyorlar. .Chcemy wiedzieć jakie jest prawdopodobieństwo wyciągnięcia żółtej kulki.
O zaman sarı bir bilye çekme olasılığının ne olduğunu bilmemizi istiyorlar. .E então eles querem saber qual a probabilidade de se tirar uma bola amarela.
O zaman sarı bir bilye çekme olasılığının ne olduğunu bilmemizi istiyorlar. .Lad os skrive ned hvad sandsynligheden er for at trække en gul kugle.
O zaman sarı bir bilye çekme olasılığının ne olduğunu bilmemizi istiyorlar. .Så de vill veta vad är sannolikheten att dra en gul marmor.
O zaman sarı bir bilye çekme olasılığının ne olduğunu bilmemizi istiyorlar. .Takže chcú vedieť, aká je pravdepodobnosť, že si vytiahneme žltú guličku.
O zaman sarı bir bilye çekme olasılığının ne olduğunu bilmemizi istiyorlar. .Takže chtějí vědět, jaká je pravděpodobnost, že vytáhneme žlutou kuličku.
O zaman sarı bir bilye çekme olasılığının ne olduğunu bilmemizi istiyorlar. .Vậy họ muốn biết xác suất lấy ra 1 bi vàng là bao nhiêu.
O zaman sarı bir bilye çekme olasılığının ne olduğunu bilmemizi istiyorlar. .Отож треба вирахувати ймовірність діставання жовтого крем"яха.
O zaman sarı bir bilye çekme olasılığının ne olduğunu bilmemizi istiyorlar. .Т.е., искаме да знаем каква е вероятността да се извади едно жълто топче.
O zaman sarı bir bilye çekme olasılığının ne olduğunu bilmemizi istiyorlar. .つまり、黄色のビー玉を取り出す確率は何ですかという問題です。 今では確率はまさに式の方法で --
Özellikle ruh sağlığı konusunda fonlamayı destekleyen kişilerin, bu konuya dahil olmasını istiyorlar.Pero hasta la NRA hizo una encuesta con sus miembros.
Pantolonunu çıkarmasını istiyorlar. ki o bunu reddetti ve denizci yapmak zorunda kaldı.Gli chiedono di togliersi i pantaloni, cosa che rifiuta e fa fare a un marinaio.
Pantolonunu çıkarmasını istiyorlar. ki o bunu reddetti ve denizci yapmak zorunda kaldı.Họ yêu cầu ông phải cởi quần của mình ra ông đã từ chối và gọi một thủy thủ khác làm điều đó.
Pantolonunu çıkarmasını istiyorlar. ki o bunu reddetti ve denizci yapmak zorunda kaldı."Le pidieron a quitar sus pantalones, Que él se negó y ordenó que un soldado lo hago."
Pantolonunu çıkarmasını istiyorlar. ki o bunu reddetti ve denizci yapmak zorunda kaldı.On lui demande de se déshabiller, ce qu'il refuse et demande à un marin de le faire à sa place.
Pantolonunu çıkarmasını istiyorlar. ki o bunu reddetti ve denizci yapmak zorunda kaldı.Proszą go, aby zdjął spodnie, lecz on odmawia i nakazuje zrobić to marynarzowi.
Pantolonunu çıkarmasını istiyorlar. ki o bunu reddetti ve denizci yapmak zorunda kaldı.Его просят снять штаны но он отказался ,вместо него это сделал моряк.
Paralarını geri alacaklarını sağlama bağlamak istiyorlar. . .少なくともお金を得るための良いチャンスがあり、 ローン額は、たびたび元金とも呼ばれています。 銀行はある日、元金を取り戻す事が、