Efendim kral, bütün İsrailin gözü sende. Senden sonra tahtına kimin geçeceğini öğrenmek istiyorlar.我 主 我 王 阿 、 以 色 列 眾 人 的 眼 目 都 仰 望 你 、 等 你 曉 諭 他 們 、 在 我 主 我 王 之 後 、 誰 坐 你 的 位
Efendim kral, bütün İsrailin gözü sende. Senden sonra tahtına kimin geçeceğini öğrenmek istiyorlar.我 主 我 王阿 、 以色列 眾人 的 眼目 都 仰望 你 、 等 你 曉諭 他 們 、 在 我 主 我 王 之後 、 誰坐 你 的 位
Eğer çıkmazda iseler ve anlamak istiyorlarsa, yüzeyi uygulamaya göstererek bilgi edinebilirler.Als je vastzit, kan je ernaar wijzen en de informatie vinden.
Eğer çıkmazda iseler ve anlamak istiyorlarsa, yüzeyi uygulamaya göstererek bilgi edinebilirler.자동차 내부를 들여다보다가 모르는 부품이 나오면 휴대폰으로 찍어 관련 정보를 얻을 수 있는 것입니다.
Eğer çıkmazda iseler ve anlamak istiyorlarsa, yüzeyi uygulamaya göstererek bilgi edinebilirler.Sie auf etwas zeigen können und so Informationen dazu entdecken.
Eğer çıkmazda iseler ve anlamak istiyorlarsa, yüzeyi uygulamaya göstererek bilgi edinebilirler.Если вы заглохли и хотите узнать причину, вы можете просто навести телефон и получить информацию.
Eğer çıkmazda iseler ve anlamak istiyorlarsa, yüzeyi uygulamaya göstererek bilgi edinebilirler.כדי שבמקרה שנתקעים ורוצים לדעת יותר, אפשר לכוון ולמצוא את המידע.
Eğer çıkmazda iseler ve anlamak istiyorlarsa, yüzeyi uygulamaya göstererek bilgi edinebilirler.لذا فإذا علقت وتريد مزيداً من المعلومات ، بإمكانك توجيه الشاشة والحصول على المعلومات.
Eğer çıkmazda iseler ve anlamak istiyorlarsa, yüzeyi uygulamaya göstererek bilgi edinebilirler.解説書代わりに使う人もいます 私たちにとってインターネットは とても身近なものです
Eğer doğru iş verildiyse, oyuncular her zaman sıkı çalışmayı istiyorlar,A hráči sú ochotní, pokiaľ im dáte tú správnu prácu, pracovať tvrdo neustále.
Eğer doğru iş verildiyse, oyuncular her zaman sıkı çalışmayı istiyorlar,E i giocatori abituali sono disposti a lavorare sodo costantemente, se gli è assegnato un compito adatto.
Eğer doğru iş verildiyse, oyuncular her zaman sıkı çalışmayı istiyorlar,En gamers zijn bereid altijd hard te werken, als ze het juiste werk gegeven wordt.
Eğer doğru iş verildiyse, oyuncular her zaman sıkı çalışmayı istiyorlar,És a játékosok hajlandók keményen dolgozni, állandóan, amennyiben megfelelő munkát kapnak.
Eğer doğru iş verildiyse, oyuncular her zaman sıkı çalışmayı istiyorlar,Gracze chcą pracować ciężko przez cały czas - jeśli dostaną właściwą pracę.
Eğer doğru iş verildiyse, oyuncular her zaman sıkı çalışmayı istiyorlar,게이머들은 적절한 일을 부여받으면, 계속 열심히 일할 의향이 있죠.
Eğer doğru iş verildiyse, oyuncular her zaman sıkı çalışmayı istiyorlar,Les joueurs sont prêts à travailler dur, tout le temps, si on leur confie la bonne mission.
Eğer doğru iş verildiyse, oyuncular her zaman sıkı çalışmayı istiyorlar,Los jugadores están dispuestos a trabajar mucho todo el tiempo, si se les da el trabajo adecuado.
Eğer doğru iş verildiyse, oyuncular her zaman sıkı çalışmayı istiyorlar,Och spelare är villiga att jobba hårt hela tiden, om de får rätt sorts jobb.
Eğer doğru iş verildiyse, oyuncular her zaman sıkı çalışmayı istiyorlar,Og spillere er villige til at arbejde hårdt hele tiden, hvis de bliver givet det rette arbejde.
Eğer doğru iş verildiyse, oyuncular her zaman sıkı çalışmayı istiyorlar,Os jogadores estão dispostos a trabalhar a sério, todo o tempo, se lhes derem o trabalho adequado.
Eğer doğru iş verildiyse, oyuncular her zaman sıkı çalışmayı istiyorlar,Și jucătorii sunt dispuși să lucreze din greu tot timpul, dacă li se dă munca potrivită.
Eğer doğru iş verildiyse, oyuncular her zaman sıkı çalışmayı istiyorlar,Und Spieler sind immer bereit, hart zu arbeiten, wenn sie die richtige Aufgabe erhalten.
Eğer doğru iş verildiyse, oyuncular her zaman sıkı çalışmayı istiyorlar,Và các game thủ sẵn sàng làm việc chăm chỉ mọi lúc, nếu họ được giao cho đúng việc.
Eğer doğru iş verildiyse, oyuncular her zaman sıkı çalışmayı istiyorlar,Και οι παίκτες είναι διατεθειμένοι να εργαστούν σκληρά όλη την ώρα, αν τους δώσουμε την κατάλληλη δουλειά.
Eğer doğru iş verildiyse, oyuncular her zaman sıkı çalışmayı istiyorlar,А геймери готові тяжко працювати увесь час, якщо їм дадуть правильне завдання.
Eğer doğru iş verildiyse, oyuncular her zaman sıkı çalışmayı istiyorlar,А геймърите желаят да работят упорито през цялото време, ако им дадат подходящата работа.
Eğer doğru iş verildiyse, oyuncular her zaman sıkı çalışmayı istiyorlar,И геймеры желают упорно трудиться всё время, в случае, когда получают правильную работу.
Eğer doğru iş verildiyse, oyuncular her zaman sıkı çalışmayı istiyorlar,וגיימרים מוכנים לעבוד קשה כל הזמן, אם הם מקבלים את העבודה המתאימה.
Eğer doğru iş verildiyse, oyuncular her zaman sıkı çalışmayı istiyorlar,واللاعبون مستعدون للعمل الشاق طوال الوقت، إذا أُعطوا العمل المناسب.
Eğer doğru iş verildiyse, oyuncular her zaman sıkı çalışmayı istiyorlar,ゲーマーは常に熱心に働く人々なのです 最後に「壮大な意義」です
Eğer güzellik istiyorlarsa, onlara verme niyetinde olduğum güzellik budur, dedim.Als ze schoonheid wilden, zei ik: dit is de schoonheid die ik te bieden heb.
Eğer güzellik istiyorlarsa, onlara verme niyetinde olduğum güzellik budur, dedim. Bu politikti.Jika mereka menginginkan sesuatu yang cantik, saya menjawab, inilah kecantikan yang dapat saya berikan.
Eğer güzellik istiyorlarsa, onlara verme niyetinde olduğum güzellik budur, dedim. Bu politikti.Wenn sie Schönheit wollten, dann sagte ich das ist die Schönheit, die ich bereit bin euch zu geben.
Eğer güzellik istiyorlarsa, onlara verme niyetinde olduğum güzellik budur, dedim.만약 그들이 아름다움을 원한다면, 이것이 제가 주고자 하는 아름다움입니다. 논쟁적이죠.
Eğer güzellik istiyorlarsa, onlara verme niyetinde olduğum güzellik budur, dedim.S'ils voulaient de la beauté, J'ai dit, voici la beauté que je veux vous montrer, C'est politisé.
Eğer güzellik istiyorlarsa, onlara verme niyetinde olduğum güzellik budur, dedim.אם יופי זה מה שהם רצו, אמרתי, זה היופי שאני מוכן לספק לכם. זה עסק בפוליטיקה.
Eğer güzellik istiyorlarsa, onlara verme niyetinde olduğum güzellik budur, dedim.إذا كانوا يريدون الجمال، قلت، هذا هو الجمال الذي أنا مستعد لمنحكم إياه. كان مسيسا.
Eğer güzellik istiyorlarsa, onlara verme niyetinde olduğum güzellik budur, dedim.どうぞ これが私の美です 政治的なメッセージです もちろん 気に入る人はいなかった
Eğer hüzünlü müzik istiyorlarsa sadece o iki notayı çalarlar.Ak chcú smutnú hudbu, len zahrajú tieto dve noty.
Eğer hüzünlü müzik istiyorlarsa sadece o iki notayı çalarlar.Als ze droevige muziek willen dan spelen ze gewoon deze twee noten.
Eğer hüzünlü müzik istiyorlarsa sadece o iki notayı çalarlar.Hvis de vil have trist musik spiller de bare de to toner.
Eğer hüzünlü müzik istiyorlarsa sadece o iki notayı çalarlar.Jika mereka ingin musik sedih mereka tinggal memainkan dua nada itu.
Eğer hüzünlü müzik istiyorlarsa sadece o iki notayı çalarlar.(Música)
Eğer hüzünlü müzik istiyorlarsa sadece o iki notayı çalarlar.Om de vill ha ledsen musik spelar de bara de där två tonerna.
Eğer hüzünlü müzik istiyorlarsa sadece o iki notayı çalarlar.Pokud chtějí smutnou skladbu, zahrají tyhle dvě noty.
Eğer hüzünlü müzik istiyorlarsa sadece o iki notayı çalarlar.Si ils veulent une musique triste ils jouent ces deux notes.
Eğer hüzünlü müzik istiyorlarsa sadece o iki notayı çalarlar.Si quieren música triste simplemente tocan esas dos notas.
Eğer hüzünlü müzik istiyorlarsa sadece o iki notayı çalarlar.Wenn sie traurige Musik wollen spielen sie einfach diese beiden Noten.
Eğer hüzünlü müzik istiyorlarsa sadece o iki notayı çalarlar.Αν θέλουν θλιμμένη μουσική τότε απλά παίζουν αυτές τις δύο νότες.
Eğer hüzünlü müzik istiyorlarsa sadece o iki notayı çalarlar.Ако искат тъжна музика, просто свирят тези две ноти.
Eğer hüzünlü müzik istiyorlarsa sadece o iki notayı çalarlar.Для сумної мелодії вони просто беруть ці два звуки.
Eğer istiyorlarsa evlenme hakları olmalı bence ama yine de hiç yoktan iyidir.los mismos derechos que les dan a las parejas casadas. ¿Será suficiente?
Eğer istiyorlarsa evlenme hakları olmalı bence ama yine de hiç yoktan iyidir.Pensez-vous que c'est assez?]
Eğer istiyorlarsa evlenme hakları olmalı bence ama yine de hiç yoktan iyidir.Ti pare abbastanza?
Eğer yatırımcılarınız gerçekten gelir tabloları, bilanço, yönlendirmeler... ...görmek istiyorlarsa süper!Jeżeli twoi inwestorzy naprawdę chcę oglądać rachunki zysków i strat, bilanse, polecenia klientów, to super.
Eğer yatırımcılarınız gerçekten gelir tabloları, bilanço, yönlendirmeler... ...görmek istiyorlarsa süper!만약에 투자자가 손익계산서나 대차대조표를 보자고 하면
Eğer yatırımcılarınız gerçekten gelir tabloları, bilanço, yönlendirmeler... ...görmek istiyorlarsa süper!إن كان المستثمرون يرغبون حقًا في رؤية قوائم الدخل وبيان الميزانية وإحالات العملاء،
Eğer yatırımcılarınız gerçekten gelir tabloları, bilanço, yönlendirmeler... ...görmek istiyorlarsa süper!現実的でない書類を何でも渡せばいいのです
Elektronlar gerçekten bu kutupta olmak istiyorlar.Elektrony odsud se opravdu moc chtějí dostat sem.
Elektronlar gerçekten bu kutupta olmak istiyorlar.Elektróny odtiaľto sa vážne veľmi chcú dostať sem.