Hepimize tek bir şekilde davranmak istiyorlardı.Ze zochten één manier om iedereen te behandelen.
Hepimize tek bir şekilde davranmak istiyorlardı.Έψαχναν για έναν τρόπο να μας περιποιηθούν όλους.
Hepimize tek bir şekilde davranmak istiyorlardı.Вони прагнули знайти єдиний спосіб задовольнити всіх.
Hepimize tek bir şekilde davranmak istiyorlardı.Они искали единственный способ накормить нас всех.
Hepimize tek bir şekilde davranmak istiyorlardı.Търсеха единствен начин да обслужват всички нас.
Hepimize tek bir şekilde davranmak istiyorlardı.הם חיפשו דרך אחת להתייחס לכולנו.
Hepimize tek bir şekilde davranmak istiyorlardı.كانوا يبحثون عن طريقة واحدة لإسعادنا.
Hepimize tek bir şekilde davranmak istiyorlardı.彼らが普遍性のアイデアに執着するのももっともで
Hepsi aynı maddeden meydana geldi, ama kendi formlarının kazanmasını istiyorlar.Chúng được tạo ra từ cùng vật chất, nhưng chúng muốn hình dạng của mình chiến thắng.
Hepsi aynı maddeden meydana geldi, ama kendi formlarının kazanmasını istiyorlar.Dan molekul itu tersusun dari bahan itu sendiri namun molekul itu ingin menang.
Hepsi aynı maddeden meydana geldi, ama kendi formlarının kazanmasını istiyorlar.Ele sunt făcute din același material, dar vor să câștige forma lor.
Hepsi aynı maddeden meydana geldi, ama kendi formlarının kazanmasını istiyorlar.Ils sont tous fait de la même matière, mais ils veulent que leur forme gagne.
Hepsi aynı maddeden meydana geldi, ama kendi formlarının kazanmasını istiyorlar.Jsou všechny ze stejné hmoty, ale chtějí, aby vyhrál jejich tvar.
Hepsi aynı maddeden meydana geldi, ama kendi formlarının kazanmasını istiyorlar.그것들은 같은 물질로 만들어져 있지만 그들은 승리하기 위해 그들의 형태를 원하지요
Hepsi aynı maddeden meydana geldi, ama kendi formlarının kazanmasını istiyorlar.Mindegyik ugyanazon építőelemekből áll, de a saját alakjukat akarják, hogy győzzön.
Hepsi aynı maddeden meydana geldi, ama kendi formlarının kazanmasını istiyorlar.Są zrobione z tego samego budulca, ale chcą, żeby ich kształt zwyciężył.
Hepsi aynı maddeden meydana geldi, ama kendi formlarının kazanmasını istiyorlar.Sie sind alle aus dem gleichen Stoff gemacht, aber sie wollen, dass ihre Form gewinnt.
Hepsi aynı maddeden meydana geldi, ama kendi formlarının kazanmasını istiyorlar.Sono tutte fatte della stessa roba, ma vogliono che la loro forma vinca.
Hepsi aynı maddeden meydana geldi, ama kendi formlarının kazanmasını istiyorlar.Todas elas são feitas das mesmas coisas, mas querem que a sua forma ganhe.
Hepsi aynı maddeden meydana geldi, ama kendi formlarının kazanmasını istiyorlar.Todas están hechas de la misma materia pero cada una quiere que gane su forma.
Hepsi aynı maddeden meydana geldi, ama kendi formlarının kazanmasını istiyorlar.Ze zijn allemaal gemaakt van hetzelfde spul, maar ze willen dat hun vorm wint.
Hepsi aynı maddeden meydana geldi, ama kendi formlarının kazanmasını istiyorlar.Όλα είναι φτιαγμένα από το ίδιο υλικό, αλλά θέλουν το σχήμα τους να νικήσει.
Hepsi aynı maddeden meydana geldi, ama kendi formlarının kazanmasını istiyorlar.Они все сделаны из одного и того же вещества, но они хотят, чтобы их форма выиграла.
Hepsi aynı maddeden meydana geldi, ama kendi formlarının kazanmasını istiyorlar.Те всички са направени от едно и също нещо, но те искат тяхната форма да спечели.
Hepsi aynı maddeden meydana geldi, ama kendi formlarının kazanmasını istiyorlar.הן כולן עשויות מאותם החומרים, אבל כל אחת רוצה שהצורה שלה תנצח.
Hepsi aynı maddeden meydana geldi, ama kendi formlarının kazanmasını istiyorlar.إنهم جميعا مصنوعون من نفس المادة، لكن كلا منها تريد لشكلها هى أن يفوز.
Hepsi aynı maddeden meydana geldi, ama kendi formlarının kazanmasını istiyorlar.自分たちの形態が勝ち 生き残ろうとしているのです
Her ikisi de elmaları kilosu 20 kuruştan satmak veya almak istiyorlardı.Tous les deux voulaient, dans les faits: Vendre les pommes à 20cts/livre ou acheter les pommes à 20cts/livre
Her sabah ofislerinin önünde 600 kişi kuyruğa girip karakterlerini geri istiyorlar.매일 아침 거의 600 명의 사람들이 캐릭터를 재생하기 위해서 그 사무실 밖에 줄을 서고 있습니다.
Her sabah ofislerinin önünde 600 kişi kuyruğa girip karakterlerini geri istiyorlar. (Gülüşmeler)Cada mañana, hay 600 personas haciendo fila fuera de sus oficinas para reclamar estos personajes.
Her sabah ofislerinin önünde 600 kişi kuyruğa girip karakterlerini geri istiyorlar. (Gülüşmeler)Chaque matin, il y a 600 personnes faisant la queue devant leurs bureaux pour réclamer leurs personnages.
Her sabah ofislerinin önünde 600 kişi kuyruğa girip karakterlerini geri istiyorlar. (Gülüşmeler)Elke morgen staan er 600 mensen in de rij voor hun kantoorgebouwen om deze personages terug te claimen.
Her sabah ofislerinin önünde 600 kişi kuyruğa girip karakterlerini geri istiyorlar. (Gülüşmeler)Jeden Morgen stehen 600 Leute in einer Reihe vor deren Büros, um diese Charaktere zurückzuverlangen.
Her sabah ofislerinin önünde 600 kişi kuyruğa girip karakterlerini geri istiyorlar. (Gülüşmeler)Mỗi sáng, có 600 người sắp hàng bên ngoài các văn phòng để than phiền về những nhân vật của họ.
Her sabah ofislerinin önünde 600 kişi kuyruğa girip karakterlerini geri istiyorlar. (Gülüşmeler)Ogni mattina, ci sono 600 persone in fila davanti alla sede a farsi restituire i propri personaggi.
Her sabah ofislerinin önünde 600 kişi kuyruğa girip karakterlerini geri istiyorlar. (Gülüşmeler)Todas as manhãs, há 600 pessoas na bicha junto aos escritórios para reclamar as suas personagens.
Her sabah ofislerinin önünde 600 kişi kuyruğa girip karakterlerini geri istiyorlar. (Gülüşmeler)Κάθε πρωί είναι 600 άνθρωποι στην ουρά έξω από τα γραφεία για να ανακτήσουν τους χαρακτήρες τους.
Her sabah ofislerinin önünde 600 kişi kuyruğa girip karakterlerini geri istiyorlar. (Gülüşmeler)Всяка сутрин има 600 души на опашката преди офисите на фирмата да си търсят героите.
Her sabah ofislerinin önünde 600 kişi kuyruğa girip karakterlerini geri istiyorlar. (Gülüşmeler)Каждое утро около 600 людей стоят в очереди к их офисам, чтобы вернуть этих персонажей.
Her sabah ofislerinin önünde 600 kişi kuyruğa girip karakterlerini geri istiyorlar.Každé ráno čeká před jejich kancelářemi asi 600 lidí, kteří si chtějí obnovit postavu.
Her sabah ofislerinin önünde 600 kişi kuyruğa girip karakterlerini geri istiyorlar.כל בוקר, כ 600 אנשים עומדים בתור מחוץ למשרדים לדרוש את הדמות שלהם מחדש.
Her sabah ofislerinin önünde 600 kişi kuyruğa girip karakterlerini geri istiyorlar.يوميا هناك 600 شخص ينتظرون بالصف خارج مكاتبهم للمطالبة بشخصيتهم الخاصة
Her sabah ofislerinin önünde 600 kişi kuyruğa girip karakterlerini geri istiyorlar.登場人物の再登録のために 600人も並んでいます ユーザーが共有できる
Herşeyi değiştirmek istiyorlar.Chcą wszystko zmieniać.
Herşeyi değiştirmek istiyorlar.De vil ændre alt.
Herşeyi değiştirmek istiyorlar.Họ muốn thay đổi mọi thứ.
Herşeyi değiştirmek istiyorlar.Ils veulent tout changer.
Herşeyi değiştirmek istiyorlar.Meraka ingin merubah segalanya.
Herşeyi değiştirmek istiyorlar.Mindent meg akarnak változtatni.
Herşeyi değiştirmek istiyorlar.Mladí chcú zmeniť všetko.
Herşeyi değiştirmek istiyorlar.Querem mudar tudo.
Herşeyi değiştirmek istiyorlar.Quieren cambiarlo todo.
Herşeyi değiştirmek istiyorlar.Sie will alles verändern.
Herşeyi değiştirmek istiyorlar.Vogliono cambiare tutto.
Herşeyi değiştirmek istiyorlar.Vor să schimbe totul.
Herşeyi değiştirmek istiyorlar.Θέλουν να αλλάξουν τα πάντα.
Herşeyi değiştirmek istiyorlar.Вони хочуть все змінити.
Herşeyi değiştirmek istiyorlar.И е така. Те искат да променят всичко.
Herşeyi değiştirmek istiyorlar.Они хотят изменить всё и сразу.
Hey, bu zamanda yüzücüler bile yıldız olmak istiyorlarsa zayıf olmak zorundalar!Ehi! In questi giorni e a quest'età, anche le nuotatrici devono essere magrissime per diventare delle stelle!