loto da çıkacak numaraları öğrenmek istiyorlar.يريدون معرفة أية أرقام يانصيب ستكسب .
loto da çıkacak numaraları öğrenmek istiyorlar.私には全く分かりません
Malcolm, Harlem sakinlerinin sevgili oğluydu ve insanlar, hikayeyi onun ağzından dinlemek istiyorlardı.말 콤은 확실히 할 렘 커뮤니티의 사랑 하는 아들 하 고 사람들이 이야기의 옆구리에 관심이 있었다.
Meryem'e adanmış çok büyük boyutlarda bir resim yapmasını istiyorlar.Miało sięznajdować dokładnie na ołtarzu katedry zaraz pod kopułą
Meryem'e adanmış çok büyük boyutlarda bir resim yapmasını istiyorlar.Вона мала стояти на вівтарі собору, точно під куполом.
Milyonlarca işbirlikçi şarkı istedi, çünkü kesinlikle spam'larda kaybolan medyaları görmek istiyorlar.왜냐하면 그들을 스팸으로 엄격하게 보는 것은 이 매체가 무엇에 관한 것인지를 놓치게 되기 때문입니다.
Milyonlarca işbirlikçi şarkı istedi, çünkü kesinlikle spam'larda kaybolan medyaları görmek istiyorlar.lipseşte sensul acestui mediu.
Milyonlarca işbirlikçi şarkı istedi, çünkü kesinlikle spam'larda kaybolan medyaları görmek istiyorlar.מפני שלהביט בהם בחומרה כעל דואר זבל זה להחמיץ את משמעות המדיום הזה .
Milyonlarca işbirlikçi şarkı istedi, çünkü kesinlikle spam'larda kaybolan medyaları görmek istiyorlar.فلو نظرنا إلى كل ذلك بشكل ضيق على أنه كلام غير مرغوب فيه فنحن نضيع المعنى الحقيقي عن ماهية الإعلام الحقيقي.
Mimarlar, örneğin, binaların prototiplerini oluşturmak istiyorlar.Architecten willen bijvoorbeeld prototypes van gebouwen maken.
Mimarlar, örneğin, binaların prototiplerini oluşturmak istiyorlar.Architekten möchten zum Beispiel den Prototypen eines Gebäudes herstellen.
Mimarlar, örneğin, binaların prototiplerini oluşturmak istiyorlar.Arhitecții, de ex., vor să creeze prototipuri de clădiri.
Mimarlar, örneğin, binaların prototiplerini oluşturmak istiyorlar.Gli architetti, per esempio, vogliono creare prototipi dei loro edifici.
Mimarlar, örneğin, binaların prototiplerini oluşturmak istiyorlar.건축가를 예를 들면, 그들은 건물의 시안을 만들려고 하겠죠
Mimarlar, örneğin, binaların prototiplerini oluşturmak istiyorlar.Les architectes, par exemple, veulent créer des prototypes de bâtiments.
Mimarlar, örneğin, binaların prototiplerini oluşturmak istiyorlar.Los arquitectos, por ejemplo, quieren crear prototipos de edificios.
Mimarlar, örneğin, binaların prototiplerini oluşturmak istiyorlar.Na przykład architekci potrzebują modeli budynków.
Mimarlar, örneğin, binaların prototiplerini oluşturmak istiyorlar.Például, az építészek maketteket akarnak készíteni.
Mimarlar, örneğin, binaların prototiplerini oluşturmak istiyorlar.Ví dụ như các kiến trúc sư, họ muốn tạo ra mô hình cho công trình.
Mimarlar, örneğin, binaların prototiplerini oluşturmak istiyorlar.Архитектите, например, искат да създават прототипи на сгради.
Mimarlar, örneğin, binaların prototiplerini oluşturmak istiyorlar.Архитекторы, например, хотят создавать прототипы зданий.
Mimarlar, örneğin, binaların prototiplerini oluşturmak istiyorlar.ארכיטקטים, לדוגמה, רוצים לייצר אבות טיפוס לבניינים.
Mimarlar, örneğin, binaların prototiplerini oluşturmak istiyorlar.مثلا, المهندسين يريدون صنع منتج بدئي للمباني
Mimarlar, örneğin, binaların prototiplerini oluşturmak istiyorlar.建築家は模型を作りたいですよね こちらは
MIT Media Lab'in sponsor şirketleri -- bunu bir veya diğer şekilde ileri götürmek istiyorlar.-de fapt sponsorii lui Media Lab- interesate în a orienta aceste descoperiri în alte direcții.
MIT Media Lab'in sponsor şirketleri -- bunu bir veya diğer şekilde ileri götürmek istiyorlar.Há muitas empresas patrocinadores do Media Lab interessadas em levar isto para a frente,
MIT Media Lab'in sponsor şirketleri -- bunu bir veya diğer şekilde ileri götürmek istiyorlar.Intéressées à faire avancer ceci d'une façon ou d'une autre.
MIT Media Lab'in sponsor şirketleri -- bunu bir veya diğer şekilde ileri götürmek istiyorlar.이동통신사 같은 많은 기업체들이 이 기술을 여러 곳에 이용하려는 시도를 하고 있습니다.
MIT Media Lab'in sponsor şirketleri -- bunu bir veya diğer şekilde ileri götürmek istiyorlar.Media Lab sponzoruje.
MIT Media Lab'in sponsor şirketleri -- bunu bir veya diğer şekilde ileri götürmek istiyorlar.Pranav Ministry: Wiele firm sponsoruje Media Lab. Mają różne pomysły.
MIT Media Lab'in sponsor şirketleri -- bunu bir veya diğer şekilde ileri götürmek istiyorlar.Sponsoren des Media Lab -- die interessiert sind das irgendwie fortzuführen.
MIT Media Lab'in sponsor şirketleri -- bunu bir veya diğer şekilde ileri götürmek istiyorlar.בעצם חברות מאמצות של מדיה לאב -- המעוניינות לקדם את כל זה בדרך זו או אחרת.
MIT Media Lab'in sponsor şirketleri -- bunu bir veya diğer şekilde ileri götürmek istiyorlar....شركات ممولة لميديا لاب... مهتمة بمتابعة المشروع بشكل أو بآخر.
MIT Media Lab'in sponsor şirketleri -- bunu bir veya diğer şekilde ileri götürmek istiyorlar.どう発展させるかに関心を持つ企業がたくさんあります たとえば携帯電話会社は
Mümkün olan en iyi bilgiyi istiyorlardı, bu bir resim de olabilirdi, kitap da.A lehető legjobb információkat akarták, legyen szó képről vagy könyvről.
Mümkün olan en iyi bilgiyi istiyorlardı, bu bir resim de olabilirdi, kitap da.Chceli čo najlepšie dostupné informácie, či už išlo o obrázok alebo knihu.
Mümkün olan en iyi bilgiyi istiyorlardı, bu bir resim de olabilirdi, kitap da.Chcieli najlepszych dostępnych informacji, np. zdjęć czy treści z książek.
Mümkün olan en iyi bilgiyi istiyorlardı, bu bir resim de olabilirdi, kitap da.Chtěli co nejlepší dostupné informace, ať už šlo o obrázek či knihu.
Mümkün olan en iyi bilgiyi istiyorlardı, bu bir resim de olabilirdi, kitap da.De ville ha den bästa bästa informationen på webben, oavsett om det var bilder eller böcker.
Mümkün olan en iyi bilgiyi istiyorlardı, bu bir resim de olabilirdi, kitap da.De ville have de bedste oplysninger, der findes, uanset om det var et billede eller en bog.
Mümkün olan en iyi bilgiyi istiyorlardı, bu bir resim de olabilirdi, kitap da.Doreau cele mai bune informaţii disponibile, indiferent dacă era vorba despre o imagine sau despre o carte.
Mümkün olan en iyi bilgiyi istiyorlardı, bu bir resim de olabilirdi, kitap da.Họ muốn có sẵn những thông tin tốt nhất có thể, một bức ảnh hay một cuốn sách.
Mümkün olan en iyi bilgiyi istiyorlardı, bu bir resim de olabilirdi, kitap da.Ils voulaient la meilleure information possible, qu'il s'agisse d'une image ou d'un livre.
Mümkün olan en iyi bilgiyi istiyorlardı, bu bir resim de olabilirdi, kitap da.사진이건 책이건 그들이 얻을 수 있는 가장 좋은 정보를 얻기 원했죠.
Mümkün olan en iyi bilgiyi istiyorlardı, bu bir resim de olabilirdi, kitap da.Mereka menginginkan tersedianya informasi yang sebaik mungkin, entah itu gambar maupun buku.
Mümkün olan en iyi bilgiyi istiyorlardı, bu bir resim de olabilirdi, kitap da.Queriam a melhor informação disponível, fosse ela uma imagem ou um livro.
Mümkün olan en iyi bilgiyi istiyorlardı, bu bir resim de olabilirdi, kitap da.Sie wollten die bestmöglichen Informationen, sei es ein Bild oder ein Buch.
Mümkün olan en iyi bilgiyi istiyorlardı, bu bir resim de olabilirdi, kitap da.Volevano le migliori informazioni disponibili, che si trattasse di un'immagine o di un libro.
Mümkün olan en iyi bilgiyi istiyorlardı, bu bir resim de olabilirdi, kitap da.Želeli so najboljše informacije, ki so bile na voljo, pa naj je šlo za slike ali knjige.
Mümkün olan en iyi bilgiyi istiyorlardı, bu bir resim de olabilirdi, kitap da.Ήθελαν τις καλύτερες πληροφορίες που ήταν διαθέσιμες, είτε αυτό ήταν εικόνα ή βιβλίο.
Mümkün olan en iyi bilgiyi istiyorlardı, bu bir resim de olabilirdi, kitap da.Искаха възможно най-добрата налична информация, било то снимка или книга.
Mümkün olan en iyi bilgiyi istiyorlardı, bu bir resim de olabilirdi, kitap da.Їм потрібна була найкраща інформація, яка тільки існувала, і не важливо, картинка це чи книга.
Mümkün olan en iyi bilgiyi istiyorlardı, bu bir resim de olabilirdi, kitap da.הם רצו את המידע הזמין הטוב ביותר האפשרי, בין אם מדובר בתמונה או בספר.
Mümkün olan en iyi bilgiyi istiyorlardı, bu bir resim de olabilirdi, kitap da.بل أرادوا الحصول على أفضل المعلومات الممكنة المتاحة، سواء كانت على هيئة صورة أو كتاب.
Mümkün olan en iyi bilgiyi istiyorlardı, bu bir resim de olabilirdi, kitap da.写真とか本とか そこで、他の新しいコンテンツを
Ne istiyorlar?Apa yang mereka inginkan?
Ne istiyorlar?Apa yang mereka inginkan?
Ne istiyorlar, biliyor musun?Eles não querem isso! Você sabe o que eles querem?
Ne istiyorlar, biliyor musun?Kamu tahu apa yang mereka inginkan ?
Ne istiyorlar, biliyor musun?Vous savez ce qu'ils veulent ?